05 Aralık 2008 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 52.324 metin bulunmaktadır.

Arama Motor:       

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

İstanbul’dan Ayrılışım (1964)

    

Ayrılma kararımı vermem kolay olmadı. Sevdiklerimi, annemi, babamı, abimi, arkadaşlarımı ve İstanbul’u arkamda bırakarak çocukluğumun ve ilk gençlik yıllarımın geçtiği “yoktan var edilmiş ilk şehir”  olan ve Herman Jansen’in tasarlamış olduğu Ankara’ya dönecektim.

Hem, Modern Cumhuriyetimizin simgesi olan Başkent’imizde de pek çok hüzünlü ve mutlu anılarım vardı.

İşte, Atamızı ilk defa üstü açık otomobili içinde gördüğüm Kızılay Meydanı; Ulus Meydanından gelip Çankaya’ya doğru gidiyor ve gülümseyerek halkını selamlıyordu; altı yaşında bir çocuk olarak o mutluluğu tatmıştım.

Ancak bir yıl sonra da, annem beni Ulus Meydanında kurulmuş olan katafalkına götürmüştü; ilk kez orada annemi ağlarken görmüştüm.

Sonra savaş yılları, o korku ve endişe içinde geçen yıllar; yokluklar ve sıkıntılar, bahçemizde yetiştirdiğim ve kesmeye kıyamayıp komşumuza bıraktığım tavuklar,  ailemiz için kazdığım sığınak, geceleri ışık sızdırmaması için camlarını mavi kağıtlarla kapladığımız evimiz; karneyle verilen ekmek, kömür, bez gibi zaruri maddeler; 19 Mayıs stadyumunda seyrettiğim futbol maçları…

Evet, Ankara da birçok anılarım ve arkadaşlarımla beraber sevdiğim şehir; başkent olduğu için düzenli, planlı ve kontrollü.

Üstelik, yeni kurulan kampusü, çağdaş öğretim ve eğitim felsefesiyle örnek bir üniversiteden, ODTÜ’den de iyi bir teklif almıştım, daha ne isterdim?

İstanbul’a turist olarak ara sıra gidiyor ve sevdiğim yerlerde dolaşıyordum.

Son 50 yılda çok şey olumsuz yönde değişti; bunlara üzülüyor, dergilere, gazetelere yazdığım eleştiri yazıları ve bazı proje önerileriyle olumlu katkılarda bulunmaya çalışıyor ve üyesi olduğum “İstanbul Varlığını Koruma Kurulu” nda da bu uğurda verilen mücadelede yerimi alıyorum. Bu arada hiç şüphesiz bazı olumlu işlerin de  yapılmakta olduğunu gözlüyorum.

Le Corbusier, 1933 yılında Atatürk’e yollamış olduğu mektubunda, İstanbul’la ilgili iki öneride bulunmuştu.

-Tarihi yarımadayı olduğu gibi korumak,

-Yeni yapılacak bölgeleri ise çağdaş şehircilik ilkeleri doğrultusunda tasarlamak.

20. yüzyılın bu dahi Rönesans adamı, yapılması gerekeni yetmiş yıl önce önermişti.

Kimbilir, belki de hiçbir uzmanımızın bunlardan haber bile olmamıştı!

Le Corbusier’nin Atatürk’e yazdığı mektuba gelince:

O, 25 Ocak 1933 tarihinde, Paris Büyük Elçiliğimize bir mektupla birlikte üç adet kitap ve iki  katalog vermişti.

T.C. Hariciye Vekaleti, I. Daire Umum Md. II. Şubesi, bu dökümanları “Riyaseticumhur Katibi Umumiliğine” 13 Mart 1933 tarihli bir mektup eşliğinde göndermiştir.

1981 yılında, Cumhurbaşkanlığı özel arşivinde yapmış olduğum araştırmada bu mektubu buldum. Mektup aynen şöyledir:

13.3.1933

Riyaseticumhur Katibi Umumiliğine

Maruf şehir mimarlarından M. Le Corbusier’in Reisicumhur Hazretlerine takdim edilmek üzere Paris Büyük Elçiliğimize tevdi ettiği bir mektup leffen ve iki katalog ile üç kitap paket halinde takdim edilmiştir.

İstanbul’un tarihi çehresini ve hususiyetlerini muhafaza etmek şartile asri ihtiyaca tekabül edecek bir tarzda imarına ötedenberi alakayı mahsusa gösterildiğini ve bunun için de şimdi hakiki masrafından başka maddi bir menfaat beklemediğini mektubunda beyan eden mumaileyh İstanbul’un imar planını yapmasına müsaade ricasında bulunmaktadır.

Bu hususta kendisine verilecek cevabın lutfu işarını rica ederim, Efendim.

Hariciye Vekili

Buraya kadar bürokratik işlem normal; dökümanlar, “Türkiye Cumhuriyeti Riyaseti Katibi Umumiliği’ne” ulaşıyor ve bu makam “Hariciye Vekaletine” şu mektubu yolluyor”

Ankara 18.3.1933

Hariciye Vekaletine,

13.3.1933 tarih ve I. Daire II. şube 30/91/82 numaralı tezkereleri cevabıdır:

Maruf şehir Mimarlarından M. Le Carbusier’in Reisicumhur Hazretlerine takdim edilmek üzere gönderdiği mektubu ve, ilişik kataloglarla kitapların, tetkiki için Dahiliye Vekaletine tevdi edildiğini arzederim Efendim.

Katibi Umumi

Evet, ne yazık ki “Katibi Umumi”, mektubu Atatürk’e vereceği yerde, Dahiliye Vekaletine gönderiyor ve Atatürk’ün bundan haberi bile olmuyordu.

Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı’na giderek olayı araştırdım ve arşivdeki görevli, bir süre önce, zamanı dolan evrakın kağıt yapılmak üzere SEKA’ya gönderildiğini bildirdi.

Böylesine önemli bir girişim, bürokraside yapılan yanlışlıklar nedeniyle gerçekleşmiyor.

Le Corbusier’nin ise mektubunun Atatürk’e ulaşmamış olduğundan haberi yoktur; Atatürk’ten hiçbir cevap almadığından önerilerinin beğenilmediğini düşünür ve bunu, 1948 yılında, Paris’teki atalyesinde kendisini ziyaret eden Şemsa Demiren’e şöyle bildirir:

“Eğer hayatımın en büyük gafı ve en büyük taktik hatası Atatürk’e yazdığım mektup olmasa idi, bugün büyük rakibim Prost yerine güzel İstanbul şehrinin imarıyla ben uğraşacaktım.

Bu mektupta, inkılap yapmış bir milletin en büyük inkılapçısına İstanbul’u eski hali ile asırların tozu toprağı ile bırakmasını tavsiye ediyordum. Ne büyük hata yaptığımı sonradan anladım.”

Evet, bir bürokratın aymazlığı sonucunda Le Corbusier’ye bir cevap verilemiyor, gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür bile edilemiyordu.

Oysa, önerilerinin hata bir yana ne kadar isabetli ve doğru olduğunu, çok geç olmakla birlikte anlamış bulunuyor ve elde kalanları da, “Zeyrek” mahallesi örneğinde olduğu gibi kurtarmaya, yaşatmaya çalışıyoruz.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2008 BOYUT YAYIN GRUBU
Matbacılar Sitesi 1.Cad. No:115 34204 Bağcılar - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
info@boyut.com.tr | www.turizmdebusabah.com | www.travelguide.gen.tr | www.industryguide.gen.tr | www.gastronomi.com.tr
www.artacademy.com.tr | www.okukullankolaypc.com | www.dvdfestivali.com | www.yaraticicocuk.com
| www.kitabicihannuma.com

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


64097 - unknown - 38.103.63.57