Dusko
Goykovıch;

Goykovich, 1931 yılında Bosna’da, Jajce
kentinde dünyaya geldi; Belgrad Müzik Akademisi’nde 1948-1953 yılları arasında
eğitim gördüğü sıralarda, jazz’a ilk adımını attı. O dönemlerde, Avrupa’da daha
çok dans müziği olarak görüldüğünden de dolayı, ilk performanslarını dans
salonlarında sergiledi Goykovich. 18 yaşında Belgrad Radyosu’nun Big Band’ine
katıldığında, yetenekli bir müzisyen olmasının yanı sıra, nota okumayı biliyor
olması da onu diğerlerinden ayrı kılıyordu. Beş yıl boyunca burada çaldıktan
sonra, yeteneğini daha de geliştiren sanatçı, jazz çevrelerinin dikkatini
çekmeye başlamıştı. Almanya’da da birkaç yıl boyunca yaşayan Goykovich’in ilk
albüm çalışması 1956 yılında Frankfurt All-Stars’ın bir üyesiyken gerçekleşti.
İlk albümünden sonra, Frankfurt All-Stars’la
yollarını ayıran sanatçı, bir süre liderliğini üstlendiği topluluklarla
çalışmalarını yürüttü. Bu süre içerisinde Chet Baker ve Stan Getz gibi iki
büyük jazz müzisyeniyle birlikte çalma fırsatını da bulduktan sonra Newport
Jazz Festivali’ne davet edildi. Newport Jazz Festivali’nde, Newport
Uluslararası Gençlik Orkestrası’yla birlikte sergilemiş olduğu muhteşem
performansın ardından Goykovich, Avrupa çapında büyük bir üne sahip oldu.
Newport Uluslararası Gençlik Orkestrası’nda Goykovich’le birlikte Albert
Mangelsdorff, Ronnie Ross, George Gruntz ve Gabor Szabo gibi müzisyenler de
bulunmaktaydı.
1961 yılında, Goykovich 29 yaşındayken,
dünyadaki en prestijli jazz okullarından biri olan Berklee School of Music’ten
teori ve kompozisyon dalında okuması için burs aldı. Özellikle big band’lere
özgü kompozisyonlar üzerinde çalışan Goykovich, kısa bir süre içerisinde farklı
orkestralardan teklifler almaya başladı. Count Basie, Stan Kenton ve Benny
Goodman orkestralarından teklifleri de geri çeviren müzisyen, Berklee’de
bulunduğu süre içerisinde Gary Burton, Mike Gibbs, Sadao Watanabe, Steve
Marcus, Mike Nock ve Dave Young gibi müzisyenlerle birlikte kayıt çalışmaları
yürütme imkanını buldu.
Berklee’deki çalışmalarının ardından Almanya’ya
dönüş hazırlıklarını gerçekleştirirken, Maynard Ferguson’dan teklif alan
Goykovich, kısa bir süre burada çaldıktan sonra 1964’te Woody Herman
Orkestrası’na katıldı ve yaklaşık bir yıl boyunca burada kaldı. Goykovich’in
Woody Herman Orkestrası’ndaki bir yılı, onun hem çok gelişmesini, hem de kendi
üslubunu yerleştirmesini sağlamış; aynı zamanda da kendi aranjmanlarının ve
kompozisyonlarının dünya çapında bir üne kavuşmasına yol açmıştır.
Goykovich, Amerika Birleşik Devletleri
içerisinde bulunduğu süre içerisinde Miles Davis, Dizzy Gillespie, Gerry
Mulligan, Clark Terry, Lee Konitz, Sonny Rollins, Phil Woods, Duke Jordan, Thad
Jones-Mel Lewis, Slide Hampton gibi müzisyenlerle birlikte çalmış, bu süre
içerisinde de aranjman yapmaya devam etmiştir. 1966 yılında, Avrupa’da bulunan
ve eskiden ABD’de yaşamış ve çalmış olan müzisyenleri bir araya getiren
Clarke-Boland Big Band’de Benny Bailey, Idrees Suleiman, Johnny Griffin, Sahib
Shihab, Jimmy Woode ve Kenny Clark’la birlikte yer alan Goykovich, 60’larda
kurulan bu orkestra için de düzenlemeler gerçekleştirdi.
70’lerde daha küçük topluluklarda müzik
yaşamına devam eden Goykovich’in asıl geri dönüşü, 1993 yılında kaydettiği Soul
Connection albümüyle gerçekleşti. Jimmy Heath, Tommy Flanagan, Eddie Gomez ve
Mickey Rouker ile birlikte gerçekleştirdikleri bu proje, aynı zamanda birçok
ödül de kazandı. Soul Connection’u takip eden Bebop City’nin ardından, kendi
big band müziğini büyük bir olgunlukla yansıttığı Balkan Connection’u kaydetti
Goykovich. 1997 yılındaki Balkan Blue da, Goykovich’in kariyerindeki başka bir
doruk noktadır. İki CD’den oluşan bu albümün ilk bölümünde
piyano-bas-davul-saksofon-trompet formatında çalan Goykovich, ikinci bölümde,
NDR Filarmoni Orkestrası’yla birlikte, Palle Mikkleborg’un düzenlemesini
yaptığı eserlerini yorumluyor. Bu bölüm, özellikle eserlerin ve aranjmanların
yapısı bakımından Miles Davis’in Gil Evans’la birlikte gerçekleştirdiği
projeleri anımsatıyor.
Dusko’nun çalış üslubu, özellikle kendi zamanı
için biraz alışılmadık gelebilir. Balkan kökenli olması ve buranın müziğiyle
büyümesi, onun trompet ve flugelhorn çalışındaki stilini de belirleyen
etkenlerden biri olmuştur. Ayrıca, eserlerindeki ve gerçekleştirdiği
aranjmanlardaki üslubu da Balkan esintileri içermekte; Goykovich bu özelliğiyle
de, müzik hayatı boyunca çağdaşlarından ve birlikte çalıştığı müzisyenlerden
biraz daha özel bir konumda olmuştur.
