'Her Şey' Hakkında Her Şey
UNIBO UNIBO’da üç kişilik bir grup çalışmasının ürünü olarak ortaya konulan “verso una citta generica” adlı projenin üçboyutlu modellemesi. Bütünüyle öğrencilerin yorumuna ve yönlendirmesine bırakılan çalışmada, şehir ölçeğinden bina ölçeğine geçilmesi planlanmıştı. Tuba Doğu n ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü dördüncü sınıf öğrencisiyim. Üçüncü sınıfta ERASMUS Programı kapsamında İtalya’nın Bologna Üniversitesi’nde (UNIBO) bir yıllık eğitim alma fırsatı buldum. ERASMUS Değişim Programı üzerine deneyimlerimi aktarmam gerekirse bunu sadece eğitim bağlamında değil, aynı zamanda farklı bir kültürel deneyim yaklaşımıyla da bağdaştırmanın uygun olduğunu düşünüyorum. Öncelikle iki farklı sistemi genel olarak değerlendirmek gerekirse, Türkiye’deki mimarlık eğitim sisteminin Avrupa’daki eğitim sisteminden farklı olarak daha kompakt bir yapı içerdiğini görebiliriz. Türkiye’deki mimarlık eğitimi 4 yıl iken (ki bunun 5 ya da 6 yıla çıkarılması ve ODTÜ’nün pilot okul seçilmesi düşünülmekte), bu rakam İtalya’da 3+2 olarak uygulanmaktadır. İlk üç yıl temel mimarlık eğitimine ayrılırken, son iki yıl uzmanlaşma dönemi olarak görülmektedir. Oradaki öğrenciler Türkiye’deki eğitim sisteminden farklı olarak, bu yoğunlaştırma sürecini hafife indirgenmiş bir halde yaşamaktalar. Bunun şöyle bir faydası olabilir: Daha uzun süreye yayılmış bir eğitim sisteminde öğrenciler tüm konularda daha detaylı bilgi sahibi oluyorlar. Benim üçüncü sınıfta İtalya’da bulunmuş olmam ise bunu daha ayrıntılı bir şekilde irdelememe katkıda bulundu. Fakültedeki temel amaç, tasarım anlamında öğrencileri bilinçlendirmenin yanısıra, yoğun mimarlık tarihi dersleri ile geçmiş mimarlık akımlarını özümsettirmek ve ileriye dönük daha sağlam bir altyapı kurmaktır. Bu dersler sadece sınıf dahilinde işlenmeyip, gerek yurtdışı gezileri gerekse fakültede düzenli olarak sürdürülen, ünlü mimarların katıldığı mimarlık konferansları ile de desteklenmektedir. Daha güncel bir hava ve yerinde uygulamanın getirdiği avantajlar görsel bir bakış açısı kazandırmaktadır. İlk üç seneye hakim olan, geçmişi benimsetme faaliyetlerinin yanısıra, tasarım dersleri son iki yılın eğitiminde bizim sistemimizde uygulanana eşdeğer olmakla birlikte, yıl içinde sadece bir veya iki proje yapılmaktadır. Genellikle bilgisayarın hakim olduğu tasarım eğitimi uygulamalarında, sistemimizle karşılaştırıldığında, görsel olarak zengin fakat içerik olarak Türkiye’deki eğitim sisteminin vermiş olduğu tasarım bilincini almış olduğum ODTÜ eğitimi ile karşılaştırıldığında daha zayıf olduğuna inanmaktayım. Bunun da eğitimin daha uzun süreye yayılmış olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. ERASMUS Değişim Programı’nın eğitim konusundaki katkılarının yanında, farklı kültürlerin bir araya geldiği bir çatı altında dayanışma ve sosyal ilişkileri zenginleştirme açısından da önemli bir platform sunduğunu düşünüyorum. Programın, özellikle mimarlık eğitimi alan öğrencilerin farklı ortam ve koşullarda mimarlık eğitimini deneyimlemelerinin eğitim sürecine yapacağı katkının yanısıra tüm mimarlık kariyerleri boyunca kendi vizyonlarını geliştirmeleri açısından sanatsal anlamda olumlu bir etkide bulunacağına inanıyorum. n Tuba Doğu, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü 4. sınıf öğrencisi, 2005-2006 UNIBO İtalya ERASMUS Programı öğrencisi.
UNIBO
UNIBO’da üç kişilik bir grup çalışmasının ürünü olarak ortaya konulan “verso una citta generica” adlı projenin üçboyutlu modellemesi. Bütünüyle öğrencilerin yorumuna ve yönlendirmesine bırakılan çalışmada, şehir ölçeğinden bina ölçeğine geçilmesi planlanmıştı.
Tuba Doğu n ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü dördüncü sınıf öğrencisiyim. Üçüncü sınıfta ERASMUS Programı kapsamında İtalya’nın Bologna Üniversitesi’nde (UNIBO) bir yıllık eğitim alma fırsatı buldum. ERASMUS Değişim Programı üzerine deneyimlerimi aktarmam gerekirse bunu sadece eğitim bağlamında değil, aynı zamanda farklı bir kültürel deneyim yaklaşımıyla da bağdaştırmanın uygun olduğunu düşünüyorum.
Öncelikle iki farklı sistemi genel olarak değerlendirmek gerekirse, Türkiye’deki mimarlık eğitim sisteminin Avrupa’daki eğitim sisteminden farklı olarak daha kompakt bir yapı içerdiğini görebiliriz. Türkiye’deki mimarlık eğitimi 4 yıl iken (ki bunun 5 ya da 6 yıla çıkarılması ve ODTÜ’nün pilot okul seçilmesi düşünülmekte), bu rakam İtalya’da 3+2 olarak uygulanmaktadır. İlk üç yıl temel mimarlık eğitimine ayrılırken, son iki yıl uzmanlaşma dönemi olarak görülmektedir. Oradaki öğrenciler Türkiye’deki eğitim sisteminden farklı olarak, bu yoğunlaştırma sürecini hafife indirgenmiş bir halde yaşamaktalar. Bunun şöyle bir faydası olabilir: Daha uzun süreye yayılmış bir eğitim sisteminde öğrenciler tüm konularda daha detaylı bilgi sahibi oluyorlar. Benim üçüncü sınıfta İtalya’da bulunmuş olmam ise bunu daha ayrıntılı bir şekilde irdelememe katkıda bulundu.
Fakültedeki temel amaç, tasarım anlamında öğrencileri bilinçlendirmenin yanısıra, yoğun mimarlık tarihi dersleri ile geçmiş mimarlık akımlarını özümsettirmek ve ileriye dönük daha sağlam bir altyapı kurmaktır. Bu dersler sadece sınıf dahilinde işlenmeyip, gerek yurtdışı gezileri gerekse fakültede düzenli olarak sürdürülen, ünlü mimarların katıldığı mimarlık konferansları ile de desteklenmektedir. Daha güncel bir hava ve yerinde uygulamanın getirdiği avantajlar görsel bir bakış açısı kazandırmaktadır. İlk üç seneye hakim olan, geçmişi benimsetme faaliyetlerinin yanısıra, tasarım dersleri son iki yılın eğitiminde bizim sistemimizde uygulanana eşdeğer olmakla birlikte, yıl içinde sadece bir veya iki proje yapılmaktadır. Genellikle bilgisayarın hakim olduğu tasarım eğitimi uygulamalarında, sistemimizle karşılaştırıldığında, görsel olarak zengin fakat içerik olarak Türkiye’deki eğitim sisteminin vermiş olduğu tasarım bilincini almış olduğum ODTÜ eğitimi ile karşılaştırıldığında daha zayıf olduğuna inanmaktayım. Bunun da eğitimin daha uzun süreye yayılmış olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum.
ERASMUS Değişim Programı’nın eğitim konusundaki katkılarının yanında, farklı kültürlerin bir araya geldiği bir çatı altında dayanışma ve sosyal ilişkileri zenginleştirme açısından da önemli bir platform sunduğunu düşünüyorum. Programın, özellikle mimarlık eğitimi alan öğrencilerin farklı ortam ve koşullarda mimarlık eğitimini deneyimlemelerinin eğitim sürecine yapacağı katkının yanısıra tüm mimarlık kariyerleri boyunca kendi vizyonlarını geliştirmeleri açısından sanatsal anlamda olumlu bir etkide bulunacağına inanıyorum. n Tuba Doğu, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü 4. sınıf öğrencisi, 2005-2006 UNIBO İtalya ERASMUS Programı öğrencisi.
Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.