25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Verena Dietrich

    

 

Bu dosya farklı iki bilgi alanı arasındaki ilişkileri sorgulamaya yönelik. Mimarın edebiyatla kişisel ilgisi sorunsalı üzerinde değil, edebiyatın özgül bilgisinin mimarlığa, mimarlığın özgül bilgisinin de edebiyata “nasıl bulaştığı” üzerinde durmak amaçlanıyor. Yalın bir gözlemle edebiyatın aktif olduğu iki bulaşma yolu seçmek kolay gözükür: İlkinde edebiyat kendi araçlarını kullanarak sadece metinde varlık kazanan mimari mekanlar üretir. Ötekindeyse, mevcut gerçek mimari mekanları betimler, yani, yeniden üretir. Mimarlığın aktif konumda olduğu bir bulaşma yoluysa çok daha yeni sayılabilir: Edebiyatın ürettiği mekanı mimarlığın kendi araçlarıyla yeniden üretmesi yoludur bu. Örneğin, Italo Calvino’nun “Görünmeyen Kentler”ini mimarileştirmeye yönelik olan ve on yıl kadar önce özellikle mimarlık okullarında çok yaygınlaşan yaklaşım böyle. En çarpıcı durumsa, mimarlıkla edebiyatın rol ayrımının yukarıda tanımlandığı gibi apaçık yapılamadığı, ikisinin tam anlamıyla bir amalgam oluşturduğu (ne yazık ki hala) ender fırsatlarda ortaya çıkıyor. Her zaman olduğu gibi bu konuda da melezlenme ve çaprazlanmalar çarpıcı ve üretken. Erken bir örnek, son yıllarda gizli yazarının ünlü Alberti olduğu belirginlik kazanan “Hypnerotomachia Poliphili”. Venedik’te 1499’da basılan kitap bir mimarlık alegorisiydi. Rönesans’ın en önemli adlarından olan mimar-entelektüelin prototipi Alberti, kitapta kahramanını, aslında okuyucuyu, ideal bir mimarlık ortamında, görünürde bir sevda arayışına çıkarıyordu. Dili bile sınır yitimine işaret eden yapay bir İtalyanca-Latince karışımıydı ve yazar, kendisini tek bir ifade aracı ve disiplinle kısıtlamaksızın, Rönesans estetik kavrayışının tümel bir dışavurumunu ortaya koymayı amaçlıyordu. İdeal mimari mekanın yalnız yazılı değil, görsel betimlemelerine de yer veren bu benzersiz kitap son yıllarda adeta yeni bir yaşam buldu. Çünkü, bünyesinde resim ve edebiyattan mimarlığa tüm sanat biçimlerini bütünleştirişi nedeniyle, bildik disiplin bariyerlerinin yıkılışıyla karakterize olacak Süpermodern –ya da Postmodern– geleceği beş yüzyıl önceden haber veriyordu. Bugün, onun belki farkına bile varmadan öngördüğü geleceğin neredeyse içindeyiz. Giderek açıklık kazanan eğilim, her tür anlatım ve araç melezlenmesini meşru kılma doğrultusunda. Dolayısıyla, inşai araçlarla yazınsal olanlar, görsel araçlarla sessel anlatım teknikleri arasında epistemolojik sınırlar çizmekten bahsetmek anlamsız gözüküyor. “Hypnerotomachia Poliphili”den beş yüzyıl sonra varılan yerde, artık birinin bitip ötekinin başladığı sınıra işaret etme hevesi ortadan kalkmış gibi. 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67192 - unknown - 38.107.179.236