25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

 

Baş döndüren sarışının mazisi…

 

Bira denince aklınıza ilk gelen nedir? Çoğumuzun aklına hemen; büyük, uzun bir bardakta sunulmuş susuzluğunuzu giderecek, soğuk altın renkli bir içecek gelir. Oysa 19. yüzyıldan binlerce yıl önce bira denince akla koyu renkli, ılık ve neredeyse gazı kaçmış bir içecek gelirdi. Yani bugünküne hiç benzemeyen bir içki! Artık pek çok kişi için vazgeçilmez olan biranın geçmişine göz atmaya ne dersiniz?..

 

 

 

 

Öğr. Gör. David SHIPMAN BA, MBII

Executive Chef- Chief Lecturer

Yeditepe Üniversitesi/Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü

 

Bundan 150 sene evvel neredeyse her kentin kendine has bir birası vardı. İyi ya da kötü, farklı veya aynı diyalelekt, kültür veya mutfak gibi bölgenin özelliklerini yansıtırdı bira da. Sonraları ilerleyen teknolojik uygulamalarla bazı biralar kayboldu, bazıları ülke içine ve bazıları ise milletlerarası boyuta genişledi. Başta İngiltere, Belçika ve Amerika olmak üzere bira, büyük rekabet piyasasına açıldı.

 

Tarihçesi…

 

En eski güvenilir kaynaklara göre bira yapımı 5000 yıl öncesine, Sümerlilere dayanıyor. Onların resmettiklerine göre, önce ekmek yapıyorlar, daha sonra bunu ufalayarak suya koyuyorlar ve belli ki çok hoş olan bu sıvıyı içiyorlar. Çinliler ve Afrika ile Amerika’nın yerlilerinin de ekmeği bira yapımında kullandıklarını gösteriyor kayıtlar.

 

Her ne kadar şaraptan sonra ikinci sırayı alsa da, hiç şüphe yok ki bira yapım teknikleri Mısırlılar, Yunanlılar ve Romalılar tarafından geliştiriliyor. 5. yüzyılda Roma’nın düşmesinden sonra bira, içki kültürü içinde merkezi bir yer elde edebiliyor. İlk uygarlıklar zamanında bira yapımı kadınların işi olarak görülmekle beraber Roma’nın düşmesinden sonra bu görev manastırların eline geçiyor. Keşişlerin bira yapmasının pek çok nedeni var o zamanlar. Öncelikle hijyen yeterli olmadığı için bira sudan daha güvenli bir içecek olarak görülüyor. Ayrıca yolculara bira satışından manastırlara ciddi bir gelir kalıyor. Bunun yanı sıra biranın içki değil de besleyici bir yiyecek olarak kabul ediliyor olması oruç tutulan zamanlarda da tüketimini mümkün kıldığından, bazı manastır kayıtlarına göre bira tüketiminin günde kişi başına 5 litre olduğu görülüyor. Bununla beraber Protestan Kilisesi’nin ortaya çıkışı ve Katolik Kilisesi’ndeki katı kurallar manastırların tekelinde olan “pub” (bar) kavramını şehirlere taşıyor ve krallar ile hükümetler de bira endüstrisini kontrol etmeye ve vergi toplamaya başlıyorlar.

 

Almanya’nın liderliğinde…

Bira kalitesi Ortaçağ’ın sonlarına doğru gelişiyor ve bira yapımında arpa kullanılmaya başlanıyor. Saklama teknikleri geliştikçe bira yapımında bölgesel farklılıklar da gözleniyor. Bu konuya 1420 yılında fıçı bira tekniğini geliştirmiş olan Almanya liderlik ediyor ve bira kalitesini korumak adına kurallar koyuyor. 1516 yılında çıkan “German Beer Purity Law” (Alman Bira Saflık Kanunu) ile bira yapım kuralları resmen ilan ediliyor ve bira yapımında saf su, arpa ve barley dışında bir şey kullanılması yasaklanıyor. Bu dönemde birada maya kullanımı henüz bilinmiyor. Münih, Hamburg, Bremen ve Berlin önemli bira imal merkezleri haline geliyor.1553 yılında kurulan Becks Bira, günümüzde halen bira üretmeye devam ediyor. 19. yüzyılda olan gelişmeler -buharlı makine, soğutma sistemleri- bira yapımına ve dağıtımına önemli katkıda bulunuyor. Bira birçok bilim adamının da ilgisini çekiyor ve bunlardan Louis Pasteur, “Etudes Sur la Biere” (Birayla İlgili Çalışmalar) adlı eserini 1876 yılında yayınlıyor. Bu eser sonucu ‘pastörize’ kavramı birada sütten tam 22 sene evvel uygulanmış oluyor!

 

Bira yapımı…

Bira yapımı, iki ayrı işlemden oluşuyor: Malting (tahılın işleme tabi tutulması) ve Brewing (mayalama işlemi). Tahıl, genellikle arpa, aşağı yukarı iki gün suda bekletiliyor. Bu işlem filizlenmeyi harekete geçiriyor. Filizlenme olurken tahıldaki nişasta şekere dönüşüyor. Filizlenmiş olan tahıl ya da diğer deyişle malt kurutuluyor ve kavruluyor. Kurutulmuş malt öğütülüyor ve sıcak suyla eziliyor. Ortaya çıkan bu şekerli solüsyona “wort” deniyor. Wort süzülüyor ve biraya acımsı bir tazelik vermek için şerbetçi otu ilave ediliyor. Bazen biranın çeşidine göre bazı baharatlar ve meyveler de ekleniyor. Daha sonra bakterilerden korumak ve şerbetçi otunun aromasını çıkarmak için buhardan geçiriliyor. Bunların sonunda karışım fermentasyona hazır hale geliyor. Geçmişte bira yapımcıları doğal mayadan faydalanmalarına rağmen günümüzde mayalar gayet dikkatlice seçilerek kimyacılar tarafından tat ve verimi arttıracak şekilde işlem görüyor. Geleneksel Ale biralarının fermentasyonu aşağı yukarı 16 derecede 6 gün sürüyor. Mayalar karışımın üstünde kalarak yapılmasına rağmen, fıçı biralarda mayalar karışımın alt kısmında kalarak üretiliyor ve fermentasyon bu tip biralarda 10 derecede 3 haftada yapılıyor. Fermentasyondan sonra bira, tahta fıçılara ya da genellikle metal tanklara konuyor. İkinci fermentasyonda dışarı çıkan karbondioksit biraya gazını vererek tadını yoğunlaştırıyor.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


61943 - unknown - 38.107.179.238