05 Aralık 2008 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 52.324 metin bulunmaktadır.

Arama Motor:       

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

İstanbul’un Değişen Sosyal Yapısı

    

6-7 Eylül 1955’teki yağmayla beraber işgal de başladı ve İstanbul, kırsal bölgelerden sel gibi akıp gelen görgü, eğitim, öğrenim ve kültür düzeyleri çok düşük olan insanlarımızın yığıldığı bir yer haline geldi.

Bu Türkiyeli vatandaşlarımız, incelmiş İstanbul kültüründen birşeyler almak yerine; kendi kaba, yerel kültürlerini İstanbul’a enjekte etmek çabasında oldular ve bunu başardılar.

Arabesk kültürü benimseyen ve yayan bu insanlar, şehrin varoşlarındaki hazine arazilerini yağmalayarak ilkel gecekondularını dikip yasalara karşı çıkıyor; yöneticiler de oy kaygısıyla popülüzm yapıyor, bunlara göz yumuyorlardı.

Artık, çoğunluğun düşük kalitesi her yerde kendisini gösteriyordu:

Futbol maçlarına gidemez, İstiklal Caddesine çıkamaz olmuştum. Bir sanat ve kültür merkezi olan İstiklal caddesi giderek bozuluyor, Arabesk yaşamın egemenliğine giriyordu.

Kitapevleri, sanat galerileri kapanıyor, yerlerine lahmacuncular, işkembeciler, kebapçılar, ucuz barlar açılıyordu.

Kalabalığın bakımsız, pejmürde halleri; kötü giyimleri, davranış ve konuşma biçimleri rahatsızlık verici boyutlara erişmişti.

Fakat, İstanbul da onların malı değil miydi? Onlar da Türkiyeli olduklarına göre canlarının istedikleri yerde yaşayacaklar ve mallarından haklarını alacaklardı. Hem, artık Demirkırasi vardı; her yer, herkesindi!

 

Maçka-Bayıldım promenadı. Sağdaki betondan kaba dikmeler özgün değil.

 

Maçka-Bayıldım yolu: Dünyanın en güzel promenadlarından olup insanlara mutluluk sunuyordu. Artık insanların yerlerini otolar gasp ederek yerdeki çinileri kırmış ve kirletmiş: Saygısızlık, bencillik, duyarsızlık, görgüsüzlük. (Belediye ile yaptığım yazışmalar sonucunda otopark olmaktan kurtarıldı-Şimdilik!).

 

Evet, 27 Mayıs 1960 ihtilalinden birkaç ay önce New York’tan İstanbul’a döndüğümde karşılaştığım ve derin üzüntüyle izlediğim manzara buydu:

Artık, içinde yaşamış ve New York’ta geçirdiğim üç yıl boyunca hayalini kurmuş olduğum İstanbul’um çok değişmişti; onu bulamıyordum, kaybetmiştim!

 

 

1950’lerde Maçka-Bayıldım yokuşu promenadı, özgün hali. Boğaziçi ve Üsküdar manzaralı, sükunet-huzur-mutluluk. Bu çevre 2000’lerde sosyal yaşamı ve fiziksel değişmesiyle büyük ölçüde bozulmuş durumda.

Henüz Swiss otel yapılmamış – otolar yaya promenadını işgal etmemiş. Narin kolonlar üzerine inşa edilmiş olan yolun özgün hali ne kadar güzel!

Günümüzde ise güzellik

duygusundan yoksun olan

faydacı zihniyet, bu yerleri kaba bir biçimde kapatmış!

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2008 BOYUT YAYIN GRUBU
Matbacılar Sitesi 1.Cad. No:115 34204 Bağcılar - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
info@boyut.com.tr | www.turizmdebusabah.com | www.travelguide.gen.tr | www.industryguide.gen.tr | www.gastronomi.com.tr
www.artacademy.com.tr | www.okukullankolaypc.com | www.dvdfestivali.com | www.yaraticicocuk.com
| www.kitabicihannuma.com

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


64098 - unknown - 38.103.63.57