Körleme
Sibel Gürsoy
Sibel Gürsoy ile Körleme’yi Eylül ayı
sonlarında, Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirdik.

Dee Dee Bridgewater
Dear Ella | Verve 1997
Let’s Do It (Cole Porter)
Bridgewater (vo), Lou Levy (p), Ray Brown (b),
André Ceccarelli (d), John Clayton (arr)

(Biraz dinledikten sonra) Dee Dee Bridgewater.
Boyu geçmeyen, müzikalvari bir düzenleme. Klasik formatta. Ben daha içe dönük
müzisyenliği sevdiğim için, tam anlamıyla hitap eden bir düzenleme değil. Dee
Dee elbette bildiğim ve takdir ettiğim, ama çok takip etmediğim biri. Standard
söyleyen bir şarkıcı olsaydım, tabii bu tarz parçaları repertuvarıma alırdım.
Çok temiz, güzel bir teknik, tane tane geliyor kulağa. İfadesi çok net,
artiküle bir tını çıkıyor.
Take 6
So Much 2 Say | Reprise 1990
I L-O-V-E U (Mervyn Warren/Mark Kibble)
Alvin Chea, Cedric Dent, Mark Kibble, Claude
V. McKnight III, David Thomas, Mervyn Warren (vo)

(Parça başlar başlamaz) Take 6 bu. Çok temiz
ve aranjmanlar çok güzel. Ben bu adamları çok seviyorum, bir dönem bayağı
etkilenmiştim. Vokal müziğinde, kendi alanlarında, dönüm noktası olduklarını
düşünüyorum. Daha önce de böyle işler vardı, ama -canlı da dinledim birkaç
kere- performanslarıyla ve aranjmanlarıyla çok şeyi değiştirdiler. Böyle bir
çok grupta mutlaka bir pürüz duyarsın, Take 6’de bunlar yoktur. Baslarını
özellikle çok beğenirim. Hepsinin -bildiğim kadarıyla- enstrümantalist
olmasının etkisi de var bu sonucun çıkmasında. Birbirlerinin seslerini çok iyi
biliyorlar. Müzikalite olarak zaman zaman sınırları olabilir, ama insan sesi
anlamında çok ince işlenmiş çalışmalar bunlar. Sonuçta ‘içten’ doğan bir müzik
bu. Tuvalar gibi, Türk halk müzikleri, Bulgar koroları gibi. Topraktan çıkan,
içten gelen her şey beni çok ilgilendiriyor.
Rebekka Bakken-Wolfgang Muthspiel
Daily Mirror | Material 2000
Day After Day (Bernd Hagg/Wolfgang Muthspiel)
Bakken (vo), Wolfgang Muthspiel (g), Chris
Cheek (ss), Scott Colley (b), Brian Blade (d)

Öncekiye [Dee Dee] göre çok daha açık bir
çalma var. Çok güzelmiş bu müzik, harika çalınmış. Şarkıcının söyleyişi de bir
stilin içine sıkışıp kalmamış. Alternatif bir sound yaratma çabası var ve bir
çok stil içinde geliyor yaptığı şey bence. Hatta, şarkı söylemenin kendisiyle
de dalga geçer bir yaklaşımı var, zorlama olmayan bir stil. Ama kimdir
bilmiyorum, maalesef.
(Rebekka Bakken olduğunu belirtiyorum)
Evet, duymuştum. Etkilendim müzikten. Vokalin
durduğu yer dengeli. ‘Ben şarkıcıyım’ diye değil de, daha müziğin içinde bir
yaklaşımı var. Çok sevdim. Bunu dinleyince, böyle içeriden yaklaşımı olup da
beğendiğim Kurt Elling de geldi aklıma. Gerçi aynı kategoride değiller, ama
çıkan doku olarak benzettim.
Sarah Vaughan
In the Land of Hi-Fi | EmArcy 1956
Cherokee (Ray Noble)
Vaughan (vo), Ernie Royal, Bernie Glow (tp),
J. J. Johnson, Kai Winding (tb), Julian ‘Cannonball’ Adderley, Sam Marowitz
(as), Jerome Richardson (fl, ts), Jimmy Jones (p), Turk Van Lake (g), Joe
Benjamin (b), Roy Haynes (d)

Kesin bir şey söyleyemiyorum. Scat de
duymadım, sen bir ipucu ver.
(Sarah Vaughan olduğunu belirtiyorum)
Sarah Vaughan mı? (Gülerek) Bu kadın beni çok
şaşırtıyor! Bir yaşı bir yaşını tutmaz mı! Burada daha soprano gibi sound
ediyor, genç yaşlarında belli ki. Daha ileri yaşlarındaki altolaşan sesini daha
da çok seviyorum. Tabii Sarah Vaughan’ı bir teknik devrimi olarak görüyorum.
Sesini çok geniş çaplarda kullanabiliyor. Latin bir albümü vardı -ismi aklıma
gelmiyor- Obsession’ın içinde olduğu bir albüm. Onu özellikle severim.