25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Korkuyu Yenmek

    

Tomris Akın

“Mimaride bizi cezbeden ve bir yapıtı güzel sıfatıyla onurlandırmamıza yol açan denge, insanda akıl sağlığı ya da mutluluk diye niteleyebileceğimiz bir ruh durumuna denk düşer. Tıpkı binalar gibi bizde pek çok karşıtlığı içimizde barındırırız. Binalarda olduğu gibi bizde de bu karşıtlıklar başarı ile dengede tutulabilir, birlikte var olabilir. Mutlu olabilmek için bu karşıtlıkların içimizde yaşamasına izin vermemiz ama karşıt kutupların birbirine üstün gelmesini önlememiz gerektiğini içgüdüsel olarak bilsek bile tıpkı binalar gibi biz de bir uçtan ötekine, karmaşadan aşırı düzene, şatafattan basitliğe, maçoluktan kadınsılığa kayabiliriz.”1

 

Alain de Botton son kitabı olan Mutluluğun Mimarisi’nde mimarlığı insan mutluluğuna etkisi bağlamında tartışıyor. 1969’da İsviçre’de doğan yazar Cambridge Üniversitesi’nde eğitim görüyor ve sonrasında İngiltere’de yaşamaya başlıyor. İlk kitabı olan Aşk Üzerine’yi 24 yaşındayken yazıyor2. Ardından yazdığı iki romanın sonrasında basılan Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir? İngiltere ve Amerika’da en fazla satılanlar arasında yer alıyor3. Kitabın, yazar için tanınırlık sağlamasının ötesinde, bir başka önemi de kitaptan sonra yazın türünü denemeye doğru kaydırması oluyor. Sonrasında yazdığı bütün kitaplarında bu yaklaşım devam ediyor ve metinler felsefe/edebiyat arası bir noktada konumlanıyor.

 

Edebiyat mı felsefe mi?

Botton bu yazın türünü kafasında oluştururken Roland Barthes’ın yazma biçiminin ona çok yol gösterdiğini sıklıkla belirtiyor4. Barthes gibi bol miktarda imaj kullanarak yazmayı seçerken, farklı olarak, daha kolay okunan metinler yazmayı seçiyor. Bu tercihi nedeniyle de kitapları edebiyat bölümlerinde yer alıyor. Roman formu ile edebiyata yakın durarak başladığı yazı deneyimi, deneme ile felsefeye doğru değişirken, bir başka değişiklik daha yaparak Felsefenin Tesellisi ile beraber kitaplarında ele aldığı konuları içeren belgeseller hazırlıyor5. Belgeseller kendi yapım şirketi tarafından hazırlanıp televizyonda yayınlandıktan sonra DVD formatında satışa sunuluyorlar. Mutluluğun Mimarisi’nin yayınlanmasından sonra ise İngiliz televizyonu Channel 4’da hala sürmekte olan “Perfect Home” adında bir program hazırlamaya başlıyor. Programda bu kez örnekler üzerinden mimarlık ve ev olgusunu ele alıyor6.

 

Norman Foster ile Londra üzerinde helikopter yolculuğu

Yazar felsefe, aşk, Proust ya da mimarlık gibi çoğu zaman ciddi metinlerle ele alınan konuları, görsel olarak hazırladığı dokümanlarda ilgi çekicilik ve akılda kalıcılığa son derece önem vererek çok daha kolay ve anlaşılır şekilde tartışabiliyor. Bu tavrı zaman zaman küçümsenmesine neden olsa da, bilinçli bir şekilde çok daha fazla insana ulaşmasını sağlayan bir tercih aslında bu. Benzer tavır internet sitesinde de kendini gösteriyor. Örneğin sitenin mimarlık bölümünde İslam Mimarlığı ya da Japon Mimarlığı hakkında yapılmış videoların yanında Norman Foster ile Londra üzerinde helikopter ile uçarken ona usturuplu olma kaygısı taşımayan sorular sorduğu görüntülere de rastlayabiliyorsunuz. Şüphesiz Foster’ın popülerliği düşünüldüğünde seçilmesi bu bağlamda tesadüfi görünmüyor7.

Botton Barthes’ı örnek alıyor ama onu bir adım ileriye götürerek hem yazıyor hem de internet ve görsel medyanın olanaklarını yazdıklarını tartışmak ve yaymak için yaygın şekilde kullanıyor.

 

İnsanın aklına bunun edebiyatın gelecekteki formlarından biri olup olmayacağı sorusu geliyor. Yazın formları arasındaki muğlaklık yeni bir durum olmasa da, teknoloji ve görsel medya ile bu şekilde ilişki kuruş biçimi yeni görünüyor. Botton belki de sesli kitaplardan sonra görsel dünyanın kapılarını bu şekilde zorlayarak kitap dünyasına dair başka bir yenilik yapıyor, edebiyatın sınırlarını hiç olmadığı kadar genişletiyor.

 

Mimarlık/edebiyat/felsefe

Ancak mimarlık ilk kez bu genişlemede felsefe ve edebiyatın alanına bir üçüncü olarak giriyor. Bu yüzden mimarlık bağlamında yaptıkları son derece önemli görünüyor. Botton kitapta alt başlıklar altında mimarlık ile ilgili aklına takılan temel soruları ortaya koyuyor ve bunları görsel malzemelerle destekleyerek kendi yorumlarını ortaya koyuyor.

 

Tugendhat Evi, Brno, 1930, mimar: Mies van der Rohe.

 

Altbaşlıklarından ilki “Mimarinin Önemi” adını taşıyor. Yazar bu bölümde mimarlığın hayatlarımızda neleri etkilediğini, neleri değiştirme gücü olduğunu tartışıyor. Yazara göre mimarlığın önemi bizlere ideal hayatımızın nasıl olduğuna dair fikir vermek aslında. Yazarın bu düşüncesini desteklemek için seçtiği resim ise Mies van der Rohe’nin tasarladığı “Tugendhat Evi”nin yemek odası. “Konuşan Binalar” bölümünde belli malzemelerin, belirli biçimlerin anlamlarının yazılı olduğu ilginç bir tür mimarlık sözlüğü önerisi var. Sözlüğün en ufak bir malzeme değişikliğinin evle ilgili duygumuzu nasıl değiştirebileceğini fark etmemize yarayacağını söylüyor. “Binaların Erdemleri” bölümünde ise mimarlık kuramında sıklıkla ele alınan düzen, karmaşıklık, zıtlıkların birlikteliği, denge, zarafet, tutarlılık gibi kavramlardan bahsediyor. Bu kavramları yapılar üzerinden tartışırken, örneklerini bir kez daha bilinçli olarak güncel mimarlık dünyasının gözde ürünlerinden seçiyor. Örneğin, zıtlıkların birlikteliğini Herzog de Meuron’un Tavole’deki taş evi üzerinden tartışıyor, evi Kahn’ın yapılarıyla ile karşılaştırıyor. Eski ile yeninin buluşması için seçtiği örnek Peter Zumthor’un Gugalun Evi, tutarlılık konusunu tartışırken yerellik ve modernlik tartışmasını da yaparak Japon Mimarlığına atıflar yapıyor.

 

Korkuyu yenmek

Yazarın yazdıklarının ne tür bir edebiyat olduğu tartışıladursun, yazarın biçimler arası cesur salınımı ve bunu yaparken teknolojiyi kullanma biçimi ile edebiyata yaptığı katkının yanında, geniş bir alanda tartışılmasını sağlayarak mimarlığa yaptığı katkı da oldukça önemli görünüyor.

 

Kitap ve sonrasında yaptığı çalışmalar mimarlığı, mimarlık disiplini dışında bir noktadan hayatın temel soruları ile ilişkilendiriyor. Botton mimarlık düşüncesinin tüm 20. yüzyıl boyunca tartıştığı modernlik sorununu yine bireye dönerek sorguluyor. Mimarlığın “şu an”ını tartışmak bağlamında çağdaşı olan birçok mimarlık kuramcısının kaçındığı bir şeyi yaparak mimarlığı felsefenin değil kendi üzerinden, bireyle, onun mutluluğuyla ilişkilendirerek değerlendiriyor. Ve en önemlisi, mimarlığın belki de kendi alanı içinde hiçbir zaman başaramayacağı bir yaygınlıkta tartışılmasını sağlıyor. Evet, bunu yaparken estetik yargılar fazla ön planda oluyor, elbette bir mimarlık eleştirmeninin yapacağı gibi konunun tüm yönlerini el almıyor ama çok önemli bir şey yaparak yaşam felsefesinde mimarlığı öne çıkarıyor.

 

Ancak Botton’un çalışmasının mimarlık dünyasında gerekli ilgiyi göreceğini düşünmek zor gözüküyor. Görüşlerini anlatırken kullandığı görsel ve yazınsal dilin sakinliği, edebiyat ve felsefe dünyasında olduğu gibi, büyük ihtimalle mimarlık dünyasında da görmezden gelinmesine yol açacaktır. “Korku”nun kendini göstermesi çok büyük bir olasılıktır. Zaten o korku değil midir mimarlığın felsefeye bu kadar yaklaşmasına neden olan, anlamını kendi alanının dışında araması sonucunu doğuran. n Y.Mimar Tomris Akın.

 

Notlar:

1 Alıntı için bkz.: Alain de Botton, Mutluluğun Mimarisi, çev.: Banu Tellioğlu Altuğ, Sel Yayıncılık, İstanbul, 2007, s. 221.

2 Alain de Botton, Aşk Üzerine, çev.: Ahu Antmen, YKY, İstanbul, 2001.

3 Alain de Botton, Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir?, çev.: Banu Tellioğlu, Sel Yayıncılık, İstanbul, 2000.

4 Yazar Roland Barthes’ın etkisinden birçok röportajında bahsediyor. Örnek için bkz.: http://www.bookslut.com/features/2006_11_010212.php.

5 Alain de Botton, Felsefenin Tesellisi, çev.: Banu Tellioğlu Altuğ, Sel Yayıncılık, İstanbul, 2004.

6 Programla ilgili bilgili için bkz.: www.channel4.com/4homes/ontv/the_perfect_home.

7 İnternet sitesi için bkz.: www.alaindebotton.com.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67187 - unknown - 38.107.179.236