Çağdaş
AlmanFotoğrafından Bir Kesit Mesafe ve Yakınlık
“Meraklı olanın tüketilmemiş olan, olup bitene mesafesini
koruyan ama gerektiği kadar yakınlaşmayı isteyen bakışı…” Wulf Herzogenrath
Milli Reasürans Sanat Galerisi, Goethe Institut ve ifa’nın
işbirliğiyle Alman fotoğraf sanatına ilişkin önemli bir etkinliğe ev sahipliği
yapıyor. Wulf Herzogenrath ve ifa tarafından tasarlanan “Mesafe ve Yakınlık”
başlıklı sergi, Alman fotoğrafının önde gelen adlarından Bernd ve Hilla
Becher’le birlikte, Düsseldorf Sanat Akademisi’ndeki eski öğrencilerinin
çalışmalarını ağırlıyor.
Becher çifti, sanatsal yaklaşımlarının yanısıra fotoğraf
sanatına yaptıkları kazanımlarla Alman fotoğrafında özgün bir anlayışı temsil
eder konumdadır. Becher’lerin fotoğraflarında son derece kişiselleştirilen
sanatsal anlayış, tipolojik bir anlayışa dayanan çalışma ilkesiyle birleşerek,
mimarlık, toplumsal işlev ve iktisat tarihi bakımından belgesel nitelikte
içerik ve anlam kazanmıştır.
Becher’lerin fotoğraflarındaki dünyanın nesneleri, işlevsellik
üzerine kurulu olan eritme fırınları, soğutma kuleleri, havai hatlar,
gazhaneler, fabrika binaları ile, yok olmakta olan sanayi ve maden
ocaklarındaki anonim mimarlık örnekleridir. 1950’li yılların sonunda, bir
ressam olan Bernd Becher’i sanayi alanındaki dönüşüme tanıklık eden bir
fotoğrafçıya dönüştüren, ülkesine yaptığı ziyaretlerde resmini yaptığı binaları
bir sonraki ziyaretinde yerinde bulamamış olmasıydı. Bernd Becher’in bu
ilgisine, daha sonra evleneceği Hilla Becher de katılınca çalışmaları kısa
sürede ürün vermeye başladı. Becher’ler bu dünyanın nesnelerine, daha sonra
birçok örnekte görüleceği gibi, dramatik-nostaljik bir bakış açısıyla
yaklaşmıyorlardı. Onların amacı, artık işlevsel olarak tükenen bir dünyaya ait
oldukları için yok olmaları “meşrulaşan” nesnelerin kapsamlı ve nesnel biçimde
kayda geçirilmesiydi. Sergilerine, amaçlarını açık bir şekilde gösteren
“Endüstri Yapılarının Tipolojisi”, “Teknik Konstrüksiyonların
Karşılaştırılması” vb. isimler veriyorlar, fotoğraflardaki yapılarla ilgili
ayrıntılı açıklamalar yapıyorlardı.
Bernd ve Hilla Becher’in fotoğrafik tipoloji çalışmaları,
sanatçının bireysel ve duygu yüklü imzasını geri çekmesi, gündelik ve sıradan
nesnelere yönelmesi, aralarındaki farklılıkların olabildiğince az olduğu
sanatsal seriler oluşturması, gündelik hayat içinde benzer şeylerin
farklılıklarının dolayımsız bir karşılaştırma içinde gösterilmesi vb.
bakımlardan avangart ve kavramsal sanatın yalın ve bilimsel karakterli
tartışmalarına paralel bir serüven izliyordu.
Becher’ler izleyiciyi, fotoğrafların zeki, düşünen ve aynı
zamanda onları çağrışımlarıyla birlikte hisseden bir parçası olarak dikkate
alırlar. Fotoğraflar hiçbir zaman izleyicilerde “röntgenci” bir davranışı
kışkırtmaz, açıklayıcı ve çözümleyicidirler. Becher’ler fotoğraflarda bir
düzenlemeye girişmez, nesneleri varoldukları ve bulundukları biçimde
olabildiğince nesnel gösterirler.
Sergide, Düsseldorf Sanat Akademisi’nde Becher sınıfında
ihtisas yapmış Andreas Gursky, Candida Höfer, Axel Hütte, Thomas Struth, Petra
Wunderlich, Thomas Ruff, Simone Nieweg, Jörg Sasse gibi çağdaş Alman
fotoğrafçılarının çalışmalarına da geniş yer verilmiş. Tümü toplumsal kamu
yaşamı ve gerçeklikle doğrudan bağlantılı temalar üzerinde çalışan sanatçıların
bu seçimlerinde Becher’lerin geniş ilgi alanlarının, entelektüel planda kültür
tarihiyle hesaplaşan derin yaklaşımlarının, tarihsel bir vicdan ve sorumluluk
yüklenen duruşlarının etkisi olduğu çok açık.
15 Eylül-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen İFSAK
1. Uluslararası Fotoğraf Bienali ile paralel bir etkinlik
olarak düzenlenen sergi, 18 Ekim-18 Kasım tarihleri arasında görülebilir.

Andreas Gursky, “Uni Bochum”, 1988, renkli baskı,
99,5x138,5 cm.

Candida Höfer, “DHFK Leipzig I”, 1991, renkli baskı, 35,5
X51,5 cm.

Bernd-Hilla Becher, “Gazometre”, Schönenberg, Berlin,
1992, siyah beyaz baskı, 60x47 cm.

Axel Hütte, “Balford Tower”, Londra, 1991, renkli baskı,
166x110,5 cm.

Petra Wunderlich, Düsseldorf, 1979, siyah beyaz baskı,
29x40 cm.

Simone Nieweg, “Wirsing” Steinhagen, Westfalen, 1990,
renkli baskı, 29x37 cm.

Thomas Ruff, “İç mekan”, 1982, renkli baskı, 20,5x27,5
cm.

Thomas Struth, “ Tomoharu Murakami ve Karısı”, Tokyo,
1991, renkli baskı, 67x90 cm.

Jörg Sasse, “W-86-02-02”, Düsseldorf, 1986, renkli baskı, 40,5x30,5 cm.