Lady
Summertime


22 Mayıs 2006
İkinci Nardis Jazz Vokal Yarışması gecesi. Ben
de yarışmacılardan biriyim. Gecenin sonunda jüri, içinde benim de bulunduğum 3
isim arasında kararsız kalıyor. Birinci olan Estonya’ya gidecek. Çok sevdiğim
arkadaşım Ferhat Öz, birinci seçiliyor.
17 Haziran 2006
Kendi halinde bir Cumartesi günü. Aniden
telefonum çalıyor. Arayan Zuhal abla (Focan). Merakla açıyorum. Bana 14-15
Temmuz tarihlerimde bir işim olup olmadığını soruyor. Var mıydı yok muydu diye
düşünmeye kalmadan, ilk başta pek bir anlam veremediğim şu cümleyi duyuyorum:
“Finlandiya’ya gidiyorsun”.
12 Temmuz 2006
Atatürk Havaalanı. Yanımda çok sevdiğim hocam
ve arkadaşım Sibel Köse var. İyi ki de var. Benimkinden 10 dakika önce kalkacak
bir uçakla, bir workshop’ta eğitim vermek üzere Polonya’ya gidiyor. Hızlıca
kahvaltı edip kendi kapılarımıza doğru yöneliyoruz. 3.5 saatlik Finlandiya
yolculuğum başlamış oluyor.
12 Temmuz 2006 – 3.5 saat sonra
O anda dünyanın en tatlı iki insanı olduğundan
şüphelendiğim Tony ve Bena isimli iki Finli, beni havaalanında karşılıyorlar.
Benden 5 dakika sonra Norveçli vokalist de Finlandiya’ya varıyor. Hep birlikte
5 günümüzü geçireceğimiz Hämeenlinna kentine doğru yola çıkıyoruz.
12 Temmuz 2006 – Akşam saatleri
Vokalistler birer birer otele varıyorlar.
Yarışma boyunca bize eşlik edecek Finli müzisyenlerden oluşan grupla
tanışıyoruz. Organizasyonda yer alanlarla tanışıyoruz birer birer. Yarı Finli
vokalist arkadaşım Hülya’dan öğrendiğim birkaç Fince cümleyi, itinayla
İngilizce cümlelerimin arasına sıkıştırıyorum. Fince yazıldığı gibi okunan bir
dil olduğundan bu işlemi başarıyla gerçekleştiriyorum. Herkes Fince bildiğimi
zannedip, çok şaşırıyor ve tabii ardından gerçeği öğreniyorlar.
13 Temmuz 2006
Provalarla dolu geçecek iki günden ilki. Tam
13 tane vokalist olduğundan ve her biri 2’şer parça prova edeceği için, prova
sırası kurayla belirleniyor. Provalar gayet sistemli ve problemsiz geçiyor.
Müzisyenler son derece yetenekli Finli gençler; piyanoda Aki Rissanen,
saksofonda Jussi Kannaste, kontrbasta Tero Tuovinen ve davulda Ville Pynssi. Bu
müzisyenler 13 farklı vokalistin, farklı tarzlarına, repertuarlarına ve
isteklerine son derece uyumlu bir şekilde ayak uyduruyor, onlara en iyi şekilde
eşlik ediyorlar.
14 Temmuz 2006
İkinci prova günümüz ve ilk yarışma akşamı.
Taktiksel bir hata yaparak ilk gün değil, ikinci gün söylemeyi planladığım
parçaları prova etmeyi tercih ediyorum. Ardından sahne sırası için kura
çekiliyor. Ve ilk sırada çıkıyorum.
14 Temmuz 2006 – Yarı-final
Gerginliğimi çok fazla kontrol altına alamadan
sahneye çıkıp, gayrıresmi yarışma şarkılarım haline gelmiş Bewitched ve In
walked Bud’ı söylüyorum. Ve sahneyi benden sonraki 12 vokaliste bırakıyorum.
Gecenin sonunda, Anna Serafinska (Polonya), Susana Raya (İspanya), Myrtill
Micheller (Macaristan), Kadri Voorand (Estonya), Daiva Starinskaite (Litvanya)
ve Julija Zakirova (Letonya) ilk 6’ya giriyor.
15 Temmuz 2006 – Final
Yarışmasal kaygılarımı geride bıraktığım için
daha farklı bir gün geçiriyorum. Çok uyuyorum, az yiyorum, güneş gözlüklerimi
çıkarmak istemiyorum. Akşam olunca yarışma en heyecanlı haliyle yeniden
başlıyor. Her bir vokalistin mükemmel performanslar sergilediği final gecesinde
Polonyalı Anna Serafinska birinci, İspanyol Susana Raya ikinci, Macar Myrtill Micheller
ise üçüncü seçiliyorlar. Yarışma sonrasında vokalistler, müzisyenler ve jüriden
birkaç kişi, hep birlikte minik bir parti düzenliyoruz. Dönmeden önceki son
gecemizi Finlandiya’nın batmak bitmeyen güneşine inat, sabahın erken saatlerine
kadar kutluyoruz.
16 Temmuz 2006 – Dönüş
Herkes birer birer ülkesine geri dönüyor.
Organizasyonda yer alan herkesle vedalaşıyoruz. Aki, Jussi, vokalistlerden
Kadri ve ben, Hämeenlinna’yı aynı saatte terk ettiğimiz için havaalanına
birlikte gidiyoruz. Vedalaşırken şaşırıcı bir biçimde, çok hüzünlendiğimi
farkediyorum. Hepsini İstanbul’a davet edip, hızlıca uçağıma doğru yol
alıyorum.


Anna Serafinska ‘Red or White’
‘Lady Summertime’ payesini adeta alnının teri,
sesinin teliyle kazanan Anna Serafinska, hepimizi büyüledi. Mükemmel vokal
tekniğini, doğaçlamalarını, sahne hakimiyetini, kendi dilinde söylediği
orijinal besteleri ve grubu başarıyla yönlendirişini hayranlıkla izledik,
dinledik. Zaten Anna, jüriden önce dinleyicilerin birincisi seçildi. Anna’nın
birinci olduktan sonra “Kırmızı mı yoksa beyaz mı?” sorusu eşliğinde tüm
vokalist ve müzisyenlere ısmarladığı şaraplar ise akıldan çıkmamak üzere
hafızalarımıza kazındı.
Susana Raya ‘All the things she is’
Estonia Nommejazz Vokal Yarışması’nın
birincisi Susana Raya, kendine özgü vokaliyle her iki gece de çarpıcı
performanslar sergiledi. Artikülasyonunun bozukluğuna bir an bile aldırış
etmeden, sahip olduğu bütün artıları fütursuzca ortaya koydu. Çok iyi bir
gitarist olmasının ona verdiği özgürlüğü, phrasing’lerinde ve doğaçlamalarında
kullandı. Sahnede yarattığı, grubu ve dolayısıyla dinleyenleri yükselten
enerji, herkesi etkisi altına aldı. İlk öğrendiğim ve en sevdiğim jazz
standartlarından biri olan All the things you are’ı ballad olarak düzenlenmiş
özel bir versiyonla söylemesiyle ise benim gözümde apayrı bir yer kazandı.
Myrtill Micheller ‘Queen of Birdland’
Myrtill Micheller’in ilk üçe girmesi beni
başta biraz şaşırtımştı. Ama düşündükçe sahnedeki rahatlığını ve pozitifliğini,
her iki gece de izleyenlerle birebir göz teması kurmaktaki ustalığını
farkettim. Sıradan sayılabilecek şarkı seçimlerine rağmen (All of me, Lullaby
of birdland gibi), bu şarkıları söylerkenki rahatlığı, yaptığı varyasyonları,
sesindeki bütün renkleri, güçlü yönlerini, doğaçlama yeteneğini ve enerjisini
kolayca şarkının içine enjekte edişini düşündüm. Ve onu üçüncü yapanın bunlar
olduğuna karar verdim.
Kadri Voorand ‘She will jazz you’
Kısaca kişisel favorim olarak
nitelendirebileceğim Kadri’nin ilk 6’ya girip ilk 3’te yer almamasına biraz
bozulmadım dersem yalan olur. 19 yaşındaki, hala Estonian Academy of Music’te
eğitimine devam eden Kadri, gerçekten de çok yetenekliydi. Kadri, Autumn
Leaves’i kendi düzenlemesiyle ve 12/8’lik bir ritmle söyledi, ‘standart’
olmaktan çıkardı. Favori gruplarından Queen’e adadığı ‘We will jazz you’su ile
yarışmanın seyrinde bambaşka bir sound yarattı. Yaptığı düzenlemelerin üstüne
onu diğer yarışmacılardan ayıran, özel ses rengini ve doğaçlama yeteneğini de
ekledi. Her türlü performansını küçük filmler halinde kameraya kaydedip
durduğum Kadri’yi dinlemiş ve tanımış olmaktan son derece mutluyum.
Jüri
Lady Summertime jürisi, Juha Söder
(Finlandiya), Indre Jucaite (Litvanya), Maris Briezkalns (Latviya), Toivo Unt
(Estonya), Marek Garztecki (Polonya), Sergei Sokolov (Rusya), Antti Suvanto
(Finlandiya), Jan Granlie (Norveç), Susanna Söder (Finlandiya) ve Önder Focan
(Türkiye)’dan oluşuyordu. Bu isimlerin arasında bulunan Önder Focan, eşi Zuhal
Focan ve oğulları Ali Focan, orada kendi dilimde anlaşabildiğim yegane kişiler
olmanın dışında bana sonsuz bir ilgi ve destek gösterdiler. Onlara ne kadar
teşekkür etsem, az kalacak.
Sonsöz
Ters tarafa açılan kapıları, hiç batmayan
güneşi, kapkalın perdeleri, tadına doyulmaz tatlıları ve yemyeşil silüeti ile
benim için Finlandiya da Lady Summertime da anlatmakla bitmez. Hem müzikal hem
de duygusal olarak son derece yoğun geçirdiğim Lady Summertime günlerimi, bu
yazıyı okuyanlarla paylaşabildiysem ne mutlu bana.
Not1. Lady Summertime hakkında daha fazla
bilgi edinmek isteyenler için www.ladysummertime.com.
Not2. Polonyalı Anna Serafinska, Estonyalı
Kadri Voorand ve yarışmanın Rus vokalisti Natalia Smirnova, kış aylarında
Nardis Jazz Kulübü’nde dinlenebilecek.