Modern
Mimari Mirasın Yıkımına Seyirci Kalmak: Talimhane ve Ayhan Apartmanı
Ebru Omay Polat, Murat Polat
“Yıkıcı karakter genç ve canlıdır, çünkü tahrip etmek
gençleştirir, yaşlanmanın izlerini yok eder.” W. Benjamin1
Benjamin’in “yıkıcı” olarak tanımladığı karakter, koruma
tarihinin baş aktörlerinden biridir. Eski, köhne, bakımsız yapılar, “onun temiz
havaya ve serbest alanlara olan ihtiyacı”nın önünde engeldirler. Özellikle de
bu yapılar alışılagelmiş eski eser kavramına da uymayan bezemesiz, betonarme,
Modernist yapılar ise.
Türkiye’de “koruma” kavramı yıkımlarla birlikte
anılmaktadır. Koruma kurullarının tescil kararlarıyla koruma altına alınmış
kültür mirasının farklı ölçeklerdeki örnekleri, yerel yönetimlerin
projelerinden destek alınarak yıkılmaktadır. Bu yıkımlar bazen kentsel dönüşüm
projeleriyle gerekçelendirilerek haklı gösterilmeye çalışılmakta, bazen de
uzmanların ve kamuoyunun dikkatini çekmeyecek biçimde gerçekleştirilmektedir.
Talimhane semti, İstanbul’un merkezindeki konumuyla, ilk
şekillendiği dönemden itibaren gerek sosyal gerek fiziksel dönüşümlerin ve
yıkımların yaşandığı alanlardan biri olmuştur. Olumlu ve olumsuz yanlarıyla bu
dönüşümün son aşaması 2004 yılında Beyoğlu Belediyesi tarafından hayata
geçirilen “Beyoğlu İlçesi Talimhane Bölgesi Yayalaştırma Projesi”dir. Proje,
kent yaşamına getireceği olumlu yönleri ile basında da sıkça gündeme gelmiştir.
Ancak, bu projeden de alınan destekle 1990’lardan günümüze gerçekleştirilen
yıkımlar arkaplanda devam etmektedir. 1930’ların konut dokusunun hakim olduğu
bölgenin çehresi hızlı bir biçimde değişmektedir. Bu süreçte, Seyfi Arkan
tarafından tasarlanan, Talimhane’nin ve modern mimarlık mirasının nitelikli
konut örneklerinden biri olan Ayhan Apartmanı tescil kararına rağmen
yıkılmıştır. Yapı, Anıtlar Kurulu tarafından cephesi aynen korunarak restore
edilmesi kararının alınmasından kısa bir süre sonra yıkılmıştır2. Yerine
“aslına uygun rekonstrüksiyon” adı altında inşa edilen yapıysa, ne
Talimhane’nin ne de Ayhan Apartmanı’nın ait olmadığı bir yüzyılın postmodern
yansımasıdır.
Talimhane’de kentsel dönüşüm ve yıkımların tarihi
19. yüzyılın başında bugünkü Taksim Meydanı’nın karakterini
Topçu Kışlası, ahırları ve talim alanı oluşturmuştur. Kent merkezindeki büyük
bir boşluk olan talim alanı İstanbul’un işgal yıllarında futbol stadı olarak
kullanılmış ve bu kullanım, Cumhuriyet Dönemi’nin başlarında da bir süre daha
devam etmiştir. 1920’li ve 30’lu yıllarda boşaltılan kışla binaları, 1940’larda
Lütfü Kırdar’ın belediye başkanlığı döneminde, Prost Planı’na bağlı olarak
yapılan imar operasyonu sırasında tamamen yıkılmıştır. Kışla ve talim yerinde
imar planı uyarınca bir kamusal alan oluşturulmuştur. Taksim Meydanı ve Taksim
Gezi Parkı düzenlemesinin ardından kışlanın yıkılmasıyla oluşan alanda inşa edilen
Taksim Belediye Gazinosu ve Taksim Meydanı’nın doğu yönünde beton sütunlar
üzerinde yükselen Kristal Gazinosu, kentin merkezinin sosyal yaşamını etkileyen
nitelikli Modernist mimarlık ürünleridir. Bilindiği gibi, bu binalar da daha
sonraki düzenleme çalışmaları sürecinde ortadan kaldırılmıştır.
1930’lardan itibaren talim alanı Harbiye yönünde gelişen ve
kamusal alanla bütünleşen modern bir konut bölgesine dönüşmüştür. Talimhane,
Beyoğlu’nun Taksim ve Şişli yönündeki gelişiminin 20. yüzyılın yaşantısını ve
mimarisini yansıtan bir uzantısı olmuştur. 1920’li yılların sonundan itibaren
Art Deco ve Modernist apartmanların yapımıyla bölgedeki ikinci kentsel dönüşüm
projesi gerçekleştirilmiş ve konut alanı “Talimhane semti” adını almıştır.
Gerek Talimhane apartmanları gerek sosyal yapılar, 1940’ların İstanbul’unun
kent yaşamında önemli bir yere sahip olmuştur.
Beş-altı katlı Art Deco apartmanların yoğun olduğu,
Cumhuriyet’in kentli kullanıcısının ihtiyaçlarına yönelik Modernist konut
yapılarının da büyük bir oranda katkıda bulunduğu Talimhane dokusu, birbirini
dik açılarla kesen geniş parseller üzerinde yükselmektedir. Bu yapıların
bazıları Cumhuriyet dönemi mimarlığının önemli isimlerinin eserleridir: 1933
yılında Cumhuriyet Caddesi’nde Nihat Vedat (Tek) tarafından tasarlanan Pertev
Apartmanı Art Deco’nun seçkin örneklerinden biridir. Bölgenin Modernist
karakterinin örnekleri olan, Cumhuriyet Caddesi üzerindeki Ceylan Apartmanı
1933 yılında Sedad Hakkı Eldem, Doğu Apartmanı ise 1940 yılında Rebii Gorbon ve
Mustafa Can tarafından tasarlanmıştır.

Ayhan Apartmanı ilk inşa edildiği yıllarda, 1939 (Kaynak:
Arkitekt).

Ayhan Apartmanı’nın yıkımı, 2004 (Fotoğraf: Ebru Omay
Polat).
Talimhane Bölgesi’nin 1950’lerdeki dönüşümü önce sosyal,
sonra fiziksel alanda gerçekleşmiştir. Bu dönemde Beyoğlu genelinde gözlenen
fiziksel değişim ve bakımsızlık, güvenliğin azalması bölgenin kimliğini büyük
ölçüde değiştirmiştir. İstiklal Caddesi aksının ve çevresinin kamusal yapısını
belirleyen yeni kullanıcı kimliğini, 1950’lerden itibaren ve 6-7 Eylül
olaylarının ardından 1980’lerin sonuna dek ağırlıklı olarak göçle gelen alt
gelir grupları oluşturmaktadır. Sosyal değişimin yaşandığı konut bölgesinde
özgün konut işlevi tamamen yok olmamış, ancak fiziksel mekandaki değişim etkilerini
göstermeye başlamıştır. Özgün kullanıcısını yitiren konutlar alt gelir grupları
tarafından kullanılmaya başlanmış; zemin katlardaki, bölgeye ait olmayan yoğun
ticari faaliyetler binaları olumsuz yönde etkilemiştir.
Dalan Dönemi’nde Tarlabaşı yıkımlarının ardından 1988
yılında Tarlabaşı Bulvarı’nın açılması bölgenin meydanla ve Beyoğlu ile
ilişkisini koparmıştır. İstiklal Caddesi’nin prestijinin iade edilmesi
çalışmalarının sürdüğü bu dönem, Tarlabaşı ve Talimhane’nin çöküntü bölgesi
olmaya aday olduğu dönemdir. 1980’lerin sonunda, konut alanı işlevi yerini
ticaretin yanısıra turizm faaliyetine terk etmeye başlamıştır.
Menderes ve Dalan dönemlerinde yaşanan bu dönüşümler ve
bölgenin 1990’lı yıllarda turizm ağırlıklı kullanımıyla mevcut otellerin sayısı
arttırmıştır. Kongre turizmine hizmet veren ilk otellerin inşası, 2004 yılında
gerçekleştirilen “Talimhane Bölgesi Yayalaştırma Projesi”nin turizmi ön plana
çıkaran yeniden işlevlendirmesi ile artmıştır3. Projenin bölgeyi yeniden
canlandırma açısından taşıdığı olumlu yönler arkaplanda sürdürülen yıkımları
gölgelemektedir. Bugün, konut dokusunun niteliklerini, özgün parselasyon
yapısını yok eden ve proje kapsamında desteklenen, yıkıp yapmaya yönelik bir
imar faaliyeti yürütülmektedir.
Özgün cephe düzenleri giydirme cephelerle değiştirilmiş,
yıkımlarla bazı parseller birleştirilmiş ya da bir parsel üzerindeki yapı
yıkılarak yerine otel binaları yapılmaya başlanmıştır. Yeni yapılar da cam
giydirme cepheli ya da rekonstrüksiyon ürünlerdir ve gerek gabarileri gerek
cephe özellikleri açısından dokunun bütünlüğünü bozan uygulamalardır. Bazı
yapılarda gabari korunmakla birlikte, özgün cephe özelliklerinden çok fazla
ödün verilen yeni cephe düzenlemeleri uygulanmıştır.
Talimhane’nin kültür mirası kapsamında değerlendirilmesi
Özgün parselasyonunu ve mimari kimliğini yitirmeye başlayan
Talimhane bölgesini oluşturan 12 yapı adası, 1999 yılında İstanbul 1 Numaralı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu bölgedeki bazı yapıların 662 sayılı
ilke kararında tanımlanan “Erken Cumhuriyet dönemi yapıları” niteliği
taşımaları ve 663 sayılı ilke kararı4 uyarınca, “tek parsel ölçeğinde karar
alınmadan önce bütünlüğü verecek yapı adası ve sokak ölçeğinde alanın tescil
edilmesi kararı” alınmıştır5. Oldukça yoğun olan dokunun parsel bazında alınan
kararlar ile kentsel kimliğinin korunması ve mevcut trafik sorunlarının
çözümünün zor olacağı, çöküntü bölgesi olmaktan kurtarılması için bölgede
tescil edilen binaların kendi kontur ve gabarilerinde kapsamlı tamir ve
restorasyon çalışmalarının kurulca onaylanması şartıyla yapılmasına, yeni
yapılanma taleplerinin ise, Koruma Amaçlı İmar Planı uyarınca
değerlendirilmesine karar verilmiştir. Ayhan Apartmanı bu karar kapsamında
koruma altına alınan yapılardan biridir.
Ayhan Apartmanı
“Bina harici mimarisi ile orijinal bir tesir yapmaktadır.
Taksim’de mimar olmayan kimseler tarafından yapılan binalar arasında bu kira
evinin hususiyetleri yeknazarda tebarüz etmektedir”6.

1943 tarihli, 1/500 ölçekli Pervititch haritasında
Talimhane dokusu ve Ayhan Apartmanı.

Ayhan Apartmanı “rekonstrüksiyon”u, yalın mimariye sadık
kalma çabası ile çelişen cephe düzeni ve başka bir coğrafyaya ait olan çatı
biçimlenişi, 2006 (Fotoğraf: Ebru Omay Polat).
Talimhane dokusuna özgün bir katkı, Aydede ve Lamartin
Caddeleri’nin köşesinde Seyfi Arkan tarafından 1934-1935 yılında Ayhan
Apartmanı (General Fahrettin Apartmanı) ile gerçekleşmiştir7. Arkitekt
dergisinde yayımlanan tanıtım metninde belirtildiği gibi, Talimhane dokusunu
oluşturan Art Deco ve Art Deco ile Modernizm’in arakesitindeki apartman
tasarımlarına eklenen nitelikli örneklerinden biridir. Aydede ve Lamartine
Caddeleri’nin köşesindeki konumu, Arkan’ın ekspresyonizm etkisindeki Modernist
tasarımının belirleyici bir öğesidir. Yalın yatay ve düşey çizgilerin eğrisel
hatlar taşıyan balkon ya da çıkmalarla zenginleştiği köşe apartman çözümleri,
Şişli, Nişantaşı gibi 1930-40’ların yeni gelişen konut alanlarının kentli,
modern dokusuna katkıda bulunmuştur.
Poelzig ve özellikle de Mendelsohn’un tasarımları, Arkan’ın
mimari dilinin oluşmasında büyük bir role sahiptir. Yuvarlak köşe biçimlenişi,
geniş yatay bantlar ve düşeyde katları birleştiren beton elemanla desteklenen
heykelsi tasarım, Mendelsohn’un Berliner Tagesblatt yapısını anımsatan
nitelikli bir uygulamadır. Bölgeye kimliğini kazandıran Modernist yapılardan
biri olan Ayhan Apartmanı, İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kurulu tarafından kentsel sit olarak tanımlanan “Talimhane Bölgesi
Yayalaştırma Projesi” devam ederken 2004 yılında yıktırıldı.
Yıkımın ardından
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesi
tarafından 2004 yılında gerçekleştirilen proje konutların hızla otel ya da
işyeri olarak içerik ve kabuk değiştirdiği bir süreçtir. Amaçlanan, Talimhane’nin
turizmin hizmetine teslim edilmesidir. Trafiğe kapatılan yolların yenilenmesi,
ışıklandırma, güvenlik ekipleri ve sokak etkinlikleri projenin olumlu yönlerini
desteklerken, 20. yüzyıl konut dokusu yerine steril bir turizm merkezinin
çehresini şekillendirmeye başlamıştır. Talimhane’nin yeni kullanıcıları yakın
bir gelecekte 1930’larda şekillenen dokudan izler göremeyecekler, bölgenin
tarihini bilmeyenler bir 19. yüzyıl dokusunun canlandırıldığı yepyeni bir çehre
görecekler.
Yerel yönetimlerin tarihi kent merkezlerine yönelik proje ve
yaklaşımlarında ortak bir nokta olduğu görülmektedir: Kentsel dönüşüm
yıkımlarla sağlanmaktadır. Hem de bu yıkımlar yasa, karar ve nitelik
gözetmemektedir. Uygulamaları denetleyen sistemin eksikliği, alınan kararların kağıt
üzerinde kalmasına neden olmaktadır. Yıkımlarda belediye başkanlarının bireysel
tavırları, rant çevrelerinin yönlendirmesi ve spekülasyonları etkili
olmaktadır. Anıtlar Kurulu bu uygulamalara karşı yetersiz kalmaktadır.
Ayhan Apartmanı bu değişim sürecinde özgün işlevini uzun
süre korumuş, ama yoğun turizm baskısının sonucunda işlevsel ve ekonomik ömrünü
tamamlayamadan yok olmuştur. Ayhan Apartmanı’nın yıkımının ardından kurul
tarafından yapılan yeniden değerlendirme sonucunda, “aslına uygun şekilde”
yeniden inşa edilmesi kararı alınmıştır. Ancak, bugün aynı parsel üzerinde
yükselen yapı aynı parsel üzerinde bulunmak dışında özgün yapıyla ortak bir
özellik taşımamaktadır. 19. yüzyıl mimarisine öykünen kilit taşları ve söveler
yeni yapının bambaşka bir yaklaşıma sahip olduğunun göstergesidir. 20. yüzyıl
başı mimarlığının laboratuarı olan dokunun değeri anlaşılamadan, eski eser
olarak tanımlanabilecek ve Beyoğlu ve Tarlabaşı dokusuyla uyumlu bir
19. yüzyıl dokusu oluşturmak hedeflenmektedir.
Konut işlevi yerine turizm işlevi, diğerinden iz
bırakmamacasına adapte edilmeye çalışılmaktadır. Bir 19. yüzyıl dekoru olmaktan
ileri gidemeyecek, doğallıktan uzak mekanların prestij ve ilgi kaynağı
olamayacağının farkına varılamamıştır. “Yıkıcı karakter”, görevini yapmanın
rahatlığı içinde yeni projeler üretecektir. n Araş.Gör. Ebru Omay Polat, YTÜ
Mimarlık Fakültesi Restorasyon Anabilim Dalı, Araş.Gör. Murat Polat, MSGSÜ
Mimarlık Fakültesi Mimari Tasarım Sorunları Bilim Dalı.
Notlar:
1 W. Benjamin, Parıltılar, çev.: Yılmaz Özer, Belge
Yayınları, 1990, s.14-15.
2 Ayhan Apartmanı’nı konu alan bir diğer yazı “Modernist
Ayhan Apartmanı 19. Yüzyıl Oteli’ne Nasıl Dönüştü?” başlığıyla Yenimimar
gazetesinde yayımlanmıştır. Bkz. E. Omay Polat, “Modernist Ayhan Apartmanı 19.
Yüzyıl Oteli’ne Nasıl Dönüştü?”, Yenimimar, Haziran 2006, s. 6.
3 Bu projeyi irdeleyen bir çalışma için bkz. N. Akın,
“Talimhane Yayalaştırma Projesi’nin Düşündürdükleri”, Arredamento Mimarlık,
2005, Ocak 2005/100+76,
s. 84-88.
4 KTVKYK, 05.11.1999 tarihli 663 sayılı ilke kararında, “Her
türlü yapı tarzında ve doku özellikli yerleşmelerde korumaya değer sivil mimari
örneklerinin toplu şekilde bulunduğu hallerde, bir bütün içinde yer alan tek
parsel ölçeğinde karar almadan önce bütünlüğü verecek yapı adası veya sokak
ölçeğinde alanın tescil edilmesine, mevzuatta yer almayan tanımların (kültür
sokağı vb.) verilmemesine” ifadesi yer almaktadır. Bu ifade Talimhane
bölgesinin tescili için gerekçe olarak kullanılmıştır.
5 İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulu’nun 15.12.1999 tarihli ve 11437 sayılı kararı.
6 S. Arkan, “Taksim’de Bir Kira Evi, Mimar Seyfi Arkan”,
Arkitekt, 1939, cilt: 9, s.101-103.
7 Arkan’ın kendi eserleri için hazırladığı kitapta
apartmanın adı ve yapım yılı “General Fahrettin-Ayhan Apartmanı,
İstanbul-Taksim, 1934-1935” olarak ifade edilmiştir (S. Arkan, Seyfi Arkan ve
Eserleri, 1933-1956, Türk Himark Plan Yapı Müessesesi, İstanbul).