BABYLON
Haziran ayında yayınlanan yepyeni albümleri
Yellow Fever! ile dikkatleri bir kez daha üzerine çeken Senor Coconut, dünyanın
tek Alman/Şili kökenli elektro-latin topluluğu olarak kabul ediliyor. Oscar ve
Grammy ödüllü besteci Ryuichi Sakamoto’nun üyelerinden biri olduğu Yellow Magic
Orchestra ile çalışmalarını sürdüren Senor Coconut, bugüne kadar aralarında
Towa Tei, Burnt Friedman, Mouse On Mars, Akufen, Schneider TM ve Nouvelle Vague
ile birlikte çalışmalar yaptı.
Senor Coconut, 90’lardan bu yana Alman
elektronik müzik arenasının en güçlü isimlerinden Uwe Schmidt’in en ünlü
projesi olarak belleklere kazındı. Frankfurt kökenli Schmidt, uzun yıllardır,
elektro, tekno, endüstriyel ve deneysel dans müziğine yön veriyor. 1997 yılında
çeşitli tesadüfler sonucu Şili - Santiago’ya yerleşen Schmidt, El Gran Baile
ile birlikte Senor Coconut’un temellerini attı. Nova Jaro, Jive Eclectio ve
Samba Virtual gibi daha once hiç duyulmamış yepyeni müzik türleri yaratmayı
başaran proje, Kraftwerk’in şarkılarını latin ritimlerine uyarladığı
cover’larıyla dikkatleri üzerine çekti.
Argenis Brito ve Jorge Gonzales’in vokal
desteğinide arkasına alan Senor Coconut, daha sonra Sade - Smooth Operator ve
the Doors Riders On The Storm cover’larını hayranlarına sundu. Eleştirmenler
tarafından ayakta alkışlanan ve Latin Exotica olarak adlandırılan Senor
Coconut, dünyanın her yerinde latin tınıları elektronik olarak algılamak
isteyenleri dans pistlerine sürüklemeyi başarıyor.
Dj Set : OMFO
60'larda o zamanki Sovyetler Birliğinde doğan
ve daha sonra Hollanda'ya yerleşen German Popov ya da bilinen adıyla OMFO, 1992
yılında gerçekleştirdiği Resonance adlı ses ve sessizlik arasında gidip gelen
deneysel projesiyle tanındı. 94 yılında ilk albümü Isiric'i yayınladı. Daha
sonra bir grup Rus müzisyen ile birlikte Sputnik adlı grubu kurdu. Aynı zamanda
Dj olarak çalışmalarını sürdüren Popov, plakların başına geçtiğinde O.M.F.O.
(Our Man From Odessa) ismini kullanıyor. OMFO elektronik müziği batı ve doğu
tınıları arasında kendi keşfi olan benzersiz bir noktaya taşıyor.
Latin jazz dünyasının davul tanrısı
HORACIO “EL NEGRO” HERNANDEZ
(Havana)
Küba’nın dünyaca ünlü davul virtüözü Horacio
“El Negro” Hernandez iki özel performans için Babylon’da hayranlarıyla
buluşuyor. Yeryüzündeki tüm seslere ve tüm müziklere ustalıkla eşlik edebilen
Hernandez, sihirli bagetleriyle o gece Babylon’u dolduracak şanslı kalabalığa
ışıltılı dakikalar yaşatacak.
Hernandez, trompetçi bir büyükbaba ve ünlü bir
jazz dj’i olan bir babasında dahil olduğu müzikle içiçe olan bir ailede büyüdü.
Özellikle avant garde ve free jazz hayranı olan babasının ve The Beatles başta
olmak üzere çok sayıda pop grubu dinleyen ağabeyinin etkisi altında müzikle
tanışan Hernandez, Havana’da insanların sokaklarda özgürce vurmalı çalgılarını
kullandıkları renkli ve gürültülü bir çocukluk geçirdi.
Havana’da devam ettiği müzik okulundaki 4
yıllık bateri programını sadece 1 yılda başarıyla tamamlayarak bir rekora imza
atan Hernandez, stüdyo kayıtlarını ve turnelerini aynı anda sürdürmesiyle
tanınıyor. Sanatçı bu süreçte evine gitmek yerine yatak odasını stüdyoya
taşıtıyor.
Hernandez, Havana’da müzik yapan ve dünyaya
açılmak isteyen hemen her müzisyen gibi uzun yıllar Birleşik Devletler’de
yaşamanın ve müzik yapmanın hayalini kurdu. Ancak ona kendini ve müziğini
özgürce ifade edebilme şansını sunan ilk ülke İtalya oldu. Triangulo albümüyle
tanınan ünlü piyanist Michel Camillo’nun dünyanın en özel müzisyenlerinden biri
olarak nitelendirdiği El Negro, ilk albüm kayıtlarını baterist Robby Ameen ile
tamamladı. Hernandez aynı zamanda Londra’da Drum Festival’da the BBC Orchestra
ile özel bir performans gerçekleştirdi.
El Negro bugüne kadar, Dizzy Gillespie, Steve
Turre, John Pattituci, Paquito D'Rivera, David Sanchez, Paul Simon, David
Valentin, Carlos Santana ve Gonzalo Rubalcaba gibi dünyaca ünlü pek çok efsane
isimle aynı sahneyi paylaştı. Özellikle Rubalcaba ile 10 yılı aşkın süre
birlikte çalışan sanatçı, Birleşik Devletler ve Avrupa’daki çok sayıda
festivalde başarılı performanslar sergiledi.
Küba’dan uzaklaştıktan sonra önce iki buçuk
yıl kadar Roma’da çalışmalarını sürdüren Hernandez, jazz ile gerçek anlamda ilk
tanışmasını New York’ta gerçekleştirdi. Burada yıllardır hayranı olduğu Marvin
Smitty Smith, Tony Campbell ve Billy Hart gibi isimlerle yakın dostluklar kurdu
ve onlarla çalışmalar yaptı. Daha sonra Santana’nın ısrarlarına dayanamayarak
onun ekibine katıldı ve iki yıla yakın süre Santana ile çaldı. Hernandez’in
tutkulu bir New York hayranı olması ve Santana’nın çalışmalarını California’ya
kaydırmak istemesi üzerine yolları ayrıldı.
Hernandez aralarında 2006 yılında en iyi
latin-jazz albümü Grammy’sini kazanan Eddie Palmieri – Listen Here ve 2003’te
aynı ödülü kazanan Michel Camilo’nun Live At The Blue Note ve Carlos
Santana’nın Supernatural albümlerinde konuk olarak yer aldı. Hernandez’in 2000
yılında The Modern Drummer Festival’da Allman Brothers, Marc Quinones ve
saksofon ustası Michael Brecker ile gerçekleştirdiği büyük ses getiren
unutulmaz konseri ‘Live At The Modern Drummer Festival’ adıyla DVD ve video
formatında yayınlandı.
Sokakta çaldığında da en az sahnede olduğu
kadar tutkulu olduğunu söyleyen Hernandez, uzun yıllardır sayısız müzisyenle
Afro-Cuban başta olmak üzere değişik müzik türleri üzerinde çalışmalarını ve
albüm kayıtlarını sürdürüyor.
http://www.elnegro.com
