25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Guggenheim New York Bir Modern Mimarlık Başyapıtının Restorasyonu Üzerine

    

Solomon R. Guggenheim Müzesi, New York (fotoğraf: David Heald © The Solomon R. Guggenheim Foundation, New York).

 

20. yüzyıl mimarlığının en önemli örneklerinden biri olan New York Guggenheim Müzesi şimdilerde kapsamlı bir dış mekan restorasyonu görüyor. Yıldız Salman, oradan yola çıkarak, modern mirası korumaya bir türlü ikna olmayan Türkiye’ye silkinip kendini sorgulama önerisi getiriyor.  

 

Dış cephe bozulmaları, malzeme ve strüktüre yönelik detaylı hasar tespitleri (çizim: Wank Adams Slavin Associates LLP/Studio A © The Solomon R. Guggenheim Foundation, New York).

 

Yıldız Salman n “Bir savaşçıya ihtiyacım var, bir mekan aşığına, bir kışkırtıcıya, bir deneyciye ve bilge bir adama. Manevi bir tapınak, bir anıt istiyorum!”

Solomon Guggenheim’ın sanat danışmanı Hilla Rebay’in 1943’te Wright’a yazdığı mektuptan.

 

Frank Lloyd Wright’ın 1943-56 yılları arasında gerçekleştirilen ve rahatlıkla, mimarın yıllarca üzerinde çalıştığı “sürekli mekan” kavramının kusursuz bir uygulaması sayılabilecek olan Guggenheim Müzesi’nin, 2005 yılında başlayan cephe restorasyonunun 2007 yılı sonunda bitmesi planlanıyor. Restorasyon çalışmaları sürerken de Nisan 2007’de binada açılan “Frank Lloyd Wright’s Guggenheim Museum: Restoring a Masterpiece” başlıklı bir sergi, yapılan restorasyon çalışmalarını tüm detay ve ayrıntılarıyla izleyiciye aktarıyor.

 

Bu sergi ve sürmekte olan restorasyon çalışmaları temelde iki nedenden ötürü önemli. Birincisi, mimarlık tarihindeki yerini ve önemini vakitlice kazanmış olan Guggenheim Müzesi’nin, 1990 yılında kentin tarihi, mimari ve kültürel mirasının korunmasından sorumlu olan New York Kent Tescilli Yapılarını Koruma Komisyonu’nca1 tescillenmiş olması ve aynı zamanda o döneme kadar tescillenen en genç bina olma onuruna2 sahip olmasıdır. Bu noktada “onur” sözcüğünün üzerinde düşünmek faydalı olabilir ki, sürmekte olan titiz ve kapsamlı koruma çalışmalarını anlamlandırabilelim. 1990 yılındaki bu tescil işleminden 15 yıl sonra 2005 yılında da bina New York Ulusal Tarihi Yerler Listesi’ne alınmıştır.



Dış cephedeki belgeleme çalışmaları dijital tarama (scanning) yöntemiyle gerçekleştirilmiş (fotoğraf: Robert Johnson, Architectural Business Development, Quantapoint, Inc.

© The Solomon R. Guggenheim Foundation, New York).

 

“Ulusal anıt” statüsündeki müzenin yönetimi, binanın 50. yıldönümünde bitmesi planlanan cephe restorasyonu için, konularında uzman ekipleri biraraya getirir3. Belgeleme ve restorasyon işlerini üstlenen WASA Studio (Wank Adams Slavin Associates), aralarında yine Frank Lloyd Wright’ın 1937 tarihli “Şelale Ev”i (Fallingwater) ile 1926-30 yıllarına ait bir Art Deco yapı olan 32 katlı Alfred E. Smith Binası’nın restorasyon çalışmalarını da yürütmüş bir şirket.

 

Yapılan restorasyon kapsamında; malzeme ve strüktüre dayalı bozulmaların belgelenmesi, özgün belgelerin incelenmesi, ardından da cephede oluşan çatlaklar ile farklı nitelikteki malzeme bozulmalarının onarımından, gerekli görülen strüktürel elemanların sağlamlaştırılması ve yeniden üretimi ile değiştirilmesi gerekli görülen çatı ışıklığı ve pencere gibi elemanların yenilenmesine kadar farklı türden müdahaleler yapılması öngörülmüştür. Binanın dış cephesindeki mevcut 12 kat boya katmanı belgelendikten sonra temizlenerek, görünürde olmayan çatlaklar ortaya çıkarılmış, özellikle önemli görülen çatlakların hareketleri üzerinde yaklaşık bir yıl süren izleme çalışmaları yapılarak, onarım kararları alınmıştır.

 

WASA şirketinden Pamela Jerome, yürütülen çalışmadaki koruma yaklaşımını şöyle özetliyor: “Eğer yaptığımız müdahaleler farkedilmiyorsa, bu işi başarmışız demektir”4.

 

Bu tek cümle ile özetlenen yaklaşım, aslında koruma uzmanları, özellikle de 20. yüzyıl mimarlık ürünlerinin korunması konusuyla ilgilenenler için çok önemli bir kuramsal tartışma konusunu içinde barındırıyor. Hatırlatmakta fayda var ki, son yıllarda üzerinde daha çok söz söylenir olmakla birlikte, Modern Mimarlık ürünlerinin restorasyonu konusunda uluslararası bir kuramsal yaklaşım üzerinde henüz çalışılmış değil.

 

Sergi ve sürmekte olan restorasyon çalışmalarının önemli olmasının ikinci nedeni ise, restorasyon kapsamında yapılmakta olanların, dolayısıyla binanın kendisinin de serginin içeriğini oluşturuyor olması. Mimarlığın koruma boyutunun tümüyle teknik ve detaylı bilgiler içeren bir sergiyle ve şantiye bina ile bütünleştirilerek izleyiciye sunulması5, hem “tescilli bir binaya sahip olmanın verdiği onuru” sahiplenmek hem bunun sorumluluğunu taşımak, hem de bu durumu paylaşmak isteğinden kaynaklanıyor olmasın?

 

Kıssadan hisse

Türkiye’de mimarlık mesleğinin gündelik kamuoyunda neredeyse hiç yeri yokken, koruma konusundaki tartışmalar –o da son zamanlarda ve özellikle Modern Mimarlık ürünleri üzerinden sadece “yıkılsın mı yıkılmasın mı” düzeyinde sürünürken ve konunun uzmanları dışında (bıkmadan usanmadan konuşan birkaç kişiyi ayrı tutarak) her aklına esenin “bence yıkılsın, çirkin”, “bence koruyalım, anısı var”, “bence hatta şu da yıkılsın” diye fetvalar savurduğu bir ortamda, Guggenheim Müzesi’nin restorasyonundan, bir de üstüne bunun sergisinden bize ne hisse düşer, diye düşünenler olabilir.

 

Doğrudur. Mimari koruma diye bir disiplin niye var? Bu alandaki uzmanlar birşeyler biliyor olabilirler mi? Koruma, korumaya değer bulma, belirli ve uluslararası geçerliliği de olan birtakım kriterlere dayanıyor olabilir mi? Bu konuda uzman ve yetki sahibi olanların, kişisel beğenilerini bu değerlendirmenin dışında tutmaları gerekmez mi? Bu ve bunun gibi aslında basit soruların (uzmanlarca malum) cevapları kavram kargaşalarından ibaret tartışmalara konu olmaya hala devam ediyor.

 

Herkes şaşılası bir umutla 2010 yılını bekliyor, ama sadece bekliyor. Takvimler 29 Aralık 2009’dan 1 Ocak 2010’a döndüğünde İstanbul bir kültür başkentine dönüşecek! Ne hayal! Uluslararası değerde bir yapıya sahip olmak önemlidir, ancak bunun bilincinde olmak, değerini bilmek, sorumluluğunu üstlenerek gereğini yerine getirmek çok daha önemlidir. Aslında hem Türkiye genelinde, hem de İstanbul özelinde bu konuda fazlaca tecrübe sahibi olmamız gerekirken, konudan resmi olarak sorumlu olanların, var olanları yok etmek için nasıl da vargüçleriyle fikir ürettiklerini izlemek ibretlik bir durum.

 

Akılda tutmakta yarar var: Hastalıklı ilişkiler her şekilde zarar vericidir.

Ne zaman ki tarihle olan ilişkimizi/ hesaplaşmamızı sağlıklı yapabilir duruma geleceğiz, ne zaman ki tarihin tek bir dönemden değil, katmanlardan oluştuğunu kabul edeceğiz, ne zaman ki bu hesaplaşmayı tarihi katmanların simgeleri olan mimarlık ürünleri üzerinden yapmanın tümüyle bir zafiyet olduğunu kavrayacağız ve ne zaman ki “tescilli binadan nasıl kurtulunur?” oyununu oynamaktan vazgeçeceğiz, ancak o zaman sahip olduklarımızın bilincine varabilme şansımız olacak.

 

Evet, belki bir Guggenheim Müzesi kadar önemli ve dünyaca tanınmış bir Modern Mimarlık başyapıtımız olmayabilir, ama aynı oranda özenli korumayı hakeden son dönemlerde ismi anılanlar dışında da– birçok yapı var. Listeyi güvenlik nedeniyle vermek istemiyorum, kimbilir üç gün sonra onların yerine de çok daha iyileri hatta bir Osmanlı mahallesi yapılmak istenebilir. Akıllara düşürmemekte fayda var. n Yrd.Doç.Dr. Yıldız Salman, İTÜ Mimarlık Fakültesi Restorasyon Anabilim Dalı.

 

Notlar:

1 New York City Landmarks Preservation Commission. “Landmark” terimi tam olarak “tescilli yapı” teriminin karşılığı olmamakla birlikte, komisyonun kendi yayınlarında yaptığı tanım bu anlama geliyor. Bkz. Guide to New York City Landmarks, New York City Landmarks Preservation Commission, Preservation Press, New York, 1998.

2 Serginin basın bülteninden aktarıyorum: “At the time,

it was the youngest building in the history of the city to be honored with such a designation.”

3 Koruma mimarlığı: Wank Adams Slavin Associates, LLP;

strüktür mühendisliği: Robert Silman Associates, PC;

mekanik mühendisliği: Atkinson Koven Feinberg Engineers, LLP; inşaat yönetimi: F.J. Sciame Construction Company; mimari konservasyon: Integrated Conservation Resources; ısı ve nem konusunda danışmanlık: William B. Rose & Associate.

4 http://www.guggenheim.org/podcasts/index.html, Exterior Restoration of the Frank Lloyd Wright Building, Haziran 2006, Mp3.

5 Konuyla ilgili olarak bkz. Ö.E. Kahveci, “Mimarlık Sergisi/Sergi Mimarlığı”, http://www.arkitera.com/kose-yazisi-yazar_65_ozgur-esra-kahveci.html.


İç mekan (fotoğraf: Quantapoint, Inc. © The Solomon R. Guggenheim Foundation, New York).

 


Solomon R. Guggenheim Müzesi, New York (fotoğraf: David Heald © The Solomon R. Guggenheim Foundation, New York).



Restorasyon çalışmalarının sürdüğü bina, aynı zamanda serginin en önemli nesnesi (fotoğraf: David Heald © The Solomon R. Guggenheim Foundation, New York).



Cephedeki korozyonun temizlenmesi için yapılan denemeler (fotoğraf: Angel Ayon, Wank Adams Slavin Associates LLP © The Solomon R. Guggenheim Foundation, New York).


Malzeme bozulmaları (fotoğraf: David Heald © The Solomon R. Guggenheim Foundation, New York).


Cephedeki boya tabakalarının kaldırılmasıyla ortaya çıkan çatlaklar (fotoğraf: Angel Ayon, Wank Adams Slavin Associates LLP © The Solomon R. Guggenheim Foundation, New York).



Mimari konservasyon işlerini üstlenen Integrated Conservation Resources şirketinin laboratuvarlarında, onarımda kullanmak amacıyla aslına uygun olarak üretilen malzeme örnekleri (fotoğraf: Amanda Thomas Trienens, Integrated Conservation Resources, Inc. © The Solomon R. Guggenheim Foundation, New York).

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


68780 - unknown - 38.107.179.237