Büyük
Ankara Oteli’nin Onarımı Marc Saugey’nin Tasarımını Değiştirmeden!
Aydan Balamir, Alev Erkmen
Otel’in ‘kültür varlığı’ özelliği
Başkent’in önde gelen binalarından Büyük Ankara Oteli’nin
özgün mimarisini köklü biçimde değiştirecek bir yenileme projesinin gündeme
gelişi, meslek çevreleri tarafından üzüntüyle karşılandı. İsviçreli mimar Marc
J. Saugey ile mimar Yüksel Okan’ın ortak eseri olarak anılan1 Büyük Ankara
Oteli, tasarlanıp inşa edildiği yılların (1956-1966) dönem özelliklerini
taşıyan, modern mimarlığın nitelikli bir örneği. Otel, mimari değerinin
yanısıra, yakın tarihimizin bir tanığı olarak kentin siyasi ve kamusal
belleğindeki yeri nedeniyle de ‘korunması gereken kültür varlığı’ niteliğini
taşıyor.

Kartpostal; arkada Meclis, önde yıkılan Milka Pastanesi -
öncesinde ‘Gatenby Evi’ (And Ofset, tarihsiz).
Otel’in aslına uygun onarımı konusundaki dileklerin,
DOCOMOMO-Türkiye (Modern Mirasın Belgelenmesi ve Korunması Örgütü’nün Türkiye
kolu) tarafından ilgili kuruluşlara iletilmesi için bir değerlendirme raporu
hazırlamanın yararlı olacağı düşünüldü.2 Konuya, yapının kent tarihi, mimarlık
kültürü ve yatırım rasyoneli açısından yaklaşılarak, yenileme projesinde
gözetilmesi beklenen ilkesel öneriler getirilmekte.
Yapının kent belleğindeki yeri
Büyük Ankara Oteli, kentin en prestijli güzergâhı olan
Atatürk Bulvarı üzerindeki konumu ve Emek İşhanı’ndan sonra Bulvar üzerindeki
ilk yüksek yapı oluşu nedeniyle, adını taşıdığı kent için bir simge yapı
özelliği taşır. Dönemin Ankara kartpostalları yapıyı genellikle, Ankara’ya
hakim konumu ve karakteristik çatı formuyla algılandığı yönden gösterir (Resim
1). Otel, Ankara’nın siyasi yaşamında tarihî Ankara Palas Oteli’nin, gündelik
yaşam tarihinde ise İstanbul Hilton Oteli’nin etkileri ile kıyaslanabilecek
öneme ve anılar birikimine sahiptir.
Ankara’nın başkent olduğu ilk yıllarda Ulus semti kentin
idari ve sosyal merkezini oluştururken, merkezin giderek Yenişehir’e
kaymasıyla, 1950’li yıllardan itibaren yönetim ve prestij yapıları Atatürk
Bulvarı üzerinde konumlanmaya başlamıştı. Büyük Millet Meclisi’nin Bulvar
yönünde karşı sırasına yerleşen Büyük Ankara Oteli, Cumhuriyet’in ilk
yıllarında Ulus’taki Ankara Palas’ın I. ve II. Meclis binalarıyla kurduğuna
benzer bir ilişkiyi son Meclis binası ile kurmuştur.3 Büyük Ankara Oteli,
TBMM’nin yanısıra Bakanlıklar ve Elçilikler’e de yakınlığı nedeniyle, hizmet
verdiği yıllarda siyasi ve diplomatik çevrelerin uğrak yeriydi. Siyasilerin
odalarını yıllığına kiraladığı bilinen Otel, Türkiye’nin yakın tarihinde birçok
siyasi görüşme ve koalisyon pazarlığına sahne oluşuyla, basın ve medyanın
odağında idi.4 Otel, bir dönemin hareketli siyaset kulisi olarak işlev görmüş
oluşuyla, bir romana da adını vermişti.5 Üzerinde yapının adı ve amblemini
taşıyan fotoğraf çerçeveleri, antetli not kağıtları, kül tablaları gibi anı
nesnelerinin internet sitelerinde6 açık arttırmalarla alıcı buluyor oluşu bile,
Otel’in toplumsal bellekteki yerini ortaya koymaya yetecek bir kanıt olarak
duruyor.
Büyük Ankara Oteli, 1950’li yıllarda geliştirilmeye
çalışılan turizm sektöründe Emekli Sandığı’nın öncü olmasıyla girişilen otel
yatırımlarından biriydi; projelendirme İsviçreli bir firmaya (Socièté Générale
Pour L’Industrie) verilmişti. Yapımının tamamlandığı 1966 yılından 1986’da
Ankara Hilton Oteli’nin açılışına kadar Başkent’in tek beş yıldızlı oteli olan
Büyük Ankara Oteli, bu yönüyle en az iki kuşak Ankaralı için nitelikli yaşam
çevresinin örnekliğini yaptı. Nişan-düğün törenleri için modern tefrişli balo
salonu ve yüzme havuzlu teraslarıyla, Başkent’in gündelik yaşamında İstanbul’un
Hilton Oteli’ne benzer bir işlev ve anlam yüklendi. Şehrin en güzel
mekânlarından olan Ankara manzaralı çatı lokantası, kentlinin hafızasında
seçkin atmosferi ve şeffaflığıyla iz bıraktı. Otel sadece yüksek gelir
gruplarını değil, orta sınıfı ve genç kuşağı da cömertçe ağırladı; özellikle
rampalı lobi mekânlarının sunduğu buluşma ve çay saati imkânlarıyla, kendini
her kesime erişilebilir kıldı (Resim 2). Büyük Ankara Oteli’nin biriktirdiği
anılar Ankaralılar’ı olduğu kadar, başka şehirlerden ve yurtdışından Başkent’e
yolu düşenleri de içine alan genişliktedir. Turizm hedefli bir web sitesinde,
California’dan bir eski müdavimi, Büyük Ankara Oteli üzerine şu içten satırları
yazıyor:7 “1968 yılında Ankara’da yaşarken Otel’in çatısına yemek için
defalarca gittim. Müzisyenlerin ve garsonların imzaları bulunan menüyü hala
saklarım. Artık yaşlı bir kadın sayılırım ama o harika oteli çok iyi
hatırlıyorum. Ve orada tanıştığım harika insanları. Bir gün Türkiye’ye ve Büyük
Otel’e tekrar gelebilmeyi umuyorum.” (Pat Steele Riverside, California)

Rampalı lobi mekânı (ODTÜ Mimarlık Fakültesi Arşivi,
tarihsiz).

Özgün çizimlerde anahtar kroki, 25.3.1958
Yapının mimari özellikleri
Mimarlık literatüründe Büyük Ankara Oteli, Türkiye’de
1960’lı yılların mimarisini temsil eden yapılar arasında hep ön sıralarda yer
almıştır.8 Yapı, Uluslararası Modern Mimarlık Akımı’nın dik açılı tekil
prizmatik blokları yerine, parçalı kompozisyon ve açılı geometrilerin egemen
olduğu güçlü bir kütle plastiğine sahiptir. Cephe plastiğiyle Frank Lloyd
Wright’ın Price Tower binası ile paralelliği kurulan yapı, İstanbul Sheraton
Oteli (bugünkü Ceylan Intercontinental, AHE, 1959-1973) başta olmak üzere,
dönemin büyük programlı ve çok katlı yapılarına örneklik etmiştir.
Programın mimari çözümü, işlevlerin beş blokta yoğunlaşması
şeklindedir (Resim 3, 4, 5, 6). Yüksek otel kütlesinin (Blok A) iki yanındaki,
Bulvar’a cephe veren alçak katlı kanatlarda balo salonu (Blok B) ile lobi ve
sosyal mekânlar (Blok C) yer alır. Yönetim ve mutfaklar, otel bloğunun servis
çekirdekleriyle ilişkili olarak, arkada Tunus Caddesi’ne dönük alçak kütlede
(Blok D) toplanmış; servis mahalleri ise teraslamanın kırık biçimlenişini
izleyen bir diğer kütlede (Blok E) çözülmüştür.
20. yüzyıl modernizminin ‘Organik Mimari’ anlayışına yakın
olan yapı, mekân-kütle-yüzey ve mekân-strüktür-ayrıntı bütünlüğünü gözeten bir
tasarıma sahiptir. Literatürde daha ziyade kütle plastiği ve güneş kırıcılı dış
cephesiyle anılan Otel, iç mekân plastiği ile de öne çıkmaktadır. Lobi, balo
salonu ve çatı lokantası, açılı biçimlenmenin üç boyutta hissedildiği zengin
mekânlardır. Rampalarla birbirine bağlanan farklı seviyelerdeki lobi ve sosyal
mekânlar, bu bakımdan özellikle anılmaya değerdir (Resim 7). Bu mahallerin
açılı konumlardaki ahşap asma tavanları, açılı formlarla rölyeflendirilmiş
renkli taş yüzeyleri ve dışla ilişkiyi koparmadan ışığı denetleyen brisoleyli
yüzeyler, akıcı mekân kurgusunu destekleyen tektonik unsurlardır. Yapıda klasik
anlamda ‘bezeme’ olmamakla birlikte, anılan unsurlar modern mimarinin soyut
bezeme anlayışının örnekleridir. Turgut Cansever’in deyişiyle ‘tektoniklerin
tezyiniliği’ olarak adlandırılabilecek bu bezeme anlayışı, iç cephelerde
Modernist zanaat tarzını örneklerken, dış cephelerde gelişmiş yapım teknikleri
ve çağdaş malzemeyle sürmektedir.
Binanın dış cepheleri, yerine ve işlevine göre farklı
düzenlemeler gösterir. Balo salonunun fuayesi ile lobi mekânları Atatürk
Bulvarı yönünde tamamen saydam tutulurken, Tunus Caddesi’ne ve komşu parsellere
bakan çeperlerde kullanılan sık aralıklı düşey elemanlar (brisoley), iç mekânı
yapısal elemanlarla perdelemekte ve dış kütleye ayırıcı özellik
kazandırmaktadır (Resim 8, 9). Yüksek bloğun otel odaları önünde alüminyum
güneş kırıcılar (ilk uygulamada siyah suni taş) kullanılmış, servis
mekânlarının toplandığı cephede ise şaşırtmalı dolu-boş kompozisyonuna yer
verilmiştir (Resim 10). Yapının dinamik biçim dili ve tektonikleri, özellikle
giriş saçaklarındaki üçgen ve ‘V’ şekilli mantar strüktürlerde belirgindir
(Resim 11, 12). Cesur konsollarıyla heykelsi bir özellik gösteren bu
saçaklarda, dönemin yenilikçi mühendislik çözümlerinden kirişsiz kabuk sistemi
öngörülmüş, ancak uygulama kolaylığı nedeniyle ters kirişli çözülerek saçak altlarında
kirişsiz görünüm sağlanmıştır. Bulvar’a bakan sosyal mekânlar (B ve C Bloklar),
geniş açıklıklı ve yüksek tavanlı hacimler olarak, gelişkin mühendislik
çözümlerine sahiptir.

2003 rölöve çizimleri, üst zemin kat planı (Kerem
Yazgan).

2003 rölöve çizimleri, tip kat planı (Kerem Yazgan).

2003 rölöve çizimleri, vaziyet planı (Kerem Yazgan).
Yapı, kütle-mekân plastiği ve gelişkin strüktürüyle olduğu
kadar, kentsel tasarım yönünden de irdelenmelidir. Otel’in yer aldığı kent
adası üzerindeki konumlanışı ve parçaların biçimlenişi, gerek yaratılan ikonik
görsel etkiye gerekse kentsel mekânın deneyimine katkısı bakımından
başarılıdır. ‘V’ şekilli yüksek blok sunduğu farklı görünümlerle kent ölçeğinde
landmark özelliğine sahipken, az katlı bölümler yaya ölçeğine ait duyarlı
çeperler oluşturur. Tunus Caddesi’ni sınırlayan peyzaj ve müştemilat, servis
ilişkisinin kurulduğu bir ‘arka cephe’ olarak ölçülü bir kapanıklık sergiler.
Önde Atatürk Bulvarı’yla ilişki ise, yaya ölçeğinde ezici olmayan kütleler ve
kente kamusal alan bırakan geniş bir giriş platosuyla kurulmuştur. Yapıyı
kamusal alanla bütünleştiren özellikleri, engelsiz dış mekânlarıyla sınırlı
kalmayıp, şeffaf ve kolay erişilebilir lobisiyle iç mekâna da taşınmıştır.
Yapı, kentle bütünleşen bu tutumuyla, ‘dönem mimarisi’ özelliklerine ek olarak,
dönemler üstü bir tavır olarak ‘bağlamsal tasarım’ anlayışını da
örneklemektedir. Tarz olarak yerel motiflere yer vermeyişine karşılık,
bulunduğu yere ait olabilen ve güçlü bir yer duygusu yaratan özelliğini buna
borçludur.
Yapının müellif ve uygulama mimarları
Büyük Ankara Oteli, mimarının strüktür tasarımından kentsel
tasarıma uzanan birikimini ortaya koymaktadır. Seçkin bir ‘avangart mimar’
olarak anılan Marc
J. Saugey (1908-1971), çok yönlü bir mesleki kariyere
sahipti.9 Cenevre’nin kent planlama kurulunda etkin üyeliği bulunan Saugey,
Cenevre Üniversitesi’nde kentsel tasarım ve planlama stüdyosunda öğretim
üyeliği yaptı (1961-1970). Otel’in özgün çizimlerinde unvanı ‘urbanist mimar’
olarak geçiyor (Resim 15). Expo 1964 için gerçekleştirdiği gergi strüktürlü
İsviçre Ulusal Pavyonu (‘The Harbour’ of the Swiss National Exhibition)
projesinde Frei Otto ile birlikte çalışmış olması, mimarın teknik yönden de
kalibresini gösterir. Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA) aktif bir üyesi
olarak çeşitli komisyonlarda etkin görevlerde bulunmuş; Alberto Sartoris ve
editör Anthony Krafft ile birlikte Architecture Review ve Formes and Functions
dergisinin yayınlanmasına katkıları olmuştur. 1954’den itibaren uluslararası
üne kavuşan Saugey’nin, Türkiye dışında İspanya ve İtalya’da turizm yapıları
bulunuyor. Cenevre’deki otel, sinema, konut ve ticaret yapıları son yıllarda
koruma altına alınarak onarımları yapılmakta.10 Mimarın tüm görsel ve yazılı
belgeleri (fotoğraflar, yazışmalar, gazete kupürleri ve malî belgeler dahil
olmak üzere) Cenevre’de Saugey Arşivi’nde bulunmakta, mikrofilm arşivinin bir
kopyası ayrıca Bern’de saklanmaktadır.11 2008 Nisan’ında Saugey’nin 100. doğum
günü nedeniyle, Cenevre’de bir dizi etkinlik düzenlenmekte ve bir monografi
hazırlığı sürmektedir.
Yapıda adları geçen Türk mimarlar ise, eserlerinin eksiksiz
kayda geçmesi ve belgelenmesi açısından İsviçreli meslektaşları kadar talihli
değiller. Günümüzde ‘star mimar’ olarak medyatikleşen mimar kimliğine henüz
yabancı olunan bir dönemde, ürettiklerini ortama sunma alışkanlığı zayıf bir
kuşak olarak, arkalarında yeterince yayınlanmış belge bırakmadılar. Bilinenler,
mimarlık tarihi ve eleştirisine konu olmuş az sayıda yayınla, mimari proje yarışmalarının
sonuçlarıdır. Kaynaklarda ortak müellif olarak geçen Yüksel Okan’ın
uygulamaları arasında, örneğin Ankara Belediyesi Mağaza Binası (sonradan Gima),
ulusal yarışmayla elde edilmiş bir yapı olarak not edilebilir (1. Ödül,
1955).12 Uygulama projelerinde ismi olan Yavuz Taşçı (hayatta) ile Adnan Unaran
da, ulusal proje yarışmalarında ödülleri ve seçkin uygulamaları bulunan,
dönemin tanınmış mimarlarıydı.

İç mekân, Haziran 2003 (Fotoğraf: Kerem Yazgan).

Lobi yan cephesinde brisoley, Ağustos 2006 (Fotoğraf:
Selçuk Balamir).

Özgün çizimlerde lobi mekânı kesit ve iç görünüş,
1.11.1960 (Emekli Sandığı arşivi; Aslı Canbal, ODTÜ Mimarlık Bölümü AH 544
Semineri).
Yenileme girişimleri (2002-2006) ve yatırım değeri
Ankara Oteli’nin onarımı, Emekli Sandığı’na ait otelleri
yenileme girişimiyle, 2002 yılında gündeme geldi. İlk girişim, Emekli
Sandığı’nın sahip olduğu 6 otelin “yenileme yatırımları yapılamadığı ve etkin
işletilemediği gerekçesiyle” uluslararası otel zincirlerine kiralanması
yönündeydi.13 Otelleri yenileme ve yeni işletmecilerine verme işini tek elden
yönetmek üzere, Amerikan Turner International’ın (Ted & Turner) en büyük
hisseye sahip olduğu bir konsorsiyum (Turner-Proge Konsorsiyumu) ile proje
yönetim sözleşmesi imzalandı. Konsorsiyum önce işletme firmaları ihalesi
yaparak otelleri işletecek firmaları belirleyecek; daha sonra otellerin
işletmeci firmaların da istekleri doğrultusunda yenilenmesi için,
projelendirmeyi yapacak firmalar belirlenecekti. Üçüncü aşama yapımcı tespiti
idi, ancak bu aşamada iş durdurularak oteller özelleştirildi.

Otel bloğu, 1973 (ODTÜ Mimarlık Fakültesi Arşivi).

Giriş saçağı, Haziran 2003 (ODTÜ Mimarlık Fakültesi
Arşivi, tarihsiz).

Saçaklar, Haziran 2003 (Fotoğraf: Kerem Yazgan).
Konu meslek çevrelerinde tartışılmaya başlandığında
(2002-2003), otellerin işletme ve yenileme programı kesinleşmiş, 6 otel için
isimler belirlenmişti.14 Büyük Ankara Oteli’ni işletmek üzere Milennium &
Copthorne zinciri seçilerek sözleşme imzalandı. Yenileme içinse, 12 Ağustos
2002 tarihinde başlatılan ihale çalışmaları sonunda Ali Esat Göksel ile İngiliz
Gensler firması seçildi; projelendirme Ankara’da Yazgan Mimarlık tarafından
yürütüldü.15 Bu kapsamda üretilen proje dökümanlarının listesi, toplam 1256
pafta çizimden oluşan bir külliyatın varlığını göstermektedir. 15 Temmuz 2002
tarihinde kullanıma kapatılan Otel’in inşaat tabelasında uzun süre bu proje
grubunun ismi yazılı kaldı. (Şu anki inşaat sahasında tabela bulunmuyor.)

2003 projesinden eskizler (Kerem Yazgan).

Özgün çizimlerde pafta künyesi, 25.3.1958 (Emekli Sandığı
arşivi; Aslı Canbal, ODTÜ Mimarlık Bölümü AH 544 Semineri).
Mayıs 2004’te Emekli Sandığı’na ait oteller, işletme hakkını
alan şirketler tarafından faaliyete geçirilemeden satışa çıkarıldı. Oteller için
yapılacak uluslararası ihalede yenileme projelerinin hazır olduğu, işletecek
firmalarla beraber devralacak yatırımcı arandığı belirtildi. Ancak işletici
firmalar otelleri almak yerine, yeni sahipleriyle işletmeye devam etmeyi tercih
ettiler.16 Büyük Ankara Oteli Eylül 2005’te Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun
kararı ile özelleştirme kapsamına alındı; karara göre, Otel satış yöntemi ile
özelleştirilecek, ihale teklifleri 26 Ekim akşamına kadar yapılacaktı.17
İhaleye katılan 9 firma içinde, 36.830.000 dolar ile en yüksek teklifi veren
Çelikler İnşaat firması Otel’in yeni sahibi oldu.18 Otel’in onarımını da
üstlenen firma, mesleki hizmetler için yeni bir mimar grubuyla çalışmaya
başladı.19
Emekli Sandığı’nın web sitesinde verilen bilgilere göre20 22
katlı (19 kat + 3 zemin altı) olan Otel’in 14 otel katında toplam oda sayısı
176, yatak sayısı 300’ün üzerindedir. Otel, 8.375 m2 arsa üzerine 22.920 m2 yapı alanına sahiptir (üst yapı 17.171 m2 alt yapı 5.749 m2). 300 kişilik balo salonu, 79 kişilik konferans salonu ve 7 küçük
toplantı salonu, toplam 530 kişiye hizmet verebilen 3 restoranı, 3 barı
(lounge, çatı, teras) ve 3 mutfağı vardır. Asansör sayısı 10 (3’ü müşteri 7’si
servis, bagaj, yemek), otopark olanağı ise 11 kapalı, 12 açık araçlıktır. Bu
bilgilerin yer aldığı web sayfasında Otel’in satışı için özendirici olmak
üzere, 2002 ve 2003 yıllarından iki iç mekân görüntüsüyle birlikte, 2005
görüntüsü olarak önceki müelliflerden de iki eskiz yer alıyor (Resim 13, 14).
Otel’in günümüzdeki 5 yıldızlı otel standartlarına göre
yenilenme ihtiyacı vardır; örneğin ‘standart oda’ olarak geçen 110 odayla
toplantı salonları boyut ve donanım olarak yetersizdir. Yapının mekanik
havalandırması ile yangına karşı ve engelliler için alınmış önlemleri de dönemi
için dünya standartlarının üstünde iken, bugünün koşullarına göre yenilenmesi
gerekir. Yapının teknik açıdan gelişkin bir yönü, depreme karşı çok yüksek
performans değerlerine sahip oluşudur; Emekli Sandığı’nın diğer otellerine
kıyasla minimum güçlendirme gerektirdiği, satış öncesi tamamlanmış mühendislik
etütlerinde ortaya çıkmıştır. (Bkz. satış öncesinde hazırlanmış güçlendirme
projesi)
Önceki onarımlar ve güncel tadilat önerileri
Büyük Ankara Oteli, ilk esaslı onarımını 80’li yılların
sonunda geçirdi. Emekli Sandığı’nın web sayfasında ‘önce ve sonra’ kolonları
altındaki sayısal değerler karşılaştırıldığında, yapılaşma katsayısının (2.73
Emsal) bu ilk onarımda sabit kaldığı anlaşılıyor. İç mekânda yapılan tadilatla
oda sayısı 193’den 176’ya düşürülmüş (110 standart, 26 süit, 23 işadamı, 2
engelli ve 14 kulüp odası), 2 balo salonu teke indirilmiş, 150 kişilik tek
toplantı salonu bölünerek 1 orta boy ve 7 küçük toplantı salonu elde edilmiş.
Onarım sırasında Otel, özellikle iç donanımında değişime
uğradı; plan tadilatı sırasında bazı mahaller dekore edildi, saydam yüzeylere
klasik tarzda sahne perdeleri kondu, dönemin marangoz okulu öğrencilerine
yaptırılmış özgün mobilyaları değiştirildi (Resim 16). Yapı seçkin Modernist
dilinden uzaklaşıp, pirinç aksesuar ve flotal aynalarla başka bir dil konuşmaya
başladı (Resim 17). Süslemeye gerek olmadan ihtişamlı olan Modernist mekân,
süslenince ihtişamını kaybetti. Çoğu mimarın yeni arayışlara yöneldiği bu
dönemde, yükselen yeni beğeni kalıplarına uygun dekoratif tarzlar, popüler
beğeniye mesafeli duran modernin yerini almaya başlamıştı. Bu değişimde, modern
mimaride niteliksiz örneklerin giderek artışıyla gelişen bir tepkinin, iyisiyle
kötüsünü ayırdetmeksizin, moderni tümüyle mahkûm eden yeni eğilimlerin payı
vardır. 80’li yılların siyasi ve kültürel iklimine egemen olan postmodern
durum, modernlik her alanda hedef eleştiriye uğrarken en somut ifadesini
mimaride buldu. Ortam uygundu; kalburüstü örnekler dışındaki mimarlık
pratiğinin anonimliği, mimaride anlam boyutunu öne çıkaran yeni eğilimlerin
kolaylıkla benimsenmesini sağlayan bir etken oldu – yeni anlam araçları da kısa
sürede tüketilip yavanlaşana kadar. Bu sırada Büyük Ankara Oteli’nin payına düşen,
yapılan müdahaleler sonucunda iç mekânlarının sıradanlaşması ve 1986 yılında
açılan Ankara Hilton’un yeni bir çekim merkezi yaratmasıyla, parlak dönemlerini
geride bırakması oldu.

Özgün çizimlerde mobilya tasarımı, 12.6.1958 (Emekli
Sandığı arşivi; Aslı Canbal, ODTÜ Mimarlık Bölümü AH 544 Semineri).

1980’lerdeki ilk onarımda iç dekorasyon, Haziran 2003
(Fotoğraf: Kerem Yazgan).
Postmodern eğilimler Otel’in içinde kaldı, dışına erişmedi.
Onarım sırasında, binanın yıpranmış doğramaları yenilendi, otel odalarına
yansıtıcı camlar takıldı. Dışta en büyük değişiklik, otel bloğundaki güneş
kırıcıların bir süreliğine kaldırılması oldu. Siyah suni taştan imal edilmiş
güneş kırıcılarda bozulma ve düşmeler nedeniyle yapılan bu müdahale, binanın
mimari kimliğini son derece olumsuz etkilemiştir. Uzunca süre güneş kırıcısız
olarak büyük cam yüzeyleriyle kalan bina, cephe plastiğini kaybetmiş ve dönem
özelliklerinden tamamen sıyrılarak anlamsızlaşmıştır. Binanın o günlerdeki
görünümü, şu aralar güneş kırıcıların sökülmüş olduğu bölümlere bakarak
hatırlanabilir (Resim 18). 1989 yılında güneş kırıcıların alüminyumdan aynı
gramerde üretilerek yerlerine takılmasıyla (Resim 19), bina ilk görünümüne
büyük ölçüde kavuşmuştu.21
Gündemdeki yenileme projesi hakkında derlenebilen bilgiler
ise, üç ayrı yaklaşımı sözkonusu etmiştir. İlk gelen bilgiler22, yapının güneş
kırıcılarının sökülerek mavi renkli metalik cephe sistemiyle giydirileceği;
gridal cepheli yüksek bloğa ‘postmodern klasisizm’ doğrultusunda üçe bölünmüş
bir ‘cephe şekli’ verileceği; Tunus Caddesi’ne bakan az katlı bloğun yıkılarak
katlı otopark yapılacağı ve bazı bölümlerin klasik bezemeli bir tarzda yeniden
inşa edileceği yönündeydi. Bu anlatıma göre, komşu parseldeki TV-8 binasının
örnek alındığı anlaşılıyordu. Otel’in mimari önem taşımayan benzeri ‘dış
dekorasyon’ ürünlerine benzetilme ihtimali, meslek çevrelerinde tepkiyle
karşılandı.22 Gerçekleştirilmek istenen tadilata tepkiler, uluslararası
kurumların desteğiyle sürdü.23

Güneş kırıcıların kaldırıldığı bölüm, Ağustos 2006
(Fotoğraf: Duygu Toprak).

Alüminyum güneş kırıcılar, Ağustos 2006 (Fotoğraf: Duygu
Toprak).
Gelen ikinci bilgi, Otel’in taş kaplanarak Meclis binasının
mimarisine benzer şekilde yenileneceği yönündeydi, ancak bu doğrultuda geliştirilmiş
bir proje sözkonusu olmadı. Eylül ayının ilk haftasında Mimarlar Odası Ankara
Şubesi’nin tadilatı üstlenen mimarlarla görüşmesi olumlu sayılabilecek bir
gelişmeyi müjdeliyor. Gelen son bilgiler, yenileme projesinde modern bir
cepheye dönüldüğü, ancak cephedeki güneş kırıcıların binaya sonradan eklendiği
düşüncesiyle, yüksek bloğun güneş kırıcısız olarak düzenleneceği şeklindedir.
Değerlendirme ve öneriler
Gündemdeki yenileme projesini hazırlayan mimarların
yatırımcıyı doğru yönlendirmediği anlaşılmaktadır. Yapıyı yanındaki TV-8
binasına, Meclis binasına ya da herhangi bir başka binaya benzetmeye çalışmak
yerine, binanın kendisine benzemeye ihtiyacı olduğu ve bunun etik bir
sorumluluk olduğu kadar, yatırımcının da yararına olacağı gözardı edilmiştir. Projelendirme
kültürel boyutundan koparak, aranan tarzların teknik çözümüne indirgenmiştir.
Mimarların arayışlarını sürdürmekte oluşu ümit vericidir. Öte yandan, Oda’yla
görüşmelerin yararlı ve vize işlemleri açısından da zorunlu olmasına karşılık,
tasarım sürecinin bu şekilde değil, uzmanlıklar temelinde yürütülmesi gerekir.
Mesleki ve akademik çevrelerden gelecek değerlendirmelerin dikkate alınması
dileğiyle, ilkesel önerilerimiz şöyle sıralanabilir:
1. Otel’in mevcut varlığı yatırım lehine kullanılabilecek
pek çok değeri barındırmaktadır. Güncel deyişle bir ‘marka’ olarak
değerlendirilme potansiyeli büyük olan yapının uluslararası üne sahip Marc
Saugey’nin tasarımı oluşu, başlıbaşına bir pazarlama unsurudur. Ankara’nın
sahip olduğu bu değeri koruyamaması, toplumsal hafıza ve çağdaş mimarlık
kültürü için olduğu kadar, nitelikli bir turizm yatırımının kârlılığı açısından
da büyük bir kayıp olacaktır.
2. 40 yaşında ve 4 yıldır da kullanılmayan bir binanın
esaslı onarıma ihtiyacı olduğu açıktır. Binanın onarımı yapılırken uluslararası
standartlara kavuşturulması yönünde yeni çözümler getirmenin, gerektiğinde yeni
ekler yapmanın, çağdaş onarım ve yenileme anlayışlarıyla çelişen bir yönü
yoktur. Sorun, değişikliklerin nasıl yapılacağına odaklanmaktadır. Yenileme
projesinde şu ilkelerin gözetilmesi öncelikli olmalıdır:
a. Mimari yapı, kütle-mekân-yüzey kompozisyonu ve
strüktür-mekân ilişkileri ile bir bütündür. Bu bütünlüğün belirgin olduğu Büyük
Ankara Oteli’nin mimarisi, ticari-popüler tarzların eklemlenmesini
kaldırabilecek bir tasarım serbestliği tanımıyor. Büyük Ankara Oteli’nin,
benzerleri 5 yıldızlı otellerin pek çoğunda gözlenebilen sıradan bir ‘lüks
otel’ estetiğine bürünmesinden kaçınmak gerekir.
b. Binanın özgün durumunun tıpatıp yaşatılması ya da kaybolmuş
özelliklerinin yeniden canlandırılmasını hedeflemekten çok, Modernist ruhunun
ve dönem özelliklerinin sürdürülmesini sağlayan üstün nitelikli bir tasarım
hizmetinin alınması esastır. Otel’in sürdürülmesi gereken özellikleri şu
başlıklarda özetlenebilir: i) Kütle plastiği, ii) Özgün cephe kompozisyonu ve
güneş kırıcılı çözümler, iii) Modern mekân anlayışı, iv) Ayrıntı ve donanım
özellikleri.
c. Yapılmak istenen yeni ekler, yapının mimari özelliklerini
yok etmemenin yanında, kentle ilişkisini ve bulunduğu adanın imar durumunu
zedelemeyecek şekilde projelendirilmelidir. Bulvar’la bütünleşen kamusal
karakterin sürdürülmesi, örneğin güvenlik amaçlı bariyerler getirilerek yapının
kaldırımla engelsiz ilişkisinin koparılmaması esas olmalıdır. Tunus Caddesi
yönünde ise, katlı otoparkın caddeye getireceği yük düşünülerek optimum
çözümler aranmalıdır.
d. ‘Mimari eser’ kimliği bulunan bir yapının yenilenmesi,
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yürütülmeyi
gerektirir.24 Büyük Ankara Oteli’nin ‘modern mimarlık mirası’ özelliklerine de
sahip oluşu nedeniyle, projelendirme 20. yüzyıl modern mimarlık ürünlerinin
korunma ilkelerine sadık biçimde gerçekleşmeli, gerekli teknik donanım ve
olanaklara sahip uzmanlarca yürütülmeli ve denetlenmelidir.
Projelendirmede gerekli ihtimamın gösterilmesi ve Otel’in
‘korunması gerekli kültür mirası’ olarak, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre tescili, ilgili uzmanların dileğidir.25
Koruma ilkelerini gözeten bir onarım projesinin külfet olarak görülmeyip,
aksine, üstlenilen önemli bir turizm yatırımının rasyoneli bakımından
önemsenmesi ve ‘kültür varlığı’ statüsünün olumlu yönde değerlendirilmesi
beklenir. n Aydan Balamir, ODTÜ Mimarlık Bölümü, Alev Erkmen, YTÜ Mimarlık
Bölümü.
Notlar:
1 Yapının müellifleri konusunda ulaşılan bilgiler, mimari
projenin Marc Saugey, uygulama ve detay projelerinin Yüksel Okan’la birlikte
Yavuz Taşçı ve Adnan Unaran tarafından yapıldığı yönündedir. (Kaynak: Emek
İnşaat’ın eski İnşaat Müdür Muavini mimar Faruk Erkal) Emekli Sandığı
arşivindeki ozalit kopyalarda sadece Marc Saugey’nin adı geçmektedir.
2 Büyük Ankara Oteli’nin Onarımı, Değerlendirme Raporu,
11.09.2006; DOCOMOMO-Türkiye adına hazırlayan: Aydan Balamir, Alev Erkmen. (Bu
yazı, raporun ekleri ve ayrıntılı bölümleri atılarak kısaltılmış şeklidir.)
Konudan haberdar olduğumuz 11 Ağustos gününden itibaren, bilgilerin toplanması
ve iletişimlerin kurulması için yardımcı olan çok sayıda kişi oldu. Burada
yalnızca, tadilat projesi hakkında bilgilerini bizlerle paylaşarak konunun
meslek ortamında duyulmasını sağlayan meslektaşlarımızdan, başta Kadri Atabaş
olmak üzere, ANKİN (Ankara İnisiyatifi) grubundan Taner Arslan, Gülnur Güvenç
ve Orçun Ersan’a teşekkür etmekle yetinelim.
3 Bu noktanın vurgulandığı Mimarlar Odası Ankara Şubesi
basın bülteni: www.mimarlarodasiankara.org/?id=2528.
4 Otel’de yaşanan siyasi cinayet, transfer pazarlığı ve kimi
şaibeli buluşmanın anıları, 2005 sonbaharında Otel’in özelleşme ve ihale
haberleriyle birlikte yeniden gündeme gelmişti; örneğin:
www.8sutun.com/node/3717.
5 Remzi Şahin, Ankara Oteli - Siyasal Roman, Ankara
(tarihsiz basım).
6 Örneğin: www.gittigidiyor.com. Otel’in tasfiyesi hakkında:
“Ortalama ömürleri 20 yılın üzerinde olan otel malzeme ve ekipmanlarının Emekli
Sandığı için en rasyonel biçimde tasfiye edilmesi konusunda en karlı ve etkin
yöntem olarak müzayede yolu ile satış benimsendi ve ESKİDJİ A.Ş. ile bir
anlaşma sağlanarak, Ankara Oteli’nin müzayede ile tasfiyesi gerçekleştirildi.”
Kaynak: www.wowturkey.com/forum/ viewtopic.php?t=54.
7
http://travel.yahoo.com/p-reviews-381082-prod-hotel-action-read-ratings_and_reviewsi;
ylt=An1wqu6bIuu KLwFfiKiHb_iphQB.
8 Yapıya değinen çok sayıda mesleki yayından dört örnek
verilebilir; kaynaklardan ilkiyle sonuncusunda müellif olarak Marc Saugey adı
var; diğer ikisinde Yüksel Okan’ın da adı yer almakta: 1. Enis Kortan,
Türkiye’de Mimarlık Hareketleri ve Eleştirisi 1960-1970, ODTÜ Mimarlık
Fakültesi Yayını, Ankara, 1974, s. 144. 2. Mete Tapan, “International Style:
Liberalism in Architecture”, Modern Turkish Architecture,
ed.: Renata Holod, Ahmet Evin, University of Pennsylvania
Press, 1984, s. 114. 3. Metin Sözen, Cumhuriyet Dönemi Türk Mimarlığı, TC İş
Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1984,
s. 280. 4. Ankara 1910-2003, Boyut Yayınları, İstanbul,
2003,
s. 56. Web ortamındaki kaynaklar içinde:
www.archmuseum.org/galeri_ayrinti.asp?id=6.
9 Biyografi ve arşiv bilgileri için:
www.unige.ch/ia/archives/saugey.html. Marc Saugey üzerine yayınların
başlıcalarını belirlemede, DOCOMOMO-İsviçre yardımcı oldu: 1. University of
Geneva School of Architecture and Alberto Sartoris (1991) özel sayı: “Marc J.
Saugey”, Faces, sayı 21, Güz 1991, Hommage à Saugey, Edition des Valeurs
Nouvelles, Cossonay. 2. Catherine Dumont d’Ayot (2000) “Miremont-le-Crêt: Le
Manifeste de l’Espace Habitable”, Patrimoine et Architecture, sayı 9, özel
sayı, Miremont-le-Crêt (1956-57), Direction du Patrimoine et des Sites, DAEL,
Etat de Genève, Mayıs 2000, s. 29-34.
3. Catherine Dumont d’Ayot, Franz Graf (2001) “Commercial
Buildings for the City Centre: The Works of Marc Saugey (1908-1971)” DOCOMOMO
Journal, sayı 24, Şubat 2001,
s. 54-61, DOCOMOMO International, Delft University of
Technology, Faculty of Architecture. (2000-2001 tarihli yayınlar Cenevre
Üniversitesi’nden Prof. Bruno Reichlin, Catherine Dumont d’Ayot, Franz Graf ve
sanat tarihçisi Catherine Courtiau tarafından yürütülen araştırmaya dayalı.)
10 Saugey’nin koruma altındaki yapıları ve koruma kararı
tarihleri: Le Cinéma Manhattan (14 Temmuz 1993), L’Immeuble d’Habitation de
Miremont le Crêt (20 Şubat 2002), L’Immeuble Commercial de Mont-Blanc Centre
avec le Cinéma Le Plaza (24 Mart 2004, onay 7 Mart 2006). Bunlardan Cinéma
Manhattan ile Mont-Blanc Centre, örnek mimari tutumları için öncelikli olarak restore
edilmiş. (Kaynak: DOCOMOMO-İsviçre ve Cenevre Üniversitesi’nden gelen destek
mektubu)
11 Marc Saugey’nin tüm eserleri ve mesleki belgelerinin yer
aldığı arşiv: Institut D’architecture de l’Université de Genève. Arşiv
bilgileri için: www.unige.ch/ia/archives/saugey.html.
12 Yarışmalar Dizini 1930-2004, Mimarlar Odası Yayını,
Ankara, 2004, s. 50. Yüksel Okan, internet kullanıcıları arasında yapılmış
“tasarlayıp inşa ettikleri yapılarla en çok tanınan” mimarların belirlenmesine
yönelik bir ankette, ilk
100 Türk mimar arasında yer almış: www.100ler.com.
13 Bu karara göre oteller hasılat paylaşımlı kira sözleşmesi
yöntemiyle uluslararası otel zincirlerine verilecekti. Seçilen firmalar
otellere yenileme yatırımı yapacak ve çalıştırmaya başladıktan sonra hasılattan
bir bölümünü Emekli Sandığı’na aktaracaklardı: www.wowturkey.com/forum/
viewtopic.php?t=54.
14 Örneğin: 16 Ağustos 2002 tarihli haber (www.arkitera.com/
haberler/2002/08/16/emekotelleri.htm) ve tartışma sayfaları
(http://forum.arkitera.com/archive/index.php/t-1381.html). Nisan 2003 tarihli
bir haberden kısaltarak (www.yapirehberi.net/HaberlerNisan03-1.htm): “Emekli
Sandığı’na ait Emek Otelleri’nin uluslararası otel zincirleri tarafından
işletilmesi kararının ardından yenilenme işlerine başlandı. Emek Proje-Turner
Proge Konsorsiyumu tarafından ihalesi yapılan otellerin biri dışında hepsi
yalnızca onarılacak, geçtiğimiz aylarda yıkılan Maçka Oteli ise yeniden
yapılacak. İstanbul’daki Tarabya Oteli Artı Mimarlık, Ankara’daki Stad Oteli ve
Büyük Ankara Oteli Ali Esat İnşaat ve Gensler Grubu, İzmir Efes Oteli Has
Mimarlık, Bursa’daki Çelik Palas Oteli Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından
hazırlanacak tasarımlara göre onarılacak.”
15 Otel’in mimari, mühendislik ve iç mimari hizmetlerini
gerçekleştirmek üzere seçilen grup, projenin Ankara’da yürütülmesi için taşeron
firma olarak Yazgan Mimarlık’tan hizmet aldı. Bu raporda bir bölümü kullanılan
görsel malzeme ve Ek 3’teki çizimler listesi için mimar Kerem Yazgan’a
başvurduk.
16 Haber metni için: www.ntvmsnbc.com/news/
271569.asp?0m=s21p.
17 Karar: Resmi Gazete, 7 Temmuz 2005
(www.wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54).
Aralık 2005’te Özelleştirme Yüksek Kurulu Otel’in satışına
onay verdi ve Ocak 2006’da Özelleştirme İdaresi’nin devir işlemi gerçekleşti:
www.hurriyet.com.tr/ekonomi/3872970.asp.
18 Haber metni: www.radikal.com.tr/
haber.php?haberno=174295.
19 Tadilat projesinde adı geçen mimarlar grubu: Adnan Bilge,
Gökhan Turgut, Rıdvan Alkan Engin Acar. (Kaynak: Mimarlar Odası Ankara Şubesi).
20 Sayfada binanın geçirdiği ilk onarım öncesi durumla
mevcut durum, “önce ve sonra” kolonları altında karşılaştırmalı olarak
verilmiş: www.emekli.gov.tr/otel_ankara.html.
21 Emek İnşaat’ın eski yöneticilerinden mimar Faruk
Erkal’dan alınan bilgiye göre, Balgat’ta üretilmiş olan suni taş güneş
kırıcıların değiştirilmesi, o yılların yoğun hava kirliliğinden oluşan
asitlenme nedeniyledir. Güneş kırıcılar en başta da metal olarak düşünülmüş,
ancak üretim niteliğinden emin olunamamış; 80’li yıllarda ise alüminyum
sanayisindeki atılım, yeni malzeme seçimini yönlendirmiş.
22 Yenileme projesi üzerine basın (tarih sırasına göre):
“Büyük Ankara Oteli’nin Geleceği Ne Olacak?” Arkitera Bülteni,
31 Ağustos 2006. “Bir Başka Kentsel Hafıza Kaybı mı? Büyük
Ankara Oteli’nde neler oluyor?” Yenimimar (web), 31 Ağustos 2006. Basın
Açıklaması, 31 Ağustos 2006, Mimarlar Odası web sayfası. “Büyük Ankara Oteli
Bozulmasın”, Sabah-Ankara, 1 Eylül 2006, s. 7. “Ankara’nın Bir Simgesi Daha Yok
Oluyor”, Ancyra, 1 Eylül 2006. “Büyük Ankara Oteli’ne Ne Oluyor?”, Mimdap
Bülteni, 1 Eylül 2006. “Büyük Ankara Oteli’nin Korunmasına Uluslararası
Destek”, Mimdap Bülteni,
4 Eylül 2006. “Mimarların ‘Büyük Ankara’ Hassasiyeti”,
Cumhuriyet-Ankara, 8 Eylül 2006, s. 9. “Başka bir Kentsel Hafıza Kaybı mı?
Büyük Ankara Oteli’nde Neler Oluyor?”, Yenimimar, sayı: 41, Eylül 2006, s. 11.
23 Uluslararası Destek Mektupları (tarih sırasına göre):
DOCOMOMO-Avustralya (30 Ağustos 2006); UIA Region IV (30 Ağustos 2006); ICOMOS
Ulusal Komitesi (4 Eylül 2006); İsviçre Sefareti, (4 Eylül 2006);
DOCOMOMO-İsviçre; (ortak mektup) İsviçre Mimarlık Enstitüsü ve Cenevre
Üniversitesi
(5 Eylül 2006); DOCOMOMO-Bulgaristan (14 Eylül 2006).
DOCOMOMO-Türkiye’nin konuyu duyurması üzerine uluslararası kuruluşlardan gelen
destek mektuplarının ortak noktası, yapının kültür varlığı olarak tescillenmesi
yönündedir. ICOMOS’un mektubu, tescil başvurusu olarak da alınabilir. UIA’dan
gelen mektup da, yenileme çalışmasından önce koruma yönetim planının yapılması
gerektiğini vurguluyor. DOCOMOMO’nun Avustralya, Bulgaristan, İsviçre kolları
ile Cenevre Üniversitesi’nden gelen mektuplarda, yapının koruma altına alınma
gerekçeleri sayılıyor. İsviçre’nin Ankara Büyükelçiliği’nden gelen mektupta
ise, Otel’in Ankara için bir anıt yapı olmanın yanında, Türkiye ile İsviçre
arasındaki verimli kültürel ilişkilerin de bir ifadesi olduğuna değinilerek,
yapının tescillenmesi destekleniyor.
24 Mimari tasarım ürünlerinin telif hakları, ‘İlim ve
Edebiyat Eserleri’ ile ‘Güzel Sanat Eserleri’ başlıkları altında, iki ayrı
madde kapsamında koruma altına alınmıştır. Yasa metni için:
http://tr.wikisource.org/wiki/Fikir_ve_Sanat_Eserleri_Kanunu.
25 Yasa metni için: www.istanbul.edu.tr/Bolumler/guzelsanat/
kanun.htm