“Gritty
Brits” Londra’da Güncel Mimarlık
Carnegie Museum of Art’taki aynı adlı bir sergi
vesilesiyle bu küresel kentteki bir dizi “genç” mimarlık ürününü gündeme taşıyoruz:
Genç mimarlarca tasarlanmış genç yapılar... Serginin küratörünün Arredamento
için yazdığı kısa açıklama eşliğinde...
Görsel malzeme: © CMOA


Burası Londra

Mavi Ev, FAT, Londra, 1998-2002.

Ev, Níall McLaughlin Architects, Crouch End, Londra,
2000-2004
Raymund Ryan n Sayıları her geçen gün artan –Norman Foster,
Richard Rogers ve Renzo Piano gibi gözde mimarların imzasını taşıyan–
gökdelenlerin yükseldiği Londra bugün, on yıl öncesine kadar hayal dahi
edilemeyen kullanımlara karşılık verecek şekilde yeniden yapılandırılmaktadır.
Bankside elektrik santralinin İsviçreli mimarlar Herzog & de Meuron
tarafından dönüştürülmesi sonucunda ortaya çıkan Tate Modern tüm beklentilerin
ötesindeydi. Aynı şekilde, sanatçı, emlak danışmanı ve tasarımcı çevrelerin
şehrin kültürel hayatına yön verecek şekilde çok sayıda araziyi kullanıma açtıkları,
eski yapılara yeni unsurlar kattıkları ve Londra’nın tarihsel kent dokusunun
karmaşıklığından kaynaklanan artık alanları istimlak ettikleri görülmektedir.
Kanallar boyunca uzanan bu yeni Londra, çok çeşitli
tarihleri içinde barındıran post-endüstriyel bölgelerin yanısıra, seçkinler ve
göçmenler tarafından işgal edilen caddeler üzerine kurulmaktadır. Yüksek sanat
ile popüler sanat kavramlarının birbirine karıştığı bu çokkültürlü ve canlı
şehrin öne çıkan mimarları arasında Adjaye/Associates, Caruso St. John
Architects, FAT, Níall McLaughlin Architects, muf ve Sergison Bates architects
yer almaktadır. Bu saydığımız mimarlar, biçimsel deneyselliği şehrin nüfuz
edilemez düzenine yedirerek, bizleri şehir yaşamının dokusuna ve içinde
barındırdığı imkanlara yeni bir gözle bakmaya davet etmektedirler.
Kanal sistemi Britanya sanayisinin geçmişindeki en önemli
kazanımlardan biriydi. Bugün, Thames nehrine akan doğu yönünde ilerledikçe,
Gritty Brit adıyla anılan bu yeni nesil mimarlar tarafından tasarlanmış birçok
kilit projeyle karşılaşmaktayız. Şehrin bu çöküntü alanlarında özellikle
öbeklendikleri görülmektedir.
Níall McLaughlin, Londra’nın kuzeybatısındaki kanal çevresi
yerleşim alanları için; çevreye duyarlı teknolojileri etkin bir şekilde
kullanan, mavnaların alışılagelmiş görünümünden uzak, saydam, zarif, aydınlık
ve kullanıcılarla birlikte işlevsellik kazanan yeni bir model önermektedir.
McLaughlin, Grand Union Canal’da bir gaz fabrikası ile Kensal Rise
Mezarlığı’nın duvarı arasına demirlemiş bir Yüzen Ev tasvir etmektedir.
Bu yerin yakınlarında David Adjaye’nin kısa bir süre önce
tamamlanan Kanal Ev’i bulunmaktadır. Diğer birçok Adjaye projesi gibi bu proje
de nehir ile işlek bir cadde olan Harrow Road arasına sıkışmış tekinsiz bir
bölgede konumlanmaktadır. Opak alüminyum panellerden oluşan bir duvarla
sokaktan ayrılan binada üst üste istiflenen mekanlar arasında geçişler bir dizi
merdivenle sağlanmaktadır. Binanın güney cephesinde cam ekranlar ile kapalı bir
teras bulunmaktadır.
Güneyde Bayswater’da bulunan Caruso St. John imzalı Tuğla Ev, duvarlar arasında kalan dar ve gayrimuntazam bir alana yerleştirilmiştir. Binanın
betonarme konstrüksiyonlu çatısı alüminyum kaplıdır ve üzerinde ışık kuyuları
bulunmaktadır. Aynı mimarlar, 1950’li yılların İngiliz mimarisine özgü klasik
bir yapıt olan Hallfield Okulu için yeni sınıflar tasarlamışlardır.
Doğu yönünde ilerleyen kanal Regent’s Park’ın kuzey sınırını
oluşturmaktadır. Custom Car Rococo, 1810 tarihinde yapılmış ünlü Romantic
Park’ı yeniden işlevsel kılmak ve bölgeye çağdaş bir görünüm kazandırmak
amacıyla FAT tarafından gerçekleştirilmiş bir dönüştürme projesidir. Proje 1950
ve 60’lı yılların mimarisinin yanısıra İngiliz peyzaj tasarım geleneğinden de
izler taşımaktadır.
Islington’da Shepherdess Walk üzerine inşa edilen Sergison
Bates imzalı küçük apartman, teraslı evlerin sıralandığı uzun bir caddenin
sonunda konumlanmaktadır. Bir cephesi parka bakan tuğla kaplı bina, yapımında
kullanılan yenilikçi prekast sistemi ve etkileyici kompozisyonuyla örnek teşkil
eden işlevsel bir konut projesidir. muf tarafından tasarlanan Whitmore
Road’daki çatı bahçeli bina ise, kanal ve harpuşta köprü karşısında bir set
oluşturmaktadır. Günümüz Londra’sında sıkça rastlandığı üzere binanın cephesi
farklı renkte tuğlalarla oluşturulan bir kompozisyona sahiptir. Köprünün diğer
tarafında Adjaye tarafından yapılmış ahşap kaplamalı kübik villa Sunken House
bulunmaktadır.
Thames Flood Barrier yakınlarındaki geniş bir alan için
düşünülen Barrier Park East konut projesinin master planı Sergison Bates
tarafından yapılmaktadır. Düzleştirilmiş bir zemin üzerinde bağımsız kütleler
halinde duran farklı gabarili binalar avlular etrafında öbekler
oluşturmaktadır. Hackney Road’un kuzeyinde, bugün East End’in en işlek
arterlerinden biri olan Coate Street’de bulunan üç katlı Stüdyo Ev’in mütevazı
görünümü bilinçli bir tercih gibi durmaktadır. Sokaktan bakıldığında konutun
geniş bir cephe yüzeyine sahip olduğu izlenimi veren pencere düzenlemesi
binanın ayırt edici bir özelliğidir. İç mekanda sunta kaplamalı yapı iskeleti
ve ucuz malzemelerle gerçekleştirilmiş bir dizi oda bulunmaktadır. Binanın
güney cephesi bir bahçe ve yüksek terasla dışa açılmaktadır. Hackney Road’un
sonundaki Caruso St. John imzalı Çocuk Müzesi, kolonad ve ardındaki kuvars ve
porfir kaplı cephesiyle dikkat çekmektedir. Sözünü ettiğimiz bu mimarlar,
mimarlığın sanatla karıştırılmaması gerektiğini savunmalarına rağmen, 20.
yüzyıl işlevselciliğinin dışladığı renk, biçim, doku gibi unsurları yeniden
keşfetmektedirler.
Adjaye tarafından semt pazarına yakın bir yerde inşa edilen
Idea Store Whitechapel, havada asılı duran, dar cam panellerden oluşmuş bir
cepheye sahiptir. Renkli panoların ardarda sıralanmasıyla oluşan cephe düzeni,
pazar tezgahlarının tentelerinden esinlenerek tasarlanmıştır. Kütüphane
tasarımına yeni bir anlayış getiren bu uygulamada cephenin ardında, üst katlara
ulaşımı sağlayan bir yürüyen merdiven gizlenmektedir.
Artan göçmen nüfusla birlikte yeni konut ihtiyacı
doğmaktadır. McLaughlin’in Silvertown’daki çatı katları, Peabody Trust
tarafından sübvanse edilen konut projelerinden sadece biridir. Konut
projelerine özel bir ilgi duyan Sergison Bates mimarları, gerek Wandsworth
Garrett Lane’de gerçekleştirdikleri çokamaçlı yapıyla, gerek Finsbury Park için
düşündükleri “şehiriçi konutları”yla, gerekse de Woolwich, Canning Town ve
Barrier Park East için getirdikleri plan önerileriyle, konutun şehir yaşamının
önemli bir bileşeni olduğu gerçeğini gözler önüne sermişlerdir. Kuraltanımaz
olduğu kadar olağanüstü bir kültürel birikime sahip üç mimar tarafından kurulan
FAT (Fashion Architecture Taste) ise az maliyetli konutlarla ilgilenmektedir.
Manchester, New Islington’da polikromik bir projeyi yeni tamamlayan topluluk,
bugünlerde Londra’nın doğusunda bulunan Taner Point adlı mevcut bir kuleyi
yeniden yapılandırmakla meşgul. FAT, bir yandan konutları dikey ve yatay olarak
genişleterek, birden fazla neslin birarada yaşadığı, çoğunlukla göçmen aileleri
barındırmayı; diğer yandan da balkonları iç mekana dahil etmek suretiyle çok
katlı konutların algılanış şeklini tümden değiştirmeyi amaçlamaktadır.
“Gritty Brits” uygulamaları aynı zamanda; malzeme, doku ve
ışık kullanımıyla yaratılan görsel oyunların yanısıra çeşitli bezeme
programlarıyla Londra’yı renkli bir görünüme kavuşturmaktadır. n Raymund Ryan,
Carnegie Museum of Art, The Heinz Architectural Center mimarlık küratörü.

Stephen Lawrence Merkezi, Adjaye/Associates, Deptford,
Londra, 2004-2007.

Custom Car Rococo, FAT, Regent’s Park, Londra, 2004.

Stüdyo Ev, Sergison Bates architects, Hackney, Londra,
2000-2004.

Şehir Konutları, Sergison Bates architects, Finsbury
Park, Londra, 2004-2008.

Idea Store Whitechapel, Adjaye/Associates, Whitechapel,
Londra, 2001-2005.