Le
Corbusier’nin Son Yapısı Tamamlandı: Saint-Pierre Kilisesi Firminy
Le Corbusier 1965 yılında Akdeniz’de yüzerken öldü.
Kimileri hala onun intihar ettiğinden kuşkulanır. Bu spekülasyonun sürüp
gitmesi ünlü ustanın gündem belirleyici rolünün sürdüğünün de bir göstergesi. İnşaatı
bu yıl kırk yıllık bir aradan sonra tamamlanan son eseri Firminy’deki
Saint-Pierre Kilisesi de, varlığını mimarının capcanlı yaşayan sansasyonel
kimliğine borçlu.

Firminy’deki Saint-Pierre Kilisesi, kağıt üzerine
litografi, 1963 (© Collection Musée d’Art Moderne de Saint-Etienne Métropole).

Kilise ve önde Maison de la Culture.

Le Corbusier ve José Oubrerie.
Firminy Fransa’nın merkez kesimi Massif Central’da
konumlanan küçük bir kent. Engebeli, yemyeşil bir vadide yer alıyor. 19. yüzyılda
önemlice bir sanayi ve madencilik kentiyken, bugün önemini büyük ölçüde yitirmiş
durumda. İşte bu küçük kent, Aralık 2006’da Le Corbusier’nin ölümününden 41 yıl
sonra, onun son gerçekleştirilmiş projesinin, Saint-Pierre Kilisesi’nin açılışına
sahne oldu. Fransa Kültür Bakanı Renaud Donnedieu de Vabres yapıyı kullanıma
soktu.
Kilisenin tarihçesi, kentin belediye başkanlığını vizyoner
bir aydın olan Eugene Cladius-Petit’nin kazanmasıyla başlıyor. Claudius-Petit
1950’lerde düşüncelerine saygı duyduğu
Le Corbusier’ye kenti için bir dizi yapı ısmarladı. Stadyum
ve kültür merkezi
Le Corbusier’nin sağlığında tamamlandılar. Ünlü mimarın
burası için projelendirdiği üç Unité d’Habitation’dan biri ölümünün hemen ardından
bitirildi. Diğerleri inşa edilmedi. Mimarın son tasarımlarından olan kiliseyse
1960’ta ısmarlandı ve onun ölümünden ancak 6 yıl sonra, 1971’de inşa edilmeye
başlandı. Ancak, Eugene Claudius-Pettit 1978’de belediye başkanlığını komünist
bir politikacıya kaptırınca inşaat durduruldu. Belediye bir kilise için kaynak
ayırmak niyetinde değildi.
Yaklaşık dörtte biri tamamlanmış olan yapı yıkılmak
istenecekti. Ama, 1987 ve 1995’te iki devlet koruma kararnamesi yıkımın
gerçekleşmesini engelledi ve kilise bir beton blok olarak kentin ortasında
konumlanmayı sürdürdü. Kaderini değiştiren değişme 2001’de Firminy belediye başkanlığını
yeniden sağcı bir politikacının, Dino Cineri’nin kazanması oldu. Cineri,
kentinin bir Le Corbusier yapısına sahip olmasının ne denli büyük bir şans olduğunu
biliyordu. Dünyanın her yerinden binlerce kişinin her yıl Le Corbusier yapılarını
odak alan bir turizm etkinliği yarattığının farkındaydı. Avrupa Birliği, bölge
yönetimi ve devlet fonlarını kullanarak kilisenin yapımını tamamlanması
projesini devreye soktu. Proje, Le Corbusier’nin eski “çıraklar”ından José
Oubrerie tarafından yeni koşul ve teknikler dikkate alınarak revize edildi.
Bugün ABD’de Ohio State University’de profesör olarak çalışan
Oubrerie’nin Firminy’deki kilisenin yapımındaki rolü belediye başkanınınkinden
bile önemli. Sadece projeyi güncelleştirmekle kalmadı; Fondation Le
Corbusier’yi bu doğrultuda harekete geçiren, kapsamlı bir lobicilik etkinliği
yürüten ve parasal kaynaklar temin eden de o.
Termik santrallerin soğutma kulelerine benzeyen sağır ana
kilise kitlesinin üst katı ana ibadet mekan. Burası bir kültür merkezi olarak
da kullanılabiliyor. Alt katlarsa bir modern sanatlar müzesini ve Le
Corbusier’yi gündeme taşıyan bir ziyaretçi merkezini barındırmakta. Ana mekan,
çatıdaki deliklerden ve ana kitleyi kuşatan ince yatay yırtıktan ışık alıyor.
Yapının sadece kilise olarak kullanılmayıp başka kamusal işlevler de görmesinin
nedeni, yasaların Fransız devlet kaynaklarının kilise yapımına harcanmasını
yasaklaması. Bu nedenle, çok önemli bir yapıma kaynak aktarmak için onu salt
dinsel kimlikli olmaktan çıkarıp kamusal işlevlerle de donatmak gerekti. Yapımda
kullanılan teknikler de geniş ölçüde güncellendi. Örneğin, yapı kitlesi, başta
öngörüldüğünün aksine, masif bir betonarme döküm koni olarak yapılmadı; prekast
panellerle inşa edildi. Öte yandan, yeni imar yönetmelikleri eskisinden çok
daha iyi yalıtım ve sözgelimi, özürlü erişimi talep ediyordu.
Sonuçta ortaya çıkan yapı,
Le Corbusier’nin hiçbir yapısında görülmedik oranda presiz
ve titiz inşa edilmiş oldu. Sonuç, mimarın o yinelenemez “aura”sının yitimi
pahasına olsa da, en azından iki konuda düşünmek için olanaklar sağlıyor:
Birincisi, bu yapı turizmin gösteri mantığının mimarlığı nasıl etkilediğini
sorgulamak için veri olarak kullanılabilir. İkincisiyse, mimari ün mekanizmalarının
bugün gelinen noktada ne denli sansasyonel ve magaziner bir görünürlük tanımladığını
farketmeye olanak veriyor.
* Bu makaleye konu oluşturan görseller Megan Cavanaugh
Novak’ın küratörlüğünde Ohio State University’nin Wexner Center for the Arts
adlı kurumunda 26 Ocak-15 Nisan 2007 tarihlerinde gösterimde olan “Architecture
Interrupts” sergisinden temin edildi.

Doğu cephesinden bir oluk detayı.

B-B kesiti.

A-A kesiti.

Kilise kotu planı.

Doğu cephesi eskizi, 23 Ekim 1961, 57x50 cm.

Güney cephesi eskizi, 23 Ekim 1961, José Oubrerie, 57x50
cm.

Firminy Kilisesi ve çevresi, 2006 (Rizzoli International
Publications, Inc. izniyle Le Corbusier’s Firminy Church başlıklı katalogdan alınmıştır).

Çan kulesi eskizi, 23 Ekim 1961, 30x39 cm.



İç mekandan görünümler.

Batı cephesinden ışıklık detayı.

Çan kulesi, “bouchon” ve ışık kuleleriyle çatıdan bir
görünüm.

Cepheden bir detay.

Vaziyet planı.

İç mekandan görünüm.