25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Apartman Çokkatlı Kolektif Konut Bir Görsel Belgeleme

 

Birden fazla ailenin kendilerine ait birimlerini paylaştığı bir konut tipi yeni değil. Antik Roma’da böyle kiralık yapılar vardı. Ortaçağ’da kent boyutlarının küçülmesi bu konut tipini gündemden düşürdü. Ancak, Ortaçağ biterken Kahire “rab” denilen böyle konutlara sahipti. 15. yüzyılın ilk yarısından başlayarak Edirne ve İstanbul gibi Osmanlı metropollerinde de vakıflara ait kiralık dizi odalar bulunuyordu. Çok sayıda ailenin aynı yapıyı bağımsız odalar ve ortak sağlık donatılarıyla paylaştığı bir barınma formatıydı bu. Birden fazla katlı olanlarına da rastlanırdı. 18. yüzyıl İstanbul’undaysa, hiç örneği kalmamakla birlikte, varlığı dönemin resmi belgelerinden öğrenilen, her katı bağımsız olan, ayrı mutfak ve helası bulunan konutlar mevcuttu. Adları apartman değildi, ama pekala da öyle nitelenebilirlerdi. Dolayısıyla, kolektif konut Osmanlı metropolüne yabancı değildi. Batı Avrupa’daysa apartman 18. yüzyıldan başlayarak, özellikle Fransa’da ve Paris’te gelişti. Terimin kökeni de Fransızca. Ancak, kentsel gelişmenin hızlandığı, kapitalistleşmeyle birlikte arsa rantının doğduğu, dolayısıyla, alt ve orta gelirlilerin bağımsız konutun yüksek arsa maliyetini karşılama şansının kalmadığı her yerde apartman doğdu ve yayıldı. Burjuvazinin standart yapı tipi oldu. Viyana, Berlin, Milano, Torino, Roma gibi İtalyan kentleri, İspanya, ABD kent merkezleri, Rusya apartmanlaşmaya kendi katkılarını yaptılar. İstanbul 19. yüzyıl ortalarından itibaren, kapitalist toprak rejiminin ve yeni konfor taleplerinin bir sonucu olarak, Galata’da apartmanlaşmayla tanıştı. Kendi apartman tipolojilerini yarattı. Apartmanlaşma kervanına Ankara 1920’lerde katıldı. Orta boy Türkiye kentleri onu 1950’lerde kaçınılmaz bir yapı tipi diye benimsemeye koyuldular. 1970’ler kapanırken köyler bile apartmanlaşmaya başlamıştı. 2000’ler Türkiye’si apartmana alternatif burjuva konutu tiplerini yeni yeni arıyor ve deniyor.

 

Apartmanın 18. ve 19. yüzyıldaki evrimi planimetrik olmaktan çok konfor ve hijyene ilişkin bir gelişmedir. Birbirine eklemlenen bir dizi oda, özellikle 19. yüzyılın ortalarından sonra ısıtma ve sağlık donatıları gerçek bir devrim yaşadı. Apartman çok çekici bir konut biçimine doğru evrildi. Erken Modernistler ise 1920 ve 30’larda onu radikal biçimde dönüştürmeyi denediler. Le Corbusier, tek aile eviyle apartmanı tasarımsal anlamda bütünleştirmeye girişerek konuya en önemli katkılardan birini yaptı. Mies van der Rohe daire planimetrisini esnekleştirerek ufuk açtı. Ne var ki,

1960 sonrasında apartmanı düşünmek çekiciliğini yine yitirecekti. Lüksün ve konforun tırmanışı dışında bu alanda önemli yeni söz arayışlarına rastlanmaz oldu. Türkiye, apartman sorunu üzerinde, bu konut türünün yaygınlığıyla ters orantılı olarak, pek az düşünsel ve tasarımsal emek harcamış gözüküyor. Tartışmalar uzun bir süre, apartmanın yabancı bir yapı türü olduğu ve kolektif barınmanın “bize özgü” sayılamayacağı gibi düpedüz yanlış güzergahlarda yürütüldü. Ülkenin kolektif konutu 15. yüzyıldan beri bildiği gerçeği şahane bir cehaletle inkar edildi. Apartmana ilişkin her değerlendirme kültürel yabancılaşma motifi üzerine bina edilerek, verimli düşünme fırsatları harcandı. Bugün birim sayısı ve metrekare bazında apartman inşaatı alanında dünya rekorları kırmaktayken, bu konu üzerinde düşünmeye başlamanın tam zamanıdır. Tabii, ona ne kadar yabancı olduğumuzu değil, ne kadar bizim öz malımız olduğu gerçeğini dikkate alarak...   

 

Roma yakınlarında Ostia’da Antik apartman tipi: Insula, MS. 2. yüzyıl.

 

18. yüzyıldan başlayarak Paris bir apartman-kenttir. Kentin 19. yüzyıl öncesinde apartmanlaşmış iki köşesi: Cour de Rouen, 1922 ve Rue de Seine, 1924 (Fotoğraflar: Eugene Atget).

 

Geç Ortaçağ ve Osmanlı Kahire’sinde apartman olarak nitelenebilecek “rab” adlı yapı tipi, dubleks ve tripleks daireleriyle gelişkin ve lüks bir barınma standardına işaret eder. Bu tripleks “rab” örnek Guri Vikalesi içinde, geç 15. yüzyıl.

 

 

18. yüzyıldan başlayarak Paris bir apartman-kenttir. Kentin 19. yüzyıl öncesinde apartmanlaşmış iki köşesi: Cour de Rouen, 1922 ve Rue de Seine, 1924 (Fotoğraflar: Eugene Atget).

 

Guri Vikalesi, dıştan. Her bir üç pencereli birim üç katlı bir “rab”dır (Fotoğraf: Uğur Tanyeli).

 

19. yüzyıl Paris apartmanlarından birkaç lüks örnek.

 

Karl Friedrich Schinkel tarafından tasarlanmış üç daireli bir apartman, giriş katı ve tip kat planları, 1826.

 

19. yüzyıl Berlin’inde bir “kira kışlası” (Mietkaserne): Yoksullar için kiralık apartman dairelerinden oluşan kompleks, kesit. 

 

Berlin’de bir apartman kompleksi. Spekülasyon amaçlı ve üst gelir grupları için hazırlanmış bir site, 1896.

 

İstanbul, Galata’da Galata Kulesi karşısında apartman. Galata apartmanı 1850 sonrasında doğar. Yerli bir tiptir (Fotoğraf: Uğur Tanyeli).

 

Barcelona 20. yüzyıl başlarken Avrupa’nın en ilginç bir dizi apartmanına ev sahipliği yapar. Gaudí kendi özgül yorumuyla bu tipin planimetrisini olmasa da, ifadesini dönüştürür. Örnek: Casa Mila (Fotoğraf: Uğur Tanyeli).

 

Casa Mila’da bir apartman dairesinin iç görünüşleri. Daire birbirine kapılarla açılan odalardan oluşan katar benzeri plan düzeniyle tüm Batı ve Orta Avrupa burjuva konutları için tipik olan bir şemayı yineler (Fotoğraflar: Uğur Tanyeli).

 

İstanbul, İstiklal Caddesi’nde Botter Apartmanı. Bir Art Nouveau başyapıtı, mimar: Raimondo d’Aronco (Fotoğraf: Uğur Tanyeli).

 

Otto Wagner çığır açan Grossstadt (Metropol) adlı kitabında büyük kenti bitişik düzen apartman yapılaşmasıyla tahayyül eder, 1911.

 

1920’ler Amerika’sında apartman tipi büyük bir lüks atılımı yapar. Yapılar yükselirken, daire yüzölçümleri alabildiğine büyür. Dönemin reklamlarında Chicago’dan iki örnek.

 

 

1920’ler Berlin’i yüksek konut talebiyle Modernist ideallerin buluşmasını temsil eder. Bruno Taut kimi apartman komplekslerinde bireyselleşme ve canlı bir renk kullanımı gibi açılım arayışlarıyla ortaya çıkmıştır. Örnek: Trierer Strasse Yerleşmesi, 1925-26. O dönemde, alt orta sınıfın barınma koşulları büyük oranda gelişir.

 

İstanbul, Teşvikiye’de apartmanlar. 1910’lardan başlayarak Nişantaşı hızla apartmanlaşır. Türkiye’nin birkaç onyıl içinde standart yapı tipi olacak olan apartman burada yeniden icat edilmiş gibidir (Fotoğraf: Uğur Tanyeli).

 

Stuttgart’taki Weissenhof Sitesi’ndeki apartman bloğunda Mies van der Rohe dairelerin katı plan düzenlerini kişisel tercih seçeneklerine olanak veren esnek bir planimetriye kavuşturur. Her daire farklı plan düzenine sahip olabilecektir. Strüktür, giriş katı ve kat planları, 1927.

 

Apartmanı ve kenti radikal biçimde dönüştürmeyi öngören tasarımlarıyla Le Corbusier dönem açıcıdır. Önce 1922’de “3 Milyonluk Bir Kent” projesinde yeni metropolü ayrık düzen apartman bloklarıyla inşa etmeyi önerir. Buradaki Paris için “Plan Voisin” projesi ise kent merkezini yenilemeye yöneliktir.

 

Chicago’da Lake Shore Drive apartman blokları. Mies van der Rohe ABD’deki mimari yaşamının ilk evresinde kalite ve lüksün tanımını değiştiren bu yapıları ortaya koyar, 1949-51.

 

 

Bir Modernist ikon: İtalya’nın Como kentinde Novocomum adlı apartman, mimar Giuseppe Terragni, 1929 (Fotoğraf: Uğur Tanyeli).

 

Kısa bir Modernist dönemin ardından Sovyetler, 1930 ve 40’larda apartmanın kökenine, burjuva konutu olduğu döneme geri döner. Sadece daire boyutları küçülür.

 

Le Corbusier 2. Dünya Savaşı’nın bitiminde Marsilya’daki dev konut bloğu Unité d’Habitation ile apartman tipolojisinde devrim yapar.

 

Unité d’Habitation, genel kesit ve dairelerin plan ve kesitleri. Burada amaç, her dairenin bağımsız bir ev bireyselliğine sahip kılınmasıdır.

 

Unité d’Habitation hemen her ülkede etkili olur ve konut üzerinde düşünen mimarlara esin verir. Türkiye’de esinlenenlerden en başarılısı belki de ½işli’de Hukukçular Sitesi’dir. Mimarlar: Haluk Baysal ve Melih Birsel, 1959-63 (Fotoğraf: Uğur Tanyeli).

 

İstanbul, Ataköy 1. ve 2. Kısım apartmanları bu alanda Türkiye’de uzun süre aşılmayacak yüksek bir kalite gösterirler. Büyük oranda Le Corbusier’nin fikirlerinden esinlenmiş oldukları görülür (Fotoğraflar: Uğur Tanyeli).

 

Le Corbusier’den esinlenip apartman tipi barınma alanında önemli ürünler veren Brezilyalı bir mimardır Alfonso Eduardo Reidy. Rio de Janeiro, Pedregulho’daki bu örnek Le Corbusier’nin ütopik Cezayir kenti projesinin apartman boyutuna indirgenmesiyle ortaya konmuş, 1948-50.

 

Alison ve Peter Smithson, 1960 ve 70’lerde Team Ten’in konut sorununu merkeze alan söylem üreticilerinin başında gelirler. Modernist anadamara benimsenebilir bir çevresel çekicilik kazandırmayı, bu amaçla da geleneksel kentsel mekan kalitelerini yeniden canlandırmayı öngörmüşlerdir. Ordinariness and Light sözkonusu sorunsal tartıştıkları en önemli kitaplarıdır.

 

Oklahoma, Bartlesville’de Price Tower adlı apartman bloğu, mimar: Frank Lloyd Wright, 1955-56. Ünlü mimar 1920’lerden beri geliştirdiği fikirlerini bu yapıda gerçekleştirir. Ancak, bu çok kişisel deneme etkili olmayacaktır.

 

Robin Hood Gardens, Alison ve Peter Smithson’ın görüşlerini gerçekleştirme olanağını buldukları en önemli kolektif konut projesidir. Açık koridorlu sistemi ve dubleks daireleri içeren yapının ardındaki iddia, bunun bir tür çok katlı kent sokağı gibi işlev göreceği doğrultusundaydı.

 

İstanbul, Ataşehir’de apartman bloğu. Apartman mimarisi 1980-2000’ler aralığında hemen her yerde büyük bir durgunluğa girer. Boyutlar büyür, ½anghay, Hong Kong gibi dev apartman bloklarıyla karakterize olan metropoller doğar; ama konuyu radikal biçimde dönüştüren yeni mimari öneriler görülmez olur. Türkiye’de bu özellikle böyledir. Mimarlar apartmanı neredeyse unutmayı yeğlerler.

 

İstanbul, Ataşehir’de apartman bloğu. Apartman mimarisi 1980-2000’ler aralığında hemen her yerde büyük bir durgunluğa girer. Boyutlar büyür, ½anghay, Hong Kong gibi dev apartman bloklarıyla karakterize olan metropoller doğar; ama konuyu radikal biçimde dönüştüren yeni mimari öneriler görülmez olur. Türkiye’de bu özellikle böyledir. Mimarlar apartmanı neredeyse unutmayı yeğlerler.

 

Bir başka Team Ten üyesi grup olan Candilis-Josic-Woods’un savı da yine modern kolektif konut mekanının sürprizli geleneksel mekan değerleriyle bütünleştirilmesine yönelikti. Yapıları bundan ötürü genellikle Akdeniz kırsalını çağrıştırır. Örnek: Grau du Roi’da apartman bloğu.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


67346 - unknown - 38.107.179.238