'Her Şey' Hakkında Her Şey
Ali Kemal Bey ve Padişah Bu şifreli genelgeden, ancak Sivas’a vardığım 27 Haziran 1919 tarihinde haberim oldu. Ali Kemal Bey, 23 Haziran tarihinde bu genelgesiyle düşmanlara ve padişaha karşı önemli bir görev yaptıktan sonra, 26 Haziran 1919 tarihinde hükûmetten çekilmiştir. Ali Kemal Bey’in sadrazamlığa verdiği resmî istifa yazısından başka, saraya gidip padişaha kendi eliyle verdiği istifa yazısı örnekleri ve sözlü olarak bildirdikleri ve padişahın ona verdiği yanıt hakkında, çok sonra bilgi edindim. Ali Kemal Bey, istifa yazılarında, özellikle padişaha sunduğunda, “Osmanlı topraklarının çeşitli yerlerinde başgösteren ayaklanma ve karışıklık belirtileri üzerine, ihtilâl ateşinin hemen çıktığı yerde, yayılmadan bastırılıp söndürülmesi ve yok edilmesi için tedbir almak, yalnız kendi makamını ilgilendirirken, padişahın gösterdiği yakın ilgi ve güveni çekemeyen bazı arkadaşlarının birçok yersiz sebepler ileri sürerek ayaklanmanın daha da genişlemesine yol açtıklarından” söz ettikten sonra, “Resmî görevinden çekilmekle birlikte, özel olarak hizmet ve bağlılıktan ayrılmayacağını” yazısına ekliyor ve sözlü olarak da, “Resmî görevden ayrılmamı fırsat bilen hasımlarımın hücumundan ben kulunuzu koruyunuz” diye yalvarıyor. Padişah, buna karşılık, “Beni büsbütün yalnız bırakmayacağına güveniyorum. Bağlılığınız, bana büyük ümit ve teselli vermiştir. Saray, her dakika size açıktır. Refik Bey’le işbirliğinden ayrılmayınız” gibi iltifatta bulunuyor. (Belge: 28) Kendisine olan bağlılığından padişahın büyük ümit ve teselliye kapıldığı Ali Kemal’i nâzırlık makamında ve padişah huzurunda gördükten sonra, bir de asıl gerçek görevi başında görelim! Canınız sıkılmazsa, Sait Molla’nın Rahip Frew’a (Fru) yazdığı mektuplardan birini gözden geçirelim: “Ali Kemal Bey’e, son felâketi üzerine üzüntü duyduğumuzu söyledim. Bu değerli kişiyi elde bulundurmak gerek, bu fırsatı kaçırmayalım. Bir armağan sunmak için en uygun zamandır.” “Ali Kemal Bey dün o kişiyle görüşmüş. Basın işinde biraz ağırdan almak gerektiğini söylemiş. Daha önce herhangi bir gidişten yana yönelen düşünce ve kalem erbabını bu defa öncekine aykırı bir amaca yöneltmek bizde kolay olmaz. Bütün devlet memurları, Millî Mücadele’yi şimdilik iyi görüyorlar, demiş. Ali Kemal Bey, talimatınıza harfiyen uyacak. Zeynelâbidin Partisi’yle de işbirliği yapmaya çalışıyor. Kısacası işler bulandırılacak.” Aynı mektubun altında bir de notu vardır. Şimdi onu da okuyalım: “Birkaç defadır söylemek istediğim halde unutuyorum. Mustafa Kemal Paşa’ya ve taraftarlarına biraz arka çıkar görünmeli ki, hiçbir şüpheye düşmeden buraya gelebilsin. Bu işe fevkalâde önem veriniz. Kendi gazetelerimizle onu destekleyemeyiz.” Bu belgeler hakkında sırası gelince, daha çok bilgi veririm. Şimdilik bu kadarı yeterli.
Ali Kemal Bey ve Padişah
Bu şifreli genelgeden, ancak Sivas’a vardığım 27 Haziran 1919 tarihinde haberim oldu. Ali Kemal Bey, 23 Haziran tarihinde bu genelgesiyle düşmanlara ve padişaha karşı önemli bir görev yaptıktan sonra, 26 Haziran 1919 tarihinde hükûmetten çekilmiştir. Ali Kemal Bey’in sadrazamlığa verdiği resmî istifa yazısından başka, saraya gidip padişaha kendi eliyle verdiği istifa yazısı örnekleri ve sözlü olarak bildirdikleri ve padişahın ona verdiği yanıt hakkında, çok sonra bilgi edindim.
Ali Kemal Bey, istifa yazılarında, özellikle padişaha sunduğunda, “Osmanlı topraklarının çeşitli yerlerinde başgösteren ayaklanma ve karışıklık belirtileri üzerine, ihtilâl ateşinin hemen çıktığı yerde, yayılmadan bastırılıp söndürülmesi ve yok edilmesi için tedbir almak, yalnız kendi makamını ilgilendirirken, padişahın gösterdiği yakın ilgi ve güveni çekemeyen bazı arkadaşlarının birçok yersiz sebepler ileri sürerek ayaklanmanın daha da genişlemesine yol açtıklarından” söz ettikten sonra, “Resmî görevinden çekilmekle birlikte, özel olarak hizmet ve bağlılıktan ayrılmayacağını” yazısına ekliyor ve sözlü olarak da, “Resmî görevden ayrılmamı fırsat bilen hasımlarımın hücumundan ben kulunuzu koruyunuz” diye yalvarıyor.
Padişah, buna karşılık, “Beni büsbütün yalnız bırakmayacağına güveniyorum. Bağlılığınız, bana büyük ümit ve teselli vermiştir. Saray, her dakika size açıktır. Refik Bey’le işbirliğinden ayrılmayınız” gibi iltifatta bulunuyor. (Belge: 28)
Kendisine olan bağlılığından padişahın büyük ümit ve teselliye kapıldığı Ali Kemal’i nâzırlık makamında ve padişah huzurunda gördükten sonra, bir de asıl gerçek görevi başında görelim!
Canınız sıkılmazsa, Sait Molla’nın Rahip Frew’a (Fru) yazdığı mektuplardan birini gözden geçirelim:
“Ali Kemal Bey’e, son felâketi üzerine üzüntü duyduğumuzu söyledim. Bu değerli kişiyi elde bulundurmak gerek, bu fırsatı kaçırmayalım. Bir armağan sunmak için en uygun zamandır.”
“Ali Kemal Bey dün o kişiyle görüşmüş. Basın işinde biraz ağırdan almak gerektiğini söylemiş. Daha önce herhangi bir gidişten yana yönelen düşünce ve kalem erbabını bu defa öncekine aykırı bir amaca yöneltmek bizde kolay olmaz. Bütün devlet memurları, Millî Mücadele’yi şimdilik iyi görüyorlar, demiş. Ali Kemal Bey, talimatınıza harfiyen uyacak. Zeynelâbidin Partisi’yle de işbirliği yapmaya çalışıyor. Kısacası işler bulandırılacak.”
Aynı mektubun altında bir de notu vardır. Şimdi onu da okuyalım: “Birkaç defadır söylemek istediğim halde unutuyorum. Mustafa Kemal Paşa’ya ve taraftarlarına biraz arka çıkar görünmeli ki, hiçbir şüpheye düşmeden buraya gelebilsin. Bu işe fevkalâde önem veriniz. Kendi gazetelerimizle onu destekleyemeyiz.”
Bu belgeler hakkında sırası gelince, daha çok bilgi veririm. Şimdilik bu kadarı yeterli.
Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.