25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

ERASMUS Öğrenci Değişim Programı ve Mimarlık Eğitimi

 

Aslıhan Tavil, İpek Akpınar n Türkiye, eğitim alanında Avrupa Birliği topluluk eylem planı olan ve her türlü eğitim düzeyini oluşturan SOKRATES Programı ve bu program altında yüksek öğrenimi kapsayan ERASMUS Programı ile 2003 yılında öğrenci değişimlerine başlamıştır. Bu program, Ekim 2005’te eğitim ve bilim alanında başlayan AB-Türkiye ilişkilerindeki tarama süreci bağlamında, sadece eğitim politikaları açısından değil, özellikle küreselleşme döneminde uzun vadeli ülke politikaları açısından da önem kazanmıştır. Bu çerçevede, genç nüfusun meslek eğitimi sırasında AB ile bütünleşmesine olanak sağlayan bu programlar, üniversite öğrencilerine sağlayacağı mesleki, sosyal kazanımların yanında, ülke, üniversite ve bölüm tanıtımlarına olan faydaları açısından eğitim sürecinin önemli bir halkasını oluşturmaktadır. Çalışmamızda, Türkiye’de ERASMUS Programı kapsamında en yoğun öğrenci hareketinin gerçekleştiği İTÜ Mimarlık Bölümü’ndeki deneyimler bağlamında, öğrenci, kurum ve Türkiye-AB ilişkilerine genel bir bakış aktarılacak ve öğrenci değişiminin mimarlık eğitimine etkileri, gelen/giden öğrenci gözlemleri çerçevesinde değerlendirilecektir.

 

ERASMUS Programı nedir?

1980’li yıllarda başlayan Avrupalılaşma süreci, Avrupa’daki yüksek öğretim kurumlarının gelişmesinde önemli bir etken olmuştur. Bu bağlamda, öğrenci değişimi Avrupa Yüksek Öğretim Alanı’nın en önemli bileşenlerinden birini oluşturmaktadır. Avrupa Birliği’nin eğitim alanındaki etkinlik programı SOKRATES, eğitimdeki Avrupa boyutunu güçlendirmeyi ve eğitime ulus ötesi boyutta ulaşımı kolaylaştırmayı hedefler. SOKRATES Programı’nın yüksek öğretimdeki etkinliği olan ERASMUS ise, yüksek öğretimdeki kaliteyi yükseltmeyi ve Avrupa boyutunu güçlendirmeyi amaçlar. Rönesans’la birlikte ortaya çıkan hümanizm akımının öncülerinden biri olan Erasmus, Avrupa’nın ortak sanat ve bilim çatısı altında birleşmesine yaptığı katkılardan dolayı ve çağının eğitim felsefesine olan etkisiyle programa uygun bir isim olarak düşünülmüştür. Günümüzde ERASMUS Programı üniversitelerarası işbirliğini cesaretlendirir, öğrencilerin ve eğitimcilerin Avrupa’da karşılıklı değişimini sağlayarak, programa katılan ülkelerdeki çalışmaların ve alınan derecelerin akademik olarak tanınmasına ve Avrupa’daki eğitim ve programlarda şeffaflığın gelişmesine katkıda bulunur. ERASMUS Programı, tüm yükseköğretim kurum ve disiplinlerinin lisans ve lisansüstü eğitimlerine açıktır.

 

2003-2004 akademik yılında İstanbul Teknik Üniversitesi ile birlikte pek çok üniversitenin katılımıyla gerçekleşen pilot projenin ardından, Türkiye’deki yüksek öğretim kurumları, SOKRATES/ ERASMUS Programı kapsamında öğrenci ve öğretim üyesi değişimine başlamıştır. ERASMUS Programı ile öğrenciler bir akademik yıl içinde, bir veya iki dönem için Avrupa’daki başka bir yükseköğretim kurumunda öğrenci olabilirler. Benzer şekilde, öğretim elemanları da Avrupa üniversitelerinde bir haftayla altı ay aralığında ders verebilirler. AB, programdan yararlanan öğretim elemanlarıyla öğrencilere karşılıksız hibe vererek değişime mali destek sağlar. Türkiye’nin AB ile bütünleşmesinde en önemli araçlarından birini oluşturan tüm Eğitim ve Gençlik Programları, 6 Ağustos 2003 tarih ve 25191 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4968 sayılı kanun ile Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) bünyesinde kurulan Ulusal Ajans tarafından yürütülmektedir. Ulusal Ajans, Avrupa Birliği’ne katılan ülkelerin AB Eğitim ve Gençlik Programları’ndan yararlanmasını sağlamak üzere, ilgili taraflar ile işbirliği içinde programlardan yararlanma faaliyetlerini organize ve koordine eden uygulama birimi olarak kurulmuştur. Ocak 2004 itibariyle AB ve Türkiye arasında programlara fiilen tam katılım anlaşması imzalanmıştır (www.ua.gov.tr).

 

Öğretim üyesi veya öğrencilerin ERASMUS Programı’ndan yararlanabilmeleri için öncelikle iki yüksek öğretim kurumu arasında karşılıklı olarak “İkili Anlaşma” (Bilateral Agreement) imzalanması gereklidir. Öğrenci değişim programının başarısı eğitim ile ilgili gerekli tüm bilgilerin ev sahibi kurum tarafından sağlanarak öğrencinin çalışma planının oluşturulmasına bağlıdır. Çalışma planı, her iki kurumun bölüm ERASMUS koordinatörleri ve öğrencinin işbirliğiyle geliştirilerek, ERASMUS “öğrenim sözleşmesi” (Learning Agreement) düzenlenir. Bu sürecin diğer önemli halkalarından biri de, karşı kurumda geçirilen eğitim döneminin, öğrencinin kendi kurumu tarafından tam olarak tanınmasıdır. Bu amaca yönelik olarak geliştirilen “Avrupa Kredi Transfer Sistemi - AKTS (ECTS)” ile öğrencinin karşı kurumda geçirdiği süre akademik olarak tanınarak, aldığı tüm kredilerin kendi kurumuna transferi sağlanır. Öte yandan, akademisyenler de öğretim üyesi değişimi, ortak ders, program hazırlıkları ve tematik alanlar kapsamında ERASMUS Programı’ndan yararlanabilirler. ERASMUS Programı, farklı ülkelerde bulunan en az üç kurumun bir araya gelerek tüm alanlarda oluşturduğu eğitim programı, modül, yüksek lisans programı ve ortak ders hazırlıklarının yanısıra yaz okulları gibi kapsamlı ders hazırlıklarını da destekler. Ayrıca, üniversite bölüm ve fakülteleri, araştırma merkezleri veya profesyonel kurumları, belirli bir alan veya konu çerçevesinde ağlar oluşturarak analiz ve tartışma ortamları yaratabilirler (Teichler, Maiworm, 1996).

 

ERASMUS Programı’nın önemi

Türkiye’nin AB’ye uyum sürecinde ERASMUS Programı, yalnızca eğitim politikaları açısından değil, uzun vadeli ülke politikaları açısından da önem kazanmaktadır. Bu bağlamda program, öğrenci, üniversiteler ve ülke ölçeğinde değerlendirilmelidir. Teichler (2004) öğrencinin değişim programlarından akademik, kültürel, yabancı dil ve mesleki katkılar olmak üzere dört temel beklentisi olduğuna işaret eder. Bu çerçevede, öğrenciler ERASMUS Programı ile değişik kültürler ve toplumlar hakkında bilgi edinme olanağı yakalayabilecekler, yabancı dil yetkinliklerini geliştirebilecekler ve farklı bir akademik ortamı tanıma fırsatı bulabileceklerdir. Böylece, öğrenciler mesleki gelişimin yanısıra uluslararası, kültürlerarası ve kişisel bilgi ve becerilerini geliştirerek bu sürenin sonunda sosyal kazanımlar da edinebileceklerdir. Mobilite yani hareketlilik, bireyin çevresini değiştirmesi anlamına gelmektedir ve bireylere ikincil bir sosyalleşme olanağı yaratmaktadır. Şüphesiz, farklı çevrelerde bulunmanın yarattığı çeşitliliğin ve zenginliğin algılanması özellikle mimarlık eğitim sürecine önemli katkılar sağlayacaktır. Mobilite, bireyin ufkunu açarak, entelektüel çevikliğini canlandırarak ve öğrenme düzeyini arttırarak hayat deneyimine katkıda bulunur. Sonuç olarak, ERASMUS Programı, öğrencinin gelecekte ortaklaşa işbirliği yapacağı, bilgi ve kültür alışverişinde bulunacağı, sosyal ve mesleki alanlarda kendine yatırım yapma olanaklarını yakalayabileceği ortamın oluşmasına yardımcı olacak ve öğrencinin yeni bilgiler edinmesinin yanısıra onları hayata hazırlayacak kişisel kazanımlar elde etmelerine de zemin hazırlayacaktır (Tavil, Akpınar, 2006).

 

Üniversite açısından bakıldığında, Avrupa üniversitelerinin Bologna süreci kapsamında yeniden yapılanma çalışmaları içinde -diğer bir deyişle Anglosaksonlaşma sürecinde- olduklarını görmekteyiz. Bologna sürecinde amaç, birbiriyle uyumlu ulusal sistemlerden oluşan Avrupa Yüksek Öğretim Alanı (European Higher Education Area) oluşturmaktır. İTÜ’de gerçekleşen şeffaflık ve kalite güvencesini amaçlayan akreditasyon çalışmaları sonucunda geliştirilen eğitim yapısı, Bologna süreci tarafından tanımlanan amaç ve hedeflere de uyum sağlayabilmektedir. Bu çerçevede, AB tarafından deneysel bir süreç olarak nitelendirilen dönemde, eğitimde ortak paydalar oluşturulması açısından, ERASMUS Programı kritik bir rol oynar. Bu program, AB üniversitelerinin Bologna sürecindeki yeniden yapılanmaları kapsamındaki gelişmelerin yakından izlenmesinde ve parçası olmasında etkendir. Bologna süreci ile öğrenci değişimi politik bir amaç olarak ele alınmakta ve Avrupa Yüksek Öğretim Alanı’nın önemli bir bileşeni ve çıktısı olarak ifade edilmektedir (Papatsiba, 2005).

 

Türkiye-AB uyum sürecinde, öğrencilerimiz Avrupa’nın pek çok kentinde seküler yaşam biçimleri, eğitim ve kültür seviyeleri, dışadönüklükleriyle Türkiye’nin tanıtım elçiliği görevini üstlenmekteler. Geleceğin yöneticilerinin/halklarının tanışması ve kaynaşması çerçevesinde ERASMUS Programı, AB ülkeleriyle Türkiye arasındaki eğitsel ve kültürel bir köprü oluşturulması yönünde önemli bir işlev üstlenir. Tarama sürecinde, AB’deki halkçı politikacıların ve sokaktaki adamın, Türkiye’nin tam üyeliğine olumsuz yaklaştığını görüyoruz. Yakın dönemde ülkemizde yapılan kamuoyu araştırmaları da, halkımızın Batı’ya ve AB’ye olumsuz baktığını göstermektedir. İşte tam da bu noktada ERASMUS, genç nüfusların birbirini tanıması, önyargılarının silinmesine yardımcı olabilecek politik ve kültürel platform olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle tam üyeliğimizin onaylanmasıyla ilgili olası halk referandumları düşünüldüğünde, ERASMUS, ülkemiz için nesnel ve olumlu bakış açısı oluşturma potansiyeline sahiptir (Akpınar, Tavil, 2006a).

 

İTÜ’de ERASMUS Programı

Yukarıda sıralanan etkenlerin ışığında, İTÜ, ERASMUS ile ilgili çalışmalarını geliştirmiş ve geçtiğimiz yıl 210 giden öğrenci sayısıyla Türkiye şampiyonluğunu yakalamıştır (Radikal, Mayıs 2005). İTÜ’nün son yıllarda Türkiye’deki diğer üniversiteler arasındaki ERASMUS şampiyonluğu, Mimarlık Bölümü’nün dışadönüklüğü, Avrupa’nın seçkin eğitim kurumlarıyla ikili anlaşmaların yapılmasını sağlayan ve mümkün olduğunca çok öğrencinin bu kurumlara gönderilmesini savunan eğitim politikası sayesinde gerçekleşmiştir.

ERASMUS Programı, 2003-2004 akademik yılında pilot proje olarak uygulandığı dönemde, İTÜ bu değişimi yapan 15 üniversiteden biri oldu. Pilot projenin başarılı bulunmasının ardından, İTÜ genelinde ve bölümümüzde, giden öğrenci kontenjanlarını karşılıklı anlaşmalarla artırma yoluna gidildi (Bkz.: Tablo; www.eucenter.itu.edu.tr; Akpınar, Tavil, 2006a). Tablo’da görüldüğü üzere, her geçen yıl değişimden yararlanan gelen ve giden öğrenci sayısında artış görülmektedir. Yakın gelecekte hedef, üniversite ve bölüm bazında gelen ve giden öğrenci sayıları arasında daha dengeli bir dağılıma ulaşmaktır. Ayrıca, İTÜ Türkiye’deki diğer üniversiteler içinde öğrenci değişim aktiviteleri için AB’den en fazla hibe kullanan üniversitedir. Ulusal Ajans’tan alınan istatistiksel verilere göre, 2004-2005 Akademik Yılı’nda İTÜ’nün öğrenci değişim hareketleri için kullandığı hibe miktarı toplam 3.173.019 Euro içinde 455.985 Euro kadardır (www.ua.gov.tr).

İTÜ’nün ERASMUS Programı’nda sağladığı başarı, öncelikle yüksek öğretimin Avrupa boyutuna karşı gösterdiği kurumsal kararlılık, ilgi ve istekten kaynaklanmaktadır. İkinci olarak, “ECTS/DS Alan Ziyaret Raporu”nda da belirtildiği üzere İTÜ, ERASMUS ile ilgili akademik tanıma ve kredi transferi gibi karmaşık prosedürleri kendi sistemiyle tam olarak bütünleştirebilmiştir. Son olarak da, Mimarlık Bölümü uluslararası ilişkilerini ön planda tutarak ERASMUS öğrenci hareketlerini eğitim politikası ile bütünleştirmiş ve programdan fazla sayıda öğrencinin faydalanabilmesi için önemli AB yüksek öğretim kurumları ile ikili anlaşmaların arttırılması yolunda gayret göstermektedir. Avrupa üniversiteleri ile İTÜ Mimarlık Bölümü arasında ikili anlaşmaların imzalanmasında karşı kurumun vizyon, misyon ve eğitim yapısı açısından bölümümüze uygunluğu ön plandadır. Ayrıca, daha önce eşleştiğimiz üniversiteler ile olan anlaşmaların devamlılığı konusunda öğrencilerden alınan geri beslemeler, kredi transferinin gerçekleştirilebilmesi için karşı kurumun müfredat ve eğitim sistemi açısından bölümümüze uygunluğu değerlendirilmektedir. Yukarıda sözü edilen ölçütlere bağlı olarak İTÜ Mimarlık Bölümü Avrupa’da pek çok değerli kurumla ikili anlaşma imzalamıştır (www.eucenter.itu.edu.tr; Akpınar, Tavil, 2006b). Özellikle Almanya, Belçika, Hollanda ve Avusturya gibi Türk kökenli öğrencilerin yoğun olduğu ülkelerdeki yüksek öğretim kurumları ile ikili anlaşmaların arttırılması Mimarlık Bölümü’nün diğer bir amacıdır. Bu öğrencilere belirli bir süre Türkiye’de eğitimlerine devam etme olanağı yaratılarak, kültürel açıdan gelişim ve toplumla bütünleşmeleri sağlanmaya çalışılmaktadır. ERASMUS Programı’ndan yararlanmak isteyen öğrenci sayısı her geçen gün artmakta ve bu durum öğrenci seçimine yönelik belirli ölçütleri de beraberinde getirmektedir. Buna göre, giden öğrenci seçim ölçütleri, Ulusal Ajans, İTÜ AB Merkezi ve Mimarlık Bölümü tarafından, öğrencinin akademik başarısı, yabancı dil bilgisi, yurtdışında eğitime olan ilgisi, motivasyonu, kişiliği ve uluslararası çalışmalardaki deneyimi olarak belirlenmiştir.

 

DPT’nin yönlendirdiği 2006-2009 dönemi Stratejik Planlama Çalışmaları kapsamında “eğitim ve araştırma” başlıkları altında yer alan amaç ve hedeflere, İTÜ Mimarlık Bölümü’nde uluslararası etkinliklerin ve ERASMUS Programı’nın devamı ve geliştirilmesi eklenmiştir. Bu kapsamda, eğitimde ortak paydalar oluşturulması açısından, öğretim üyesi değişimine yönelik çalışmalar stratejik hedefler içinde yer almaktadır. Halen, çeşitli kurumlarla yapılan anlaşmalar kapsamında öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri değişim programlarından yararlanmaktadır. Hedef, ERASMUS Programı’ndan yararlanan öğretim elemanı sayısını yükselterek uluslararası projelerde işbirliğini geliştirmektir. Bu gelişme, kurumsal işbirliğine ivme kazandırmanın yanısıra AB-Türkiye tarama ve müzakereler sürecinde de olumlu rol oynayacaktır.

 

ERASMUS ve mimarlık eğitimi

Mimarlık eğitiminde özellikle yurtdışında eğitim evrensel bir deneyim olarak nitelendirilebilir. Mimarlığın farklı çevrelerde insanlık tarihinin sosyal, ekonomik ve teknolojik sistemlerini yansıttığı düşünüldüğünde, mimarlık öğrencilerinin farklı bir çevredeki yaşama katılmaları kuşkusuz, mesleki ve hayata ilişkin vizyonlarını geliştirmede önemli bir referans olarak değerlendirilebilir. Öğrencilerin tercihlerinde öncelikle belirli ülkelerin ve kurumların yoğun talep aldığını görmekteyiz. Daha sonra tercihlerde sırasıyla İngilizce konuşulan ülkeler, büyük ülkeler, büyük şehirler gelmektedir (Teichler, Maiworm, 1996). Küreselleşen dünyanın giderek anlaşılması güçleşen ortamında, mimarlık ve kentsel tasarım alanlarındaki eğitim yaklaşımını eleştirel bakış açısıyla sorgulayan ve yeniden düzenleyen mimarlık bölümünde, öğrenci hareketlerini düzenlemek, öğrenci değişim programından daha iyi sonuçlar alabilmek ve programı eğitim sistemimiz ile bütünleştirebilmek amacıyla gelen ve giden öğrenciler için düzenli olarak çeşitli anketler, seminerler ve toplantılar düzenlemekteyiz. Öğrencilerin bu sürece ilişkin deneyimlerinden alınan geri beslemelerle, programın uygulamasında karşılaşılan bazı sorunların çözümlenebilmesinin yanısıra programın çıktılarını da değerlendirebilme olanağı bulabilmekteyiz.

 

Avrupalı genç mimar adaylarının Türkiye’yi tercih sebeplerini öncelikle Türkiye’yi keşfetmek, Doğu ve Batı arasında köprü konumunda olan ülke koşullarını algılayabilmek ve kendi toplumlarından farklı özellik gösteren toplumlar hakkında bilgi sahibi olma beklentileri olarak sıralayabiliriz. İTÜ Mimarlık Bölümü’ne gelen öğrenciler mimari tasarım gruplarıyla birlikte veya kendi başlarına Türkiye’nin pek çok bölgesini gezme olanağı bulabilmekte ve sosyokültürel değerlendirmeler yapabilmekteler. İkinci olarak, İstanbul’un kozmopolit ve çokkültürlü toplum yapısı, benzersiz konumu, üç farklı uygarlığı barındırması ve farklı sosyal katmanları ile şehir dokularına sahip olması her zaman Türk ve Avrupalı mimarlık öğrencilerinin ilgisini çekmiştir. Bu bağlamda, bölümümüze gelen öğrencilerin çoğunluğu İstanbul’da bulunmaktan memnun olduklarını, şehri çok etkileyici bulduklarını ve mimarlık eğitimlerinde ilginç bir deneyim kazandıklarını düşündüklerini ifade etmekteler. Her geçen yıl bölümümüze gelen öğrenci sayısının artması eğitim sistemimizle de ilişkili olup, mevcut derslerin çeşitliliğinin de öğrenim planlarının düzenlenmesinde pek çok seçenek sunmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca İTÜ’de öğrencilerin toplam kredilerinin yüzde 30’unu İngilizce derslerle tamamlamaları zorunluluğuna bağlı olarak pek çok zorunlu ve seçme dersin İngilizce olarak verilmesi de gelen öğrencilerin ders seçimi konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamamalarını sağlamaktadır. Aynı zamanda İTÜ’nün esnek program yapısı, tüm öğrencilere fakültedeki diğer bölümlerden (Şehircilik, İç Mimarlık, Endüstri Ürünleri Tasarımı, Peyzaj Mimarlığı), üst yarıyıllardan, yüksek lisans ve doktora programlarından da ders alabilme olanağı sunmaktadır (Tavil, Akpınar, 2006). En önemli özelliklerimizden biri, Hollanda ve Belçika’daki eğitim kurumlarındaki gibi ayrıştırılmış ERASMUS öğrencileri sınıflarının aksine İTÜ’de Türk ve yabancı öğrencilerin beraberce ders aldığı sınıfların olmasıdır.

 

2003 yılından beri sürdürülen uygulamada, öğrencilerin, gittikleri AB ülkelerindeki eğitim ortamına kolayca uyum sağladıkları, başarılı oldukları, diğer öğrencilerle çok iyi kaynaştıkları ve değişim programından mutlu döndükleri yönünde geri beslemeler almaktayız. Giden öğrencilerle yaptığımız seminer, toplantı ve anketlerden edindiğimiz gözlemleri akademik deneyim, kişisel deneyim, yabancı dilde eğitim ve yurtdışında yaşam olarak dört grupta toplayabiliriz. Giden öğrencilerin büyük bir çoğunluğu, farklı bir akademik ortamın mimarlığa bakış açılarının gelişmesine sağladığı katkının yanında ders seçimlerinde, karşı kurum tarafından gerekli bilgilerin önceden sağlanamamasından kaynaklanan bazı problemler yaşadıklarını belirtmekteler. Çoğu öğrencinin başlarda, dersi takip etme ve günlük hayata uyum açısından yabancı dilde zorluklar yaşadığını, ancak zaman içinde bu problemi yendiklerini gözlemlemekteyiz. Öğrencilerin gittikleri yabancı ülkelerdeki yaşama uyum sağlayabilmeleri, sosyal hayat ile bütünleşebilmeleri konusunun ERASMUS Programı’nın önemli hedeflerinden biri olduğundan bahsedilmişti. Bu anlamda öğrencilerimiz gittikleri ülkelerdeki hayata adapte olduklarını, uyum problemi yaşamadıklarını belirtseler de diğer ERASMUS öğrencileri ile olan ilişkilerinin yerel öğrencilerle olan ilişkilerinden daha iyi olduğunu ifade etmekteler. Giden öğrencilerimizin tümü bu programın kendilerine kültürel ve kişisel anlamda kattığı değerlerin akademik kazanımlardan daha fazla olduğu konusuna işaret etmekteler. Sonuç olarak, öğrencilerden edindiğimiz deneyimler yabancı bir ülkeye yapılan bu mimari yolculuğun öğrencilerin gelecekteki mimarlık hayatlarında yeni ufuklar açacağını göstermektedir. ERASMUS Programı’nın, öğrencilerin yeni bir akademik platformda bulunmaları sonucu yeni öğrenme ve öğretme yöntemleriyle ilgili kazanımlar elde edeceklerinden bahsedilmişti. Ancak bunun ötesinde, mimarlık eğitiminin insan, çevre ve sosyokültürel konularla olan direkt ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda, öğrencilerin karşılaştıkları yeni iletişim stilleri, kültürel çevreler ve günlük hayattan edindikleri deneyimlerin mimarlık kavramını daha geniş bir perspektifte algılamalarına katkıda bulunacağı bir gerçektir (Tavil, Akpınar, 2006).

 

Sonuç

Sonuç olarak, ERASMUS hareketlerinin mimarlık eğitimi üzerindeki etkileri üniversite ve öğrenci düzeylerinde ele alınmalıdır. Mimarlık eğitimi çerçevesinde yurtdışında eğitim öğrenci açısından akademik bir kazanım olarak görülmeli ve coğrafi, kültürel olarak farklı bir çevrede bulunmanın öğrencinin vizyonunu geliştirdiği ve yaratıcılığını tetiklediği gözardı edilmemelidir. Farklı bir kültürün ve çevrenin bu yolla yaşanması mimarlık eğitim sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Böylece kültürel çıktılar kişisel ve mimari değerlere dönüşebilmektedir. ERASMUS Programı’na üniversite açısından baktığımızda, öğrenci/öğretim üyesi değişimlerinin hızlanmasıyla ve AB üniversiteleri ile pek çok alanda işbirliğinin artmasıyla Türk üniversitelerinin AB’de tanıtımı gerçekleştirilecek ve yüksek öğretimde kalitenin artmasına yönelik hedeflere ulaşılacaktır. Özetle, ERASMUS Programı, uzun vadede sürdürülecek olan tarama ve müzakere sürecinde kilit bir konuma sahiptir. Sona erme tarihi 15 yılla ifade edilen AB ile müzakere sürecinde ERASMUS Programı’nın sadece bir eğitim programı olarak değil, Avrupa halklarına yönelik kritik bir kültürel-politik platform olarak değerlendirilmesi gerektiğinin üzerinde önemle duruyoruz. 2003’ten beri tanık olduğumuz başarılı süreç bunu örneklemektedir. n Yrd.Doç.Dr. Aslıhan Tavil, Yrd.Doç.Dr. İpek Akpınar, İTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü.

 

Kaynaklar:

Akpınar, İ.; Tavil, A. (2006a), “İTÜ Mimarlık Bölümü’nde SOKRATES/ERASMUS Programlarına Genel Bir Bakış”, mimar.ist, sayı: 19, s. 65-67.

Akpınar, İ.; Tavil, A. (2006b), “İTÜ Öğrencileri Avrupa’da”, Radikal, 3 Ağustos, s. 11.

Keeling, R. (2006), “The Bologna Process and the Lisbon Research Agenda: The European Commission’s Expanding Role in Higher Education Discourse”, European Journal of Education, cilt: 41, sayı: 2, s. 203.

Papatsiba, V. (2005), “Political and Individual Rationales of Student Mobility:A Case Study of ERASMUS and a French Regional Scheme for Studies Abroad”, European Journal of Education, cilt: 40, s. 12-73.

Pekkarinen, H.; Carvalho, J. (2005), “ECTS/DS Site Visit Report” (yayınlanmamış), İTÜ, İstanbul.

Tavil, A.; Akpınar İ. (2006), “The Influences of ERASMUS Actions on the Architectural Education: An Overview, Proceedings of the Architectural Education Forum 3”, Global Architectural Education Area, O. Hacıhasanoğlu (ed.), İTÜ, Taşkışla, İstanbul, 15-17 Kasım.

Teichler, U. (2004), “Temporary Study Abroad: The Life of ERASMUS Students”, European Journal of Education, cilt: 39, sayı: 4.

Teichler, U.; Maiworm, F. (1996), “The Erasmus Experience, Major Findings of ERASMUS Evaluation Research Project”, Wissenschaftliches Zentrum für Berufs - und Hochschulforschung der Universitat Gesamthochschule Kassel, ECSC-EC-EAEC, Brüksel.

www.ua.gov.tr (Ulusal Ajans).

www.eucenter.itu.edu.tr (İstanbul Teknik Üniversitesi Avrupa Birliği Merkezi).

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


65554 - unknown - 38.107.179.237