Su Yanı
Yalıda yemek
keyfi…
Hôtel Les Ottomans’ın Boğaz keyfi ile birlikte özel
lezzetler sunan restoranı, Su Yanı… Şef Avustralyalı, üstelik kadın... Mönüde
balık ve deniz mahsulleri ön planda... Şık bir ortam, iyi bir servis ve en
önemlisi damakta güzel izler bırakan tatlar… Suyun yanına gitmek için hepsi
‘geçerli’ nedenler bunlar…

Ortalama hesabın içki dahil, kişi başı 100-120 YTL. arasında
değiştiği Su Yanı, açılışından bu yana yoğun bir ilgi görüyor. Hafta içi
genelde işadamları, hafta sonu ise en üst standarttaki misafirleri ağırlayan
restoran yedek listeler ile çalışıyor.
Hôtel Les Ottomans’ın Boğaz kenarında yer alan restoranının
adı, “Su Yanı”… Bayıldım ben bu isme... Çok yalın, Türkçe ve en önemlisi temayı
çok güzel ifade ediyor. Öğrendiğime göre mekanın adını Metin Fadıllıoğlu
düşünmüş, Ahu Hanım da çok beğenmiş.

Otelin dış mekanında yer alan Su Yanı Restaurant ve Bar,
yalının özel olarak hazırlanan bölümlerden biri. Burada uzun sedirler,
trelisler ve tonoz tente kullanılarak yine Osmanlı çizgilerini taşımakla
birlikte, iç mekanlara oranla çok daha yalın bir ortam oluşturulmuş. Konumu ile
Boğaz’ın en güzel noktalarından birini yakalayan restorandaki mobilyaların
büyük bir bölümü Zeynep Fadıllıoğlu’nun uzun yıllar birlikte çalıştığı, tarzını
bilen ustalar tarafından yapılmış.
17 Haziran’dan bu yana açık olan Su Yanı, 110 kişi
kapasiteli. Haftanın yedi günü; sabah saat 08.00-11.30 arasında kahvaltı,
12.00-15.00 arasında öğle yemeği ve 19.00-23.30 saatleri arasında akşam yemeği
servisi veriyor. Restoranda servis ve mutfak bölümünde toplam 80 kişi
çalışıyor.

Şefin dünya serüveni
Su Yanı Restaurant’ın kadın şefi Robyn Cooper, Avustralyalı.
13 yıldır Avustralya’da çeşitli otellerde, daha sonraki beş yıl Avustralya’da
Hyatt Hotel’de, iki yıl Dubai’deki ünlü Jumeriah Beach Hotel ve iki yıl da
Güney Kore’de 1500 yataklı Lotte Hotel’de çalışan Executive Chef Cooper, geçmiş
deneyimleri ile Su Yanı için çok özel bir çalışma yapmış. Mönü, bir aylık
sürede son şeklini almış. Mönü oluşturulurken Türkiye’de aynı kalitede ve
sürekli olarak temin edilecek malzemenin araştırmasını yapmışlar. Bu arada
Robyn Cooper, öncelikle Türk damak tadını ve Türk yemeklerini incelemiş.
Uluslararası müşteri potansiyeli olan bir otel restoranı olarak mönü, Avrupa
mutfağı ve özel birkaç geleneksel Türk yemeğinden oluşturulurken amaç, klasik
lezzetleri en üst düzeyde ve kalitede sunmak olarak belirlenmiş.

Öne çıkanlar ve şarap konusu
Sonunda konuklar tarafından gördüğü ilgiye göre Su Yanı’nda
öne çıkan alternatifler; Ördek Fırın; karamelize patates, ıspanak ve balzamik
sirkeli armut dilimi ile ve Parmesan peyniri ile sote edilmiş St.Jacques
karnıbahar püresi yatağında, trüf mantarı köpürtmesi ve Beluga havyarı olarak
ortaya çıkmış. Ama Cabernet Sauvignon Soslu Izgara Bonfile karamelize soğan
marmeladı, kimyonlu patlıcan püresi ve fırında kuşkonmaz ve Çikolata Kulesi;
ıslak çikolatalı kek üzerinde çikolatalı mousse ve çikolatalı sorbe, earl grey
şurubu da favoriler arasında imiş.
Su Yanı’nda güzel yemeklerin yanındaki şarap seçenekleri
için Sommelier Davide Zubani, Les Ottomans şarap listesinin tabanının eski ve
yeni dünyadan en ilginç ve lezzetli şarapların oluşturduğunu ifade ediyor. Bu
sayede misafirlere bu aromalardan oluşan bir serüven yaşatmaya çalışıyorlar.
Ayrıca akşam üzeri, gün batımında Bar Şefi Altuğ Kılıçarslan’ın hazırladığı
Halle Berry, Basil Martini, Ginger Scotch gibi kokteyllerin de tadılmasını
öneriyorlar.

Kışa ‘Yalı Hatun’ devrede olacak
Havalar soğuduktan sonra zorunlu olarak kapanacak, Su
Yanı... Bu kez otelin iç kısmında yer alan 90 oturma kapasiteli “Yalı Hatun”
adlı restoran devreye girecek. Son derece şık ve özgün bir biçimde dekore
edilen Yalı Hatun Restaurant’ın da, yazlık restoran Su Yanı kadar popüler
olacağını düşünüyorlar. Mönüyü yazlık mönüye paralel; daha az seçeneklerden
oluşan, ancak sık sık değişen bir mönü olarak tasarlamışlar.
Sonuç itibarıyla havalar güzelken Boğaz’da Su Yanı’nda
yalının, suyun ve güzel lezzetlerin tadını çıkartmakta yarar var. Sonrasında
ise üzülmeye hiç gerek yok; belli ki Yalı Hatun da en az Su Yanı’ndaki kadar
güzel ağırlayacak, yalıdan ayrılmak istemeyenleri!..

Mönüden…
Kahvaltı:
Su Yanı Kahvaltı, Kontinental Kahvaltı, Amerikan Kahvaltı,
Glutensiz Kahvaltı, ‘Sparkling’ Les Ottomans Kahvaltı, (42-128 TL.); A La Carte Kahvaltı (14-27 TL.)
Başlamak için:
Dereotu ve limon sosunda dinlendirilmiş levrek, marine
avokado, domates ve nar ekşisi ile; Taze yengeç etli marine somon, avokado
püresi ve yaban turplu aioli ile; Kabuklu deniz mahsülleri bisque, sote karides
ile; Pancarlı roka salatası, fırınlanmış domates, parmesan ve çıtır prosciutto
ile … (18-45 TL.)
Ana Yemekler:
Kişnişli patates mücveri üzerinde jumbo karides, Tai
baharatlı sos ile; Sahanda pişirilmiş domates soslu levrek buğulama, bademli
pilav ile; Somon ruloları tava, wasabili patates püresi, Çin ıspanağı, ve frenk
soğanlı sos ile; Sahanda pişirilmiş domates soslu levrek buğulama, bademli
pilav ile (28-70 TL.)
Tatlılar:
Lokumlu creme brulee, fıstıklı çıtır biskuvi ile; Çıtır
muhallebili milföy, naneli frambuaz sorbe ve orman meyveleri ile; Vodkalı limon
sufle, portakal ve antep fıstıklı meyve salatası ile (14 TL.)