25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Büyük Ankara Oteli’nin Onarımı Marc Saugey’nin Tasarımını Değiştirmeden!              

    

Aydan Balamir, Alev Erkmen

 

Otel’in ‘kültür varlığı’ özelliği

Başkent’in önde gelen binalarından Büyük Ankara Oteli’nin özgün mimarisini köklü biçimde değiştirecek bir yenileme projesinin gündeme gelişi, meslek çevreleri tarafından üzüntüyle karşılandı. İsviçreli mimar Marc J. Saugey ile mimar Yüksel Okan’ın ortak eseri olarak anılan1 Büyük Ankara Oteli, tasarlanıp inşa edildiği yılların (1956-1966) dönem özelliklerini taşıyan, modern mimarlığın nitelikli bir örneği. Otel, mimari değerinin yanısıra, yakın tarihimizin bir tanığı olarak kentin siyasi ve kamusal belleğindeki yeri nedeniyle de ‘korunması gereken kültür varlığı’ niteliğini taşıyor.

 

Kartpostal; arkada Meclis, önde yıkılan Milka Pastanesi - öncesinde ‘Gatenby Evi’ (And Ofset, tarihsiz).

 

Otel’in aslına uygun onarımı konusundaki dileklerin, DOCOMOMO-Türkiye (Modern Mirasın Belgelenmesi ve Korunması Örgütü’nün Türkiye kolu) tarafından ilgili kuruluşlara iletilmesi için bir değerlendirme raporu hazırlamanın yararlı olacağı düşünüldü.2 Konuya, yapının kent tarihi, mimarlık kültürü ve yatırım rasyoneli açısından yaklaşılarak, yenileme projesinde gözetilmesi beklenen ilkesel öneriler getirilmekte.

 

Yapının kent belleğindeki yeri

Büyük Ankara Oteli, kentin en prestijli güzergâhı olan Atatürk Bulvarı üzerindeki konumu ve Emek İşhanı’ndan sonra Bulvar üzerindeki ilk yüksek yapı oluşu nedeniyle, adını taşıdığı kent için bir simge yapı özelliği taşır. Dönemin Ankara kartpostalları yapıyı genellikle, Ankara’ya hakim konumu ve karakteristik çatı formuyla algılandığı yönden gösterir (Resim 1). Otel, Ankara’nın siyasi yaşamında tarihî Ankara Palas Oteli’nin, gündelik yaşam tarihinde ise İstanbul Hilton Oteli’nin etkileri ile kıyaslanabilecek öneme ve anılar birikimine sahiptir.

 

Ankara’nın başkent olduğu ilk yıllarda Ulus semti kentin idari ve sosyal merkezini oluştururken, merkezin giderek Yenişehir’e kaymasıyla, 1950’li yıllardan itibaren yönetim ve prestij yapıları Atatürk Bulvarı üzerinde konumlanmaya başlamıştı. Büyük Millet Meclisi’nin Bulvar yönünde karşı sırasına yerleşen Büyük Ankara Oteli, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ulus’taki Ankara Palas’ın I. ve II. Meclis binalarıyla kurduğuna benzer bir ilişkiyi son Meclis binası ile kurmuştur.3 Büyük Ankara Oteli, TBMM’nin yanısıra Bakanlıklar ve Elçilikler’e de yakınlığı nedeniyle, hizmet verdiği yıllarda siyasi ve diplomatik çevrelerin uğrak yeriydi. Siyasilerin odalarını yıllığına kiraladığı bilinen Otel, Türkiye’nin yakın tarihinde birçok siyasi görüşme ve koalisyon pazarlığına sahne oluşuyla, basın ve medyanın odağında idi.4 Otel, bir dönemin hareketli siyaset kulisi olarak işlev görmüş oluşuyla, bir romana da adını vermişti.5 Üzerinde yapının adı ve amblemini taşıyan fotoğraf çerçeveleri, antetli not kağıtları, kül tablaları gibi anı nesnelerinin internet sitelerinde6 açık arttırmalarla alıcı buluyor oluşu bile, Otel’in toplumsal bellekteki yerini ortaya koymaya yetecek bir kanıt olarak duruyor.

 

Büyük Ankara Oteli, 1950’li yıllarda geliştirilmeye çalışılan turizm sektöründe Emekli Sandığı’nın öncü olmasıyla girişilen otel yatırımlarından biriydi; projelendirme İsviçreli bir firmaya (Socièté Générale Pour L’Industrie) verilmişti. Yapımının tamamlandığı 1966 yılından 1986’da Ankara Hilton Oteli’nin açılışına kadar Başkent’in tek beş yıldızlı oteli olan Büyük Ankara Oteli, bu yönüyle en az iki kuşak Ankaralı için nitelikli yaşam çevresinin örnekliğini yaptı. Nişan-düğün törenleri için modern tefrişli balo salonu ve yüzme havuzlu teraslarıyla, Başkent’in gündelik yaşamında İstanbul’un Hilton Oteli’ne benzer bir işlev ve anlam yüklendi. Şehrin en güzel mekânlarından olan Ankara manzaralı çatı lokantası, kentlinin hafızasında seçkin atmosferi ve şeffaflığıyla iz bıraktı. Otel sadece yüksek gelir gruplarını değil, orta sınıfı ve genç kuşağı da cömertçe ağırladı; özellikle rampalı lobi mekânlarının sunduğu buluşma ve çay saati imkânlarıyla, kendini her kesime erişilebilir kıldı (Resim 2). Büyük Ankara Oteli’nin biriktirdiği anılar Ankaralılar’ı olduğu kadar, başka şehirlerden ve yurtdışından Başkent’e yolu düşenleri de içine alan genişliktedir. Turizm hedefli bir web sitesinde, California’dan bir eski müdavimi, Büyük Ankara Oteli üzerine şu içten satırları yazıyor:7 “1968 yılında Ankara’da yaşarken Otel’in çatısına yemek için defalarca gittim. Müzisyenlerin ve garsonların imzaları bulunan menüyü hala saklarım. Artık yaşlı bir kadın sayılırım ama o harika oteli çok iyi hatırlıyorum. Ve orada tanıştığım harika insanları. Bir gün Türkiye’ye ve Büyük Otel’e tekrar gelebilmeyi umuyorum.” (Pat Steele Riverside, California)

 

Rampalı lobi mekânı (ODTÜ Mimarlık Fakültesi Arşivi, tarihsiz).

 

Özgün çizimlerde anahtar kroki, 25.3.1958

 

Yapının mimari özellikleri

Mimarlık literatüründe Büyük Ankara Oteli, Türkiye’de 1960’lı yılların mimarisini temsil eden yapılar arasında hep ön sıralarda yer almıştır.8 Yapı, Uluslararası Modern Mimarlık Akımı’nın dik açılı tekil prizmatik blokları yerine, parçalı kompozisyon ve açılı geometrilerin egemen olduğu güçlü bir kütle plastiğine sahiptir. Cephe plastiğiyle Frank Lloyd Wright’ın Price Tower binası ile paralelliği kurulan yapı, İstanbul Sheraton Oteli (bugünkü Ceylan Intercontinental, AHE, 1959-1973) başta olmak üzere, dönemin büyük programlı ve çok katlı yapılarına örneklik etmiştir.

 

Programın mimari çözümü, işlevlerin beş blokta yoğunlaşması şeklindedir (Resim 3, 4, 5, 6). Yüksek otel kütlesinin (Blok A) iki yanındaki, Bulvar’a cephe veren alçak katlı kanatlarda balo salonu (Blok B) ile lobi ve sosyal mekânlar (Blok C) yer alır. Yönetim ve mutfaklar, otel bloğunun servis çekirdekleriyle ilişkili olarak, arkada Tunus Caddesi’ne dönük alçak kütlede (Blok D) toplanmış; servis mahalleri ise teraslamanın kırık biçimlenişini izleyen bir diğer kütlede (Blok E) çözülmüştür.

 

20. yüzyıl modernizminin ‘Organik Mimari’ anlayışına yakın olan yapı, mekân-kütle-yüzey ve mekân-strüktür-ayrıntı bütünlüğünü gözeten bir tasarıma sahiptir. Literatürde daha ziyade kütle plastiği ve güneş kırıcılı dış cephesiyle anılan Otel, iç mekân plastiği ile de öne çıkmaktadır. Lobi, balo salonu ve çatı lokantası, açılı biçimlenmenin üç boyutta hissedildiği zengin mekânlardır. Rampalarla birbirine bağlanan farklı seviyelerdeki lobi ve sosyal mekânlar, bu bakımdan özellikle anılmaya değerdir (Resim 7). Bu mahallerin açılı konumlardaki ahşap asma tavanları, açılı formlarla rölyeflendirilmiş renkli taş yüzeyleri ve dışla ilişkiyi koparmadan ışığı denetleyen brisoleyli yüzeyler, akıcı mekân kurgusunu destekleyen tektonik unsurlardır. Yapıda klasik anlamda ‘bezeme’ olmamakla birlikte, anılan unsurlar modern mimarinin soyut bezeme anlayışının örnekleridir. Turgut Cansever’in deyişiyle ‘tektoniklerin tezyiniliği’ olarak adlandırılabilecek bu bezeme anlayışı, iç cephelerde Modernist zanaat tarzını örneklerken, dış cephelerde gelişmiş yapım teknikleri ve çağdaş malzemeyle sürmektedir.

 

Binanın dış cepheleri, yerine ve işlevine göre farklı düzenlemeler gösterir. Balo salonunun fuayesi ile lobi mekânları Atatürk Bulvarı yönünde tamamen saydam tutulurken, Tunus Caddesi’ne ve komşu parsellere bakan çeperlerde kullanılan sık aralıklı düşey elemanlar (brisoley), iç mekânı yapısal elemanlarla perdelemekte ve dış kütleye ayırıcı özellik kazandırmaktadır (Resim 8, 9). Yüksek bloğun otel odaları önünde alüminyum güneş kırıcılar (ilk uygulamada siyah suni taş) kullanılmış, servis mekânlarının toplandığı cephede ise şaşırtmalı dolu-boş kompozisyonuna yer verilmiştir (Resim 10). Yapının dinamik biçim dili ve tektonikleri, özellikle giriş saçaklarındaki üçgen ve ‘V’ şekilli mantar strüktürlerde belirgindir (Resim 11, 12). Cesur konsollarıyla heykelsi bir özellik gösteren bu saçaklarda, dönemin yenilikçi mühendislik çözümlerinden kirişsiz kabuk sistemi öngörülmüş, ancak uygulama kolaylığı nedeniyle ters kirişli çözülerek saçak altlarında kirişsiz görünüm sağlanmıştır. Bulvar’a bakan sosyal mekânlar (B ve C Bloklar), geniş açıklıklı ve yüksek tavanlı hacimler olarak, gelişkin mühendislik çözümlerine sahiptir.

 

2003 rölöve çizimleri, üst zemin kat planı (Kerem Yazgan). 

 

2003 rölöve çizimleri, tip kat planı (Kerem Yazgan). 

 

2003 rölöve çizimleri, vaziyet planı (Kerem Yazgan).  

 

Yapı, kütle-mekân plastiği ve gelişkin strüktürüyle olduğu kadar, kentsel tasarım yönünden de irdelenmelidir. Otel’in yer aldığı kent adası üzerindeki konumlanışı ve parçaların biçimlenişi, gerek yaratılan ikonik görsel etkiye gerekse kentsel mekânın deneyimine katkısı bakımından başarılıdır. ‘V’ şekilli yüksek blok sunduğu farklı görünümlerle kent ölçeğinde landmark özelliğine sahipken, az katlı bölümler yaya ölçeğine ait duyarlı çeperler oluşturur. Tunus Caddesi’ni sınırlayan peyzaj ve müştemilat, servis ilişkisinin kurulduğu bir ‘arka cephe’ olarak ölçülü bir kapanıklık sergiler. Önde Atatürk Bulvarı’yla ilişki ise, yaya ölçeğinde ezici olmayan kütleler ve kente kamusal alan bırakan geniş bir giriş platosuyla kurulmuştur. Yapıyı kamusal alanla bütünleştiren özellikleri, engelsiz dış mekânlarıyla sınırlı kalmayıp, şeffaf ve kolay erişilebilir lobisiyle iç mekâna da taşınmıştır. Yapı, kentle bütünleşen bu tutumuyla, ‘dönem mimarisi’ özelliklerine ek olarak, dönemler üstü bir tavır olarak ‘bağlamsal tasarım’ anlayışını da örneklemektedir. Tarz olarak yerel motiflere yer vermeyişine karşılık, bulunduğu yere ait olabilen ve güçlü bir yer duygusu yaratan özelliğini buna borçludur.

 

Yapının müellif ve uygulama mimarları

Büyük Ankara Oteli, mimarının strüktür tasarımından kentsel tasarıma uzanan birikimini ortaya koymaktadır. Seçkin bir ‘avangart mimar’ olarak anılan Marc

J. Saugey (1908-1971), çok yönlü bir mesleki kariyere sahipti.9 Cenevre’nin kent planlama kurulunda etkin üyeliği bulunan Saugey, Cenevre Üniversitesi’nde kentsel tasarım ve planlama stüdyosunda öğretim üyeliği yaptı (1961-1970). Otel’in özgün çizimlerinde unvanı ‘urbanist mimar’ olarak geçiyor (Resim 15). Expo 1964 için gerçekleştirdiği gergi strüktürlü İsviçre Ulusal Pavyonu (‘The Harbour’ of the Swiss National Exhibition) projesinde Frei Otto ile birlikte çalışmış olması, mimarın teknik yönden de kalibresini gösterir. Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA) aktif bir üyesi olarak çeşitli komisyonlarda etkin görevlerde bulunmuş; Alberto Sartoris ve editör Anthony Krafft ile birlikte Architecture Review ve Formes and Functions dergisinin yayınlanmasına katkıları olmuştur. 1954’den itibaren uluslararası üne kavuşan Saugey’nin, Türkiye dışında İspanya ve İtalya’da turizm yapıları bulunuyor. Cenevre’deki otel, sinema, konut ve ticaret yapıları son yıllarda koruma altına alınarak onarımları yapılmakta.10 Mimarın tüm görsel ve yazılı belgeleri (fotoğraflar, yazışmalar, gazete kupürleri ve malî belgeler dahil olmak üzere) Cenevre’de Saugey Arşivi’nde bulunmakta, mikrofilm arşivinin bir kopyası ayrıca Bern’de saklanmaktadır.11 2008 Nisan’ında Saugey’nin 100. doğum günü nedeniyle, Cenevre’de bir dizi etkinlik düzenlenmekte ve bir monografi hazırlığı sürmektedir.

Yapıda adları geçen Türk mimarlar ise, eserlerinin eksiksiz kayda geçmesi ve belgelenmesi açısından İsviçreli meslektaşları kadar talihli değiller. Günümüzde ‘star mimar’ olarak medyatikleşen mimar kimliğine henüz yabancı olunan bir dönemde, ürettiklerini ortama sunma alışkanlığı zayıf bir kuşak olarak, arkalarında yeterince yayınlanmış belge bırakmadılar. Bilinenler, mimarlık tarihi ve eleştirisine konu olmuş az sayıda yayınla, mimari proje yarışmalarının sonuçlarıdır. Kaynaklarda ortak müellif olarak geçen Yüksel Okan’ın uygulamaları arasında, örneğin Ankara Belediyesi Mağaza Binası (sonradan Gima), ulusal yarışmayla elde edilmiş bir yapı olarak not edilebilir (1. Ödül, 1955).12 Uygulama projelerinde ismi olan Yavuz Taşçı (hayatta) ile Adnan Unaran da, ulusal proje yarışmalarında ödülleri ve seçkin uygulamaları bulunan, dönemin tanınmış mimarlarıydı.

 

İç mekân, Haziran 2003 (Fotoğraf: Kerem Yazgan).

 

Lobi yan cephesinde brisoley, Ağustos 2006 (Fotoğraf: Selçuk Balamir).

 

Özgün çizimlerde lobi mekânı kesit ve iç görünüş, 1.11.1960 (Emekli Sandığı arşivi; Aslı Canbal, ODTÜ Mimarlık Bölümü AH 544 Semineri).

 

Yenileme girişimleri (2002-2006) ve yatırım değeri

Ankara Oteli’nin onarımı, Emekli Sandığı’na ait otelleri yenileme girişimiyle, 2002 yılında gündeme geldi. İlk girişim, Emekli Sandığı’nın sahip olduğu 6 otelin “yenileme yatırımları yapılamadığı ve etkin işletilemediği gerekçesiyle” uluslararası otel zincirlerine kiralanması yönündeydi.13 Otelleri yenileme ve yeni işletmecilerine verme işini tek elden yönetmek üzere, Amerikan Turner International’ın (Ted & Turner) en büyük hisseye sahip olduğu bir konsorsiyum (Turner-Proge Konsorsiyumu) ile proje yönetim sözleşmesi imzalandı. Konsorsiyum önce işletme firmaları ihalesi yaparak otelleri işletecek firmaları belirleyecek; daha sonra otellerin işletmeci firmaların da istekleri doğrultusunda yenilenmesi için, projelendirmeyi yapacak firmalar belirlenecekti. Üçüncü aşama yapımcı tespiti idi, ancak bu aşamada iş durdurularak oteller özelleştirildi.

 

Otel bloğu, 1973 (ODTÜ Mimarlık Fakültesi Arşivi).

 

Giriş saçağı, Haziran 2003 (ODTÜ Mimarlık Fakültesi Arşivi, tarihsiz).

 

Saçaklar, Haziran 2003 (Fotoğraf: Kerem Yazgan).

 

Konu meslek çevrelerinde tartışılmaya başlandığında (2002-2003), otellerin işletme ve yenileme programı kesinleşmiş, 6 otel için isimler belirlenmişti.14 Büyük Ankara Oteli’ni işletmek üzere Milennium & Copthorne zinciri seçilerek sözleşme imzalandı. Yenileme içinse, 12 Ağustos 2002 tarihinde başlatılan ihale çalışmaları sonunda Ali Esat Göksel ile İngiliz Gensler firması seçildi; projelendirme Ankara’da Yazgan Mimarlık tarafından yürütüldü.15 Bu kapsamda üretilen proje dökümanlarının listesi, toplam 1256 pafta çizimden oluşan bir külliyatın varlığını göstermektedir. 15 Temmuz 2002 tarihinde kullanıma kapatılan Otel’in inşaat tabelasında uzun süre bu proje grubunun ismi yazılı kaldı. (Şu anki inşaat sahasında tabela bulunmuyor.)

 

 

2003 projesinden eskizler (Kerem Yazgan).

 

Özgün çizimlerde pafta künyesi, 25.3.1958 (Emekli Sandığı arşivi; Aslı Canbal, ODTÜ Mimarlık Bölümü AH 544 Semineri).

 

Mayıs 2004’te Emekli Sandığı’na ait oteller, işletme hakkını alan şirketler tarafından faaliyete geçirilemeden satışa çıkarıldı. Oteller için yapılacak uluslararası ihalede yenileme projelerinin hazır olduğu, işletecek firmalarla beraber devralacak yatırımcı arandığı belirtildi. Ancak işletici firmalar otelleri almak yerine, yeni sahipleriyle işletmeye devam etmeyi tercih ettiler.16 Büyük Ankara Oteli Eylül 2005’te Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun kararı ile özelleştirme kapsamına alındı; karara göre, Otel satış yöntemi ile özelleştirilecek, ihale teklifleri 26 Ekim akşamına kadar yapılacaktı.17 İhaleye katılan 9 firma içinde, 36.830.000 dolar ile en yüksek teklifi veren Çelikler İnşaat firması Otel’in yeni sahibi oldu.18 Otel’in onarımını da üstlenen firma, mesleki hizmetler için yeni bir mimar grubuyla çalışmaya başladı.19

 

Emekli Sandığı’nın web sitesinde verilen bilgilere göre20 22 katlı (19 kat + 3 zemin altı) olan Otel’in 14 otel katında toplam oda sayısı 176, yatak sayısı 300’ün üzerindedir. Otel, 8.375 m2 arsa üzerine 22.920 m2 yapı alanına sahiptir (üst yapı 17.171 m2 alt yapı 5.749 m2). 300 kişilik balo salonu, 79 kişilik konferans salonu ve 7 küçük toplantı salonu, toplam 530 kişiye hizmet verebilen 3 restoranı, 3 barı (lounge, çatı, teras) ve 3 mutfağı vardır. Asansör sayısı 10 (3’ü müşteri 7’si servis, bagaj, yemek), otopark olanağı ise 11 kapalı, 12 açık araçlıktır. Bu bilgilerin yer aldığı web sayfasında Otel’in satışı için özendirici olmak üzere, 2002 ve 2003 yıllarından iki iç mekân görüntüsüyle birlikte, 2005 görüntüsü olarak önceki müelliflerden de iki eskiz yer alıyor (Resim 13, 14).

 

Otel’in günümüzdeki 5 yıldızlı otel standartlarına göre yenilenme ihtiyacı vardır; örneğin ‘standart oda’ olarak geçen 110 odayla toplantı salonları boyut ve donanım olarak yetersizdir. Yapının mekanik havalandırması ile yangına karşı ve engelliler için alınmış önlemleri de dönemi için dünya standartlarının üstünde iken, bugünün koşullarına göre yenilenmesi gerekir. Yapının teknik açıdan gelişkin bir yönü, depreme karşı çok yüksek performans değerlerine sahip oluşudur; Emekli Sandığı’nın diğer otellerine kıyasla minimum güçlendirme gerektirdiği, satış öncesi tamamlanmış mühendislik etütlerinde ortaya çıkmıştır. (Bkz. satış öncesinde hazırlanmış güçlendirme projesi)

 

Önceki onarımlar ve güncel tadilat önerileri

Büyük Ankara Oteli, ilk esaslı onarımını 80’li yılların sonunda geçirdi. Emekli Sandığı’nın web sayfasında ‘önce ve sonra’ kolonları altındaki sayısal değerler karşılaştırıldığında, yapılaşma katsayısının (2.73 Emsal) bu ilk onarımda sabit kaldığı anlaşılıyor. İç mekânda yapılan tadilatla oda sayısı 193’den 176’ya düşürülmüş (110 standart, 26 süit, 23 işadamı, 2 engelli ve 14 kulüp odası), 2 balo salonu teke indirilmiş, 150 kişilik tek toplantı salonu bölünerek 1 orta boy ve 7 küçük toplantı salonu elde edilmiş.

 

Onarım sırasında Otel, özellikle iç donanımında değişime uğradı; plan tadilatı sırasında bazı mahaller dekore edildi, saydam yüzeylere klasik tarzda sahne perdeleri kondu, dönemin marangoz okulu öğrencilerine yaptırılmış özgün mobilyaları değiştirildi (Resim 16). Yapı seçkin Modernist dilinden uzaklaşıp, pirinç aksesuar ve flotal aynalarla başka bir dil konuşmaya başladı (Resim 17). Süslemeye gerek olmadan ihtişamlı olan Modernist mekân, süslenince ihtişamını kaybetti. Çoğu mimarın yeni arayışlara yöneldiği bu dönemde, yükselen yeni beğeni kalıplarına uygun dekoratif tarzlar, popüler beğeniye mesafeli duran modernin yerini almaya başlamıştı. Bu değişimde, modern mimaride niteliksiz örneklerin giderek artışıyla gelişen bir tepkinin, iyisiyle kötüsünü ayırdetmeksizin, moderni tümüyle mahkûm eden yeni eğilimlerin payı vardır. 80’li yılların siyasi ve kültürel iklimine egemen olan postmodern durum, modernlik her alanda hedef eleştiriye uğrarken en somut ifadesini mimaride buldu. Ortam uygundu; kalburüstü örnekler dışındaki mimarlık pratiğinin anonimliği, mimaride anlam boyutunu öne çıkaran yeni eğilimlerin kolaylıkla benimsenmesini sağlayan bir etken oldu – yeni anlam araçları da kısa sürede tüketilip yavanlaşana kadar. Bu sırada Büyük Ankara Oteli’nin payına düşen, yapılan müdahaleler sonucunda iç mekânlarının sıradanlaşması ve 1986 yılında açılan Ankara Hilton’un yeni bir çekim merkezi yaratmasıyla, parlak dönemlerini geride bırakması oldu.

 

Özgün çizimlerde mobilya tasarımı, 12.6.1958 (Emekli Sandığı arşivi; Aslı Canbal, ODTÜ Mimarlık Bölümü AH 544 Semineri).

 

1980’lerdeki ilk onarımda iç dekorasyon, Haziran 2003 (Fotoğraf: Kerem Yazgan).

 

Postmodern eğilimler Otel’in içinde kaldı, dışına erişmedi. Onarım sırasında, binanın yıpranmış doğramaları yenilendi, otel odalarına yansıtıcı camlar takıldı. Dışta en büyük değişiklik, otel bloğundaki güneş kırıcıların bir süreliğine kaldırılması oldu. Siyah suni taştan imal edilmiş güneş kırıcılarda bozulma ve düşmeler nedeniyle yapılan bu müdahale, binanın mimari kimliğini son derece olumsuz etkilemiştir. Uzunca süre güneş kırıcısız olarak büyük cam yüzeyleriyle kalan bina, cephe plastiğini kaybetmiş ve dönem özelliklerinden tamamen sıyrılarak anlamsızlaşmıştır. Binanın o günlerdeki görünümü, şu aralar güneş kırıcıların sökülmüş olduğu bölümlere bakarak hatırlanabilir (Resim 18). 1989 yılında güneş kırıcıların alüminyumdan aynı gramerde üretilerek yerlerine takılmasıyla (Resim 19), bina ilk görünümüne büyük ölçüde kavuşmuştu.21

 

Gündemdeki yenileme projesi hakkında derlenebilen bilgiler ise, üç ayrı yaklaşımı sözkonusu etmiştir. İlk gelen bilgiler22, yapının güneş kırıcılarının sökülerek mavi renkli metalik cephe sistemiyle giydirileceği; gridal cepheli yüksek bloğa ‘postmodern klasisizm’ doğrultusunda üçe bölünmüş bir ‘cephe şekli’ verileceği; Tunus Caddesi’ne bakan az katlı bloğun yıkılarak katlı otopark yapılacağı ve bazı bölümlerin klasik bezemeli bir tarzda yeniden inşa edileceği yönündeydi. Bu anlatıma göre, komşu parseldeki TV-8 binasının örnek alındığı anlaşılıyordu. Otel’in mimari önem taşımayan benzeri ‘dış dekorasyon’ ürünlerine benzetilme ihtimali, meslek çevrelerinde tepkiyle karşılandı.22 Gerçekleştirilmek istenen tadilata tepkiler, uluslararası kurumların desteğiyle sürdü.23 

 

Güneş kırıcıların kaldırıldığı bölüm, Ağustos 2006 (Fotoğraf: Duygu Toprak).

 

Alüminyum güneş kırıcılar, Ağustos 2006 (Fotoğraf: Duygu Toprak).

 

Gelen ikinci bilgi, Otel’in taş kaplanarak Meclis binasının mimarisine benzer şekilde yenileneceği yönündeydi, ancak bu doğrultuda geliştirilmiş bir proje sözkonusu olmadı. Eylül ayının ilk haftasında Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin tadilatı üstlenen mimarlarla görüşmesi olumlu sayılabilecek bir gelişmeyi müjdeliyor. Gelen son bilgiler, yenileme projesinde modern bir cepheye dönüldüğü, ancak cephedeki güneş kırıcıların binaya sonradan eklendiği düşüncesiyle, yüksek bloğun güneş kırıcısız olarak düzenleneceği şeklindedir.

 

Değerlendirme ve öneriler

Gündemdeki yenileme projesini hazırlayan mimarların yatırımcıyı doğru yönlendirmediği anlaşılmaktadır. Yapıyı yanındaki TV-8 binasına, Meclis binasına ya da herhangi bir başka binaya benzetmeye çalışmak yerine, binanın kendisine benzemeye ihtiyacı olduğu ve bunun etik bir sorumluluk olduğu kadar, yatırımcının da yararına olacağı gözardı edilmiştir. Projelendirme kültürel boyutundan koparak, aranan tarzların teknik çözümüne indirgenmiştir. Mimarların arayışlarını sürdürmekte oluşu ümit vericidir. Öte yandan, Oda’yla görüşmelerin yararlı ve vize işlemleri açısından da zorunlu olmasına karşılık, tasarım sürecinin bu şekilde değil, uzmanlıklar temelinde yürütülmesi gerekir. Mesleki ve akademik çevrelerden gelecek değerlendirmelerin dikkate alınması dileğiyle, ilkesel önerilerimiz şöyle sıralanabilir:

 

1. Otel’in mevcut varlığı yatırım lehine kullanılabilecek pek çok değeri barındırmaktadır. Güncel deyişle bir ‘marka’ olarak değerlendirilme potansiyeli büyük olan yapının uluslararası üne sahip Marc Saugey’nin tasarımı oluşu, başlıbaşına bir pazarlama unsurudur. Ankara’nın sahip olduğu bu değeri koruyamaması, toplumsal hafıza ve çağdaş mimarlık kültürü için olduğu kadar, nitelikli bir turizm yatırımının kârlılığı açısından da büyük bir kayıp olacaktır.

 

2. 40 yaşında ve 4 yıldır da kullanılmayan bir binanın esaslı onarıma ihtiyacı olduğu açıktır. Binanın onarımı yapılırken uluslararası standartlara kavuşturulması yönünde yeni çözümler getirmenin, gerektiğinde yeni ekler yapmanın, çağdaş onarım ve yenileme anlayışlarıyla çelişen bir yönü yoktur. Sorun, değişikliklerin nasıl yapılacağına odaklanmaktadır. Yenileme projesinde şu ilkelerin gözetilmesi öncelikli olmalıdır:

 

a. Mimari yapı, kütle-mekân-yüzey kompozisyonu ve strüktür-mekân ilişkileri ile bir bütündür. Bu bütünlüğün belirgin olduğu Büyük Ankara Oteli’nin mimarisi, ticari-popüler tarzların eklemlenmesini kaldırabilecek bir tasarım serbestliği tanımıyor. Büyük Ankara Oteli’nin, benzerleri 5 yıldızlı otellerin pek çoğunda gözlenebilen sıradan bir ‘lüks otel’ estetiğine bürünmesinden kaçınmak gerekir.

 

b. Binanın özgün durumunun tıpatıp yaşatılması ya da kaybolmuş özelliklerinin yeniden canlandırılmasını hedeflemekten çok, Modernist ruhunun ve dönem özelliklerinin sürdürülmesini sağlayan üstün nitelikli bir tasarım hizmetinin alınması esastır. Otel’in sürdürülmesi gereken özellikleri şu başlıklarda özetlenebilir: i) Kütle plastiği, ii) Özgün cephe kompozisyonu ve güneş kırıcılı çözümler, iii) Modern mekân anlayışı, iv) Ayrıntı ve donanım özellikleri.

 

c. Yapılmak istenen yeni ekler, yapının mimari özelliklerini yok etmemenin yanında, kentle ilişkisini ve bulunduğu adanın imar durumunu zedelemeyecek şekilde projelendirilmelidir. Bulvar’la bütünleşen kamusal karakterin sürdürülmesi, örneğin güvenlik amaçlı bariyerler getirilerek yapının kaldırımla engelsiz ilişkisinin koparılmaması esas olmalıdır. Tunus Caddesi yönünde ise, katlı otoparkın caddeye getireceği yük düşünülerek optimum çözümler aranmalıdır.

 

d. ‘Mimari eser’ kimliği bulunan bir yapının yenilenmesi, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na uygun olarak yürütülmeyi gerektirir.24 Büyük Ankara Oteli’nin ‘modern mimarlık mirası’ özelliklerine de sahip oluşu nedeniyle, projelendirme 20. yüzyıl modern mimarlık ürünlerinin korunma ilkelerine sadık biçimde gerçekleşmeli, gerekli teknik donanım ve olanaklara sahip uzmanlarca yürütülmeli ve denetlenmelidir.

 

Projelendirmede gerekli ihtimamın gösterilmesi ve Otel’in ‘korunması gerekli kültür mirası’ olarak, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre tescili, ilgili uzmanların dileğidir.25 Koruma ilkelerini gözeten bir onarım projesinin külfet olarak görülmeyip, aksine, üstlenilen önemli bir turizm yatırımının rasyoneli bakımından önemsenmesi ve ‘kültür varlığı’ statüsünün olumlu yönde değerlendirilmesi beklenir. n Aydan Balamir, ODTÜ Mimarlık Bölümü, Alev Erkmen, YTÜ Mimarlık Bölümü.

 

Notlar:

1 Yapının müellifleri konusunda ulaşılan bilgiler, mimari projenin Marc Saugey, uygulama ve detay projelerinin Yüksel Okan’la birlikte Yavuz Taşçı ve Adnan Unaran tarafından yapıldığı yönündedir. (Kaynak: Emek İnşaat’ın eski İnşaat Müdür Muavini mimar Faruk Erkal) Emekli Sandığı arşivindeki ozalit kopyalarda sadece Marc Saugey’nin adı geçmektedir.

2 Büyük Ankara Oteli’nin Onarımı, Değerlendirme Raporu, 11.09.2006; DOCOMOMO-Türkiye adına hazırlayan: Aydan Balamir, Alev Erkmen. (Bu yazı, raporun ekleri ve ayrıntılı bölümleri atılarak kısaltılmış şeklidir.) Konudan haberdar olduğumuz 11 Ağustos gününden itibaren, bilgilerin toplanması ve iletişimlerin kurulması için yardımcı olan çok sayıda kişi oldu. Burada yalnızca, tadilat projesi hakkında bilgilerini bizlerle paylaşarak konunun meslek ortamında duyulmasını sağlayan meslektaşlarımızdan, başta Kadri Atabaş olmak üzere, ANKİN (Ankara İnisiyatifi) grubundan Taner Arslan, Gülnur Güvenç ve Orçun Ersan’a teşekkür etmekle yetinelim.

3 Bu noktanın vurgulandığı Mimarlar Odası Ankara Şubesi basın bülteni: www.mimarlarodasiankara.org/?id=2528.

4 Otel’de yaşanan siyasi cinayet, transfer pazarlığı ve kimi şaibeli buluşmanın anıları, 2005 sonbaharında Otel’in özelleşme ve ihale haberleriyle birlikte yeniden gündeme gelmişti; örneğin: www.8sutun.com/node/3717.

5 Remzi Şahin, Ankara Oteli - Siyasal Roman, Ankara (tarihsiz basım).

6 Örneğin: www.gittigidiyor.com. Otel’in tasfiyesi hakkında: “Ortalama ömürleri 20 yılın üzerinde olan otel malzeme ve ekipmanlarının Emekli Sandığı için en rasyonel biçimde tasfiye edilmesi konusunda en karlı ve etkin yöntem olarak müzayede yolu ile satış benimsendi ve ESKİDJİ A.Ş. ile bir anlaşma sağlanarak, Ankara Oteli’nin müzayede ile tasfiyesi gerçekleştirildi.” Kaynak: www.wowturkey.com/forum/ viewtopic.php?t=54.

7 http://travel.yahoo.com/p-reviews-381082-prod-hotel-action-read-ratings_and_reviewsi; ylt=An1wqu6bIuu KLwFfiKiHb_iphQB.

8 Yapıya değinen çok sayıda mesleki yayından dört örnek verilebilir; kaynaklardan ilkiyle sonuncusunda müellif olarak Marc Saugey adı var; diğer ikisinde Yüksel Okan’ın da adı yer almakta: 1. Enis Kortan, Türkiye’de Mimarlık Hareketleri ve Eleştirisi 1960-1970, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Yayını, Ankara, 1974, s. 144. 2. Mete Tapan, “International Style: Liberalism in Architecture”, Modern Turkish Architecture,

ed.: Renata Holod, Ahmet Evin, University of Pennsylvania Press, 1984, s. 114. 3. Metin Sözen, Cumhuriyet Dönemi Türk Mimarlığı, TC İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1984,

s. 280. 4. Ankara 1910-2003, Boyut Yayınları, İstanbul, 2003,

s. 56. Web ortamındaki kaynaklar içinde: www.archmuseum.org/galeri_ayrinti.asp?id=6.

9 Biyografi ve arşiv bilgileri için: www.unige.ch/ia/archives/saugey.html. Marc Saugey üzerine yayınların başlıcalarını belirlemede, DOCOMOMO-İsviçre yardımcı oldu: 1. University of Geneva School of Architecture and Alberto Sartoris (1991) özel sayı: “Marc J. Saugey”, Faces, sayı 21, Güz 1991, Hommage à Saugey, Edition des Valeurs Nouvelles, Cossonay. 2. Catherine Dumont d’Ayot (2000) “Miremont-le-Crêt: Le Manifeste de l’Espace Habitable”, Patrimoine et Architecture, sayı 9, özel sayı, Miremont-le-Crêt (1956-57), Direction du Patrimoine et des Sites, DAEL, Etat de Genève, Mayıs 2000, s. 29-34.

3. Catherine Dumont d’Ayot, Franz Graf (2001) “Commercial Buildings for the City Centre: The Works of Marc Saugey (1908-1971)” DOCOMOMO Journal, sayı 24, Şubat 2001,

s. 54-61, DOCOMOMO International, Delft University of Technology, Faculty of Architecture. (2000-2001 tarihli yayınlar Cenevre Üniversitesi’nden Prof. Bruno Reichlin, Catherine Dumont d’Ayot, Franz Graf ve sanat tarihçisi Catherine Courtiau tarafından yürütülen araştırmaya dayalı.)

10 Saugey’nin koruma altındaki yapıları ve koruma kararı tarihleri: Le Cinéma Manhattan (14 Temmuz 1993), L’Immeuble d’Habitation de Miremont le Crêt (20 Şubat 2002), L’Immeuble Commercial de Mont-Blanc Centre avec le Cinéma Le Plaza (24 Mart 2004, onay 7 Mart 2006). Bunlardan Cinéma Manhattan ile Mont-Blanc Centre, örnek mimari tutumları için öncelikli olarak restore edilmiş. (Kaynak: DOCOMOMO-İsviçre ve Cenevre Üniversitesi’nden gelen destek mektubu)

11 Marc Saugey’nin tüm eserleri ve mesleki belgelerinin yer aldığı arşiv: Institut D’architecture de l’Université de Genève. Arşiv bilgileri için: www.unige.ch/ia/archives/saugey.html.

12 Yarışmalar Dizini 1930-2004, Mimarlar Odası Yayını, Ankara, 2004, s. 50. Yüksel Okan, internet kullanıcıları arasında yapılmış “tasarlayıp inşa ettikleri yapılarla en çok tanınan” mimarların belirlenmesine yönelik bir ankette, ilk

100 Türk mimar arasında yer almış: www.100ler.com.

13 Bu karara göre oteller hasılat paylaşımlı kira sözleşmesi yöntemiyle uluslararası otel zincirlerine verilecekti. Seçilen firmalar otellere yenileme yatırımı yapacak ve çalıştırmaya başladıktan sonra hasılattan bir bölümünü Emekli Sandığı’na aktaracaklardı: www.wowturkey.com/forum/ viewtopic.php?t=54.

14 Örneğin: 16 Ağustos 2002 tarihli haber (www.arkitera.com/ haberler/2002/08/16/emekotelleri.htm) ve tartışma sayfaları (http://forum.arkitera.com/archive/index.php/t-1381.html). Nisan 2003 tarihli bir haberden kısaltarak (www.yapirehberi.net/HaberlerNisan03-1.htm): “Emekli Sandığı’na ait Emek Otelleri’nin uluslararası otel zincirleri tarafından işletilmesi kararının ardından yenilenme işlerine başlandı. Emek Proje-Turner Proge Konsorsiyumu tarafından ihalesi yapılan otellerin biri dışında hepsi yalnızca onarılacak, geçtiğimiz aylarda yıkılan Maçka Oteli ise yeniden yapılacak. İstanbul’daki Tarabya Oteli Artı Mimarlık, Ankara’daki Stad Oteli ve Büyük Ankara Oteli Ali Esat İnşaat ve Gensler Grubu, İzmir Efes Oteli Has Mimarlık, Bursa’daki Çelik Palas Oteli Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından hazırlanacak tasarımlara göre onarılacak.”

15 Otel’in mimari, mühendislik ve iç mimari hizmetlerini gerçekleştirmek üzere seçilen grup, projenin Ankara’da yürütülmesi için taşeron firma olarak Yazgan Mimarlık’tan hizmet aldı. Bu raporda bir bölümü kullanılan görsel malzeme ve Ek 3’teki çizimler listesi için mimar Kerem Yazgan’a başvurduk.

16 Haber metni için: www.ntvmsnbc.com/news/ 271569.asp?0m=s21p.

17 Karar: Resmi Gazete, 7 Temmuz 2005 (www.wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=54).

Aralık 2005’te Özelleştirme Yüksek Kurulu Otel’in satışına onay verdi ve Ocak 2006’da Özelleştirme İdaresi’nin devir işlemi gerçekleşti: www.hurriyet.com.tr/ekonomi/3872970.asp.

18 Haber metni: www.radikal.com.tr/ haber.php?haberno=174295.

19 Tadilat projesinde adı geçen mimarlar grubu: Adnan Bilge, Gökhan Turgut, Rıdvan Alkan Engin Acar. (Kaynak: Mimarlar Odası Ankara Şubesi).

20 Sayfada binanın geçirdiği ilk onarım öncesi durumla mevcut durum, “önce ve sonra” kolonları altında karşılaştırmalı olarak verilmiş: www.emekli.gov.tr/otel_ankara.html.

21 Emek İnşaat’ın eski yöneticilerinden mimar Faruk Erkal’dan alınan bilgiye göre, Balgat’ta üretilmiş olan suni taş güneş kırıcıların değiştirilmesi, o yılların yoğun hava kirliliğinden oluşan asitlenme nedeniyledir. Güneş kırıcılar en başta da metal olarak düşünülmüş, ancak üretim niteliğinden emin olunamamış; 80’li yıllarda ise alüminyum sanayisindeki atılım, yeni malzeme seçimini yönlendirmiş.

22 Yenileme projesi üzerine basın (tarih sırasına göre): “Büyük Ankara Oteli’nin Geleceği Ne Olacak?” Arkitera Bülteni,

31 Ağustos 2006. “Bir Başka Kentsel Hafıza Kaybı mı? Büyük Ankara Oteli’nde neler oluyor?” Yenimimar (web), 31 Ağustos 2006. Basın Açıklaması, 31 Ağustos 2006, Mimarlar Odası web sayfası. “Büyük Ankara Oteli Bozulmasın”, Sabah-Ankara, 1 Eylül 2006, s. 7. “Ankara’nın Bir Simgesi Daha Yok Oluyor”, Ancyra, 1 Eylül 2006. “Büyük Ankara Oteli’ne Ne Oluyor?”, Mimdap Bülteni, 1 Eylül 2006. “Büyük Ankara Oteli’nin Korunmasına Uluslararası Destek”, Mimdap Bülteni,

4 Eylül 2006. “Mimarların ‘Büyük Ankara’ Hassasiyeti”, Cumhuriyet-Ankara, 8 Eylül 2006, s. 9. “Başka bir Kentsel Hafıza Kaybı mı? Büyük Ankara Oteli’nde Neler Oluyor?”, Yenimimar, sayı: 41, Eylül 2006, s. 11.

23 Uluslararası Destek Mektupları (tarih sırasına göre): DOCOMOMO-Avustralya (30 Ağustos 2006); UIA Region IV (30 Ağustos 2006); ICOMOS Ulusal Komitesi (4 Eylül 2006); İsviçre Sefareti, (4 Eylül 2006); DOCOMOMO-İsviçre; (ortak mektup) İsviçre Mimarlık Enstitüsü ve Cenevre Üniversitesi

(5 Eylül 2006); DOCOMOMO-Bulgaristan (14 Eylül 2006). DOCOMOMO-Türkiye’nin konuyu duyurması üzerine uluslararası kuruluşlardan gelen destek mektuplarının ortak noktası, yapının kültür varlığı olarak tescillenmesi yönündedir. ICOMOS’un mektubu, tescil başvurusu olarak da alınabilir. UIA’dan gelen mektup da, yenileme çalışmasından önce koruma yönetim planının yapılması gerektiğini vurguluyor. DOCOMOMO’nun Avustralya, Bulgaristan, İsviçre kolları ile Cenevre Üniversitesi’nden gelen mektuplarda, yapının koruma altına alınma gerekçeleri sayılıyor. İsviçre’nin Ankara Büyükelçiliği’nden gelen mektupta ise, Otel’in Ankara için bir anıt yapı olmanın yanında, Türkiye ile İsviçre arasındaki verimli kültürel ilişkilerin de bir ifadesi olduğuna değinilerek, yapının tescillenmesi destekleniyor.

24 Mimari tasarım ürünlerinin telif hakları, ‘İlim ve Edebiyat Eserleri’ ile ‘Güzel Sanat Eserleri’ başlıkları altında, iki ayrı madde kapsamında koruma altına alınmıştır. Yasa metni için: http://tr.wikisource.org/wiki/Fikir_ve_Sanat_Eserleri_Kanunu.

25 Yasa metni için: www.istanbul.edu.tr/Bolumler/guzelsanat/ kanun.htm

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


64788 - unknown - 38.107.179.237