Görüş
Açısı
Sibel Gürsoy

Sibel Gürsoy Türkiye’nin en iyi vokallerinden
biri. Onu özel kılan yalnızca şahane ses ve yorumları değil, dillere destan
güzelliği, kendinden emin, sevgi dolu, mütevazı, içten ve samimi kişiliği.
Sorulara verdiği kısa ve öz cevapları onun ne istediğini bilen ve ne kadar net
bir insan olduğunu kanıtı. Hakkında söylenebilecek çok şey var, ama şimdilik bu
röportajı okuyup, onu tanıyıp, anlamaya çalışmakla yetinelim.
1- Türkiye’de kadın olmanın ya da kadın
müzisyen olmanın zorlukları nelerdir?
Herhangi bir çalışan kadın hangi zorluklarla
karşılaşıyorsa kadın müzisyen de üç aşağı beş yukarı aynı olaylarla mücadele
ediyor aslında. Konumunuzu sağlamlaştırmak adına önce erkek egosuyla çarpışmak
durumunda kalıyorsunuz. Bu anlamda yapılabilecek en doğru şey beraber müzik
yaptığınız, kadın veya erkek, tüm insanlar konusunda seçici olmak herhalde.
2- Sibel Gürsoy kendini müzik piyasasına ya
da camiasına kabul ettirmek için nasıl bir süreçten geçti?
Öncelikli amacım kendimi kabul ettirmeye
çalışmaktan çok kendimi içinde en mutlu hissettiğim durumu, yani şarkı söyleme
durumunu hayata geçirmeye çalışmak oldu. Müzik her zaman hayatımın merkez
noktasında ve her adımda öğrenmem gereken çok fazla şey olduğu duygusu hep ağır
basıyor. Şunu da kabul etmek lazım ki, müzik "beraber" yapılan bir
şey, dolayısıyla müzisyenlerle olan ilişkilerime her zaman özen göstermeye
çalışıyorum.
3- Başarılı kadın müzisyen sayısı az.
Neden sizce?
Başarılı kadın sayısı az da ondan, koşulları
zorlamak ve çok çalışmak gerekiyor başarı için, hele kadınsanız daha da çok.
Tabi ki sosyal gerçekler var ama ben farkındalıklar arttıkça kadının mücadele
gücünün artacağını düşünüyorum. Etrafımda da kadın müzisyen sayısının yavaş da
olsa arttığını görebiliyorum, ümitliyim yani.
4- Türk kadınının hayattaki duruşu
hakkında neler düşünüyorsunuz?
Bu konuda çok da ahkam kesmek istemiyorum,
çünkü her insanın hayattaki duruşu kendi tercihi tabi ki. Ama kadın-erkek
herkesin hayatta mutlaka empoze edilenler dışında bir değerler sistemi olmalı
diye düşünüyorum, bireylerin sağlam durduğu bir topluma bir takım şeyleri
dayatmak çok daha zor tabi ki.
5- Sibel Gürsoy Sibel Gürsoy olmasaydı
Sibel Gürsoy’u dinler ve beğenir miydi?
Dinleyemeyeceğimi düşündüğüm bir müziği
yapıyor olmak çok utanç verici olurdu herhalde. Beğenmeye gelince, kendimin en
acımasız eleştirmeni gene kendim olurdum tahminen.
6- Türkiye’de müziğin gidişatı hakkında
neler düşünüyorsunuz?
Bu konuda kötümser olmayı gerektirecek çok
sebep var şüphesiz, ama ben şikayet etmekten çok üzerimize düşeni yapmaktan
yanayım. Sağa sola aldırmadan "sağlam" durmak gerekiyor bence.
7- Müziğinizi neler besliyor?
Kimi insanlar keşmekeşten beslenir ama beni
huzur besler. Hayatımda beni mutlu eden her şeyin, eşim, ailem, dostlarım v.s
yaratıcılığıma katkısı olduğunu hep hissetmişimdir, böyle duygularla
beslendiğimde yönümü daha net tayin edebiliyorum.
8- Diğer sanat dallarıyla aranız nasıl?
Edebiyat hayatımda büyük yer kaplıyor, en
sevdiğim anlardan biri de gece kitabımla buluştuğum an oluyor.
9- Bildiklerinizi birileriyle paylaşma,
aktarma isteği duyuyor musunuz? Bunun için neler yapıyorsunuz?
Dönem dönem mezun olduğum bölümümde ders verme
durumum oldu. Çok özel bir şey bildiğini paylaşmak, belki ilerde daha çok vakit
ayırabilirim buna, çünkü şimdilik kendi kendimi ifade derdim daha ağır basıyor.
Hayata dair bilebildiklerimi ise şarkı sözlerime yansıtmaya çalışıyorum, o da
çok özel bir duygu.