25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Ulusal Gösterilerin Yakınları

 

Her yerde gösteriler yapılması için tebligat yaptığım tarihten üç gün sonra, yani 31 Mayıs 1919’da Harbiye Nâzırı’nın şu telgrafını aldım:

“İngiltere Olağanüstü Komiserliği’nden Babıâli’ye bildirilip Harbiye Nâzırlığı’na verilen nota örneği aynen aşağıya çıkarılmıştır:

Bugüne dek gelen raporlardan, 3.Kolordu bölgesinde adî haydutluk olaylarından başka bir şey görülmediği bilinmekle beraber, son notada ileri sürülen durumlar hakkında özel soruşturma yapılarak sonucunun acele bildirilmesini rica ederim.

31/8/1919         Harbiye Nâzırı Şevket

 

Örnek

1- Sivas’ın bugünkü durumu ve adı geçen kentte olup bitenler ve bu kentin yakınında toplanmakta olan çok sayıdaki Ermeni mültecinin güvenliği ile ilgili olarak son günlerde oldukça kaygı verici haberler almış olduğumu siz Sadrazam Hazretleri’nin yüksek katına bildirmekle şeref duyarım.

2- Bundan dolayı, askerî komutanın görev bölgesi içinde bulunan Ermenilerin iyi korunması ve gözetilmesi için elden gelen bütün önlemlerin alınmasını belirten ve herhangi bir şekilde öldürme ya da kötü muamele olduğu takdirde, kendisinin doğrudan doğruya sorumlu tutulacağını bildiren bir telgrafın yüksek Harbiye Nâzırlığınca, adı geçen komutana acele olarak çekilmesi hususunda emir buyurulmasını siz Sadrazam Hazretleri’nin yüksek şahsiyetlerinden rica ederim.

3- Bu talimata benzer bir talimatın ilgili sivil görevlilere de verilmesini ayrıca rica ederim.

4- Ülke içindeki düzensizlik üzerine siz Sadrazam Hazretleri’nin yüksek şahsiyetlerinin ne kadar haklı bir endişe içinde bulunduklarını bildiğim için, yüce kişiliğinize ayrıca, işbu (……) uyulacağı kanısındayım.

5- Söz konusu olan talimatın gönderilme tarihi üzerine verilecek bilginin beni fazlasıyla sevindireceğini bildiririm.

Sivas Vali Vekilliği’nden aldığım 2 Haziran 1919 tarihli bir telgrafta: “Bugün Albay Demange (Dömanj) imzasıyla alınan telgrafta, ‘İzmir’e Yunanlıların girişi üzerine, Aziziye’de Hristiyanların ölümle tehdit edildiği öğrenilmiştir. Bu hareket doğru değildir. Sizi durumdan haberdar edeyim ki, bu gibi haller müttefik askerlerin ilinize gelmesine yol açar’ anlamında ihtarlarda bulunulmaktadır” denilmekteydi.

Gerçekte, ne Sivas’ta kaygı verici bir durum vardı ve ne de Hristiyanların ölümle tehdit edildiği doğruydu. Bunları, milletçe yapılmaya başlanan gösterilerden korkuya düşen Hrıstiyan azınlıkların, yabancıların dikkatini kendi üzerlerine çekmek için kasıtlı olarak yaydıkları uydurma haberler olarak kabul etmek gerekir. (Belge: 22, 23, 24) Harbiye Nâzırlığı’nın nota örneğini de içine alan telgrafına verdiğim cevabı olduğu gibi arzedeceğim:

İstihbarat

Çok ivedi

Harbiye Nezareti Yüksek Katına

İlgi: 2 Haziran 1919 tarihli şifre   3.6.1919

Sivas ve çevresinde eskiden beri bulunan Ermenileri ve sonradan gelen mültecileri korkutacak hiçbir olay geçmemìştir. Ne Sivas’ta ne de çevresinde kaygı verici herhangi bir durum yoktur. Herkes sessizce işiyle gücüyle meşguldür. Bunu kesinlikle bilginize sunar ve inanmanızı dilerim. Bu bakımdan İngiliz notasındaki haberlerin nereden kaynaklandığını bilmem gerekir. İzmir ve Manisa’nın işgaliyle ilgili acı haberler üzerine Müslüman halk tarafından yapılan ve Hristiyan azınlıklar hakkında hiçbir düşmanlık duygusu gütmeyen toplantılardan belki de kimi kişilerin ürkmüş olması düşünülebilir. İtilâf Devletleri, milletimizin haklarına ve bağımsızlığına saygılı kaldıkça, millet de vatanın saldırıya uğrayıp parçalanmayacağından emin oldukça, Hristiyan azınlıkların korkuya kapılmalarına hiçbir sebep yoktur. Bu konuda devlete karşı her türlü sorumluluğu yüklenir ve buna kesinlikle güvenilmesini dilerim. Ancak, bağımsızlığı ve ulusal varlığı yok eden ve millî varlığı tehlikeye düşüren işgal, cana kıyma ve zulüm gibi, İzmir bölgesinde görülmekte olan olayların ve benzerlerinin başgöstermesine karşı, ne milletin heyecanını ve içindeki acıları, ne de bundan doğacak millî gösterileri engelleyip durdurmak için kendimde ve hiç kimsede bir güç ve kudret göremeyeceğim gibi, bu yüzden çıkacak olayların karşısında da sorumluluk kabul edebilecek ne bir komutan, ne bir sivil yönetici ve ne de bir hükûmet tasavvur ederim.

            Mustafa Kemal

Bu nota örneğiyle verdiğim yanıtın örneği bütün komutanlara, vali ve mutasarrıflara bir genelge ile bildirildi.

O günlerde İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin isteğine uyarak bütün milletçe İngiltere’den yardım istenmesinin, bu dernek adına, Sait Molla imzasıyla bütün belediye başkanlıklarına bir telgrafla bildirildiğini ve bu telgrafı etkisiz bırakmak için milleti gerektiği gibi aydınlatmakla birlikte hükûmet nezdinde teşebbüslerde bulunduğum da sizce bilinmektedir. (Belge: 25) Bundan başka 27 Mayıs 1919 tarihinde “Türkiye  Havas-Reuter (Royter)” adındaki ajansın, toplanan Saltanat Şûrası ile ilgili açıklamaları arasında  “Şûra’yı oluşturan bütün üyelerin düşüncesí, Türkiye’nin büyük devletlerden birinin himayesini sağlamak noktasında birleşiyor” haberini yayması üzerine, sadrazama, “Milletin, bağımsızlığını korumaya kararlı olduğunu ve doğabilecek bütün kötü sonuçlara karşı her türlü fedakârlığı göze aldığını ve millî vicdanı yansıtmayan haberlerin kaygı verici tepkiler yarattığını” yaymakla birlikte, bütün milleti de bu durumdan nasıl haberdar ettiğimi başka bir açıklama sırasında söylemiştim.

Sadrazam Ferit Paşa’nın, Paris’e, bilinen çağrılışı üzerine, Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk toplantısını yaptığı günlerde bazı demeçler vermiştim. Bu konudaki görüş ve davranış tarzımın ne olduğunu açıklamak üzere şu belgeyi olduğu gibi bilginize sunacağım:

Şifre

İvedi     Havza, 3.6.1919

Kişiye özel

 

Samsun’da 3.Kolordu Komutanı Refet Beyefendi’ye

Erzurum’da 15.Kolordu Komutanı Kâzım Paşa Hazretleri’ne,

Erzurum Valisi Münir Beyefendi’ye,

Canik Mutasarrıfi Hamit Beyefendi’ye,

Sivas Vali Vekili Hâkim Hasbi Efendi Hazretleri’ne,

Kastamonu Valisi İbrahim Beyefendi’ye

Ankara’da 20.Kolordu Komutanı Ali Fuad Paşa Hazretleri’ne,

Konya’da Yıldırım Birlikleri Müfettişi Cemal Paşa Hazretleri’ne,

Diyarbakır’da 13.Kolordu Komutanı Vekili Cevdet Beyefendi’ye,

Van Valisi Haydar Beyefendi’ye.

Fransız siyasî temsilcisi Mösyö Defrance’ın (Döfrans) sadrazamlık yüksek makamına gelerek Osmanlı Devleti’nin haklarını konferans huzurunda savunmak için Paris’e gidebileceklerini bildirdiği, Dahiliye Nâzırlığı’nın resmî tebliğlerinden ve ajans yayınlarından anlaşılmıştır. İzmir olayı üzerine milletimizin gösterdiği şiddetli tepki ve böylece bağımsızlığı koruma konusunda beliren kesin kararlılığının sonucu olan bu başarı övülmeye değer. Ancak, buna rağmen, Yunanlıların İzmir ilini işgali önlenebilmiş değildir. Herhalde milletin, kendi haklarının bilincinde ve onları çiğnetmemek için tek bir vücut hâlinde fedakârca harekete hazır olduğunu, İtilâf Devletleri’ne karşı göstermeye ve kanıtlamaya devam edildikçe, adı geçen devletlerin milletimize ve onun haklarına saygılı olacağına şüphe yoktur.

Sadrazam Paşa Hazretleri’nin konferansta Osmanlı Devleti’nin haklarını savunmak için büyük çaba gösterecekleri doğaldır. Ancak, milletçe kesin bir şekilde savunulması istenen ve gerekli görülen haklar, özellikle iki noktada önem kazanır. Birincisi, devlet ve milletin mutlak olarak tam bağımsızlığı, ikincisi de vatanın ana topraklarında çoğunluğun azınlıklara feda edilmemesidir. Bu konuda Paris’e gitmeye hazırlanan heyetin görüşü ile millî vicdanın kesin istekleri arasında tam bir uygunluğun bulunması şarttır. Aksi halde millet, pek güç bir durumda ve giderilmesi imkânsız oldu-bittiler karşısında kalabilir. Bu endişeyi doğuran sebepler şunlardır: Sadrazam Paşa Hazretleri, duyduğumuz demecinde, bir Ermeni özerkliği ilkesini kabul etmiş olduğunu bildirdi. Bunun sınırını belirtmedi. Bundan, Doğu illeri halkı elbette üzüntü duydu ve durumun açıklanmasını istemeye mecbur oldu. Toplanmış olan Saltanat Şûrası’nda da üyelerin hemen hepsi, millî bağımsızlığın korunmasını ve millet mukadderatının, bir millî şûranın yetkisine bırakılmasını istedikleri halde, yalnız, hükûmetin dayandığı ve İtilâf ve Hürriyet Fırkası adına, başkanı Sadık Bey, İngiltere’nin himayesini yazılı olarak önerdi. Geniş bir Ermenistan özerkliğini ve devletin bir yabancı devlet himayesini kabul konularında, milletin isteği ile şimdiki hükûmetin görüşü arasında bir uygunluk olmadığı anlaşılıyor.

Sadrazam Paşa Hazretleriyle birlikte hareket edecek olan heyetin, ulusal hakları savunmada uyacağı ilkeler ve program milletçe bilinmedikçe, sunulan noktalarda endişeye kapılmamak mümkün değildir. Bu suretle illerdeki ve illere bağlı yerlerdeki Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyetleri’nin temsilcileri ve bu derneklerin henüz kuruluşunu tamamlamadığı yerlerde de belediye heyetleri, Sadrazam Paşa Hazretleri’ne ve doğrudan doğruya padişaha telgraflar çekerek, millî bağımsızlığın mutlak dokunulmazlığının ve millet çoğunluğu haklarının korunması ilkesinin milletin temel şartı olduğu belirtilmeli ve gidecek heyetin, buna göre savunma ilkelerini millete resmen ve açıkça bildirmesi istenmelidir. Milletin bu davranışı üzerine, gidecek heyetin savunmaya çalışacağı ilkelerin gerçekten milletin isteği olduğu, İtilâf Devletlerince anlaşılacak ve şüphesiz daha fazla bir önemle göz önünde tutulacak, heyetin görevi kolaylaşacaktır. Bu düşüncelerin gerekenlere süratle ulaştırılmasını ve duyurulmasını, vatanımızın mukadderatı adına yüce ve yurtsever kişiliğinizden önemle rica ederim. Bu telgrafın alındığı zamanın bildirilmesini de rica ederim.

            Mustafa Kemal

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


62356 - unknown - 38.107.179.240