25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Sivas Yolunda

 

Amasya’dan Erzurum’a gelirken, Sivas’ta küçük bir hikâyeye konu olan olay hatırlarınızdadır. Gariptir ki, Erzurum’dan Sivas’a giderken de buna benzer küçük bir durumla karşılaştık.

Erzincan’dan batıya doğru yola çıktığımız günün sabahı, Erzincan Boğazı’na gelir gelmez, bazı jandarma erlerinin ve subaylarının heyecanlı ve telâşlı bir şekilde otomobillerimizi durdurduklarını gördük.

Durumu açıkladılar: “Dersim Kürtleri boğazı tutmuşlar. Tehlike var. Geçilemez.”

Bir subay, kuvvet gönderilmesini merkeze yazmış. O kuvvet gelince tertibat alacak, hücum edecek ve eşkıyayı püskürterek yolu açacakmış...

Pek iyi ama, bu eşkıyanın kuvveti nedir? Nereyi, nasıl tutmuş? Ne kadar kuvvet gelecek, ne zaman gelecek?

Bu sorunlar çözülünceye dek, geriye Erzincan’a dönmek ve kimbilir nice günler beklemek gerekir. Bizim ise, işimiz pek aceleydi. Ben Erzurum ile Sivas arasındaki yolu belli bir sürede aşıp kararlaştırılan günde Sivas’ta bulunamazsam, şurada burada, şu veya bu sebeple korktuğum ve beklediğim, Sivas’ta ve başka yerlerde duyulursa, panik başlayabilir, işler altüst olabilirdi.

O halde karar? Tehlikeyi göze alıp yola devam etmek. Başka çaremiz de yoktu. Yalnız ufak bir tedbir almayı uygun buldum.

Ellerinde hafif makinalı tüfekler bulunan fedakâr arkadaşlarımızdan birkaçını -şimdi alay komutanı olan Osman Bey, ki Tufan Bey adıyla tanınmıştır, bunların başında idi- bir otomobille kendi otomobilimizin önüne geçirdik. Sağdan soldan gelecek uzak mesafedeki ateşlere aldırış etmeyerek, otomobiller, şose üzerinde süratle ilerlemeye devam edecekler. Vurulan, ölen olursa, onlarla meşgul olunmayacak... Tam şose üzerinde ve yakınında, şoseyi kapamış olan eşkıyaya rastlanırsa, hepimiz otomobillerden atlayacak ve hücum ederek yolu açacağız. Kalanlar tekrar kullanılabilir durumdaki otomobillere binerek ve süratle uzaklaşarak yola devam edecekler... İşte verilen emir de buydu...

Bu tedbiri ve bu tarzdaki hareketi yerinde ve emniyetli görmeyenler bulunabilir. Gerçi bu tarihlerde Elâzığ Valisi Ali Galip Bey’in Dersim’de dolaştığı, bazı propaganda ve tertiplere giriştiği bilinmekteyse de, açıklayayım ki, ben, her şeyden önce, boğazın gerçekten tutulmuş olduğuna inanmadım. Bunu, İstanbul Hükûmeti’nin yardakçısı olabileceğini tahmin ettiğim bazı kimseler tarafından, sırf beni geri dönmeye mecbur etmek için uydurdukları bir plan olarak kabul ettim. İkincisi, eğer Dersim Kürtleri boğazı tutmuşlarsa, bunların alabilecekleri tertibatın, uzak tepelerden yola ateş etmekten ibaret kalması bence çok muhtemeldi.

Özet olarak, yürüdük, boğazı geçtik ve 2 Eylül 1919 günü Sivas’a vardık. Halkın, şehrin çok uzaklarından başlayan büyük ve parlak gösterileriyle karşılandık.

3.Kolordu Komutanı olan Salâhattin Bey, Sivas’ta bulunuyordu. Vali Paşa ile birlikte, kongreye gelen delegelerin yerleştirilmesinde, Heyet-i Temsiliye için lise binasının ve kongrenin yapılacağı salonun hazırlanmasında, ayrıca her türlü tedbirin alınmasında, bir konukseverlik örneği verecek şekilde mükemmel çalışmışlardı.

Refet Bey orada değildi. Nerede bulunduğunu da kimse bilmiyordu. 7 Temmuz 1919 tarihli genelgemiz uyarınca, kendi bölgesi olan 3.Kolordu bölgesinden ayrılmaması gerekiyordu ve özellikle tam Sivas’ta kongre yapılacağı günlerde orada bulunması da uygun olacaktı. Haberleşme sonunda kendisinin Ankara’da olduğu anlaşıldı. Ankara’da Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa’ya, “Derhal ve mutlaka Sivas’a gönderilmesini” emrettim. 7 Eylül’de geldi. kendisini Heyet-i Temsiliye üyesi olarak kongre üyelerine tanıttım.

Efendiler, bizden önce gelmiş olan delegeler, bizi beklerken, aralarında toplantılar yapmışlar ve hazırlık niteliğinde bazı tasarılar kaleme almışlar.

Bizim gelişimizden sonra da bazı özel toplantılar ve görüşmeler olmuş ve bu kez bazı kararlar da verilmiş. Müsaade ederseniz, çok ilginç olduğu için bu noktayı açıklayayım:

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


62384 - unknown - 38.107.179.238