25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Sivas Valisinin Kaygıları

 

Sivas’ın heyecanı şöyle öğrenildi. 20 Ağustos günü öğleyin, Sivas Valisi Reşit Paşa tarafından telgraf başına davet olunduğum zaman, Paşa’nın uzun bir telgrafı veriliyordu. O telgraf şudur:

Erzurum’da Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ne

Önce, sizi rahatsız ettiğim için beni bağışlamanızı diler, sağlığınızı sorarım. Neden rahatsız ettiğimi aşağıda arz ediyor ve açıklıyorum efendim. Görünüşte, Fransızlara ait kuruluşları teslim almak, gerçekte buraların durumu konusunda incelemelerde bulunmak üzere, Cizvit papazlarıyla birlikte İstanbul’dan önceki gün Sivas’a gelerek valilik makamını ziyaret eden Fransız subaylarının bu ziyaretlerine karşılık olarak dün sabah yanlarına gitmiştim. Ziyaret ve görüşmenin sonunda orada hazır bulunan Fransız binbaşılarından Jandarma Müfettişi Mösyö Brunot (Brüno), biraz özel görüşmek istediğini söyleyerek başka bir odaya aldı. Söylediği sözleri olduğu gibi aktarıyorum:

“Mustafa Kemal Paşa ile Kongre üyelerinin Sivas’a gelerek burada bir kongre yapacaklarını işittim. Bunu İstanbul’dan gelen Fransız subayları söylediler. Sizinle bu kadar samimî görüşüp kişiliğinize karşı pek çok saygı duyarken bu konuyu benden saklamanıza çok üzüldüm” dedi. Ben de gereken cevabı vererek kendisini inandırmaya çalıştımsa da son söz olarak, “Eğer Mustafa Kemal Paşa Sivas’a gelir ve burada kongre yapmaya kalkışırlarsa, beş-on gün içinde buraların işgalinin kararlaştırıldığını kesin olarak biliyorum. Sizin kişiliğinize duyduğum saygı dolayısıyla bunu haber veriyorum. İnanmazsanız, gerçekleştiğinde görürsünüz. O zaman vatanınızın felâketini hazırlayanlar arasına siz de girmiş olursunuz” dedi. Dahiliye Nezareti’nden dün aldığım şifreli telgraf da başka şekilde yazılmış olmakla birlikte aynı kanıyı uyandıracak nitelikteydi. Yeni gelen Fransız subaylarından biri de dün kolordu komutanı ile uzun uzadıya görüşerek, kongre hakkında Komutan Beyefendi’nin düşüncesini anlamaya çalıştığı gibi, bu sabah da Mösyö Brunot, bana gelerek saat 15.00’te diğer Fransız subaylarıyla birlikte kongre hakkında görüşüleceğini, ancak kendisinin aradaki samimiyet dolayısıyla daha önce benimle ayrı görüşmek istediğini bildirdi. Bir süre konuşulduktan sonra sonuç olarak şunu da ekledi: “Ben dünden beri bu mesele üzerinde çok düşündüm. Sonunda şuna karar verdim ki, eğer Mustafa Kemal Paşa ile Kongre Heyeti, Sivas Kongresi’nde İtilâf Devletleri aleyhine kışkırtmalarda bulunmazlar ve onlar hakkında saldırgan bir dil kullanmazlarsa, kongrenin toplanmasında hiçbir sakınca yoktur. Bizzat ben General Franchet d’Esperey (Franşe Despere)’ye yazar, Mustafa Kemal Paşa hakkındaki tutuklama emrini geri aldırır ve kongrenin toplanmasına engel olunmaması için Dahiliye Nezareti’nden size emir göndertirim. Ancak, şu şartla ki, siz de benden hiçbir şeyi saklamayacaksınız ve içten dostluğumuzu gözeterek birbirimize karşı daima açık bir dil kullanacağız. Yalnız, kongrenin toplanacağı günü öğrenmek gerekir” dedi. Ben de kendisine bu konuda bir şey bilmediğimi, öğrendiğimde kendisine bildireceğimi ve aradaki dostluğa dayanarak hiçbir şeyi saklamayacağımı söyledim.

Binbaşının işgal konusunda dünkü kesin sözlerine rağmen bugünkü yumuşaklığının nedenini, en ince ayrıntıları kavrayan yüksek görüşlerinize arz etmeyi görev bilir ve bu hususta sözü uzatmayı gereksiz sayarım. Öyle anlaşılıyor ki, bunların düşüncesi, kongreyi Sivas’ta toplatmaya razı görünerek sayın kongre üyeleri ile sizi burada toplamak ve el altından hazırlıklarda bulunarak bütün arkadaşları ele geçirmek ve işgal meselesini bir oldu-bitti hâline getirmekten ibarettir. Dün akşam Dahiliye Nezareti’nden aldığım şifreli telgraf da, başka şekilde yazılmış olmakla birlikte, nitelik bakımından hemen hemen aynı idi. İşte ben, her gerçeği gizli tutulmak ricasıyla sizlerin bilginize sunuyorum. Bundan sonra tutulacak yolun çizilmesi size düşer. Entrikalı bir tehlikenin bu kadar yakın ve âdeta elle tutulacak derecede görünürde olduğunu bilip dururken, durumu size bildirmemeyi ve sonuç olarak Sivas’ta kongre toplamaktan vazgeçilmesini önermemeyi vicdanıma sığdıramadım. İşte bunun için sizden ve orada bulunan diğer sayın arkadaşlardan pek çok rica ederim ki, ikinci bir kongrenin toplanmasına mutlak bir ihtiyaç yoksa vazgeçilsin. Varsa, dört yandan işgali pek kolay olan Sivas’ın toplantı merkezi olmasından vazgeçilerek, işgal ihtimali pek uzak olan Erzurum’da ya da uygun görülürse, Erzincan’da toplanma çarelerinin araştırılmasını, memleketin selâmeti adına istirham ederim. Kolordu Komutanı Salâhattin Beyefendi de bu konudaki düşüncelerini ayrıca Kâzım Paşa Hazretleri vasıtasıyla size yazacaklardır. Şimdi yanımda bulunan eski Sivas milletvekili Rasim Bey de, eski Erzurum Milletvekili Hoca Raif Efendi Hazretleri’ne bu husustaki bilgi ve görüşlerini bildiren bir telgraf çekecektir. Elbette okuduktan sonra, Hoca Raif Efendi Hazretleri’nin Ilıca’dan dönüşünde kendilerine yollamak lütfunda bulunursunuz. İşte efendim durum bu merkezdedir. Herkesçe bilinen vatanseverliğinize karşı size daha fazla rahatsızlık vermekten çekinir ve karşılıklı olarak vereceğiniz emrinizi beklerim efendim. İşte Rasim Bey’in telgrafı.

            Reşit

Bu telgrafa verdiğim cevabı olduğu gibi arz edeceğim. Ertesi gün Heyet-i Temsiliye adına da aynı anlamda uzun bir telgraf çekilerek vali yatıştırılmaya ve inandırılmaya çalışıldı. (Belge: 43) Ayrıca Kadı Hasbi Efendi’ye de dolaylı olarak bir telgraf çekildi. (Belge: 44) Kolordu Komutanı’na da gerektiği gibi yazıldı. (Belge: 45) Rasim Bey’e de endişeye kapılmaması için kendim yazdım. (Belge: 46)

20/8/1919

Saat: 13.00

Sivas Valisi Reşit Paşa Hazretleri’ne

Verdiğiniz bilgiye ve yüksek görüşlerinize özellikle teşekkürlerimi arz ederim. Mösyö Brunot ve arkadaşlarının gözdağı vermek için söyledikleri sözleri tamamıyla blöf olarak telâkki ederim. Sivas Kongresi’nin toplanması yeni bir şey olmayıp aylardan beri dünyaca bilinen bir teşebbüstür. Gariptir ki, İstanbul’da bulunan yetkili Fransız siyaset adamlarının da bana gönderdikleri haberler, Anadolu’da millet tarafından girişilmekte olan teşebbüslerin pek haklı ve meşru olduğu, milletimizin istekleri kendilerine açıkça bildirildiğinde, bunları memnunlukla karşılayacaklarına ve gereğini yerine getireceklerine dair şimdiden yazılı güvence vermeye hazır oldukları yolundadır. Mösyö Brunot’nun ikinci görüşmede ağız değiştirmesi ve yumuşaması, bizleri kazanma maksadına dayanabilir. Binbaşı Brunot’nun dediği gibi, Sivas’ın Fransızlar tarafından beş gün içinde işgali o kadar kolay bir şey değildir. Şunu hatırlamanız gerekir ki, İngilizler bu konudaki tehditlerinde daha ileri giderek Batum’daki askerlerinin Samsun’a çıkarılmasına karar verdiler ve dahası, özellikle beni yıldırmak için, bir tabur bile çıkardılar. Fakat, bu teşebbüse karşı, milletin sarsılmaz bir azim, iman ve ateşle karşı koyacağı gerçeği kendilerince anlaşıldıktan sonra, hem kararlarından vazgeçmeye hem de Samsun’a çıkarmış oldukları askerleriyle birlikte orada bulunan taburu da alıp götürmek zorunda kalmışlardır. Sivas Kongresi’nde ele alınacak konularda, Erzurum Kongresi bildirisindeki maddelerden kolaylıkla anlaşılacağına göre, İtilâf Devletleri aleyhine kışkırtmalarda bulunmak gibi maksatlar taşıyan hiçbir yön kesinlikle yoktur. Burada şunu da arz edeyim ki, ben ne Fransızların ve ne de herhangi bir yabancı devletin yardımına tenezzül eden kimselerden değilim. Benim için en büyük sığınak ve yardım kaynağı, milletimin bağrıdır. Kongrenin gerekliği, zamanı ve toplanma yeri hakkında söz sahibi olmak, benim kendi kararımın çok üstünde geçerliği bulunan ulus kararına bağlıdır.

Yalnız, düşündüğünüz gibi, Fransızların, kongre üyelerinin Sivas’ta toplanmasına taraftar görünerek, sonradan onları ele geçirmesi bizce pek uzak kuruntulardandır. Bütün bu sözlerimi Mösyö Brunot’ya aynen söylemenizde hiçbir sakınca görmüyorum. Böylece, ulusumuzun, haklarını korumak ve bağımsızlığını savunmak için, Erzurum Kongresi Bildirisiyle, bütün dünyaya olduğu gibi, kendilerinin İstanbul’daki siyasî temsilcilerine de bildirmiş olduğu temel kararları uygulamaktan çekinmeye hiçbir şekilde yer olmadığı Mösyö Brunot’ya ve arkadaşlarına anlatılmış olur. Mösyö Brunot bilmelidir ki, Fransızların Sivas’ı işgale karar vermeleri, kendilerine pek pahalıya mal olabilecek yeni kuvvetlerle ve çok paralarla yeni bir harbe karar vermelerine bağlıdır. Böyle bir kararı, Jandarma Binbaşısı Mösyö Brunot ve arkadaşları düşünseler bile, Fransız milletince kabul edilebileceğine ihtimal verilemez.

Milletvekili Rasim Bey’in, Raif Efendi Hazretleri’ne olan telgrafını okudum. Korkmaya yer olmadığının kendisine bildirilmesini rica ederim.

Gerek bana ulaştırdığınız bilgi ve düşüncelerinizi, gerek Rasim Bey’in telgrafını Heyet-i Temsiliye’ye olduğu gibi sunacağım. Bundan dolayı Sivas Kongresi hakkındaki kesin karar ancak Heyet-i Temsiliye’nin görüşmeleri sonunda belli olacaktır. Alınacak karar, elbette size bildirilecektir. Yalnız, bugün için ricam, Brunot’nun tehditlerini halka duyurmamanız, maneviyatın bozulmasını önlemenizdir. Samimî saygılarımın kabulünü, Salâhattin ve Refet Beyefendi’lere selâmımın bildirilmesini istirham ederim Muhterem Paşa Hazretleri.

            Mustafa Kemal

Verilen Cevap Üzerine Reşit Paşa’dan Alınan İkinci Telgraf:

Ben anlayabildiğim kadarını sizlerin bilginize sunmakla vicdanî görevimi yerine getirmiş oluyorum. İstanbul’daki Fransız ordu ve siyaset adamlarının görüşlerini ve size verdikleri sözlere güvenilip güvenilemeyeceğini kestiremem. Şüphe götürmez vatanseverliğiniz açısından vatanın kurtuluşu söz konusu olduğuna göre, iyice düşünerek tutulması gerekli yolun belirlenmesi sizlere ve yüksek kongre heyetinin orada bulunan sayın üyelerine düşer. Emirlerinizi yerine getireceğimizi bildirir, saygılarımı sunarım efendim.

            Reşit

Efendiler, Diyarbakır ve Bitlis dolaylarındaki halkı aydınlatmak maksadıyla oralarda ordu komutanı olarak bulunduğum sıralarda kendileriyle şahsen tanıştığım birtakım ileri gelen kişilere özel mektuplar yazdım. Van, Bayazıt ve yakınlarındaki bazı aşiret beyleriyle de ilişki ve bağlantı kurdum. (Belge: 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53)

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


62382 - unknown - 38.107.179.236