25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa

Yeşim Silahtaroğlu

Lykia Dünyasının Arka Bahçesinde!

 

Geçmişi 1800’lü yıllara uzanan tam anlamıyla bir aile şirketi olan Silkar, farklı sektörleri bünyesinde toplayan holding. Turizm ise bu grubun kilit noktalarından. İşte bu kilit noktadaki en stratejik isimlerinden biri de Mali İşler Koordinatörü Yeşim Silahtaroğlu… Kendisinden öğrendiğimize göre, Lykia World markası ile tanınan grubun Kapadokya’dan sonraki hedefi, Antalya. Ve yepyeni bir golf oteli…

 

 

Söz ettiğimiz kişi, Lykia zincirinin başındaki üç isimden biri... Lykia Dünyası’nın görünmeyen yüzünde çalışıyor. Kendi deyimiyle işin “arka bahçe”sini topluyor. İşin tatile, tatilin işe dönüştüğü bu dünyada O’nun görevi rakamlarla oynamak... Fransız Dame de Sion Lisesi mezunu olan ve Boston’da Uluslararası İlişkiler ve Ekonomi eğitimi alan Yeşim Silahtaroğlu, Lykia World Mali İsler Koordinatörü. Eğitiminden aldığı güçle görevini hakkıyla yürüten başarılı iş kadını ile Silkar Holding, Lykia World ve gelecek yatırımları üzerine doyurucu bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

Silkar, uzun açılımıyla Silahtaroğlu Kardeşler nasıl doğdu? Siz bu oluşumun içine ne zaman dahil oldunuz?

Silkar aslında çok eskilere dayanıyor. Silahtaroğlu Kardeşler, 1860’larda Erzurum’da işe manifaturacılıkla başlamış olan iki kardeşin kurmuş oldukları bir ortaklık. Sonraları bütün aile İstanbul’a geliyor ve yavaş yavaş diğer ticari sektörlere kayılıyor. Otomotiv sanayine giriliyor, zirai ilaçlama aletleri ve pompa üretimi başlıyor, sanayiye geçiliyor. 1980’lerin başında turizm sektörüne Silkar Grubu’nun ilk yatırımı yapılıyor. 1984’te ilk tesisimiz olan Robinson Çamyuva açılıyor. Sonra Pamfilya, Kapadokya Lodge ve Lykia World olarak tesis inşaatları yapılıyor, mal sahipliği söz konusu. Silkar’ın turizmdeki yeri, 1996’ya kadar hep mal sahibi olarak devam ediyor. 1996 yılından itibaren ise hem tesislerin sahibi hem de işletmeciliğine giriyor. 10 senedir bu şekilde faaliyet gösteriyoruz. Yatırımcı bacağımız olduğu gibi aynı zamanda da işletmeciyiz.

 

 

Silkar Holding olarak hangi sektörlerde çalışıyorsunuz? Turizmin tüm bu sektörler içerisindeki yeri sizin için nedir?

Şu anda günümüzde dört ana sektör var. Bir tanesi turizm, biri otomotiv, sanayi ve madencilik. Turizm, yatırımı yüklü miktarda olan bir sektör. Yatırım olarak baktığınızda değersel olarak en önde geliyor. Üretime bakarsak da yine lokomotiflerden bir tanesi. Başta geliyor. Sonra madencilik ve otomotiv gelir. Bu şekilde sıralayabilirim.

 

Lykia World, ‘Alman Kalite Denetim Vakfı’ tarafından “Akdeniz’in En İyi Tatil Köyü” seçildi. Başarınızın anahtarı ve Lykia World’ü benzerlerinden ayıran özellikleri nedir?

Biraz kazandığımız ödül ve kapsamından bahsedeyim. Ödülü veren firma Almanya’da bir vakıf ve her türlü sektör ve üründe kalite denetimi gerçekleştiriyorlar. Contact lens de değerlendiriyorlar, bankacılık hizmeti de. Turizm de değerlendirdikleri konulardan bir tanesi. O yıl yapmış oldukları değerlendirmede “En İyi Tatil Köyü” seçildi, Lykia World. Bu bizim için çok büyük bir şey. Çünkü bu vakıf Avrupa’da çok ciddiye alınan bir kurum. Ayrıca Almanya da bizim için önemli bir pazar olduğundan bu ödül bizi çok sevindirdi. Ve kalitemizi tescillendirdi. Bizim konseptimizin ne olduğunu sorarsanız, bizim birçok ürünümüz var. Aile üzerine yoğunlaştık ve uygulamalarımız aile ağırlamaya çok uygun. Altı aylık bebekten itibaren, ailenin her bireyine hitap edebilecek ürün ve hizmet çokluğu bizde var. Çocuklar için çocuk cenneti, büyükler için kara ve su sporları, motorlu sporlar, SPA… Aslında biz etrafımıza baktığımızda bu kadar kapsamlı ürün ve hizmet bulmakta zorlanıyoruz! Konseptini bu kadar geniş tutan, bu kadar farklı kitlelere hitap eden tesis yok gibi… Herkes deniz, güneş ve kum sunuyor. Ama bizde çok fazla aktivite var. Bir kere tatilinizi çok farklı değerlendirebilirsiniz. Hiç denemediğiniz bir yamaç paraşütü yapabilirsiniz mesela ya da Kelebekler Vadisi’ne gidip kanyoning yapabilirsiniz. Tabii bulunduğumuz lokasyonun da bize çok fazla katkısı var.

 

 

Şu an itibariyle daha çok hangi ülkelerden konuklar ağırlıyorsunuz? Yerli konuklarınızın oranı nedir?

Ağırladığımız misafirlerin kompozisyonunu sorarsanız yüzde 30’larda Almanlar var, yüzde 25’lerde Ruslar ve yine aynı oranda İngilizler. Türk pazarımız da kuvvetli. Yılın geneline baktığımızda Türkler, dönemine göre değişmekle birlikte yüzde 15’ler civarında. Geri kalanlar da Belçika, İsrail ve diğer Rus ülkeleri. Geniş bir dağılımımız var.

 

Kendi içinde bir dünya olan Lykia World bir bakıma sizin de dünyanızı oluşturuyor. Bu dünyaya bakışınız, bu dünyanın size hissettirdikleri neler?

Öncelikle ‘iş’ ifade ediyor. Tatil ve iş kavramları herkesin kafasında çok farklıdır. Bizim işimiz tatil, yani insanlara hizmet sunmak. Ben bu olayın biraz arka bahçesinde yer alıyorum. Ben işin finansman kısmındayım. İşletmeci olarak öndekilerin çok farklı görüşleri olabilir ama benim için önemli olan oradaki hizmetimizin kalitesini tutturmakla beraber, fiyat ve kalite verimliliğini arttırmak, yani işletmenin dönüşümünü sağlamak. Benim bakış açım bu yönde. Ama biz Lykia World’ün kalitesini her zaman biraz daha fazla yükseltmeyi hedefleyen bir grubuz. Yani hiçbir zaman hizmetten taviz vermeyen ama bunun bedelini de ona göre fiyatlandıran bir grubuz. Dolayısıyla tatil fikri benim kafamda Lykia World ile uyuşmuyor. Çünkü iş yapıyoruz. Benim tatil anlayışım, çok da fazla konfor aramadan çocuklarla bir arada olmak, onlarla zaman geçirmek.

 

 

“Her şey dahil” ile birlikte herkesin tatil köyü anlayışı farklılaştı. “Her şey dahil”e sizin bakışınız nedir?

Biz bu sisteme karşı olan bir grubuz. Bu sistemin yaygınlaştığı 90’lı yıllarda bu sisteme geçmemiş bir kurumuz. Halâ da duruşumuz o şekilde. Çünkü verdiğimiz hizmetten ödün vermek istemiyoruz. Fiyatınızı fikslediğiniz zaman ve bunun içine her şey dahil dediğinizde aslında ne oluyor, hizmetten çalmaya başlıyorsunuz! Bir defa kâr marjınızı belirlemiş ve onun içerisinde oynamış oluyorsunuz. Çevremde bu sistemle tatil yapan kişilerin memnun olmadıklarını görüyorum. Çünkü beklentileri farklı oluyor, karşılarına çıkan farklı. Bu hem işletmeci açısından rantabl bir sistem değil hem de insanların yılda bir ya da iki hafta tatile gittiklerini düşünürseniz, sizi mutlu kılabilecek bir sistem değil. Siz eğer tatilde aradığınızı bulamıyorsanız o zaman her şey dahil sistemin size verebileceği bir şey yok demektir. Dolayısıyla biz bu sistemin karşısındayız. Biz sistemimize ise “tam pansiyon plus” diyoruz. Yemeklerde soft içecekler dahil ama ekstralarınızı barda artı para ödeyerek karşılayabiliyorsunuz.

 

Biraz da Lykia World için yaptığız Kongre Merkezi yatırımınızdan söz edelim… Ne kadar yatırım yaptınız? Özellikleri nelerdir? Aldığınız geri dönüşümler nasıl?

Tesisimizi 2005 Ağustos itibariyle açtık. Yaklaşık 3,5-4 milyon Euro’ya mal olmuş bir yatırım. Bizim açımızdan da çok faydalı bir yatırım olduğu kanısındayız. Çünkü tesisimizin yapısı itibariyle çok büyük grupları ağırlayabilecek durumdayız. 1000 kişilik konferans merkezimiz var. Bugüne kadar gelmiş gruplar da çok memnunlar. Gerek lokasyon gerek yapısı itibariyle gruplara çok iyi hizmet verebilen bir konferans merkezi. Nisan-Mayıs, Haziran-Ağustos, Eylül-Ekim aylarında, yani normal turistin daha az geldiği dönemlerde doluluk sağlayabilecek bir işletme. İlk yıl için tahminimizin üzerinde rezervasyon aldık. İlaç firmaları, bankalar, özel sektörden diğer firmalar geliyor. Çok memnunuz... Yaklaşık olarak 20 bin geceleme ile iyi bir getirisi oldu bize.

 

 

Peki Kapadokya Lodge, yeni adıyla Lykia Lodge beklentilerinizi karşılıyor mu?

Kültürel turizm, Türkiye için çok önemli bir turizm faaliyeti. Özellikle Kapadokya bölgesi çok güzel bir bölge. Fakat genel anlamda bölgesel pazarlamanın doğru yapılamaması, fiyatların ucuz oluşu sebebiyle hiçbirimiz bölgede istediğimiz rantaliteyi alamıyoruz. Ama önünün çok açık olduğunu da görüyoruz. Bölgenin ilerde daha iyi olacağını düşünüyoruz. Biz yatırımımızdan memnunuz ve yatırımımız da devam ediyor. İlave bir konferans bölümü yaptık. Seneye de müşterilerin beklentisi doğrultusunda, hamam/sauna kompleksi ilave olacak.

 

Yılda kaç geceleme yapıyorsunuz? Mevsimsel olarak doluluklar nasıl gidiyor?

Kapadokya’da genelde yabancı ağırlıklı olarak sıklıkla Amerikalılar’ı ve İtalyanlar’ı ağırlıyoruz. İlk ve sonbaharlarda, bayram, yılbaşı ve özel günlerde yüzde 100 dolulukla çalışıyoruz. Kültürel turizm olduğundan orada tekrar gelen konuklar olmuyor. Ama Lykia World olarak tekrar gelen müşteri oranı çok yüksek. 10 sene üst üste gelen müşterilerimiz dahi var. Bu da kalitemizin müşteriler tarafından ne kadar beğenildiğini gösteriyor.

 

Grup olarak bu yılı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu sene başta rezervasyonlar çok parlak gitmedi. Ama bu Kasım ayından itibaren belliydi. Yaşamış olduğumuz birtakım olumsuz olaylar nedenleriyle Türkiye’ye turizmin yönelimi az oldu. Bunu da tur operatörleri, birkaç senedir Türkiye’nin çok moda olduğu fakat bu yıl olmadığı şeklinde açıkladılar. Onun üzerine de negatif olaylar girince tabii rezervasyonlar çok geriledi. Fakat bizim üç türlü şansımız oldu. Birincisi biz lokasyon olarak Antalya’ya oranla farklı bir yerdeyiz ve bizim bölgemizde rekabet, Antalya kadar yoğun değil. İkincisi tekrar gelen müşteri oranımız çok fazla. Üçüncüsü de biz oturduk, pazarlama departmanı olarak ne yapabiliriz diye düşündük. Bundan etkilenen ülkeler hangileri, buralarda nasıl pazarlama faaliyetleri yapabiliriz ki rezervasyonu arttırırız diye planlar yaptık. Antalya bölgesinde çok düşük fiyatlar var. Ama biz geçen senenin yüzde 10-15 altında geceleme yapacağız. Bunun da iyi olduğunu düşünüyorum. Kârlılık olarak da geçen seneyi tutturacağımızı sanıyorum.

 

Peki yurtiçi ve yurtdışında yeni yatırımlarınız söz konusu mu?

Türkiye’de 21 delikli bir golf sahası ve resort otel yatırımımız var. 2007 Mayıs ayında tamamlanacak. Lykia World Antalya... Bu tesisimizde golfle birlikte SPA da ön plana çıkacak. Yurtdışı için de düşündüğümüz, kendi işletim sistemimizi geliştirmek ve yurtdışındaki otelleri kendi işletme bünyemize almak. Bunda da, yani grup işletmeciliğinde de başarılı olduğumuzu düşünüyoruz. Yurtdışına böyle bir açılımımız var.

 

 

Silkar ve FMS!

Facility Management Servises, yine bizim kurmuş olduğumuz bir teknik hizmet şirketi. Yapmış olduğumuz genel anlamda şu: Otel sektöründe çok ciddi teknik ekipman yatırımı var. Makine ve teçhizat donanımı çok yüksek. Bu getirmiş olduğumuz yazılımla, bu makine ve teçhizatın doğru kullanılması, doğru zamanlarda bakımının yapılması, doğru insan gücünün kullanılması sağlanıyor. Yani hem makine teçhizat anlamında verimlilik artırımı kullanımda hem de donanımın bakımlarla ömrünün uzatılması. Ayrıca insan maliyeti anlamında da verimlilik sağlanıyor. Bu anlamda bu sektöre bir girişimiz oldu. Şu andaki hedefimiz aynı zamanda enerji tasarrufu üzerinde yoğunlaşmak. Tesisler içinde kullanılan enerji maliyetlerini düşürmek, tasarruf yapmak. Bu anlamda oluşturduğumuz firmamız da yeni yeni büyüyor.

 

Burhan Silahtaroğlu’nun ‘Meşe Projesi’…

Tema ile birlikte başlattığımız meşe bağışı projesi halen sürüyor. Misafirlerimize otelden ayrılırken, ‘Bu kampanyaya bağış yapmak ister misiniz’ diye soruyoruz. Sanırım bağış miktarı 1 TL. Arzu etmezlerse kaldırıyoruz, ederlerse alıyoruz. Burhan Bey’in düşüncesi şu ki turizmde bu kadar konaklama var, herkes 1 Lira bağış yapsa çok büyük bir meblağ toplanabilir. Çok yaygınlaştıramamakla birlikte bu çalışmaya halen devam ediyoruz. Bizim sosyal sorumluluğumuz çok yüksek. Kendi içimizde de vakfımız var: Silkar Vakfı. Okul yaptırıyoruz, burs sağlıyoruz… Silkar Grubu’nun sosyal sorumluluk projelerini devam ettirmesi lazım ve de bu konuda bilinçliyiz. Başka projeler olursa da yapacağız.

 

Turizme heves edenlere…

Hizmet sektörü zor ve emek yoğun bir sektör. Karşılığında müşteri memnuniyeti ile ödüllendiriliyorsunuz. İnsanların taleplerini karşılamak kolay bir şey değil. Gençlere önerim mutlaka turizm eğitimi almaları. Ardından da kendilerini geliştirebilecekleri iyi yerlerde çalışmaları gerekiyor. Birbiri ardına tesisler açılıyor. Kaliteli eleman bulmak zor. İşletmeler de eleman ihtiyacı içindeler. Bence bu sektöre gençler yönelmeliler, ancak eğitim ve sektörde gelişim şart.

 

Lykia Links Golf

Lykia Group’un son projesi Manavgat’ta açılacak olan golf oteli, “Lykia Links Golf”... Tüm dünyada 36 bin golf sahasından sadece 300’ü link golf sahası*. Dolayısıyla bu özelliği ile Lykia Links Golf, Türkiye’de bir ilk’e imza atmakla kalmıyor, ülkemizi bu alanda dünya sıralamasında yukarılara da çekiyor. Lykia Group’un yatırımı link golf sahasının yanı sıra Lykia World Antalya tesisini de kapsıyor. 1000 dönüm üzerine kurulu tesis, resort özelliği de taşıyor. 1200 yatak kapasiteli Lykia World Antalya ise 200 dönüm arazi üzerine kurulu. Tesis güney yönünde Akdeniz’e, kuzey yönünde ise Toroslar’a bakan, 40-200 metrekare arasında değişen konaklama ünitelerine sahip.

 

<< Önceki Sayfa


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


61970 - unknown - 38.107.179.240