Saul
Leiter’ın Gördüğü Cadde

Saul Leiter, “Postacılar”, 1952, 14x11 in. (© Saul Leiter
/ Howard Greenberg Gallery, New York’un izniyle).

Saul Leiter, “Bekleyen Kadın”, 1958, 14x11 in. (© Saul
Leiter / Howard Greenberg Gallery, New York’un izniyle).

Saul Leiter, “Pizza, Paterson”, 1952, 14x11 in. (© Saul
Leiter / Howard Greenberg Gallery, New York’un izniyle).

Saul Leiter, “Saç Tıraşı”, 1956, 14x11 in. (© Saul Leiter
/ Howard Greenberg Gallery, New York’un izniyle).
Saul Leiter Pittsburglu bir Amerikan fotoğraf sanatçısı.
Özellikle 1950’lerde aktif biçimde çalıştı. Ne var ki, ülkesinde bile az
tanınıyor. Bunda fotoğraflarını dia olarak çekmesinin önemli rolü var. Dia hem
pahalılığı, hem de gösterimi ve kamuya ulaştırılmasının zor olması gibi nedenlerle
ancak çok kısıtlı bir çevrenin izlemesine sunulabilen bir medyum. Leiter sanat
yaşamına ressam olarak başladı. 1946’da henüz 23 yaşındayken New York’a taşındı
ve ağırlıklı olarak fotoğrafla ilgilendi.
Fotoğraflarını evinde ve Aşağı Manhattan’daki “The Club”
adlı mekanda dia gösterileri düzenleyerek sundu. The Club, 1950’lerde Willem de
Kooning, Jackson Pollock, Milton Resnick ve Philip Guston gibi sanatçıların bir
araya gelerek çağdaş sanat sorunlarını tartıştığı önemli bir mekandı. Leiter’ın
diaları, aralarında Edward Steichen’ın 1957’de New York Modern Sanatlar
Müzesi’nde verdiği ünlü “Renkli Deneysel Fotoğraf” konferansı gibi müze
etkinlikleri sırasında da kamuya sunuldu.
Leiter’ın önemi, cadde ve sokak mekanı gerçeğine kendi özgül
yorumunu getirmesinden kaynaklanıyor. Çalışmalarının lirik ve sıcak bir
insanilikle dolu olduğu söylenebilir. Bunlarda kentli insan derin bir
sempatiyle kendi olağan ortamı içinde betimlenir. Ancak, New York Times’ın
fotoğraf eleştirmeni Roberta Smith gibi, onun çalışmalarını “kent içindeki
insanı anlatmaktan çok, insanın deneyimlediği kentsel mekanı anlatıyor” diye
tanımlayanlar da vardır. Ürünlerinde Mark Rothko, Barnett Newman ve Richard
Pousette-Dart gibi ressamların Soyut Ekspresyonizmi’ni çağrıştıran bir tat bulmak
da olanaklıdır. Onlarda kenti ve caddeyi değil, kentin şiirselliğini
görselleştirdiğini ileri sürmek yanlış olmaz. Bu açıdan bakıldığında o
Atget’den ve daha erken 20. yüzyıldan başlayan bir kentsel mekan kavrayışı
çizgisinin içinde değerlendirilecektir.
Leiter başka bir açıdan da ilginç gözükür: Mimarlık
dünyasının caddeyi bir araç trafiği arterine indirgediği ve insani
etkinliklerle bağını neredeyse unuttuğu 1950’lerde sanatçıların mimarlığın
göremediğini görebildiğini de kanıtlar. Caddenin neredeyse mekansal anlamının
bile sorgulanmadığı bir evrede, fotoğraf çağdaş insanı -Baudelaire’in
deyişiyle- kendi olağan şiirselliği içinde anlatmayı başarabilmiştir.
Şiirselliği bu bağlamda anlatılan insansa, aslında caddenin unutulmuş
şiirselliğini de yeniden üretmektedir.
“In Living Color: Photographs by Saul Leiter” (Yaşayan
Renklerle: Saul Leiter’ın Fotoğrafları) başlıklı sergi Milwaukee Art Museum’da
28 Eylül 2006-7 Aralık 2007 tarihleri arasında gösterimdeydi. Sergi, Milwaukee
Art Museum’un fotoğraf bölümü asistan küratörü Lisa Hostetler tarafından
düzenlendi.

Saul Leiter, “Kar”, 1960, 14x11 in. (© Saul Leiter /
Howard Greenberg Gallery, New York’un izniyle).

Saul Leiter, “Harlem”, 1960, 14x11 in. (© Saul Leiter /
Howard Greenberg Gallery, New York’un izniyle).

Saul Leiter, “Lostra”, 1954 dolayları, 14x11 in. (© Saul
Leiter / Howard Greenberg Gallery, New York’un izniyle).

Saul Leiter, “Panoların Arasından”, 1957, 14x11 in. (©
Saul Leiter / Howard Greenberg Gallery, New York’un izniyle).