25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

ODTÜ Mimarlık Bölümü’nde ERASMUS Değişim Programı Deneyimi

 

Ali Uzay Peker n Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü, ERASMUS Programı öğrenci değişimi çerçevesinde yapılan faaliyetlere 2003-2004 yılında gerçekleştirilen pilot uygulama döneminden beri katılmaktadır. Bölümümüzün Avrupa’daki 21 adet yüksek öğretim kurumu ile karşılıklı öğrenci değişim antlaşması bulunmaktadır. 2004-2005 öğretim yılında 4 öğrenci değişime katılıp yurtdışında öğrenimini tamamlayıp dönmüşken, bu sayı 2005-2006 öğretim yılında 8’e çıkmış; içinde bulunduğumuz 2006-2007 öğretim yılında ise, seçilen

17 öğrenciden bir kısmı değişime katılmak üzere yurtdışına gitmiş, diğer bir kısmıysa ikinci dönemde gitmek üzere hazırlıklarını yapmaktadır. Görüldüğü üzere, yurtdışına kısa süreli (bir veya iki dönem) öğrenim için giden öğrenci sayısındaki artış katlanarak büyümektedir. Öte yandan, toplam “bölüm öğrenci sayısı” düşünüldüğünde, bu yıl içinde ERASMUS Programı’na katılan öğrenci sayısının diğer kayıtlı öğrencilere oranı henüz

yüzde 5’in altındadır.

 

Bugüne değin ERASMUS Değişim Programı’na katılan öğrencilerimizin

18’i lisans, 11’i ise lisansüstü öğretim öğrencisidir. Bu sayılar karşılaştırıldığında, ERASMUS Değişim Programı’na daha çok lisansüstü öğrencilerin katılma eğiliminde olduğu anlaşılmaktadır. Bunda, lisans öğrencilerinin zorlu geçen 4 senelik mimarlık temel öğretimi sırasında yurtdışında okumanın getirebileceği dezavantajları yaşamak istememeleri rol oynamaktadır. Yeni bir öğrenim ortamına girişin getirdiği olası uyum sorunları öğrencilerin kararını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu sorunlar şu nedenlere bağlanabilir: İngilizce dışındaki Avrupa dillerini kullanımda yaşanan yetersizlikler; mimarlık öğretiminde öğrenciyi burada edindiği alışkanlıkların dışında çalışmaya, davranmaya ve düşünmeye zorlayan farklı yaklaşımlar; değişen arkadaş çevresi ve aileden uzaklaşma; maddi imkansızlıklar; karşı kurumda buradaki derslerin yerine saydırabileceği yeterince ders bulamama; denklik sorunları; gidilen kurumdaki öğretim üyelerinin ERASMUS öğrencilerini ciddiye almaz veya ayrımcı bakış açıları; gidilen kurumda danışman yardımı ve lojistik destek yetersizliği gibi başka pek çok olumsuzluk. ODTÜ Mimarlık Bölümü gibi yüksek ÖSS puanıyla girilebilen, Türkiye’nin sayılı mimarlık bölümlerinden birinde okumanın getirdiği yeterlilik duygusu da öğrencilerin bir kısmının ERASMUS Değişim Programı’na bakış açısını etkileyebilmektedir.

 

Lisansüstü program öğrencileri ise, ERASMUS Değişim Programı’na mimarlık temel öğrenimini tamamlamış olmanın ve istediği bir alanda uzmanlık çalışması yapmanın getirdiği rahatlama içinde yaklaşmaktadır. Bu öğrenciler yurtdışına genellikle buradaki zorunlu derslerini ve hatta bazı örneklerde bütün zorunlu ve seçmeli derslerini tamamladıktan sonra gitmekte, ERASMUS öğrencisi olarak bulundukları kurumdan ilgi alanlarına yönelik dersler alarak dönmektedir. Dolayısıyla, öğrenciler denklik sorununu aşabilmekte ve Program’a daha fazla ilgi göstermektedir. Bu gruptaki öğrencilerin yaş ve deneyim olarak daha ileride olmaları da, yurtdışına gidiş kararını alırken daha bilinçli ve kararlı olmalarında etken olmaktadır.

 

Öte yandan, cesaret göstererek ERASMUS öğrencisi olan lisans öğrencileri, yurtdışındaki öğrenim deneyimlerinin ardından genelde çok olumlu izlenim ve görüşlerle dönmektedir. Öğrenciler, gittikleri kurumda verdikleri ayakta kalma mücadelesi ve öğrenimlerini tamamlayarak, başarılı olarak dönmenin getirdiği kendine güven duygusu ile yaşıtlarının önüne geçmektedir. Öğrenciler, öğretim yöntem ve uygulamalarındaki farklılığın kendilerine başta engelleyici geldiğini, fakat yaptıkları tasarım projesinin zaman içinde farklı bir bakış açısı kazandıran olumlu bir yola girdiğini belirtmişlerdir. Tüm öğrenciler, burada olduğundan çok daha zengin ve hareketli bir sosyal ortama girdiklerini, bunu da kültürel açıdan oldukça zenginleştirici bulduklarını her zaman söylemişlerdir. Öğrencilerin haftasonu ve tatillerde yaptıkları mimarlık gezileri Türkiye için oldukça erken bir yaşta Avrupa’nın bellibaşlı metropollerini görmelerini sağlamakta ve modern tasarım kültürü hakkındaki görüşlerini oluşturmada son derece yararlı olmaktadır. Fakültede öğrenciler için yaptığımız “deneyimleri paylaşma” toplantılarında ERASMUS öğrencileri genelde olumlu fikirler ortaya koymuşlardır. Öğrencilerin izlenimlerinin olumlu olduğunun bir diğer göstergesi de, ERASMUS öğrencisi olanların Avrupa’daki mimarlık okullarında yüksek lisans yapmak için çaba göstermeleridir. AB üyesi ülkelerde yüksek lisans yapmak için eskiye oranla daha fazla bir eğilim görülmekte ve öğrenciler Avrupa’da daha uzun sürelerle bulunmak istemektedir.

 

ODTÜ’deki öğreniminin üçüncü sınıfında ERASMUS bursu ile İtalya’ya giden bir öğrencimizin görüşleri ilginçtir: “Girdiğim her derste ODTÜ’nün eğitiminin pratikte daha iyi ve ileri olduğu kanısına vardım. Burada verilen eğitimin büyük bir kısmının pratikte proje üretmek yerine araştırma ve geliştirme ağırlıklı olduğunu düşünüyorum. Örneğin, proje dersinin işlenişi aynı, fakat projenin ilerleme ve gelişme süreci gerçekten çok yavaş. Bir hafta boyunca öğrenciler projeler hakkında profesörlerin fikrini sadece

15 dakika gibi bir süre içinde alabiliyorlar. Diğer dersler de bizdekilerin aksine daha yoğun ve ağır bir müfredatla işleniyor.” Bu fikirler öğrencinin İtalya’ya gittiği ilk aylarda ifade edilmişti. Öğrencimiz bir senelik öğreniminin ardından Türkiye’ye dönüşünde olumsuz fikirlerini değiştirmişti. Çünkü, pek çok alanda edindiği yeni deneyimlerin kazandırdıklarından hoşnuttu. Görüşleri alıntılanan öğrencimizin mezun olduktan sonra, ERASMUS öğrencisi olarak bulunduğu kuruma bu kez yüksek lisans yapmak için başvuruda bulunduğunu belirtmek gerekir.

 

Yurtdışı öğrenimini tamamlayıp dönen ERASMUS öğrencileri anket formları doldurmaktadır. Bu formlarda, yaşadıkları maddi sorunların önemli bir şikayet nedeni olduğu ortaya çıkmaktadır. Öğrencilerimiz, kendilerine burs olarak verilen ERASMUS desteği dışında, ailelerinden veya başka kaynaklardan 200-500 Euro arasında değişen miktarlarda aylık destek alarak ayakta kalabildiklerini ifade etmiştir. Ayrıca, karşı kurumun verdiği dersler, başvuru koşulları, vize şartları ve seyahat gibi konularda daha iyi bilgilendirilme talep etmişlerdir. Dil konusunda yaşadıkları yetersizlikler bir başka sorun oluşturmuştur. Öğrencilerimizin İngilizce dışındaki dilleri öğrenmeye daha fazla teşvik edilmeye ve desteklenmeye ihtiyacı bulunmaktadır. Öte yandan, öğrenciler gittikleri kurumları akademik anlamda “iyi düzeyde” diye tanımlarken, hemen hemen hepsi yurtdışı öğrenimlerindeki kişisel kazanımlarının “mükemmel düzeyde” olduğunu belirtmişlerdir. Büyük çoğunluk, ERASMUS Değişim Programı’nın kariyerlerine katkısının “çok fazla” olacağını belirtmiştir. ERASMUS tecrübesini genel olarak değerlendirdikleri zaman hemen hepsi “mükemmel” tanımını yapmış, birkaç öğrenci ise “iyi” cevabını vermiştir. Bir kişi dışında bütün öğrenciler bir Avrupa Birliği ülkesinde çalışmayı arzu ettiklerini ifade etmişlerdir. ERASMUS Programı’nın hedefinin Avrupa Birliği ülkelerinde işgücünün hareketliliğini teşvik etmek olduğunu belirtmek gerekir. Bu açıdan bakıldığında program hedefine ulaşmıştır denilebilir. ERASMUS Programı, mimarlık öğrencilerinin çalışma hayatlarında sahip olacakları iş imkanı alanını genişletebilir. Bu noktada, Delft Üniversitesi’ne giden başarılı bir yüksek lisans öğrencimize hem üniversite hem de üniversite dışındaki tasarım alanı çalışma ortamlarında kapıların açıldığını ve popüler tabirle “kapıldığını” belirtmek gerekir. ERASMUS Programı bu yetenekli öğrencimizin uluslararası tasarım alanına geçişine önayak olmuştur. Buna benzer örneklerin sayısında bir artış yaşanacağı muhakkaktır. Bu durum, ERASMUS Programı’nın birkaç ders alma ve gezme fırsatı yaratan bir burs programı olmanın ötesinde katkıları olduğunu kanıtlar.

 

Bologna’da, 19 Haziran 1999’da, Avrupa’daki 29 eğitim bakanının bir araya gelerek aldığı kararlar arasında, “öğrencilerin ve öğretim üyelerinin serbest dolaşımının önündeki engellerin kaldırılması” yer almıştı. Bu karardaki hedef, Avrupa vatandaşlarının iş bulabilirliğini, hareketliliğini ve Avrupa’daki yüksek öğretimin uluslararası rekabet gücünü arttırmak için 2010 yılına kadar Avrupa Yüksek Öğretim Alanı’nı kurmaktı. Bu dikkate alındığında, öğrenci hareketliliği veya değişimi, çalışma hayatındaki “profesyonel hareketliliğin” hazırlık aşaması olarak görülebilir. Dolayısıyla, “hareketlilik” sadece eğitim amaçlı bir yer değiştirmeyi değil, meslek hayatında gerekli olacak kültürel kazanımları da öngörmektedir.

 

Bu açıdan bakıldığı zaman, Türkiye’deki yüksek öğretim kurumlarının ERASMUS öğrencilerinden beklentilerini gözden geçirmelerinde yarar bulunduğu görülecektir. Şöyle ki, ERASMUS Programı ile yurtdışına giden öğrenci sadece buradaki ders programını tamamlamak üzere başka bir kuruma giden bir öğrenci değil, fakat mimarlık öğrenimi, kültürü ve ilişkili çalışma alanındaki deneyimini zenginleştiren bir mimar adayıdır. Dolayısıyla bu öğrenciyi karşı kurumdan aldığı/alamadığı derslerin/notların muhasebesini yapan bir öğrenci konumuna yöneltmek yerine, farklı alanlardaki kazanımlarını değerlendirebilmek gerekir. Öte yandan, öğrencilerin de her cesur girişimin bir bedeli olabileceğini düşünüp burada aldıkları ders notlarının ve ortalamalarının Avrupa’daki farklı değerlendirme ve notlandırma ölçütleri nedeniyle alıştıkları standartların altına inebileceğini göze almaları gereklidir. Alışkanlıkların değişmesinden kaynaklanacak bu tür fedakarlıkların yurtdışında kazanılacak deneyime değeceğini belirtmek gerekir. Mimarlık öğrencilerinin ERASMUS Değişim Programı’na “daha iyi bir eğitim” gibi bir beklentiyle değil, “profesyonel iş hayatı için öğrenilecek yerel mesleki uygulamalar, farklı çalışma ve yaşama kültürleri üzerine deneyim” hedefi ile yaklaşması daha gerçekçi olacaktır. n Doç.Dr. Ali Uzay Peker, ODTÜ Mimarlık Bölümü, ERASMUS Koordinatörü.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


65546 - unknown - 38.107.179.239