25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Fragmanlar

 

Nevski Prospekt, St Petersburg, 1897.

 

Nevski Prospekt*

 

Marshall Berman n “(...) Nikolas devrinde devlet uyuklarken, modernliğin koordinatları ve sahnesi Neva boyunca uzanan şehir merkezinin muazzam meydanlarından, hükümet binaları ve anıtların oluşturduğu görkemli yığından Nevski Bulvarına kaydı. Nevski, şehre biçim veren Amirallik Meydanından açılıp dışa doğru uzanan üç büyük caddeden biriydi. Her zaman Petersburg’un ana yollarından biri olmuştu. 19. yüzyılın başlarında, Aleksander’ın saltanatı sırasındaysa Nevski, önde gelen bazı neo klasik mimarlar tarafından adeta baştan aşağı yeniden inşa edildi. 1820’lerin sonunda, yeni biçimi belirdikçe diğer rakip caddelerden (Voznesenski Bulvarı ve Gorohovaya Sokağı) kesin biçimde ayırdedilir ve kendi başına bir kentsel ortam addedilir oldu.11 Şehrin en uzun, en geniş, en iyi aydınlanmış ve en düzgün sokağıydı. Amirallik Meydanından çıkıp düz bir hat oluşturarak, iki-üç çeyrek mil boyunca güneybatıya uzanıyordu. (...) 1851’den sonra Rusya’nın başlıca modern enerji ve hareketlilik simgelerinden biri olan (ve elbette Tolstoy’un Anna Karenina’sında temel bir kişilik olarak yer alan) Moskova-Petersburg ekspresi garına varıyordu. (...)

 

Sokağın iki yanında, çoğunlukla kendi başlarına meydanlar ve kamusal alan olarak inşa edilen görkemli binalar uzanıyordu:

neo barok Kazanlı Meryem Ana katedrali; 1801’de deli Çar I. Paul’un kendi muhafızlarınca, oğlu Aleksander’ın tahta geçmesi için boğazlandığı Rokoko tarzı Mihailovski sarayı; neo-klasik Aleksander Tiyatrosu; kendilerine ait bir kitaplık kuramayacak kadar yoksul entelektüellerce kuşaklar boyu çok sevilen Kamu Kütüphanesi; Gostini Dvor (ya da tabelasında yazdığı şekliyle Les Grands Boutiques), Rue de Rivoli ve Regent Street tarzında inşa edilmiş, ama Ruslarca uyarlanan çoğu Batılı prototipte olduğu gibi ölçek olarak orijinallerini kat be kat aşmış, vitrinli alışveriş yapılarından oluşan blok. (...) Nevski Bulvarı birçok bakımdan ayırdedici ölçüde modern bir ortamdı. Birincisi sokağın düzlüğü, ferahlığı, uzunluğu, kaldırımların ve yolların iyi döşenişi hareket halindeki insanlar ve eşyalar için onu ideal bir araç, yeni yeni beliren hızlı ve ağır trafik için mükemmel bir geçit haline getiriyordu. 1860’larda Haussmann’ın Paris’e açtığı bulvarlar gibi yeni birikmekte olan maddi ve insanî güçler için bir odak işlevi görüyordu: makadam ve asfalt, gaz ve elektrik ışığı, demiryolu, troleybüsler ve otomobiller, sinemalar ve kitle gösterileri. Ama, Petersburg çok daha iyi planlanıp tasarlandığından, Nevski Parisli muadillerinden tam bir kuşak evvel harekete geçmişti ve çok daha usulca, hiçbir eski mahalle ya da yaşamı sarmaksızın işliyordu.

 

İkincisi, Nevski modern kütlesel üretimin henüz ortaya çıkarmakta olduğu yeni tüketim ekonomisinin harikalarını sergilemeye yarıyordu: Mobilya ve gümüş donanımlar, dokumalar ve giysiler, çizmeler ve kitaplar; her biri sokaktaki sayısız mağazada cazip bir şekilde sergileniyordu. Yabancı mallar -Fransız modası ve mobilyaları, İngiliz tekstili ve eyerler, Alman porselenleri ve saatleri- yanında yabancı stiller, yabancı insanlar, dışarıdaki dünyanın tüm o yasak çekiciliği de ortaya dökülüyordu. (...) Petersburg gibi uluslararası bir şehirde bile Nevski alışılmadık ölçüde kozmopolitti.12 Dahası -ki bu Nikolas’ınki gibi baskıcı bir yönetimde önemlidir- Nevski, Petersburg’da devletin hakimiyetinde olmayan tek kamusal mekândı. Hükümet onu gözetim altında tutabiliyor, ama orada gerçekleşen etki ve etkileşimleri yaratamıyordu. Böylece Nevski toplumsal ve psişik güçlerin kendiliklerinden kaynaşabildiği bir tür özgür alan olmuştu.

 

Son olarak Nevski, Petersburg’da (hatta belki de tüm Rusya’da), köşkleri ve malikâneleri Amiralliğin ve Kışlık Sarayın yakınında sokakları süsleyen soylulardan, bulvarın son bulduğu, gar yakınındaki Znaniemski Meydanındaki salaş tavernalara takılan yoksul zanaatkârlar, orospular, başıboş serseriler ve bohemlere kadar varolan her sınıfın bir araya geldiği tek yerdi. Nevski onları bir araya getiriyor, bir girdapta karıştırıyor, elde edebildikleri deneyim ve temaslarla öylece bırakıyordu onları. Petersburglular aşıktı Nevski’ye ve bıkmaksızın efsaneleştirdiler, çünkü onlar için azgelişmiş bir ülkenin yüreğinde modern dünyanın tüm göz kamaştırıcı vaatlerini sunuyordu.”

 

Notlar:

11 Nevski’nin yeniden inşası hakkında Egorov, Architectural Planning of St. Petersburg, 104-08.

12 V. Sadovinkov, Panorama of the Nevsky Prospect (Leningrad, Pluto Press, 1976), İngilizce, Fransızca, Almanca ve Rusça metinler içermektedir. Bu olağanüstü dizi Nevski’yi sokak sokak, ev ev incelemektedir. Ancak Sadovinkov sokağın çeşitliliğini yakalamakla birlikte akışkanlık ve dinamizmini gözden kaçıran statik bir kompozisyon üslubuyla yazmıştır. (...)

 

* Marshall Berman, “I. Nikolas devrinde Petersburg: Saraya karşı bulvar”, Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor içinde, çev.: Ümit Altuğ, Bülent Peker, İletişim Yayınları, İstanbul, 1994, s. 259-262’den kısaltılarak aktarılmıştır.

Haussmann ya da Barikatlar*

 

Walter Benjamin n “Haussmann’ın kentsel ideali, birbirini izleyen uzun caddeler boyunca perspektif ağırlıklı bir bakışı sağlayabilmekti. Bu ideal, kaynağını Ondokuzuncu Yüzyıl’da kendini sürekli belli eden bir eğilimde, teknik zorunlukları sanatsal hedefler aracılığıyla soylu kılma eğiliminde bulur. Bu eğilim doğrultusunda, burjuva sınıfının dünyasal ve tinsel egemenliğinin simgesi olan kurumların, caddelerin sağlayacağı çerçeve içersinde yüceltilmesi öngörülmüştür; caddeler, yapımları bitmezden önce çadır beziyle örtülüyor, sonra anıtlar gibi törenle açılıyordu.

 

Haussmann’ın etkinliği, Napoléon’un emperyalizmine uygun düşen bir olgudur. Sözü edilen emperyalizm, sermayeyi destekler. Paris, borsa oyunları bakımından tam bir yükseliş dönemi yaşar. Borsa oyunları, kumarın derebeylik toplumundan kalma biçimlerini geri plana iter. Flâneur’ün kendini verdiği mekansal fantazmagorileri, kumarbazın peşinden koştuğu zamansal fantazmagoriler karşılar. Oyun, zamanı bir uyuşturucu maddeye dönüştürür. Lafargue, oyunu konjonktürün gizlerinin küçük çapta bir taklidi diye açıklar. Haussmann’ın kamulaştırmaları, aldatıcı bir spekülasyonun doğumuna yol açar. Burjuvazinin ve Orleans yanlılarının etkisi altında kalan Fransız Yüksek Mahkemesi’nin içtihatları, Haussmann’ın girişimlerinin parasal rizikosunu yükseltir.

 

Haussmann, diktatörlüğünü sağlamlaştırmaya ve Paris’i olağandışı bir yönetim altına sokmaya çalışır. 1864 yılında Belediye Meclisi’nde yaptığı konuşmada, kökenden yoksun büyük kent halkına duyduğu nefreti dile getirir.

Bu halk, Haussmann’ın girişimleri sonucu giderek kalabalıklaşır. Kiraların yükselmesi, işçi sınıfını yörekentlere iter. Bunun sonucunda Paris’in mahalleleri, kendilerine özgü fizyonomilerini yitirirler. Kentin çevresinde kızıl kuşak oluşur. Haussmann, kendi kendisine “artiste démolisseur” (yıkıcı sanatçı) adını takmıştır. Yaptıklarını bir misyon diye benimsemiş olup, anılarında bunu vurgulamıştır. Ama bu arada Parisliler’i kentlerine yabancılaştırır. Parisliler, artık o kentin yerlisi oldukları duygusunu yitirirler. Büyük kentin insancıl olmaktan uzak karakterinin bilincine varmaya başlarlar. Maxime du Camps’ın dev yapıtı Paris, oluşumunu bu bilince borçludur. Jérémiades d’un Haussmannisé (Haussmannize Olmuş Birinin Ağıtları), bu yapıta Kutsal Kitap’takilere benzer bir yakınma atmosferi vermiştir.

 

Haussmann’ın çalışmalarının asıl amacı, kentin içsavaşa karşı güvence altına alınmasıydı. Haussmann, Paris’te barikatların kurulmasını artık bütün bir gelecek için olanaksız kılmak istiyordu. Daha önce Louis-Philippe, ahşap kaldırımlar uygulamasını başlatmıştı. Buna karşın barikatlar, Şubat Devrimi’nde rol oynadı. Engels, barikat çarpışmalarının taktiğini inceler. Haussmann, bu savaşları iki yoldan önlemek niyetindedir. Caddelerin genişliği, barikatların kurulmasını olanaksız kılacaktır; öte yandan yeni caddeler, kışlalarla işçi mahalleleri arasındaki en kısa yolları oluşturacaktır. Çağdaşları, bu girişime “L’embellissement stratégique” (“stratejik güzelleştirme”) adını takarlar.”

 

Walter Benjamin, “Haussmann ya da Barikatlar”, Pasajlar içinde, çev.: Ahmet Cemal, YKY, İstanbul, 1993, s. 101-103’den aktarılmıştır.

 

Le Boulevard Haussmann, Paris.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


65599 - unknown - 38.107.179.238