Duke
Jordan
Charlie Parker’ın piyanisti olarak bebop
akımının yaratılmasında önemli katkıları bulunan Duke Jordan uzun yıllardır
yaşadığı Kopenhag’da yaşama veda etti. 84 yaşında ölen Jordan, tüm yaşamı
boyunca bebop’tan taviz vermedi.
Duke Jordan, bebop’un erken dönem piyano
ustalarından biri olarak kabul edilir. Charlie Parker ile Dial ve Savoy plak
şirketleri adına yaptığı kayıtlarda yeni tınının tüm yoğunluğu ve kıvraklığı
hissedilebilir. 1947 ve 1948 yıllarında gerçekleşen kayıtlara baktığımızda alto
saksofoncu Parker’in yanında, trompette Miles Davis, piyanoda Jordan ve davulda
Max Roach’u görürüz. Birçok başyapıtın kaydedildiği bu albümlerde özellikle
"Embraceable You," "Crazeology," ve "Scrapple From the
Apple" dikkat çeker. New York’un ünlü 52. Caddesindeki kulüplerin birinde
gerçekleşen kayıtlarla ilgili bir eleştirmenin dediği gibi “Jordan’in bir kaç
saniye süren estetik girişlerinden sonra sahnede üç dakikalık yaratıcılık
patlamaları yaşanıyordu.”
İsim babasının Dizzy Gillespie olduğu iddia
edilen bebop, 1930’ların balo salonlarına yönelik orkestral jazz müziğine hiç
benzemiyordu. Hızlı, öfkeli, karmaşık ve doğaçlamaydı. Müzisyenler swing
döneminin herhangi bir standardını ters düz edip akorlarını adeta bir nota
şelalesinin içinden geçiriyorlardı. Jordan’ın elinde piyano zaman tutan bir
metronom görevinden kurtulmuş, daha renkli ve melodik bir çalgı haline
gelmişti.
1949 ve 1950 yıllarında Jordan, Coleman
Hawkins, Stan Getz ve Sonny Stitt’in topluluklarında çalıştı. Daha sonra kendi
kurduğu dörtlüyle New York kulüplerinde ve ulusal radyo kanallarında çaldı.
Aldığı klasik eğitim onun besteci yanını da
güçlendirdi. “Jordu” ve “No Problem” adlı besteleri bugün jazz standardları
arasında yer almaktadır. Ayrıca 1959 yılında Roger Vadim’in yönettiği ve
başrolünde Jeanne Moraeu’nun yer aldığı "Les Liaisons Dangereuses"
adlı filmin sountrack’inde Jordan besteleri de yer alır.
Irving Sidney Jordan 1922 yılında New York’ta
doğdu. Daha 21 yaşına gelmeden, Dizzy Gillespie’nin “gelmiş geçmiş en swing’li
orkestra” olarak nitelediği Savoy Sultans adlı toplulukta piyano çalmaktaydı.
1952 yılında şarkıcı Sheila Jordan ile evlendi. O dönemde bir beyaz ile bir
siyahın evlenmesi çok yaygın değildi. Bu evlilikle ilgili Sheila Jordan’ın
“Charlie Parker’ı o kadar seviyorum ki sonunda piyanisti ile evlendim.” dediği
bilinmektedir. Gene de bu birliktelik boşanma ile sonuçlandı. Sheila evlilikle
gelen soyadını koruyarak bugüne kadar gelen müzik kariyerini başarıyla
sürdürdü. Bu evlilikten olan kizlari Traci de müzik dünyasında kalarak promoter
oldu.
Jordan, çevresindeki Parker dahil birçok
müzisyen gibi, eroin batağına saplanmıştı. Bu bağımlılık sonucu 60’lı yıllarda
müzikten uzaklaştı, bir süre New York’ta taksi şoförlüğü de yaptı. 1970’lerin
başında gördüğü başarılı bir tedaviden sonra trio ve quartet’leri ile jazz
çalmak üzere Kopenhag’a gitti ve 1978 yılında oraya temelli olarak yerleşti.
Danimarka’nın SteepleChase Records adlı plak şirketi adına 30’dan fazla albüm
yayınladı ve dünyanın birçok ülkesinde konserler verdi, festivallere katıldı.
Ve tüm yaşamı boyunca tarzını hiç değiştirmeden katıksız bebop çalmayı
sürdürdü.
