361. HA BE AĞAM
Ağanın şerrinden köy
değiştiren Memo yeni yerleştiği mezarının ağasından çok memnunmuş. Ağa onlara
çadır kurdurmuş, her öğlen yemek gönderiyormuş. Memo ağaya teşekküre
gittiğinde, çok ısrar edince, sonunda ağa ondan bir şey istemiş.
- Şo dağdan bana bir dişi
ayı getiresen.
- Ağam, ayılar sana kurban
olsun. Hemen seyirtip bir dişi ayı getirem, demiş.
Demiş ama evdeki hesap
dağdakine uyar mı?
- Tek başıma olmuyor,
verem, ağadan yardımcı isteyem, demiş.
Köye indiğinde, ağayı
çadırda karısının yanında bulmuş.
Ha be ağam, demiş. insana
alışasen.
362. SİVİLCELER
Çok çirkin birkadın cilt
doktoruna gitmiş ve yüzündeki ve bacağındaki iri sivilceleri göstermiş.
Doktor,
- Doğum kontrol hapı
kullanıyor musun, diye sormuş.
- Ne gereği var, doktor
bey, demiş kadın. Kim ilişki kurar benimle?
363. TEFSİR
Polemikleriyle ünlü bir
parlamenter, arkadaşına mecliste ahkam kesiyormuş.
- Virtüöz bir eseri alır,
istediği şekilde tefsir eder.
364. HARAM
Kadıya gitmişler, açık
havada rakı içmenin haram olup olmadığını sormuşlar. Kadı;
- Kendi bahçenizde, yolun
üst tarafnda mı içersiniz.
- Evet.
- Rakıyı su katmdan mı
içersiniz,
- Evet.
- Cinsilatif de bulunur mu
içerken.
- Evet, Ayşe göbek
atıyordu.
- Vay zındıklar vay, Yolun
üstünde, rakıya su katmadan, hemi de avrat oynatırsınız, hemi de bensiz. Küllen
haramdır.
365. VİSKİ
Yassı viski şişesi göğüs
cebinde, tipik bir İskoç yere yuvarlanmış. Göğsünde bir ıslaklık.
- ”İnşallah” kandır, demiş.
366. KARA TALİH
Zenci kendini, tarihin
akışını değiştiren meşhur zengin biri olarak görmek istermiş. Bir gün yatmış
kendini bir sarayda yatakta görmüş. Kapı çalınmış;
- Haşmetmehap Fransuva
Ferdinand bugün programımızda Saraybosna’ya yolculuk var.
Kahvaltınızı getirebilir
miyim?
367. TRAVESTİ
Jane sevgilisi Lord Jim’e,
- Blucinini çıkart,
- Buluzunu çıkart,
- Sütyenini çıkart,
- Külodunu çıkart,
- Bir daha benim
çamaşırlarımı giyme!
368. MAHCUP
Muayeneye gelen mutaassıp
hastadan doktor soyunmasını ister. Kadın kocasına sorması gerektiğini söyler ve
bekleme odasındaki kocasından izin alır. İçeriye gelir:
- Ben mahcup bir kadınım
önce siz soyunun, der.
369. TAMTAMTAM
Afrika’da devamlı tam tam
çalar. Turist yamyama niçin tam tam çaldığını sormuş:
- Hiç suyumuz kalmadı.
- Yağmur yağdırmak için bir çeşit yağmur duası mı?
- Hayır, muslukçuyu
çağırıyorum.
370. KİM BİLİR KAÇ KERE
Kahveci kahveye giren
yabancıya kim olduğunu sormuş. Adamın doktor olduğunu öğrenmiş. Ellerini
dizlerine vurmaya başlamış.
- Hiç oturamıyorsun sen,
değil mi?
- Peki niçin
oturamıyormuşum ben, diye sormuş, doktor merakla.
Kahveci,
- Kim bilir belki yirmi
sene tahsil etmişsindir, diyormuş. Hiç oturamazsın sen, hiç. Ben ilk mektep
birden sonra okumadım. O ilk yıl kıçıma bir tokat yedim, bir yıl oturamadım
yerime. Sen doktor oluncaya kadar yirmi yılda kim bilir kaç kere yemişsindir.