25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Refet Bey’le Yazışmalar

 

Efendiler, 3.Kolordu’dan, dolayısıyla Refet ve Salâhattin Bey’lerden yeniden söz etmek gerekiyor. İlişki şudur:

İngilizler, Sivas’a bir tabur gönderecekleri haberini yaydılar. Her ihtimale karşı, Sivas’a gelen çeşitli yollar boyunca askerî tedbirler aldırmak gerekti. Bu münasebetle Amasya’da bulunan 5.Tümen Komutanlığı’na 18 Temmuz 1919 tarihinde verdiğim bir emirde, o sırada Amasya’da bulunan Refet Bey’le ilgili şu cümleler vardı: “Durum hakkında Refet Bey’in dikkati çekilir. Belki Refet Bey böyle bir durumu dikkate alarak şimdilik Amasya’da kalmayı daha uygun bulur.”

5.Tümen Komutanı’nın 19 Temmuz 1919’da verdiği cevapta dikkati çeken şu cümleler yer alıyordu:

“Salâhattin Bey henüz Samsun’dadır. Şimdiye dek kendisiyle temas edemediğim gibi hiçbir ciddî ve önemli haberleşme de yapılmadığından, adı geçenin düşünce ve görüşünün ne merkezde olduğunu bilemiyorum. Ama Refet Bey, gerektiğinde İngilizlere karşı koyacak kadar cesaret gösteremeyeceğini hissettirmişti. Refet Bey, 18 Temmuz 1919’da Sivas’a hareket etti” (Belge: 35)

Bunun üzerine Refet Bey’e şu şifre teli çektirdim:

 

Kişiye özel

19.7.19l9

Sayı: 115

Amasya’da 5.Tümen Komutanlığına,

Sivas’ta 3.Ordu Sıhhiye Müfettişi Albay İbrahim Talî Beyefendi’ye,

Refet Bey’edir: Salâhattin Bey’e telgrafımı verdiniz mi? Bu arkadaşımızın kesin görüşlerinin önemle saptanması ve kararsızlık ya da ikiyüzlü davranış gibi felâket doğuracak bir duruma hiçbir şekilde göz yumulmaması bir vatan görevi olduğundan, bu hususta “evet” veya “hayır” şeklinde kendisinden söz alınması ve ona göre bir karar verilmesi zarurîdir. Sizin bıraktığınız yerden başlamak, kendileri için en uygun programdır. Şimdiye dek hemen hemen bir hafta geçtiği halde hiçbir kesin bilgi alınamaması ve İstanbul’dan gelen bir haberde, adı geçen hakkında sağlam bir kanı gösterilmemesi ve yola çıkmadan önce Sadık Bey’le gizli bir görüşme yaptığından ve dostluğundan söz edilmesi ve yakınılması, bu telgrafımın yazılmasına yol açmıştır. Bu durumu ve sonuçlarını özellikle sizin takdir etmeniz ve çözmeniz gerekir. Zira, herhangi bir halk topluluğunda söyleyeceği yanlış ve ulusal amaca aykırı bir tek sözün bile yaratacağı ters etkiyi ve bunun yaratacağı durumu şimdiden düşünmek yeter. (Mustafa Kemal).

            3.Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı

            Albay Kâzım

Yalnız bu telgrafımıza değil, çok şeye karşılık olan Refet Bey’in şu telgrafını olduğu gibi bilginize sunacağım:

Güvenlikle ilgili ve çok ivedi

1828     Sivas, 22.7.1919

Erzurum’da 3.Ordu Müfettişliği Vekili Kâzım Karabekir Paşa Hazretleri’ne

1- Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ne: Telgrafınızı Salâhattin Bey’den ayrıldıktan sonra aldığım için kendisine veremedim. Salâhattin Bey’i herkes gibi siz de çok iyi tanırsınız. Kararsız yaradılışta bir kişi. Bu bölgede on günden fazla kalmamak niyetiyle gelmiş. Az kalsın, komutayı almadan geri kaçacaktı. Kendisine güven duygusu vererek ve inandırarak vatanî görevini hatırlattım. Memleketini herhalde sever. Ancak, vakitsiz iş görmeye gelemez. Aşağı yukarı Reşit Paşa’dan biraz daha iyi. 13.Kolordu’dan geçen silâhlardan haberi olduğu gibi, bu işi halletmek üzere İstanbul’da da çalışmış ve başarılı olmuş. Buraya, Cevat Paşa tarafından seçilerek gönderilmiş. Bu bakımdan amaca zararlı olamaz ve hiçbir halk topluluğunda amaca aykırı tek bir söz söylemez. Aksine, millî gayeye uygun olarak fakat sessiz bir şekilde çalışacağına söz verdi. Sadık Bey’le ilişkisi hakkında verilen bilgiye inanamıyorum. Aslına bakılırsa haberi iyice kontrol etmeden ve belirli bir program yapmadan çalışmak, kuvvetlerin kaybına yol açıyor. Doğu’nun durumu hakkında bana verdiğiniz bilgilerde, aldığınız abartılmış haberlere kapılmamış olsaydınız, belki de ben durumu daha iyi idare eder ve komutayı terke mecbur kalmazdım. Tek başına karar verecek insanların, gerçek durumu bilmeleri gereğini siz de takdir buyurursunuz. O halde, Salâhattin Bey’i boşu boşuna ürkütmek ve “hayır” dedirtmekle ne çıkacak? Zaten o, kaçmaya hazır. Yerine acaba kim gelecek? Emirlerinizin kısa ve açık olmasını rica ederim. Salâhattin Bey’le ilgili telgrafınızı lütfen bir daha okuyunuz. Fırtına ile başlayıp sukûnetle biten bu telgraftan kesin olarak ne demek istendiğini çıkaramadım. Bununla birlikte, birkaç güne kadar Salâhattin Bey, Samsun’dan dönüyor. Kendisiyle görüşeceğim. Herhalde kendisini uygun bir tarzda ve amaca hizmet yolunda idare için gerekli önlemleri alıyorum.

2- Samsun’a çıkarılan taburun, buradaki Hintli Müslümanları değiştirmekle birlikte, özellikle Sivas’ta bulunduğunuzu zannettiklerinden size gözdağı vermek maksadıyla çıkarıldığını, İngilizlerle görüştüğümde anladım. Beni İstanbul’a gitmeye razı etmek için, Kavak’ta bulunduğum sırada bir İngiliz binbaşısı geldi. İngilizlere karşı gösterdiğim direnmeden yararlanarak sizi yıpratmak için beni görevden aldırdıklarını açıkça söyledi. Sizin öteki dayanağınız Kâzım Karabekir Paşa imiş. Bu bakımdan Kâzım Paşa, İngilizlerin ısrarına yol açacak bir ipucu vermemelidir. Ferit Paşa’nın, görevden çekilirken Kâzım Paşa’yı komutan vekili olarak ataması, İstanbul’dakilerden bir kısmının kötü bir niyeti olmadığını gösteriyor. Ancak, İngilizlerin ısrarı karşısında bir şey yapamazlar. Kâzım Paşa’nın vekil olarak atanması da Salâhattin Bey’in Sadık Bey hesabına buraya gelmediğini kanıtlar.

3- Benim İstanbul’a getirilmem için İngilizler, İstanbul Hükûmetine baskı yapabilirler. Çünkü benimle İngilizlerin arasında resmî bir bağlantı var ( ! ). Bu baskı artarsa Salâhattin Bey’i güç bir durumda bırakmamak için izimi kaybettireceğim.

4- Hamit Bey’in değiştirileceği söylentisi henüz gerçekleşmedi. Onun, yerinde bırakılması için gerek Salâhattin Bey ve gerekse İngilizler, İstanbul Hükûmeti’ne başvurdular. Adı geçenin değiştirilmek istenmesi, Dahiliye Nâzırlığı ile kavga etmesindendir. Salâhattin Bey’in yerine Konya’ya Sedat Bey’in geldiği de doğru değildir. Her ne kadar Hamit Bey, bütün komutanların değiştirileceğini haber aldığını yazıyorsa da Kâzım Paşa’nın vekil olarak atanması bunun aksini gösteriyor.

5- Sivas Kongresi ile ilgili olarak Sadrazamlıktan doğruca illere tebliğ olunan 20 Temmuz 1919 tarihli telgrafı gördünüz mü? Karahisar’daki tümen komutanı bu kongreye delege seçimi için buralarda bildiri yayımlamış. Bu davranış tarzını uygun buluyor musunuz? Almanya ile yapılan barış anlaşması ve Doğu’daki sessizlik, durumun gelişmesini bekleyerek, bizim de ihtiyatlı bulunmamızı gerektirmiyor mu? Şahsım için hiçbir endişem olmadığını artık anlamışsınızdır (!). Yalnız, kararsız ve programsız davranışlarla amaçtan ayrılacağız. Ya ihtiyatlı olalım yahut da işi hemen açığa vuralım. Ama ikisinden birini yapalım. Sivas Kongresi’nin bugün için yararlı olacağını umuyor musunuz? Bugünkü duruma göre, bu kongrenin Sivas’ta ve açıkça yapılmasını tehlikeli bulmuyor musunuz? Güney yönlerinden Sivas’a gelecek bir baskın, özellikle bu il halkının kansızlığı yüzünden Anadolu’yu ikiye ayırır ve pek tehlikeli olur. Bunun için bu ilin son ana kadar tarafsızmış gibi görünmesi son derece önemlidir. Bu kongrenin mutlaka toplanması gerekiyorsa, aldığımız haberlere göre, delegeler de gelebileceklerse, acaba bunun Doğu’da başka bir yerde toplanması daha uygun düşmez mi?

6- Sivas ve Amasya kentleri halkı pek karışık; ilçelerde ve köylerdeki halk bunlara bakarak çok daha iyi. Bundan sonra, çalışmalarımı ona göre ayarlayacağım.

7- İstanbul’dan aldığım haberde, buradaki ulusal mücadelenin hiçbir parti ya da hiçbir şahsın kendi özel isteklerini gerçekleştirmek maksadına dayanmayıp ulusal kurtuluş ve bağımsızlığın sağlanması amacıyla yapıldığını bildirmek üzere, sizin bir bildiri yayımlayarak İngilizleri yatıştırmanız tavsiye olunuyor. Gerekli görüldüğü takdirde, ben bunun, sizin bir bildirinizle değil, belki Erzurum Kongresi’nin kararları arasında yayımlanmasının uygun olacağını zannediyorum.

8- Ajanslar, Meclis-i Mebusan seçimlerinden bahsediyorlar. Bu hususta ne düşünüyorsunuz? (Refet)

            3.Kolordu Kurmay Başkanı

            Zeki

Bu telgrafa verdiğimiz cevabı da olduğu gibi aktarmakla yetineceğim:

Şifre

Subay eliyle çekilmesi    23.7.1919

İvedi

171

Sivas’ta 3.Kolordu Kurmay Başkanı Zeki Bey’e

Refet Beyefendi’ye:

1- Salâhattin Bey hakkındaki telgrafı bir defa daha okumak üzere aradım. Fakat, bulunamıyor. Hatırladığıma göre Salâhattin Bey, bu şahıs için söz konusu olan şeyler İstanbul’dan bildirilmişti. Her alınan haberin doğruluğunu istenildiği gibi kontrol edebilmek nadiren mümkündür. Doğu’nun durumu hakkında aldığımız bilgiler, abartmalardan uzak olmamakla birlikte, bize yanlış bir adım attırmış değildir, kanısındayım. Ulusun alınyazısıyla ilgili işlerde, yalnız Doğu’daki olayların gelişmesine bağlı kalınmakla yetinilmiş değildir. Ulusal örgütlere genişlik ve canlılık kazandırmak, kongrelerle ulusal istekleri ortaya koydurmak; ordunun millî teşkilâta destek ve yardımını sağlamak, millî davanın kaybına meydan vermemek için, komuta ve silâh işlerinde gereken kesin kararı vermekte, yapıldığından başka türlü ve daha ölçülü davranmak, acaba bugünkü verimli sonucu sağlayabilir miydi? Herhalde şimdiki durum, herkesi sevindirecek derecededir.

2- Kâzım Paşa’nın komutan vekilliğine atanması pek yerinde olmuştur. İngilizlerin direnmesini gerektirecek bir ipucu vermemeye çalışıyor. Ancak, silâh konusunda ve Trabzon’a yapılacak bir çıkarmayı önleme hususunda hoşgörülü davranamayacağımız aşikârdır. Oysa, ileri sürülen bu nedenler İngilizlerin elbette hoşuna gitmeyecektir.

3- İngilizler, benim İstanbul’a getirilmem için çok ısrar ettiler ve hükûmete ağır baskı yaptılar. Hükûmet ve Padişah ile, makine başında günlerce devam eden görüşmeler sırasında bu nokta açıkça bildirildi. Bu konuşmalarda neler geçtiği, buluşmamızda bilginize sunulacaktır. Yalnız şu var ki, meslekten çekilince direnme son buldu. Bu duruma göre, sizin için de, istifadan sonra büyük bir ısrar olacağını sanmıyorum. Bununla birlikte iş tersine de olsa, izinizi kaybetmektense, Salâhattin Bey’in güç duruma girmesini tercih ederim, Burada Hâlit Bey hakkında, hükûmet ve İngilizler, Kâzım Paşa’yı çok sıkıştırdılar. Kâzım Paşa bir şey yapılamayacağını söylemekte direndiği içindir ki, bugün Hâlit Bey, resmen olmasa da, yine tümeninin başındadır.

4- Hamit Bey, son telgrafıyla hepimizden daha çabuk hareket etme isteğini gösteriyor. Şimdilik yumuşatıldı.

5- Sivas Kongresi ile ilgili telgrafı henüz görmedim. Gerçekten kimi yerlerde olumlu, kimi yerlerde olumsuz aşırılıklar görülüyor. Şüphesiz duruma göre verimli olabilmek için ihtiyatlı davranma taraflısıyım. Herkesi ilgilendiren bu açık ve kesin program, bugün toplanmaya başlayan Erzurum Kongresi görüşmelerinden çıkacaktır.

Sivas Kongresi’nden pek çok yarar beklerim. Bugün değil, Sivas Kongresi ilk defa söz konusu edildiği gün bile, her yerden ve özellikle güneyden bir baskın gelebileceğini büyük bir ihtimal dahilinde gördüğümü ve bundan dolayı da savunma tedbirleri alınması için ricada bulunduğumu hatırlarsınız. Bununla birlikte, Erzurum Kongresi toplandıktan sonra, Sivas’a gelecek delegelerin sayısına ve Erzurum Kongresi’nin yapacağı etkilerden doğacak duruma göre daha pratik ve güvenli bir yol da düşünülür.

6- Siz kardeşimin, çalışmaları düzenleme konusundaki düşüncesi pek yerindedir. Ancak, kentlileri de millî duygu ve etki altında tutmaktan uzak kalınmayacağını umarım.

7- Milli Mücadele’nin amacı ve hedefi, kongre tarafından her yere gönderilecek bildirilerle tasavvur buyurduğunuz şekilde duyurulacaktır.

8- Meclis-i Mebusan toplanmalıdır. Fakat İstanbul’da değil, Anadolu’da. Bu konu, kongrede görüşüldükten sonra teşebbüse geçilecektir. Hepimiz gözlerinizden öperiz kardeşim. (Mustafa Kemal)

            3.Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı

            Albay Kâzım

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


62374 - unknown - 38.107.179.238