25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa

Yitip Giden Sokak

 

M. Adnan Barlas n Günümüz kent planlama ve mimarlık akademik dünyasını oldukça fazla oyalayan konulardan biri de hiç kuşkusuz, kimlik veya onun ileri sürülen yitimidir. Batı ülkelerinde 1960’lı yıllardan başlayarak hem toplumbilimsel bağlamda, hem de mimarlık bağlamında kimlik konusunun öne çıktığını, bu yana dek geçen süre içinde bu konunun gündemdeki yerini kimi zaman azalarak, kimi zaman da artarak koruduğunu görüyoruz. Kitleler halinde Katmandu yollarını tutmanın bir kimlik arayışı olduğu kuşkusuzdur. Doğal olarak Batı’nın içine düştüğü kimlik bunalımı, geçen bu süre içinde diğer toplumları da yavaş yavaş sarmaya başlamıştır. Bunda anamalcı bakış açılarının etken olduğunu söylemekle yetinmek gerekir.

 

Ederi ne olursa olsun, zihniyeti ile anamalın kendi gücünü egemen kılmaya çalışmasının anlaşılır olduğunu, buna çanak tutan küresellik söylemlerinin Batı akademisi içinde oluşmasının da bu çerçeve ve hedef doğrultusunda ussal olduğunu söyleyebiliriz. Anlamak ya da kabul etmek istemesek de, aynı süreçlerin artık Türkiye gibi ülkelerde de geliştiğini ve bu ülkelerin akademilerinde geniş bir taban bulduğunu görmekteyiz. Şimdilik önü alınamaz gibi gelişen bu olayların nelere mal olduğu, nelerin yitip gittiği bir gün daha iyi anlaşılacaktır. Hatta uzunca bir süredir bu konularla ilgili karşı görüşlerin ve karşı koyuşların ortada olduğunu söyleyebiliriz (Sennett, 1974).

 

Olayın anamalcı sömürü düzeninin toplumbilimsel-ekonomik irdelemesi kısmını bir kenara koyarsak, özetleyebileceğimiz durum kamusallığın yitimi durumudur. Çünkü anamalcı düzen en çok kamusal alanı etkilemekte ve bilinçli ya da bilinçsiz onu ortadan kaldırmaktadır. Onun yerine atomize olmuş, özelleş(tiril)miş alanlar (hem toplumsal birimler hem de mekanlar) anamalın hedefleri açısından daha elverişlidir. Bu yolla karşı koyuşun şiddeti azaltılabilir ve anamalın döngüsü sürdürülebilir hale gelebilmektedir.

 

Kentsel kamusal alanlar ya da mekanlar da bundan etkilenmektedir. Burada salt mülkiyet bakımından kamusallığın yitimi sözkonusu değildir. Herkes tarafından erişilebilen ve dilediğince kullanabilen, ortak kullanıma elveren kentsel mekanlar da bu curcuna içinde ortadan kalkmaktadır. Oysa, yazında yer alan savların çoğu kamusallığın, kamu ve toplum bilincinin (toplumsallığın) ve sonuçta benliğin oluşumu ve gelişiminin ön koşullarından biri olarak ortak kullanılabilen alanları göstermektedir. Bu savların dayanağı ben(lik)-toplum(sallık) ikilisinin birbirini biçimlendirdiği gerçeğidir. Yani biri olmadan ötekinin de olamayacağı kurgusudur (Goffmann, 1963, 1967, 1971).

 

Doğal olarak bu kurgu sanal ortamlarda yeşerip gelişen bir kurgu değildir. Başından beri söylenen, bireyleşme (ben olma; bireyselleşme ile karıştırılmamalı) olgusunun, ancak diğerlerinin (ötekilerin) fiziki varlığı ve ben-öteki(ler) ikilisinin sağlıklı alışverişleri sonucunda gözlemlenebileceğidir. Bunun da olabilmesi için gereksinme duyulan mekansal araçlar, ortak kullanım niteliği taşıyanlardır. Kuşkusuz bireysel ya da toplumsal benliğin oluşması süreci salt insan-mekan ilişkileri ile açıklanamaz. Mekan tüm bu süreçlerin sadece gözardı edilmemesi gereken bir yönüdür.

 

Bu türden ortak mekanların isimlendirilmesi dilendiğinde akla ilk gelen kentsel bileşen de sokak olmaktadır. Bunun nedeni hem kentsel mekanın oldukça büyük bir bölümünü oluşturması, hem de ev gibi özel mekanlarla en yakın ilişkide bulunan bileşen olmasıdır. Sokağın tanımı çeşitli biçimlerde yapılmıştır. Akılda kalan, daha çok onun bir ulaşım bileşeni olduğuna işaret eden tanımlardır. Oysa yerleşimler tarihi boyunca sokak bu işlevinden çok daha fazlasını içermiştir (Rykwert, 1982; Barlas, 2006). Onu önemli bir kentsel bileşen yapan, toplumsallaşmaya katkısıdır. Yani ortak olarak kullanılabilen bir “yer” olmasıdır. Salt bir mekandan “yer”e dönüşebilmesinin koşullarını da, sokağın anlam yükü özelliklerinde aramak gerekir. Bunların tanımı ise, sokağın geçmiş ve günümüzdeki durumunu ortaya koymak bakımından önemlidir.

 

Sokağın sıfatlarla ortaya koyabileceğimiz beş anlam yükü özelliği vardır: Başlangıç, son, düğümlülük (nodalite), çizgisellik ve (özel ile kamusal dünya arasında) geçiş/geçirgenlik (Barlas, 2006). Tüm bu özellikler aslında yaşamsal gücün (élan vital) birer ifadesidir ve sokağın fiziki bileşenlerinde dışavurulur. Oldukça karmaşık olan bu konuyu kısaca vermek gerekirse, başlangıç ve son, sırası ile doğum ve ölümü; çizgisellik, algılanabilir yaşam sürecini; düğümlülük, benliğin olgunlaşma evrelerini; geçirgenlik de

ben-öteki(ler) ilişkisindeki gerilimin (örneğin mahremiyet konusundaki gibi) şiddetini ifade ederler. Sokak tüm bu süreçlerin bir arada yer almasını sağlayan bir ortaklık sunar. Bunu da fiziki bileşenleri yolu ile yapar. Örneğin, geçirgenlik sözkonusu edildiğinde akla gelen fiziki bileşenlerinden bazıları, özel ve kamusal kullanımlar arasında tampon görevi görebilecek bahçeler, balkonlar, verandalar, cumbalar gibileridir. Başlangıç ve son için birer küçük meydancık akla gelebilir. Ya da sokağı betimleyen bir işlevsel değişiklik de sözkonusu edilebilir. Çizgisellik, sokağın değişmez biçimsel yapısında zaten vardır. Düğümlülük, küçüklü büyüklü girintiler, nişler veya toplanmaya elveren benzer mekanlarda yerini bulur. Aslında sokağın kendisi, yapıları ve döşeli yüzeyi ile bir çeşit toplanma alanıdır.

 

Dolayısıyla bu bağlamda sokak, bireyin kendi yaşamını ötekilerle bütünleştirdiği ve bireyleşmesinin yanısıra toplumsallaştığı, ortak ve özel mekanların yeterince bir araya getirilip, yeterince birbirinden ayrıldığı bir kentsel ortamı tanımlamaktadır. Kuşkusuz, anlam yükü özelliklerinin fiziki dışavurumları farklı bağlamlarda farklı biçimler alır. Ancak bağlamdan bağımsız olarak hep aynı işlevi yüklenir.

 

Kimlik işte bu anlam yükü özelliklerinin varlığı ile ilintilidir. Yaşamın kendisine yüklenen anlam bu özelliklerde gizlidir. Gizlidir demek gerekir çünkü ancak yaşanıldığı zaman anlam belirginleşir ya da hissedilir. Bunların yaşanabilmesini olanaklı kılan ise sokağın fiziki/mekansal yapısıdır.

 

İşte tam bu noktada, yeni dünya düzenlerinin (!) nelere malolduğunu anlıyoruz. Sokak da işin içinde olmak üzere tüm kamusal alanların veya ortak kullanıma elveren mekanların ve yerlerin şiddetli bir yapıbozumuna (gerçek anlamı ile) uğradığını görüyoruz. Özele ait olanların yayılarak kamuya ait olanları işgal etmesi sonucunda toplumsallaşamıyor, birbirimize yabancılaşıyor ve kimlik yitimine uğruyoruz. Sokağın günümüzdeki durumu bunu gayet güzel yansıtıyor. Kaçımız çocukluğumuzun geçtiği sokaklarda bir arabaya çarpmadan (!) yürüyebiliyoruz (top oynuyoruz demiyorum)? n Doç.Dr. M. Adnan Barlas, ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü.

 

Kaynaklar:

Barlas, A. (2006), Urban Streets and Urban Rituals, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Yayınları, Ankara.

Goffman, E. (1963), Behavior in Public Places: Notes on the Social Organization of Gatherings, The Free Press,

New York.

Goffman, E. (1967), Interaction Ritual: Essays on Face to

Face Behavior, Anchor Books, New York.

Goffman, E. (1971), Relations in Public: Microstudies of the Public Order, Harper Colophon Books, New York.

Rykwert, J. (1982), “Learning from the Street”,

The Necessity of Artifice içinde, Rizzoli, New York, s. 102-113.

Sennett, R. (1974), The Fall of Public Man,

W.W. Norton & Co., New York.

<< Önceki Sayfa


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


65601 - unknown - 38.107.179.240