25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Refet Bey’in 3.Kolordu Komutanlığını Bırakması

 

Bu genel bildirimden beş-altı gün sonra, Kavak’tan, “3.Kolordu Komutanı Refet” imzalı, 13 Temmuz 1919’da yazılmış bir şifreli telgraf aldım.

Telgrafın metni aynen şudur:

“İstanbul’dan bir İngiliz gemisiyle, Harbiye Dairesi Başkanı Albay Salâhattin Bey, benim görevimi devralmak üzere geldi. Benim de aynı gemi ile dönmemi Harbiye Nâzırlığı emrediyor. Salâhattin Bey amaca uygun olarak çalışacak. Genel durumu göz önünde tutarak komutayı kendisine devretmeyi uygun buldum ve Harbiye Nâzırlığı’na görevden ayrıldığımı bildirdim. Ayrıca geniş bilgi veririm. Sivas’a doğru yola çıkıyorum. 5.Tümen Komutanı Arif Bey aracılığıyla Amasya’ya yanıt veriniz.”

Efendiler, itiraf etmeliyim ki, bu tutum ve tavırdan pek memnun olmadım. Refet Bey’ in benimle olan işbirliği İstanbul’ca biliniyor. Bu çalışmaları benimseyen bir kişi, onu değiştirmeye ve hem de İngiliz gemisiyle gelince, derhal verilmesi tabiî olan hüküm, bu kişinin İngiliz görüşüne uygun iş görebileceğine güvenilmiş olmasıdır. Bu hüküm, bir sanı niteliğinde olsa bile, Refet Bey’ in komutayı devretmede acele etmemesi, hiç olmazsa bizim de görüşümüzü alması gerekirdi.

Güvenip komutayı devrettiğine göre de, hiç olmazsa bir süre oradan ayrılmayıp, durumu ve görüşlerimizi iyice benimsetinceye kadar birlikte çalışması ve kendisiyle aramızda gerekli bağlantıyı kurduktan sonra uzaklaşması yerinde olurdu, diye düşündüm. Bununla birlikte, bir oldu-bitti karşısında bırakılmış olduğuma göre, iki noktada tesellî aramakla yetinmek zorunda kaldım. Birincisi, Refet Bey’in telgrafındaki “Salâhattin Bey gayeye uygun olarak çalışacak” cümlesi, ikincisi de, Refet Bey’ in hiç olmazsa İstanbul’a gitmemiş olması idi.

Bu durum üzerine, “Komutanların İstanbul’a gitmek hususunda en küçük bir yanılmalarının pek pahalıya mal olacağını, yine de programımızı en iyi şekilde uygulamaya devam edeceğimizi” bütün komutanlara bildirmek suretiyle hemen dikkatlerini çektim. Refet Bey’ e de aynı tarihte (14 Temmuz 1919), “Salâhattin Bey’in, kararlarımızı istenildiği şekilde uygulayacağı, buradaki arkadaşları fazlasıyla duygulandırmış ve onlara güç kazandırmıştır” cümlesinin de içinde yer aldığı bir şifreli telgraf çektirdim.

Salâhattin Bey’in kendisine de aynen şu telgrafı çektirdim.

 

14.7.1919 

Amasya’da 5.Tümen Komutanlığına

Refet Bey’edir: Aşağıdaki telgrafı, uygun görürseniz Salâhattin Bey’e ulaştırınız ve sonucunu bildiriniz.

            Mustafa Kemal

 

Salâhattin Beyefendi’ye: İstanbul’un düşmanlarca kuşatılmış çevresinden, milletin kutsal bağrına gelmeniz ve fedakâr arkadaşlarınızın azim ve vatanperverlik çevresine girmeniz büyük bir sevinçle karşılandı. Kutsal amacımızın  gerçekleştirilmesi uğrunda gösterilecek ortak çabada Tanrı hepimizi zafere ulaştıracaktır. Gözlerinizden öperim.        (Mustafa Kemal)

            3. Ordu Müfettişliği

            Kurmay Başkanı Albay

            Kâzım

Salâhattin Bey hakkında ilk kuşkuyu yine, Salâhattin Bey’in “amaca uygun çalışacağını” söyleyerek kendisine güvenen ve hemen komutayı teslim edip Sivas’a doğru uzaklaşan Refet Bey göstermiş oldu.

Refet Bey’in Amasya’dan çektiği bir telgraf, yalnız Salâhattin Bey hakkındaki kuşkuyu değil, daha birkaç nokta ile ilgili düşünceleri de kapsıyordu. Müsaade buyurursanız olduğu gibi bilginize sunayım:

 

İvedi

Güvenlikle ilgili

719       Amasya, 15.7.1919

Erzurum’da 15.Kolordu Komutanlığına

Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ne:

Salâhattin Bey’ i tanırsınız. Birdenbire ürkmemesi gerekir. Önce Kâzım Paşa, kutlama dolayısıyla, yumuşak ifadeler kullanarak kendisiyle haberleşmeye girişmelidir. Hamit Bey’in görevden alınması hakkında henüz bir şey yok. Fakat yerinde bırakılması için teşebbüslerde bulunuldu. Görevden alınırsa, buralarda kalacağını pek sanmıyorum. Bununla birlikte etkilemeye çalışıyorum. Benim dönmem için İngilizlerin hükûmete baskı yapacakları muhakkaktır. Ben kendimi duruma göre ayarlayarak buralarda kalacağım. İngilizlerden ve buradan geçen Amerikalıdan anladığıma göre, Kâzım Paşa’nın durumu da tehlikelidir. Her zaman ölçülü davranılmasını ve durumun iyi idare edilmesini tekrar tavsiye ederim (Refet).

            5.Tümen Komutanı

            Arif

 

Bu telgrafta adı geçen Hamit Bey, Samsun mutasarrıfı idi. Hamit Bey, Samsun’a varışımızın ilk günlerinde, Refet Bey’ in geçmişteki dostluğu dolayısıyla, ortak gaye uğrunda, sonuna dek bizimle birlikte fedakârca çalışacak nitelikte bir arkadaş olduğuna güvendiği için bana tavsiye ettiği ve benim Sadrazamlığa ve özel olarak Genelkurmay Başkanı Cevat Paşa’ya yazmam üzerine Samsun’a getirebildiğimiz kişi idi.

Böyle bir kişinin, er-geç görevden alınacağı şüphe götürür müydü? Fakat, Refet Bey, “Yerinde bırakılması için gereken yerlere başvuruldu” diyor. Nereye? Kimlere gidilerek? Kim başvurdu? Sonra, “Görevden alınırsa buralarda kalacağını pek sanmıyorum. Bununla birlikte etkilemeye çalışıyorum!” diyor. Nereye? İstanbul’a mı gidecek? Nasıl? Bu kişi bugüne kadar bizimle birlikte çalışmıyor muydu?

Bu telgrafında Refet Bey, kendisinin dönmesi için İngilizlerin hükûmete baskı yapacaklarını kesin olarak kabul ediyor ve kendisini duruma göre ayarlayarak buralarda kalacağını söylüyor. Oysa durum belliydi ve yapılacak işi ben kendisine 7 Temmuz 1919 tarihli genel talimatımla bildirdim (adı geçen talimatın 2. maddesi). Ondan başka yapılacak iş yoktu.

Refet Bey, İngilizlerden ve buradan geçen Amerikalılardan anlamış ki, “Kâzım Paşa’nın da durumu tehlikelidir.” Bu ne demektir? Azim ve iradelerini en çok korumaları gereken arkadaşların, bize karşı iyilik düşünmeyecekleri besbelli olan kimselerin sözlerine inanarak tehlike kuruntusuna kapılmaları ve bunu inanarak söylemeleri ne demektir?

Refet Bey, telgrafının sonunda, bana da ders veriyor, “Her zaman ölçülü davranılmasını ve durumun iyi idare edilmesini tavsiye ederim” diyor.

Buradaki “ölçülü davranılması” sözünden ne anlam çıkabileceğinin yorumunu anlayışlı kişilere bırakırım.

Bana iyi yönetimi tavsiye eden kişi, bu tavsiyeyi, benim verdiğim emir ve talimatı hakkıyla yerine getirip görevi başından ayrılmadan önce yapmış olsaydı, daha içten davranmış olurdu, sanırım.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


62372 - unknown - 38.107.179.236