Gerçek
Zamanlı Roma Harita-Yazılımları
Kentin olağan kavranışı inşai ve mekansal öğeler
üzerinden olur. Dijital bilişim çağındaysa kentin iletişim mesajlarının yoğunlaşmasına
dayanan dinamik ve soyut bir kavrayışı oluşmakta. MIT Media Lab, Roma örneğinde
kentin bu bağlamda bir haritalamasını yaptı.

Real Time Rome projesi sistem diyagramı.
Proje ekibi:
Carlo Ratti, Andres Sevtsuk, Burak Arıkan, Assaf Biderman,
Francesco Calabrese, Filippo Dal Fiore, Saba Ghole, Daniel Gutierrez, Sonya
Huang, Sriram Krishnan, Justin Moe, Francisca Rojas, Najeeb Marc Tarazi
Ana sponsor:
Telecom Italia
Ortaklar:
Venedik Bienali, City of Rome, Google, ATAC (Roma Otobüs İşletmeleri)
ve Samarcanda Taxi | Microtek
Burak Arıkan n Bu yılki Venedik Mimarlık Bienali’nde gösterdiğimiz
“Real Time Rome” projesi yeni bir harita yapma yöntemi sergiliyor. Bu proje,
geleneksel kent haritalarında kullanılan coğrafi özellikler ve karayolları gibi
statik öğelere değil, telekom ve toplu taşıma gibi dinamik öğelere odaklanıyor.
Altı adet harita-yazılımdan oluşan projede, Roma genelindeki cep telefonu ve
toplu taşıma sisteminden gerçek zamanda toplanan veriler, şehirdeki günlük
hayata dair örüntüleri daha iyi anlamak için analiz ediliyor ve kentsel çevrede
kablosuz dijital iletişimin neye benzediği gösteriliyor.
Bugünün kentsel çevresinde mobil iletişim araçları basitçe,
insanlar, mekanlar ve kent altyapısı arasında yeni bağlar yaratıyor. “Real Time
Rome” projesinde bu bağları gerçek zamanda haritalandırıyoruz ve çağdaş kentin
dinamiklerini anlama ve planlamaya yeni bakış açıları getiriyoruz.
“Real Time Rome” yazılımları Roma’nın telekom ve toplu
ulaşım altyapısından gerçek zamanda veri alıyor, biriktiriyor ve bunları
görselleştiriyor. Bir yazılım kentin etrafındaki ortalama trafik akımını gösterirken,
bir diğeri otobüslerin tam yerlerini ve hareket hızlarını gösteriyor. Bir başka
yazılım da Dünya Kupası final maçı (İtalya-Fransa) sırasında kent genelinde cep
telefonu konuşma trafiğini gösteriyor. Diğer yazılımlar turistlerin Roma gibi
tarihi bir merkezi nasıl kullandığını, yayalarla araçların kentte nasıl farklı
seyirler izlediğini gösteriyor.

Dünya Kupası finali sırasında şehir genelindeki değişimleri
gösteren sekans.

Yazılım 1. Nabız: Roma’nın kullanım örüntüleri nelerdir
Harita-yazılımlar
Her biri Roma kentinin farklı dinamiklerini ortaya çıkaran
bu yazılımlar hem kavramsal hem de teknik olarak ortak özelliklere sahip. Şöyle
ki: Gerçek zamanlı veri kullanıyorlar. Çok büyük miktarda veri işliyorlar.
Kullandıkları verileri biriktiriyorlar. Ve bireysel (özel) verileri değil
ortalama değerleri kullanıyorlar.
Yazılım 1. Nabız: Roma’nın kullanım örüntüleri nelerdir?
Bir gün boyunca cep telefonuyla konuşan insanlar nerelerde
toplanıyor? Bu yazılım, cep telefonu armalarının gerçek zamandaki yoğunluğunu
gösteriyor ve bir önceki günle karşılaştırıyor. İkiye bölünen ekranda soldaki
harita gerçek zamanlı verileri gösterirken, sağdaki harita son
24 saatlik döngü içindeki değişimi gösteriyor. Sabahın erken
saatlerinde tren istasyonu civarında başlayan hareketlenme öğle vaktine
gelindiğinde Vatikan’dan Forum’a kadar olan bölgeye yayılıyor. 24 saatlik
döngüyü izlediğimizde kentin iletişim altyapısının adeta nefes alışını
görebiliyoruz.
Yazılım 2. Bağlantı: Toplu taşıma sistemi insanların yoğunlaşmasını
takip edebiliyor mu?
Stazione Termini bölgesinde insanların ve otobüslerin
hareketleri nasıl örtüşüyor? Bu yazılım otobüslerin değişen pozisyonlarını sarı
noktalarla çizerken, cep telefonu kullanıcılarının göreceli yoğunluklarını
kırmızı lekelerle imliyor. Bir sarı noktanın kuyruğu uzunsa, bu, otobüsün hızlı
gittiğini gösteriyor. Derin kırmızılar daha fazla cep telefonu kullanıcısı
olduğuna işaret ediyor. Üst üste duran bu iki veri katmanı zaman içinde
karşılaştırıldığında, toplu taşıma sisteminin akışı ve telefonla konuşanların
yoğunlukları arasında değişen ilişkiler okunabiliyor.
Yazılım 3. Akım: Trafik nereye akıyor?
Bu yazılım çeşitli araçlarda hareket eden cep telefonu
kullanıcılarını gösteriyor. Stazione Termini ve Grande Raccordo Anulare (Roma
çevreyolu) bölgesine odaklanan uygulamada kırmızı alanlar yavaş hareketleri,
yeşil alanlar da hızlı hareketleri gösteriyor. Daha çok yeşil kareler üzerinde
yer alan beyaz oklar ise akış halindeki trafiğin baskın yönünü belirtiyor.
Çevreyolu ve Roma’nın merkezine giden anayolda doğal olarak yeşil renklerin
hakim olduğunu görüyoruz. Ancak zaman zaman ara yollarda da beliren koyu yeşil
alanlar, anayol dışındaki yerleşim bölgelerinde de yüksek hızda hareket
olduğuna işaret ediyor. Anayol üzerinde bir iki alan kırmızılaşırsa, orada bir
trafik sıkışması veya problemi olduğunu gerçek zamanda görebiliyoruz.

Yazılım 2. Bağlantı: Toplu taşıma sistemi insanların yoğunlaşmasını
takip edebiliyor mu?

Yazılım 3. Akım: Trafik nereye akıyor?
Yazılım 4. İkonlar: Hangi noktalar en çok ilgi çekiyor?
Bu yazılım, Roma’da farklı tarihi yapılar etrafında cep
telefonu kullanım yoğunluklarını gösteriyor. Ünlü yapıların ikonlarla ifade
edildiği yazılımda yeşil renk en popüleri gösterirken, kırmızı en az popüler
olanı gösteriyor. Bu ikonsu yapılar günün farklı saatlerinde farklı yoğunlukta
ilgi görüyorlar ve bu ilgiye göre yaptığımız sıralama gün içerisinde sürekli
değişiyor. Ekranın altında en popüler ile en az popüler yapının son bir
haftalık karşılaştırması yer alıyor. Bu yazılımın görsel tasarımında tarihi
Roma haritalarında kullanılan betimlemelerden ilham aldık. Giambattista
Nolli’nin 1748 tarihli ikonografik Roma haritasından ve Edmund Bacon’un 1974’te
yaptığı, Roma’daki meydanlar arasındaki ilişkileri gösteren diyagramlardan esinlenerek,
kentte ikon olmuş yapılara olan ilgiyi gerçek zamanda ve zamanla dinamik olarak
değişen ilişkiler halinde gösterdik.
Yazılım 5. Ziyaretçiler: Turistler nerede birikiyor?
Roma’da yabancılar nerelerde yoğunlaşıyor? Bu üçboyutlu
yazılım Stazione Termini bölgesindeki turistlerin cep telefonuyla en çok
nerelerde konuştuğunu gösteriyor. Telekomünikasyon şirketleri müşterilerinin
kimliklerini bildiklerinden, kullanıcıları yabancılar ve vatandaşlar olarak
ayırabiliyorlar. Biz de bu veritabanından ortalama değerleri kullanarak, sadece
İtalyan vatandaşı olmayan insanların -ki genelde turistler- kente nasıl
dağıldığını gösterdik. Sabah saatlerinde tren istasyonu önünde ve civardaki
otellerin etrafında görülen birikme muhtemelen turistlerin “geldim, neredesin?”
benzeri kısa aramalarından kaynaklanıyor.

Yazılım 4. İkonlar: Hangi noktalar en çok ilgi çekiyor?

Yazılım 5. Ziyaretçiler: Turistler nerede birikiyor?

Yazılım 6. Toplanmalar: Madonna konserinde Roma nasıl
gözüküyor?

Yazılım 6. Toplanmalar: Dünya Kupası final maçında
Roma’da cep telefonu trafiği nasıl değişiyor?
Yazılım 6. Toplanmalar: Özel etkinliklerde Roma nasıl
gözüküyor?
Özel etkinliklerde insan kalabalıkları şehirde nasıl hareket
ediyor? Bu yazılım insanların önemli etkinlikler boyunca kaydedilmiş
hareketlerini gösteriyor.
9 Haziran 2006’da, İtalya-Fransa arasındaki Dünya Kupası
final maçı ve kutlamaları boyunca şehirdeki iletişim hareketlenmeleri ve 6
Ağustos 2006’da Madonna konseri boyunca olan hareketlenmeler iki özdeş ama
farklı veri kullanan yazılım olarak geliştirildi. Dünya Kupası maçı boyunca
Roma genelinde telefon konuşmalarında bir durgunluk yaşanırken, maç sonrasında,
İtalyanların Kupa’yı kazanmasıyla birlikte telefon konuşmaları bir anda hiç
olmadığı kadar artıyor. Madonna konseri büyük olimpiyat stadyumunda yapılıyor
ve pazar günü gerçekleşen bu konser boyunca, stadyum yakınlarındaki bir metro
istasyonunda zaman içinde iki büyük sivrilme görüyoruz.
Bu altı yazılımda da, kablosuz telekomünikasyon
şirketlerinin servislerini sağlamak amacıyla kurdukları ve kentin her yerine
dağılan altyapıya tekrar bakarak yeni potansiyeller yaratıyoruz ve bu imkanları
ilk başta amaçlanmadığı biçimlerde kullanıyoruz. Sonuçta, yeni bir fiziksel
altyapı maliyeti yaratmadan kent dinamiklerini gözlemleyebiliyoruz. Örneğin,
baz istasyonları arasında geçiş yapan cep telefonu kullanıcılarının hızını
hesaplamak ve bundan trafik durumunu tespit etmek, karayolları işletmelerinin
neredeyse hiçbir ek maliyet çıkarmaksızın trafikte problem tespiti yapmalarını
sağlıyor.
Bu görsel harita-yazılımların bir diğer faydası da,
mimarlarla şehir ve bölge planlamacılar tarafından birer tasarım aracı olarak
kullanabilmesi. Her iki meslek grubu da tasarım sürecinde karmaşık verilerle ve
parametrelerle uğraşır. Biz bu karmaşık verileri görselleştirerek nicel
değerleri özetliyoruz ve tasarım sürecinde daha verimli kararlar alınmasına
yardımcı olabiliyoruz.
Sistemin tasarımı
“Real Time Rome” projesinde harita-yazılımların çalışması
için, birbirine internet üzerinden bağlı üç farklı bilgisayar, telekom
uyduları, kente dağılmış baz istasyonları, cep telefonları ve otobüslerdeki GPS
araçlarının sürekli çalışması gerekiyor. Cep telefonları ve otobüslerin
konumları iki farklı sistemle toplanıyor. İlk olarak, cep telefonu kullanıcılarının
tam konumları telefonun sinyal gücü ve kente dağılmış baz istasyonlarına olan
yakınlığı kullanılarak, “üçgenleştirme” denilen bir yöntemle hesaplanıyor.
Ayrıca konuşma trafiğini belirten Erlang üzerinden de konuşma sıklığı
hesaplanabiliyor. Yani hangi konumda ne kadar konuşulduğu takip edilebiliyor.
İkinci olarak, GPS (Global Positioning System) kullanan otobüslerin tam
konumları doğrudan uydu üzerinden belirtiliyor. Uyduyla veya kablo ağından
toplanan veriler Telecom Italia ve ATAC (Roma Otobüs İşletmeleri) sunucularında
depolanıyor. Toplanan veriler internet üzerinden MIT sunucularına aktarılıyor
ve orada analiz ediliyor. Veriler her bir harita-yazılım için özel olarak
görselleştirilmeye hazır hale getiriliyor.
Venedik’te İtalyan Pavyonu’nda yer alan sergide her bir
harita-yazılım ayrı bir bilgisayarda çalışıyor ve verileri Boston’daki MIT
sunucusundan okuyor. Okunan veriler bilgisayar grafikleri olarak pleksi
panolara projeksiyon makinesinden yansıtılıyor. Bütün bu verilerin kent
altyapısından çıkıp sergi alanına gelme hızı 5-15 dakika arasında değişiyor.
“Real Time Rome” projesini tasarlamaya başladığımızda, bir
şehirde olan etkinlikleri kavramsal bir ızgaraya yatırdık. Bir yanda hava
durumu, günün saatleri, trafik tıkanması gibi günlük tekrar eden etkinliklere,
diğer yanda Dünya Kupası maçı, Madonna konseri, Papa’nın konuşması gibi tekrar
etmeyen özel etkinliklere baktık.
Görsel öğelerin birbiriyle olan ilişkisini düzenlemek en çok
zaman harcadığımız işlemdi. Verileri gösterirken soğuktan sıcağa renk
aralıklarını seçtik. Harita-yazılımlar bazı verileri üçboyutlu ortamda daha iyi
gösterirken, bazılarında ikiboyutlu grafikler karmaşıklığı çok daha yalın bir
şekilde ifade etti. Zaman içinde bir döngü olarak gösterilen veriler için
tasarladığımız hareketlerin hem değerlerin değişimini hem de temsil ettikleri
alanları göstermesine dikkat ettik. Bu yazılımlar geliştirilirken aşama aşama
ilerledik. Her bir yazılım önce alfa (yarım yamalak çalışan versiyon), sonra
beta (tam olarak çalışan ama hala düzenlenmesi gereken) ve en sonunda birinci
versiyon olmak üzere üç aşamadan geçti.
Tasarım aracı mı, kontrol odası mı?
“Real Time Rome” projesini geliştirirken en çok tartışma
yaratan konulardan biri, gizlilik, yani devletin veya dev şirketlerin halkı gözetlemesi
konusuydu. Modern devletlerde bireylerin sıkça izlendiğini görüyoruz. Ancak
yeni iletişim teknolojileriyle bu izleme çok daha derinlemesine yapılabiliyor.
Devlet ve iletişim altyapıları sağlayan şirketler bireyler hakkında otomatik
olarak bilgi toplayıp veritabanlarında uzun dönem biriktirebiliyorlar. Bu
veriler dijital olduğundan çok kolay analiz edilebiliyor ve yaşamlarımız
hakkında çeşitli örüntüler çıkartılabiliyor. Özellikle internet tabanlı işlerde
artık bu işlem çok açık bir şekilde yapılıyor. Hatta teknolojinin ucuzlaması ve
üretim için gerekli bilgilerin daha rahat dolaşır olmasıyla sadece kurumlar
değil, bireyler de başkaları hakkında bilgi toplayıp analiz edip
gözlemleyebiliyorlar. Örneğin, sanatçı ve tasarımcı Josh On, şirketleri işleten
yöneticiler arasındaki iş ağlarını ortaya çıkaran theyrule.net adında bir web
sitesi yaptı. Ya da MIT Media Lab araştırmacısı Ryan McKinley’in geliştirdiği
GIS (Government Information Awareness) web sistemi Amerikan Devleti’ni izleyen
-milletvekillerinin konuşmalarını kaydedip soru soran- bir
projeydi. Ben de kendi geliştirdiğim projelerde sistemle iletişime geçen
herkesten bilgi toplayabiliyorum ve analizler yaparak sisteme ve insanlara geri
besliyorum. Bu çok sık uyguladığım bir üretim stratejisi olmaya başladı. Ancak,
kurduğum veritabanları gizli değil, tam tersi, bu durumun altını çizmek için
herkesin kullanımına açık ve gözler önünde tutuluyor.
“Real Time Rome” projesi, nelerin takip edilebildiğini biraz
olsun gösteren bir proje oldu. Venedik Bienali boyunca pek çok ziyaretçi
kişisel bilgilerinin telekom şirketleri tarafından takip edilebildiğini fark
etti. Hatta bu farkındalığın ardından pek çok kişi “aaa bu teröristler için
harika bir araç!” dedi.
Ya İstanbul?
“Real Time Rome” projesi, yol haritaları, coğrafi özellikler
gibi sabit öğeler ile araç trafiği, cep telefonu trafiği gibi zaman içinde
dinamik olarak değişen öğeleri birleştiriyor ve bu nicel verilerden niteliksel
bir okuma yapmamızı sağlıyor. Bu gerçek zamanlı haritalar gün içinde kentin nasıl
kullanıldığına dair okumalar yapmamızı sağlarken, biriktirilen verilerin
analiziyle, uzun dönemde kentin gelişimine dair çeşitli okumaları da mümkün
kılabilir.
Bu projede geliştirilen teknoloji Roma üzerinden kuruldu,
ancak dünyadaki pek çok kentte, GSM diye bildiğimiz hemen hemen aynı
telekomünikasyon altyapısı kullanılıyor. Bu projeyi geliştirirken Roma’ya hiç
gitmedim ve doğup büyüdüğüm İstanbul’da benzer bir projeyi çok daha derinlikli
olarak geliştirebileceğimi düşünüyorum. İstanbul’un telekomünikasyon
altyapısını ve dolayısıyla kentin dinamiklerini görselleştirmek, kent
yönetiminden mimarlara kadar pek çok kesimin işine yarayacaktır. n Burak
Arıkan, MIT Media Lab.


Venedik Bienali’nde “Real Time Rome” sergisinden
görünümler.