İstanbul’un
Sayfiyeleri
Anadolu yakasındaki Göztepe, Caddebostanı,
Suadiye, Erenköy ve Adalar, İstanbul’un yazlık dinlenme yerleriydi. Geniş
bahçeler içinde, iki katlı villalardan oluşan, yeşilin egemen olduğu
çevrelerde, insanlar, huzurlu, güvenli, sakin bir ortamda yaşarlardı.
Yaz günleri hemen her yerde, şortlu, spor
giyimli insanlar çoğunlukta olurdu. Göztepe’nin bende ayrı bir önemi vardır;
çünkü ilk olarak tasarlayıp uyguladığım yüksek kalitedeki bir villayı orada,
Tütüncü Mehmet Efendi sokağından ulaşılan Mehtap sokakta gerçekleştirmiştim.
Evin tek katlı u şeklinde bir planı vardı; ve
iç avlusunda orta büyüklükte, dışardan görünmeyen bir yüzme havuzu da
yapmıştım.
Çok beğenilen bu villada mutlu bir yaşam
vardı. Sonra bir gün, o bölge için yeni bir imar düzeni getirildi ve arsa
alanının 1.8.i kadar inşaat alanı olan bina yapılmasına olanak tanındı. Bunu
kabaca şöyle açıklayabilirim: Eğer 1000.- m2 lik bir arsanız varsa, bunun içine
toplam 1800 m2 olan bir yapı yapabilirsiniz. Bu da beheri 100.-m2 olan 18 adet
daire demektir. Eğer isterseniz, daireleri üst üste koyup 18 katlı bir bina da
yapabilirsiniz.
Sonuçta, eskiden bir ailenin oturduğu iki
katlı villalar yıkılarak yerine 18 ailenin oturacağı gökdelenler yapılmaya
başlandı ve yaklaşık yirmi yıl içinde, ne yazık ki o cennet gibi yeşil, sakin
ve huzurlu çevrenin nüfusu onbeş defa artarak 2000’lerdeki kaotik duruma
gelindi: Gökdelenlerden oluşan betonlaşma, otomobillerin egemenliği, aşırı
kalabalık ve gürültülü ortam, zehirli hava ve yeşil bahçelerin yok oluşu.
Peki ama, eski deprem şartnamelerine göre ve
ilkel yöntemlerle inşa edilmiş olan bu yüksek binalar, beklenen büyük deprem
karşısında nasıl davranacaklar? Ayakta kalabilecekler mi?
Ülkemizde neden bu ve bunun gibi pek çok
önemli konularda onulmaz hatalar yapılır?
Evet, yeni getirilen bu imar düzenine hiçbir
bahçeli villa karşı koyamazdı; nitekim karşı koyamadılar da! Hemen hemen hepsi
yıkılarak yerlerine yüksek yapılar yapıldı; tabii bu arada, ilk göz ağrım olan
villa da yıkılarak yerine çok katlı, sıradan, kişiliksiz bir apartman dikildi.

İlk göz ağrım: Kerim Kerimoğlu villasi,
Göztepe 1956. Kuşbakışı Perspektif görünüşü. (çizim E.K.)