25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Sivas’a Hareket    

 

Ayın 25. günü, Sivas’ta aleyhimde bazı yakışıksız olaylar çıkmaya başladığını haber aldım. 25/26 Haziran gecesi yaverim Cevat Abbas Bey’i çağırdım, “Yarın sabah karanlıkta Amasya’dan güneye hareket edeceğiz” dedim. Bu gidişin gizli tutularak hazırlık yapılması için emir verdim.

Bir yandan da 5.Tümen Komutanı ve kurmaylarımla, gizli olarak şu tedbiri kararlaştırdık: 5.Tümen Komutanı, tümeninin seçkin subay ve erlerinden oluşmuş, oldukça kuvvetli bir atlı piyade birliğini hemen o geceden başlayarak süratle hazırlayacaktı. Ben, 26 Haziran sabahı karanlıkta arkadaşlarımla birlikte otomobille Tokat’a hareket edecektim. Birlik kurulur kurulmaz, Tokat üzerinden Sivas’a doğru gönderilecek ve benimle bağlantı kurmaya çalışacaktı. Hareketimiz hiçbir yere telgrafla bildirilmeyecek ve elden geldiği kadar Amasya’da da açıklanmayacaktı.

26 Haziran’da Amasya’dan yola çıktım. Tokat’a varır varmaz telgrafhaneyi gözaltına aldırarak benim gelişimin Sivas’a ve hiçbir yere bildirilmemesini sağladım. 26/27 Haziran gecesini orada geçirdim, 27’de Sivas’a doğru yola çıktım. Otomobille Tokat’tan Sivas’a, aşağı yukarı altı saattir.

Sivas valisine, Tokat’tan Sivas’a hareket ettiğimi bildirir açık bir telgraf yazdım. İmzada “Ordu Müfettişi” unvanını kullanmıştım.

Telgrafta, özel bir düşünceyle çıkış saatimi bildirmiştim. Fakat, bu telgrafın, yola çıkışımdan altı saat sonra çekilmesini ve o zamana kadar Sivas’a hiçbir şekilde bilgi verilmemesini sağlayacak tedbirleri aldırdım.

Şimdi Efendiler, gözlerimizi yeniden Sivas’ta, bıraktığımız tabloya çevirelim.

Ali Galip Bey’le Reşit Paşa arasında, bana karşı uygulanacak işlemin tartışılması sahnesine...

Tartışmanın kızıştığı bir sırada, Reşit Paşa’nın eline, benim Tokat’tan çekilen telgrafımı verirler. Reşit Paşa, hemen Ali Galip Bey’e uzatır. “İşte, kendisi geliyor; buyurun, tutuklayın!” der. Reşit Paşa, telgrafta yazılı olan hareket saatini görünce hemen kendi saatini çıkarır, bakar; sonra da “Efendim, geliyor değil, gelmiş olacaktır” diye ilâve eder.

Bunun üzerine Ali Galip, “Ben tutuklarım dedimse, benim il sınırlarım içinde olursa tutuklarım, demek istedim” deyince, toplantı hâlinde bulunanları bir heyecan kaplar... Hep birden, “Haydi öyleyse karşılamaya gidelim” diyerek toplantıya son verirler.

Ancak, kentin ileri gelenleri, halk ve askerle parlak bir karşılama töreni hazırlayabilmek için biraz zaman kazanmak gerektiğini; fakat, hesapça benim, Sivas şehri kapılarına kadar yaklaşmış olacağımı dikkate alarak beni, şehrin girişine yakın olan Ziraat Nümune Çiftliğinde bir süre dinlendirmenin yolunu aramışlar. Vali Paşa, karargâhımın sağlık başkanı olup daha önce, teşkilât kurmak üzere Sivas’a göndermiş olduğum Talî Bey’i çağırtarak, bu işin yerine getirilmesini ondan rica etmiş ve gerekli hazırlıkları bitirince kendisinin de bize katılacağını söylemiş. .

Gerçekten de, tam Nümune Çiftliği yakınlarında, karşımıza çıkan bir otomobilin içinde, Talî Bey göründü. Otomobillerden indik, çiftliğin avlusunda oturduk. Talî Bey, durumu ayrıntılı olarak açıkladıktan sonra, görevinin beni burada biraz oyalamak olduğunu söyleyince, hemen ayağa kalktım, “Çabuk otomobillere ve Sivas’a!” dedim.

Bunun nedenini anlatayım. O anda aklıma gelen şuydu: Karşılama töreni yapacağız diye Talî Bey’i aldatmış olabilirler ve gerçekte ters bir tertip yapmak için zaman kazanmak isteyebilirlerdi. Otomobillere binmek üzereyken Sivas yönünden başka bir otomobil yanımıza yaklaştı. İçinde Vali Paşa vardı.

Reşit Paşa, “Efendim, birkaç dakika daha istirahat buyurmaz mısınız?” diye söze başladı. “Yarım dakika bile istirahata ihtiyacım yoktur. Hemen yola çıkacağız ve sen de benimle gel” dedim.

“Efendim”, dedi, “sizin yanınıza Rauf Bey binsin; ben arkadaki otomobille de gelirim”.

“Hayır, hayır!” dedim, “siz buraya...”

Bu basit önlemin  neden alındığı kendiliğinden anlaşılır. Sivas kentine vardığımızda, caddenin iki yanı büyük bir kalabalıkla dolmuş, askerî birlikler tören düzenini almış bulunuyordu. Otomobillerden indik. Yürüyerek askeri ve halkı selâmladım..

Bu görünüş, Sivas’ın saygıdeğer halkının ve Sivas’ta bulunan kahraman subay ve askerlerimizin bana ne kadar bağlı ve sevgi ile dolu olduğunu gösteren canlı bir tanık idi...

Bundan sonra, doğruca Kolordu Komutanlık binasına gittim ve hemen maiyeti ile birlikte Ali Galip’i ve onun yardakçısı olduklarını anladığım bozguncuları getirttim. Onlara ne yaptığımı anlatarak, zaten yeterince yorgunluk vermiş olduğuna şüphe etmediğim ayrıntıları uzatmak istemem.

Yalnız, bir noktayı belirtmekle yetineceğim.

Efendiler, bu Ali Galip, karşılaştığı kötü durumdan sonra, bana bildirecek bazı gizli şeyleri olduğunu söyleyerek, geceleyin yalnız olarak yanıma gelmek istedi. Kabul ettim. Davranışlarının dış görünüşüne önem vermemekliğimizi rica ile, Elâzığ valiliğini kabul ederek gelmekten maksadının, benim yolumda hizmet etmek olduğunu ve Sivas’ta kalışının, benimle buluşup benden direktif almak maksadına dayandığını açıklamaya ve bin türlü kanıtlarla bizi inandırmaya çalıştı. Bizi sabaha kadar oyalayarak başarı da sağladığını itiraf etmeliyim.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


62365 - unknown - 38.107.179.239