05 Aralık 2008 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 52.324 metin bulunmaktadır.

Arama Motor:       

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

İstanbul’un Geleceği

    

Günümüzde, İstanbul’un geleceğiyle ilgili iki farklı senaryo mevcut. Benim hiç katılmayıp karşı olduğum, bir kabus olan birincisini düşünelim. Ortasından geçen bir su yoluyla, nehir, deniz vb. ikiye ayrılmış olan Londra, Paris, Roma, Prag gibi şehirleri ele alalım.

Bu şehirlerin iki yakasını birleştiren birçok köprü vardır.

Paris’te Seine nehri üzerinde 25 köprü,

Londra’da Thames nehri üzerinde 11 köprü.

Roma’da Tevere nehri üzerinde 14 köprü.

Prag’ta Vitava nehri üzerinde 6 köprü.

Budapeşte’de Tuna üzerinde 5 köprü.

İstanbul’da, Tarihi Yarımada ve Avrupa yakası, şehrin ana gövdesini teşkil etmiş, Asya yakası da sayfiye yeri olarak kullanılagelmişti. Ancak, Anadolu yakası da giderek şehrin bütün fonksiyonlarının barınma, çalışma, ulaşım, rekreasyon- yer alacağı bir gelişme göstermekte olup, şimdiden bunun işaretlerini vermeğe başlamşıtır.

Bu durumda, yukarıdaki örnek şehirlere benzeyen bir “Yeni İstanbul” ortaya çıkacaktır ki, yaklaşık olarak üç yeni Boğaz Köprüsü ya da su altı tüneli yapmak gerekecektir.

İstanbul’un kimliği “Minareler Şehri” (City of minarets) olarak olarak bilinir. Nüfus yirmi milyona ulaştığı zaman küreselleşmenin de getireceği ivme ile birçok gökdelen daha yapılacak ve söz konusu kimlik de değişecektir.

Günümüzde pek çok insan, gökdelenleri çağdaşlaşmanın bir göstergesi –simgesi olarak kabul edip bunları şehrin her yerinde görmek istiyorlar.

 

Le Corbusier’ye, “İşte Silüetler!” dedirten “Minareler Şehri” İstanbul

 

2000’lerde İstanbul: Manhattan’laşmaya doğru (Foto gerçeği gösteriyor-Fotomontaj değildir).

 

İstanbul’da bunun örnekleri çoktandır görülüyor: Odakule, The Marmara ve Ceylan otellerinden sonra, ne yazık ki Gökkafes-Rtiz Carlton oteli de dikilebildi!

Evet, şimdilerde “Manhattanlaşma” (Manhattanisation) denilen ve bu şehre benzemek isteyen Hong-Kong, Singapur, Kuala Lumpur ve benzeri modern şehirler var ve İstanbul’un da onlar gibi olmasını önerenler var: “Tarihi Yarımada dışında, gereken yerlerde gökdelenler yapılsın” görüşü mevcut. (Hatta, surları yıkıp yerlerine konutlar yapmayı öneren politikacılarımız bile olduğunu hatırlayalım.)

Sonuç olarak içinde 20-30 milyon insanın yaşamaya çalıştığı, 5-10 boğaz köprülü, şehrin her tarafında çok sayıda gökdelenin yer aldığı, bir modern (?) kaotik ve yeşilden yoksun şehir!

Evet birinci “Kabus” senaryo böyle.

İkinci senaryo ise, varolan değerleri ve kimliği korumaya yönelik olan tutum:

“Minareler Şehri” kimliği korunup  yaşatılmaya çalışılıyor. Ne yazık ki, Le Corbusier’in, 1911’de gözlemleği “Yeşil Şehir” kavramı neredeyse yok olmuş; fakat bazı korular, mezarlıklar gibi yerler zorlukla da olsa korunabilmiştir.

Boğaziçi perişan olmuş, Kadıköy yakası kimlik değiştirmiştir.

Bütün dirençlere rağmen Swiss Otel, Gökkafes, Park Otel yapılabilmiş, neyse ki uzun bir mücadeleden sonra Park Otel’in birçok katı yıktırılabilmiştir.

Tarabya Oteli de hala yerinde duruyor, zamanla insanlar, bütün olumsuzluklara alışıyor ve pek çok şeyi görmeyebiliyorlar.

Levent-Maslak hattı üzerinde yer alan Gökdelenler Bölgesi, kanımca olumludur; Gökkafes’in de oraya taşınması gerekir.

Özetle, birçok uzmanlarımız ve aydınlarımız, İstanbul’un daha kötüye gitmesini önlemek için çaba gösteriyorlar.

 

Teşvikiye Caddesi eski ve yeninin güzel beraberliği.

 

1950’lerdeki büyük hatalardan birisi: Tarabya Oteli, büyüklüğü ve ölçeğiyle çevresine uymayan bir yapı.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2008 BOYUT YAYIN GRUBU
Matbacılar Sitesi 1.Cad. No:115 34204 Bağcılar - İstanbul  Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34
info@boyut.com.tr | www.turizmdebusabah.com | www.travelguide.gen.tr | www.industryguide.gen.tr | www.gastronomi.com.tr
www.artacademy.com.tr | www.okukullankolaypc.com | www.dvdfestivali.com | www.yaraticicocuk.com
| www.kitabicihannuma.com

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


64099 - unknown - 38.103.63.57