“Micro-Compact”
Projeler: Londra’dan ve İstanbul’dan Horden Cherry Lee ve Dündaralp
Konut mekanını minimize
etme konusu 1920’lerden beri üzerinde düşünülen bir meseledir. Burada tanıtılan
biri Alman-Avusturya-Britanya ortak yapımı, diğeri Türk tasarımı iki projede
konuya güncellik kazandırılıyor.
Münih’te “Micro-Compact”
Evler


İşveren:
Studentenstadt München e.V. ve Studentenwerk München
Mimarlar:
Horden Cherry Lee Architects, Londra ve Lydia Haack + John
Höpfner Architekten, Münih
Strüktür mühendisliği:
Brengelmann Engineers, Münih
Patent ve copyright:
Richard Horden, Londra
Ana sponsor:
02 GmbH & Co. OHG
Diğer sponsorlar:
Fujitsu Siemens Computers GmbH ve Siemens Electrogeraete
GmbH
Yapımcı:
Austria Micro-compact Home Production GmbH
Görsel malzeme:
©Horden Cherry Lee Architects
Uluslararası iletişim firması 02’nin sağladığı mali olanakla
Münih’te Studentenstadt’ta (üniversiter öğrenci mahallesi) yedi adet
“micro-compact” evden oluşan bir köy kuruldu. Her bir ev 2,65 m boyutlarında
bir küpten ibaret. Hafif ve taşınabilir nitelikte olan konutlar, barınma
etkinliklerini minimalist bir çerçevede, ancak tüm çağdaş olanaklarla
desteklenmiş olarak gerçekleştirebilmek üzere biçimlendirildi. Köyde 2006-2007
Kış Yarıyılı’nda Münih Teknik Üniversitesi’nin özel olarak seçilmiş öğrencilerinden
oluşan bir grup ve projenin fikir babası olan İngiliz mimar-öğretim üyesi
Richard Horden barınacak. Bu evlerin genelde akademik ve iş amaçlı gezilere çıkanlarca
kullanılması bekleniyor.
Evin plan düzeni eski Japon çay evlerinin mekan
organizasyonu örnek alınarak biçimlendirildi. İç mekan birkaç bölgeye ayrıştırılmış
durumda. Islak bölge mutfak, tuvalet ve duşu içeriyor. Merkezi eksen üzerinde
giriş ve mutfağın sirkülasyon alanı konumlanmakta. Alt kotta gömük olarak tek
ya da iki kişilik, kenara sürülebilir yatma düzeneği var.
Ev, ahşap ve galvanize alüminyum bir karkas üzerine kaplanmış,
yalıtımlı, vakumlanmış alüminyum panellerden oluşuyor. Çift camlı pencereleri
bulunuyor. Gazla ısıtılıyor. İçinde plazma ekran bilgisayar, mikrodalga fırın,
buzdolabı gibi donatılar da var. Her bir ev ünitesi gerektiğinde dıştan başka
bir taşıyıcı sisteme birkaç katlı olarak asılabiliyor. Tekil konumlandırıldıklarında
1,8 ton ağırlığındaki evler ayarlanabilir bir ayak düzeneği üzerinde yükseliyor
ve her tür zemin üzerine yerleştirilebiliyor. Çok zor topoğrafyalarda kullanılmak
üzere
1,4 ton ağırlığında ve helikopterle taşınabilen hafif bir ev
modeli de hazırlandı.
Evleri genel gaz ve elektrik şebekesine bağlamak mümkün olduğu
gibi, özel olarak üretilen bir modeli, fotovoltaik güneş panelleri sayesinde
tamamen kendi kendine yeterli bir birim olarak kullanmak da olanaklı.
Evi yaşama geçiren düşünce son dört yılda Richard Horden
(Horden Cherry Lee Architects) ve Lydia Haack + John Hoepfner Architects tarafından
geliştirildi. Tasarımcılar aynı zamanda öğretim üyesi olduklarından, proje
sürecine Münih Teknik Üniversitesi ve Tokyo Teknoloji Enstitüsü öğrencileri de
aktif olarak katıldı.
Bir yıllık bir test süresinin ardından “micro-compact” evler
köyü başarılı olursa, burada kullanılan konutların kitlesel üretimine geçilip
Avrupa’nın her yerinde 72.000 Euro fiyatla satışa çıkarılması öngörülüyor.










Fotovoltaik güneş enerjisi panelleriyle donatılmış
“micro-compact” ev tipinde performans:
Kış
(Ocak) Yaz (Temmuz)
kWsaat/ay kWsaat/ay
+19°C iç sıcaklık için
doğrudan güneş enerjisi kazanımı: +33,56 +88,26
İç enerji kazanımı: +71,83 +59,11
Transmisyon sırasında enerji kaybı:-235,67 -31,56
Havadan enerji kaybı: -132,73 -70,04
Toplam pasif enerji kaybı: -263,01 +43,77
Enerji Isıtma + soğutma: -266,34 -41,31
Elektrik sistemi: +81,85 +81,85
Toplam tüketim: -348,19 -123,16
Fotovoltaik paneller 8 m2: +303,50 +1280,00
Rüzgar enerjisi: +45,00 +25,00
Toplam kayıp / kazanım: -0,31 +1221,84





Kent Göçebeleri / Urban
Nomads



Boğaçhan Dündaralp n Metropolde olanaklı yeni yaşam
alanlarının ya da yeni potansiyellerin araştırılması:
Kent göçebeleri / Urban nomads.
Dünyanın sayılı metropollerinden biri sayılan İstanbul,
tamamlanmamış, üretimlerin sürekli yığılmalar halinde devam ettiği, düzen
arayış ve çabalarının yutulmaya hazır olduğu bir büyüklük.
Bu büyüklük, heyecan verici potansiyeller içeren, yeniden
üretimlere açık, mikrokozmik, organik bir yapı olarak da kavramlaştırılabilir.
Dünyayı yeni bir biçimde algılayıp kavrayan, yeni sorunlar
formüle eden ve çevreyi yeniden biçimlendirebilen insan olarak tanımlanan
metropol insanı da bu organik yapının en önemli parçası. Her tür düzen
arayışını çökmeye mahkum eden bu büyüklük, güvenlik ve süreklilik duygusu
yaratma peşinde koşan mimar için onu hüsrana uğratmaya açık sürprizlerle
doludur.
Kent göçebeleri araştırma projesi, bir müzakere alanı olarak
metropolü anlama ve onun potansiyellerini araştırma denemesidir.
Bağlam
1930-40’lar, 1950-60’lar, 1970-80’ler, 1990-2000’lerde,
birbiri üzerine eklenen farklı zaman dilimlerinde uygulanmış, farklı imar
özellikleri barındıran, farklı gabari ve boyutlara sahip yapı veya yapı
grupları, bir bütün olarak okunması zor bir kent topoğrafyası ve peyzajı
üretmektedir.
Metropol zemininde ikiboyutlu ve zemin izlerinde yatay
olarak örgütlenen mülkiyet düzeni, zaman içindeki değişim ve dönüşümlere karşı
sürekliliğini, tutarlılığını üçboyutlu olarak sürdürememekte, üçüncü boyutta
yüzeyler, boşluklar ve mekanlar üretmeye devam etmektedir.
İstanbul’da Kadıköy ve Beyoğlu bölgelerindeki yapı dokuları
referans alındığında daha kolay örneklenebilecek bu durum, mülkiyet sınırlarının
zeminden sakladığı, üzerinde kafa yorulmayı bekleyen devingen kent peyzajının
gizli kent mekanlarını açığa çıkarırken, öngörülemeyen yeni olanak ve bakış
açılarına da fırsat yaratmaktadır.
“Yeni manzaralar aramak yerine yeni gözler geliştirin.”
Marcel Proust
Kent göçebeleri
Kent göçebeleri, farklı zaman aralıklarında kentle ilişki
kuran, geçici konaklayan (saat ve gün), gün içinde hareketli, zamanı kentin
durumlarına göre programlayan, mobil metropol insan tipi için öngörülmektedir.
Kent göçebeleri, mülksüz, mobil, kent dinamikleri içinde
zaman kullanımını arttırmak isteyen, ulusu önemli olmayan metropol insanının
kısa süreli barınma, çalışma ihtiyacı için metropolün bu kararsız boşluklarını
kullanır..
Kent göçebeleri, konukları/kullanıcıları gibi kent içinde
göçebedir. Kent göçebeleri, metropol içindeki boşlukların belirsiz durumlarının
sürelerini kullanır.
Bu bazen metruk, kullanılmayan bir binanın duvarı da
olabilir, yaşayan bir binanın duvarı da…
Kullanım koşulları değiştiğinde ise, metropol içinde
yerleşebileceği özelliklerde bir yer/durum bulur kendine. İçerikleri de,
büyüklükleri de farklı modelleri vardır. Böylece kent peyzajındaki varoluş
olanaklarını arttırabilir.
Kolayca sökülüp taşınabilen, mekansal gereksinimleri
minimuma indirilen, olanaklara göre çoğalabilen kent göçebeleri, eklendiği
boşluğu çevreleyen yapıları da altyapı olarak kullanır (yangın merdiveni, çatı,
su, atık su donatıları gibi). Varolan altyapılara adapte edilen modellerin
dışında kendi altyapısını çözen modeller üzerinde de çalışılmaktadır.
Kent, küresel ekonominin, ticari üretimlerin, herşeyin bir
“değer” olarak “ticari”leştiği bir alan. Süreklilikler adına, sürekli değer
üretilmek zorunda bir alan. Kent mekanında zeminden algılanabilen,
kullanılamayan yüzeyler “reklam” panolarına dönüşerek kentsel rantın
ekonomisine katılarak bu boşluğu doldurabiliyorsa, neden bu değeri de
kullanarak potansiyeller, durumlar araştırılmasın?
Kent göçebeleri, küresel ekonominin dolaşım ağını, ticari
kodları bir araç gibi kullanarak kendini vareder. İçeriklerini varedebilme
olanağını kentsel bir değer olan “reklam panoları”nı dönüştürerek edinir. Bu
sayede kendini finanse eden bir özgürlüğe kavuşur.
Sonsöz
Kent topoğrafyasında ve peyzajında başka olanakların, yeni
yaşam olasılıklarının mevcut durumlar üzerinden araştırıldığı projelerden biri
olan kent göçebeleri, hem kendisinin hem de kullanıcılarının göçebeleştiği,
eşzamanlı olmayan hareketlerin kesişiminden doğan barınma biçimleri için
önerilen olasılıklardan biri olarak erken bir modeldir. Metropolün yapay
topoğrafyasında varolma potansiyelleri taşıyacak, aynı bağlamda varolabilecek,
farklı içerikler taşıyan modeller üzerinde çalışılmaya devam edilmektedir. n
Boğaçhan Dündaralp / ddrlp.


