351. KANGURU
Avusturalya’da gördüğü
koyun ve inekleri küçük bulan ve Amerika’da onların en az iki misli
büyüklerinin olduğuyla böbürlenen hızlı Joe’ya,
- Ya kangurular, demişler.
- Biz onlara çekirge deriz,
demiş çıkmış.
352. ÇORAP
Belçikalı genç italya’ya
gitmiş. Plajda tanıştığı bir italyan zamparasına orada zamparalık yapmanın
yolunu sormuş. İtalyan,
- Mayonun içine çorap sok,
demiş.
Bir süre sonra
karşılaştıklarında Belçikalı genç ümitsiz bir durumdaymış. İtalyan zampara
bakmış, bakmış,
- Çorabı mayonun önüne
koyacaksın, demiş.
353. TAVSİYE
Amerikalı babasına,
- Evleniyorum, bir tavsiyen
var mı, diye sorunca,
- Var, hem de iki tane,
birincisi, karına haftada bir erkek arkadaşlarınla çıkacağını söyle, ikincisi,
erkek arkadaşlarınla sakın buluşma.
354. ÇOCUK STOP
Savaşta çocuklarını uçak
bombardımanından kaçırmak için annesinin memleketine gönderen anneye bir hafta
sonra şu mesaj gelir,
- Uçakları bize görder STOP
Çocukları sana gönderiyoruz STOP Annen STOP
355. ÇOĞALTMA
Hoca, şu zaman cinsel ilişkide
bulunulur, şu zaman günahtır, haramdır diye vaaz verirken biri dayanamamış,
- Hoca efendi altı uşağın
var. Bunları ne zaman yaptın. İtiraf et, kadın kısmı tatlıdır.
Allahın emridir. Ümmet- i
Muhammed çoğalacak.
- Hoca efendi bu dünyada
adam kalmadı da sen mi çoğaltacaksın?
356. ET
Yamyam Bey ile Yamyamayan
Hanım evlenmişler. Ama hanidir gerdekten çıkan mıkan yok. Neden sonra Yamyam
Bey tombul bir tebessümle dışarı çıkmış.
- N’oldu, demişler.
- Onu o kadar, o kadar çok
seviyordum ki, içimde kalsın istedim ve yedim. demiş.
357 İKAMET
Polis iki yabancıyı
tutuklamıştı. Polis sordu:
- Nerede oturuyorsunuz?
- Hiç bir yerde.
Polis bu kez diğerine
sordu:
- Sen nerede oturuorsun?
- Ben de arkadaşın iki
sokak ötesinde.
358. SOĞAN
Tunceliler soğanı çok
severler. İki tane Tuncelli Milli Piyango bileti almışlar, oturup hayal
kuruyorlarmış.
- Büyük ikramiye bana
çıkarsa iki kamyon soğan alırım, demiş biri.
Diğeri uzun uzun
düşündükten sonra,
- Bana alacak birşey
bırakmadın, demiş.
359. S. S. P. P.
İtalyan ağası biricik
kızını evlendirecek, sınadığı damat adaylarından hiçbirini gözü tutmuyor. En
sonunda babayiğit bir köy delikanlısı getiriyorlar, ağa beğenir gibi oluyor ama
yine de denemek lazım. Köyün yakınlarındaki tecrübeli birine gönderiyorlar.
Kadın bir hafta sonra ağanın çiftliğine rapor vermeye geliyor. Evde kimseyi
bulamayınca kapıya not barıkıyor: “S. S. P. P.”
Ağa yazıyı, “Sante
santissimo potente potentissimo” olarak yani sağlığına sağ, iktidarına muktedir
olarak yorumluyor ve kızı veriyor. Birkaç ay sonra damat fos çıkınca ağa hanımı
çağırıyor,
- Niye bize sağlıklıdır
dedin de bizi aldattın, hani damat “Sante Santissimo Potente Potentissimo” idi?
- Ne diyorsunuz siz ben
öyle demek istememiştim ki, benim notumda kısaca “Solo Servire per Piscere”
yani yalnızca işemeye yarar yazıyordu.
360. PENGUEN
Ali’nin elinde tuttuğu
penguenle beraber görenler,
- Bunu Hayvanat Bahçesi’ne
götür, diyorlar. Bir müddet sonra Ali’yi tekrar görüyorlar.
- Hayvanat Bahçesi’ne
götürmedin mi?
- Götürdüm, şimdi de
sinemaya gidiyoruz.