25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

JP GALLIS ApopsisSeven

    

Farklı ve tabulara karşı çıkan müzikal yaklaşımı ve çalkantılı hayatına yayılan müzik serüveni Yunanlı davulcu JP GALLIS’in yolunu Paris, Helsinki, Ouagadougou ya da New York’a dek uzatmış, Arthur Blythe, Sonny Fortune, Kirk Lightsey, Antonio Farao, Steve Potts ya da Afrikalı büyücü davulcularla müziğini paylaşmasını sağlamıştır. Davul çalmak ve müzik üzerine JP ile sohbet etmek eşine ender rastlanan bir deneyimdir. Enstrüman hakkındaki bilgisi hayranlık vericidir. Talepkar ve hırslı olması onun yaptığı ise duyduğu saygı ve sevgiden kaynaklanmaktadır. Aynı hisler Gallis’in yeni albümünde bir araya geldiği, kendi gruplarıyla ya da Dj Cam, Nawfel, Björk, Archie Shepp, Dee Dee Bridgewater, Diana Ross, Ray Charles, Manu Katché ve diğerleriyle yaptıkları çalışmalarla dinleyicilerin tanıdığından “farklı” şekilde bizlere sunduğu müzisyenler tarafından da paylaşılmaktadır. Deneyimlerinden edindiği kontrol ona berrak bir ilham sağlamıştır. Gallis için müzik hayatın ve gerçeğin ayrılmaz bir parçasıdır. Müziği bulmak onun için kişinin kendisinin ve diğerlerinin derinliğini keşfetmesi, dinleyenin macerayı paylaşmayı kabullenmesidir. Apopsis 7 gibi kolektif bir çalışmada iletişim hakikidir. Popüler ya da klasik, farklı müzik formatlarında jazz kişiye maskelerin ardına saklanmaksızın kapılar açar.

“The Song Seeker” bir uçtan diğerine müziğin özüne dair bu arayışı yansıtmaktadır.  Bize dokunma gücüne sahip olan her melodi iyi olma hali ve birlik olma hissine yöneltir.  Hisleri avucunun içine alan, geri dönüştüren ya da melodi ve danstan ilham alan ustaların neredeyse gizemli gücünü ortaya koyar. JP Gallis müziği yemek pişirmeye benzetir: ikisinde de iyi bir tarif, iyi malzemeler ve iyi el becerisi arasında kurulması gereken hassas dengeye ulaşmak hedeflenir: alınan zevkse karşısındakinin yüzünü ve sıcak bakışlarını aydınlatır.  Aynı zamanda diğerini umursamaksızın kendini virtüöziteye kaptırmanın müzikte yeri olmadığını savunur; böylesi bir yaklaşım insanı sıkar ve tadını kaçırır. Dinlenmek istiyorsanız,  konuya bağıra çağıra giremezsiniz, bunu her iyi konuşmacı bilir.  Fısıldamak, ilgiyi yavaşça uyandırmak ve uyum arayışında olmak daima daha iyi sonuç verir. Her şeyden önce, davulcu aynı zamanda dansçıdır ve iyi bir dansçı yoksa iyi orkestra da olmaz.  Groove, beat, ya da swing, ne derseniz deyin ritimsiz müzik hiçbir şeye benzemez. JP Gallis bu prensibe albüm boyunca bağlı kalmıştır, öyle ki kaydı dinleyen John Hicks düşüncelerini: “baştan sona swing’i olan güzel bir müzik” diye ortaya koymuştur. JP Gallis’in sunduğu müzik yıkıcı ya da marjinal olmaktan çok uzaktır. Kendi müzikal deneyiminden yola çıkarak, müziğin ne kendini aziz ilan etmek ne de toplumu kışkırtmak  için kullanılamayacağını belirtir. Jazz isyana ve radikal politikalara neden olmuşsa, bunu cemaatin ve paylaşılan hislerin üstüne inşa etmiştir. Kuşaktan kuşağa ustaların insani ve müzikal deneyimini aktarırken, her müzisyen kendi tavrıyla ve kalp atışıyla bu doğruyu teyit eder ki, bu albümün amacı da tam budur.

Bu nedenle “The Song Seeker” bir davulcu albümü olmaktan çok bir müzikseverin albümüdür. Seçilen her melodiye grubun içten sound arayışıyla yaklaşılmıştır, öyle ki kendine özgü aranjmanları ve daimi swing içinde ipeksi dokusuyla müzik hemen dinleyicinin ilgisini çekiyor. Bu ayni zamanda bir sahne aşığının albümü ve bize mümkün olduğunca grubun canlı performansına en yakın havayı veriyor. Anlaşılır yapılar ve iyi düşünülmüş düzenlemeler sayesinde JP Gallis’in Apopsis 7 ile verdiği konserler grubun kaynaşmasını sağlayan denge ve kontrolün güzel birer örneği oluyor. Grup elemanlarının interplayi ve kendini “küçük bir big band’ formatındaki gruba bir müzisyen olarak eklemlendiren Türk şarkıcı Sibel Köse’nin sıradışı çalışması performanstaki uyumu görkemli bir boyuta taşıyor. Dokunaklı konuşma tonu, cool şarkıcılığı ve scat doğaçlamalarıyla sahnenin önünde yer almaktan çok kolektif kimliğe hizmet ediyor.

Üç yıldan beri Avrupa’da konserler veren grubun uyumlu ve sıcak sound’u güç ve dinamizmle destekleniyor. ApopsisSeven izleyiciyi etkilemek istediği zamanlarda, katışıksız jazz-yaklaşımıyla  smooth, jazz-soul ya da nu kalıplarıyla müziği renklendiriyor.

Canlı performansta yorumlar kayda sadık kalmakla birlikte, işin içine ateş ve macera giriyor.  Grubun kalitesi şüphe götürmez bir biçimde evrensel nitelikte. JP Gallis mükemmele ulaşmayı başarmış. Her parçada kendimizi miras alınmış, ciddi ve yaratıcı jazz müziğinin içine bırakıyoruz. Müzik sustuktan uzun süre sonra bile nadir bulunur bir his havada asılı kalıyor. Çoğumuz için bu albüm gün geçtikçe ıssız adaya giderken yanında götürülmesi düşünülen sinirli sayıdaki albüm listesinin içinde daha üst sıralara doğru ilerliyor; eğer yeryüzünde hala gidilebilecek ıssız bir ada kaldıysa…

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


64684 - unknown - 38.107.179.239