20 Kasım 2008 Perşembe
Bu sitede şu an itibariyle 52.291 metin bulunmaktadır.

Arama Motor:       

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Nitelikli Kentsel Mekanlarda Oturma Elemanları

 

Oturma elemanının konumlanmasındaki kriterler.

 

Ece Şahin ve Neslihan Dostoğlu kentsel mekanda kullanılan oturma amaçlı mobilyayı anlattılar.

 

San Francisco Justin Herman Plaza’da gençlerin dinlenmek için kullandıkları beton oturma elemanları.

 

Yaşlı insanların tercih ettiği rahat ahşap banklar.

 

Ece Şahin, Neslihan Dostoğlu n Kent mobilyaları kentsel mekanda ikiboyutlu yüzeyi örten ve mekanın içinde yer alan çeşitli elemanlardır. Nitelikli tasarım ürünleri oldukları takdirde bu elemanlar, kentsel mekanda yaşanabilirliğin sağlanmasında önemli bir işlev taşır. Tam tersine, birbiriyle ve çevresiyle uyumsuz, niteliksiz kent mobilyalarının kullanılmasıyla kentsel mekanlar kullanılmayan alanlar haline gelebilmektedir. Dış mekan öncelikle yürümek, oturmak, görmek, konuşmak gibi temel eylemler için uygun bir ortam sunabilmelidir. Ancak bu olanaklar sağlandıktan sonra, kentsel mekanda daha farklı aktivitelerin yer alması beklenebilir. Bu anlamda, çocuk, genç, yetişkin ve yaşlıların gereksinimlerini karşılayacak nitelikte kent mobilyaları içeren dış mekanlarda günlük olağan eylemler ve farklı toplumsal etkinlikler gerçekleşebilir.

 

Kent mobilyası kavramı ve önemi

Kente ait tüm açık alanlarda bulunan, kullanıcısının belirsiz ve değişken olduğu, çeşitli açık alan işlevlerine yönelik ekipman ve yapılar kent mobilyası olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamaya göre bir binanın içindeki ve çevresindeki açık alanlarda yer alan hizmet elemanları da kent mobilyası kavramı içinde yer almaktadır. Kamu binalarının içindeki ve dış bekleme alanlarındaki oturma elemanları, cami avlusundaki çeşme ya da genel kullanıma açık bir binanın avlusundaki benzer elemanlar kent mobilyası kapsamına girmektedir (Hacıhasanoğlu, 1991, s. 326-329).

 

Kullanıcıların çeşitli gereksinimlerini karşılayan kent mobilyalarının sınıflandırılmasında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. İşlevlerine bağlı olarak yapılan bir sınıflandırmaya göre kent mobilyaları, zemin kaplamaları (beton, taş, ahşap, asfalt, tuğla vb), oturma elemanları (banklar, sandalyeler, grup oturma elemanları), aydınlatma elemanları (yol aydınlatıcıları, alan aydınlatıcıları), işaret ve bilgi levhaları (yönlendiriciler, yer belirleyiciler, bilgi iletişim panoları), sınırlandırıcılar (caydırıcılar, yaya ve trafik bariyerleri vb), su öğesi (süs havuzları, çeşmeler, tulumbalar, kanallar, yangın musluğu vb), üst örtü öğeleri (duraklar, gölgelikler, pergolalar), satış birimleri (kiosklar, sergi pavyonları, büfeler vb), sanatsal objeler (heykeller), diğer objeler (bayrak direkleri, çöp kutuları, posta kutuları, umumi tuvaletler, çiçeklikler, bilet otomatları, bisiklet park yerleri, saatler, parkmetreler, bitkisel öğeler) olmak üzere ayrılmıştır (Yıldızcı, 2001, s. 29-33). Bir başka sınıflama, altyapı ilişkisi kurularak yapılmıştır. Burada kent mobilyaları altyapıya bağlı olup olmama durumlarına göre kategorize edilmiştir. Aydınlatma elemanları, trafik lambaları, telefon kabinleri, meydan saatleri, otobüs durakları gibi elemanlar altyapıya bağlı mobilyalar grubuna girerken oturma elemanları, bilgi-reklam panoları, sınırlayıcılar, döşeme kaplamaları gibi mobilyalar ise altyapıya bağlı olmayan kent mobilyaları grubuna dahil edilmiştir (Türel, 1993, s. 223-229).

Kentsel mekanda yer alan kent mobilyaları birbirleriyle uyumlu ve mekanın işlevsel yapısına uygun olmalıdır. Bu açıdan kent mobilyalarının seçimi önemlidir. Kent mobilyaları mekan içinde belirli bir düzen içinde yerleştirilmelidir. Kentlinin gereksinimlerini karşılamak için her bir eleman ayrı ayrı düşünülmeli ve konumlandırılmalıdır. Birbirinden bağımsız tasarlanmış ve konumlandırılmış elemanlar kentsel mekanda görsel karmaşa ve rahatsızlık yaratmaktadır. Kent mobilyaları belirli bir yer için tasarlanmış özel üretilmiş elemanlar ya da endüstri üretimi ürünlerdir. Endüstri üretimi elemanların kullanımında tehlikeli olan nokta, seri üretim sonucunda monoton ve çevresiyle uyumsuz mobilyaların kentsel mekanda yer alması olasılığının bulunmasıdır. Bu tehlikeyi önlemek için standart üretimde özgün tasarımlara yer verilmesi önem taşır (Yıldızcı, 2001, s. 29-33). Kent mobilyası tasarımında işlevsel, psikolojik ve teknolojik ölçütlerin sağlanması gerekmektedir. İşlevsel ölçütler mobilya ve insan arasındaki ilişkiyle ilgilidir ve kent mobilyalarının, kullanıcıların antropometrik özelliklerine uygun boyutlandırılması ve mobilyaların nasıl kullanılacağının kullanıcılar tarafından kolay anlaşılması (işlevsel iletişim) gibi boyutları kapsar. Psikolojik ölçütler, sosyokültürel özelliklere uygun mobilyaların tasarlanması için algılama ve değerlendirme ile ilişkili özelliklerin düşünülmesidir. Psikolojik ölçütler önemlidir çünkü toplumların kültürel özellikleri farklıdır ve bu durum kent mobilyalarının biçimlenmesinde de etkili olmalıdır. Teknolojik ölçütler malzeme, üretim ve ekonomiye yönelik ölçütlerdir. Kent mobilyalarının sağlam, işlevsel, biçime uygun malzeme ve teknoloji kullanılarak üretilmesini kapsar (Hacıhasanoğlu, 1991, s. 326-329).

 

Modernöncesi toplumların yönetim yapısına bağlı olarak şekillenmiş kentlerinde, özellikle kamu binalarının ve dış mekanlarının yönetim tarafından dönemin beğenisi ve teknolojisi kapsamında bir birlik içinde inşa edilmesi kent genelinde bir tasarım bütünlüğü yaratmıştır. Bütünlük, tasarlanan her binanın dış mekanındaki yer döşemesi, havuz, aydınlatma elemanı gibi kent mobilyalarıyla uyumunun sağlanmasıyla kazanılmıştır (Atabay ve Pilehvarian, 2001, s. 41-45). Trancik, tarihsel süreçteki örneklerin incelenmesi sonucunda sert kentsel mekan olarak tanımladığı, mimari duvarlar tarafından sınırlandırılmış, temel fonksiyonu sosyal aktiviteler için önemli toplanma mekanları oluşturmak olan kentsel mekanın başarılı bulunmasında üç bileşen olduğunu ifade etmiştir. Ona göre, sert mekanın niteliğini belirleyen bu bileşenler, üçboyutlu çerçeve, ikiboyutlu doku ve objelerin mekanda yerleşimidir. Bu tanımda ikiboyutlu doku yer düzlemidir ve malzeme, doku ve kompozisyon özelliklerine göre ikiboyutlu doku dış mekanı etkiler. Mekan içindeki objeler ise heykel, ağaç, su öğesi gibi elemanlardır. Bu biçimler vurgu ya da odak noktalar oluşturarak dış mekana canlılık kazandırmaktadır (Trancik, 1986, s. 256). Dolayısıyla, gerek tasarım bütünlüğü gerekse kullanıcı üzerinde yaratacağı etkiler düşünüldüğünde, kentsel mekanda yer alan kent mobilyalarının kentsel mekanın niteliğini etkileyen önemli bir faktör olduğu görülür.

 

Gehl, dış mekanda gerçekleşen aktiviteleri, “Gerekli (Zorunlu)”, “İsteğe Bağlı” ve “Sosyal” olmak üzere üç gruba ayırmıştır. Zorunlu aktiviteler, işe gitmek, okula gitmek, otobüs beklemek gibi her koşulda gerçekleşen ve sürekli olarak yapılması gereken aktivitelerdir. İsteğe bağlı aktivitelerde katılımcının aktiviteyi gerçekleştirmek için istek duyması gerekir. Temiz hava almak için yürüyüş yapmak, oturmak gibi örnekleri olan bu tür aktivitelerin gerçekleşmesi için dış mekanın davet edici olması gerekmektedir. Sosyal aktiviteler ise çocukların oyun oynaması, selamlaşmalar, sohbetler, çeşitli toplu etkinlikler gibi örnekleri ve aynı zamanda görmek, işitmek gibi pasif ilişkileri içermektedir. Gehl bu tür eylemleri isteğe bağlı aktivitelerin sonucunda oluşmaları nedeniyle sonuç aktivitesi olarak da adlandırmıştır (Gehl, 1987, s. 199). Dış mekan eylemlerinin gerçekleşmesinde dış mekanın fiziksel şartlarının etkili olduğunu belirten Gehl’e göre, fiziksel çevre kalitesi iyileştirildiği takdirde isteğe bağlı aktiviteler büyük artış göstermektedir. Bu tanımlama ışığında işlevsel, psikolojik ve teknolojik ölçütlerin sağlandığı, birbiriyle ve çevresiyle uyumlu, kullanıcı gereksinimlerini karşılayan kent mobilyalarının kentsel mekanda kullanılmasının dış mekan yaşantısının kalitesinin artırılması açısından önemli bir potansiyel olduğu söylenebilir. Kent mobilyalarının gerek otobüs beklemek gibi zorunlu bir aktivitenin, gerekse uzun süreli sohbetler gibi sosyal bir aktivitenin gerçekleşmesine olanak tanıması, bu elemanların kentsel yaşam içerisinde oldukça önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir.

 

Oturma elemanları

Kentsel mekanların sadece dolaşım alanı olarak görülmediği, kentlinin zaman geçirebildiği dış mekanlara sahip kentler, yaşayan kentlerdir. Kullanıcıların dış mekanda uzun süre bulunmasını sağlamada etkili bir eleman ise oturma birimleridir. Oturma birimleri dış mekanda yemek yeme, okuma, uyuma, satranç oynama, çevreyi seyretme ve konuşma gibi çeşitli aktivitelerin gerçekleşmesine fırsat tanır. Dış mekan kalitesini artırmak için iyi ve çok sayıda oturma olanağının sağlanması gerekir (Gehl, 1987, s. 199). Kentsel mekanda kullanılan oturma birimleri, kullanıcı gereksinimlerini karşıladığı ölçüde dış mekan yaşantısına katkıda bulunabilir.

Bu anlamda, oturma elemanının yerleşimi, türü ve tasarımı nitelikli bir dış mekan çözümü için değerlendirme kriterleri olarak ele alınmalıdır.

 

Oturma Elemanlarının Yerleşimi: İnsanların oturmak için ne tür bir seçim yaptığına ilişkin çok sayıda araştırma yapılmıştır. Araştırmaların sonucunda, oturmak için görüşün engellenmediği, iyi iklimsel koşullara sahip dış mekanın kenar bölümleri ya da insanların arkalarını korunaklı hissettikleri yerlerin seçildiği belirlenmiştir. Bu nedenle oturma elemanlarının yerleşiminde dikkatli bir planlama yapılması gerekmektedir (Gehl, 1987, s. 199).

 

Oturma birimlerinin yaya aktivitelerinin gerçekleştiği alanlara dönük olması, elemanların kullanılırlığını etkileyen önemli bir unsurdur. Dış mekanda gerçekleşen olayların görülmesi, elemanların konumlandırılmasında düşünülmesi gereken bir faktördür (Alexander, 1977, s. 1170). Banklar aktiviteye yönelik olarak konumlandırılmalı, ancak yaya sirkülasyon hattının dışında bulunmalı, insanların rahat bir şekilde yürüyebilmesi için yaya yolundan en az 60 cm içeride yerleştirilmelidir. Yaya sirkülasyonundan çok uzak konumlandırıldığı takdirde ise bankların kullanılmaması sözkonusu olmaktadır. Farklı bir kullanım biçimi düşünülmediği takdirde, banklar birbirleriyle karşı karşıya gelecek şekilde yerleştirilmemelidir. İnsanlar bir yabancı ile yüz yüze bakacak şekilde oturduğunda göz göze gelmemek için farklı yönlere bakmakta ve kendilerini rahatsız hissetmektedir. Bu açıdan, bir çift bankın 90 ya da 120 derece açıyla yerleştirilmesi daha uygundur. Bu konum hem sohbet edebilme, hem de yalnız başına oturabilme seçeneği tanımaktadır. Bir sıra düzeninde konumlandırılan banklar, bir grubun sohbet etmesine olanak tanımadığı için olumsuzdur (www.pps.org/benches).

 

İklimsel etkiler düşünüldüğünde ise, oturma birimleri, kış aylarında güneş ışığından yararlanmak için güneye bakan bölümlerde ve rüzgarı kesecek bir elemanın arkasında konumlandırılmalıdır. Sıcak iklimlerde ise, güneş ışınlarına karşı korunaklı ve yaz esintilerine açık olarak yerleştirilmelidir. Alexander’a göre oturma birimleri manzara ve iklimle ilişkisiz olarak konumlandırıldığı takdirde kesinlikle kullanılamayacaktır (Alexander, 1977, s. 1170). Banklar, insanlara gölgede ya da güneşte oturma seçeneği sunabilmeli, kuvvetli rüzgardan korunmuş bir bölümde yer almalıdır. Hafif banklar ve hareketli sandalyeler taşınabilir oldukları için kullanım seçenekleri sağlayabilmektedir.

 

Oturma elemanlarının konumlandırılmasında kullanıcı profili de düşünülmelidir. Banklar engellilerin kullanabileceği şekilde yerleştirilmelidir. Engelli kullanıcı, tekerlekli sandalyeyle bankın önünde ya da yanında durabilmelidir. Bu şekilde diğer kullanıcıları engellemeden tekerlekli sandalyedeki kişi bankta oturanlarla konuşabilecektir. Yürüteç kullanan kişiler ise, banka oturduklarında yürüteçlerini bankın yakınında bir bölüme bırakabilmelidir (www.pps.org/benches). Yaşlılar açısından ise dış mekanda hareketleri sırasında doğan dinlenme gereksinimleri düşünülmeli ve kentte belirli aralıklarla oturma elemanları yerleştirilmelidir. Genel durumlarda normal bir insan için yürüme mesafesi 400-500 m olarak saptanmıştır. Çocuklar, yaşlılar ve engelli insanlar için bu mesafe azalmaktadır. Bu kullanım gereksinimi düşünülerek, kentte her 100 metrede bir bank yerleştirilmesinin uygun olacağı saptanmıştır (Gehl, 1987, s. 199).

           

Oturma Elemanlarının Türleri: Oturma eylemi için kullanılacak kent mobilyalarının seçimi farklı gruplar için çeşitlilik göstermektedir. Bu nedenle, bu işleve karşılık veren elemanların sadece banklar ve sandalyeler olduğunu düşünmemek gerekir. Çocuklar ve gençler merdiven, havuz kenarı, çiçek kasaları gibi farklı elemanları oturmak için kullanabilmektedir. Bu elemanlar ikincil oturmalardır ve burada ortamın genel durumu oturma elemanının tipinden daha önemli bir seçim kriteridir. Bazı insanlar için de oturma elemanının tipi daha önemlidir. Pek çok yaşlı insan için oturma elemanının rahat olması gereklidir. Banklar ve sandalyeler bu amaca hizmet eden birincil oturma elemanlarıdır ve dış mekanda yeterli sayıda bu tip oturma elemanı bulunmalıdır. Banklar ve sandalyeler kolay oturup kalkma ve uzun süre rahat kullanım olanağı sağlamalıdır.

 

Oturma elemanlarının gruplanması sayesinde 3-4 kişinin sohbet edebileceği bir köşe oluşturulabilir. Yarım daire organizasyonlar da bu anlamda etkili bir düzenleme biçimidir (Catt, 1996,

s. 10-20). Çeşitli aktivitelerin gerçekleştiği alanlarda, insanlara farklı doğrultularda bakış olanağı sağlanabilmelidir. Arkası olmayan banklar, hareket ettirilebilir sandalyeler insanlara istedikleri yönde bakma seçeneği tanır. Her bölge için uygun olmasa da hareket ettirilebilir sandalyeler oldukça iyi bir oturma elemanı türüdür. Sandalyeler banklara göre daha rahattır ve insanlar bu sandalyeleri oturmak istedikleri şekilde konumlandırabilir. Hareketli mobilyalar kullanmak çalınma riski taşısa da, alan görevliler tarafından denetlendiğinde ya da mobilya personelin bulunduğu bir işlevin yakınında konumlandırıldığında vandalizm ve hırsızlık oldukça azalmaktadır. Örneğin, hareketli sandalyelerin kullanıldığı Byrant Park’ta yüzlerce sandalyeden her yıl sadece birkaç tanesinin çalındığı belirtilmiştir (www.pps.org/moveableseating).

 

Dış mekandaki elemanların kendi işlevlerinin yanısıra farklı kullanım olanağı taşımaları mekanın kullanımını artıran önemli bir özelliktir. Havuz parapetinin, sınırlayıcı bir duvarın ya da bir bariyerin oturma elemanı olarak kullanımı, merdivenin amfiye dönüşümü, dış mekanın kullanılır bir yaşam alanı olmasını destekler. Alexander, sınırlayıcı bir duvarın 40 cm yüksekliğinde ve üst yüzeyinin 30 cm eninde oluşturulduğu takdirde ideal bir oturma elemanına dönüşebileceğini belirtmiştir. Kentsel mekanda yer alan elemanların temel işlevi dışında farklı kullanım olanağı taşımasına önemli bir örnek olarak Venedik kenti gösterilmektedir. Heykel, sokak lambası, bariyer gibi dış mekan elemanlarının aynı zamanda oturma elemanı işlevi taşıması nedeniyle Venedik için tümüyle yaşanabilir bir kent tanımlaması yapılmıştır (Gehl, 1987, s. 199). Dış mekandaki yaşamın canlılığı için “olanaklılık” olarak tanımlanan bu özelliğin tasarımlarda gözardı edilmemesi oldukça önem taşımaktadır.

 

Bu konuya başka bir örnek olarak, California Üniversitesi’ndeki ana yaya aksı düzenlemesi gösterilebilir. Kampüs içinde toplanma mekanı oluşturarak meydan niteliği taşıyan ana yaya yolu kenarına yerleştirilmiş beton bloklar farklı işlevlere cevap vermek üzere kullanılmıştır. Oturma ve uzanma olanağı sağlayan bloklar yakın görüşme olanağı sağlaması için kısa aralıklarla konumlandırılmıştır. Ayrıca, sıralanmış elemanların gece düşük seviyede ışık veren aydınlatma elemanlarına dönüşümü sayesinde yol gösterici olması istenmiş ve elemanlara bu şekilde farklı bir işlev daha kazandırılmıştır (Walker, 1997, s. 207).

 

Oturma Elemanlarının Tasarımı: Oturma elemanının biçimsel olarak ne tür bir yapıya sahip olması gerektiğini belirleyen kriter, büyük ölçüde elemanın yer alacağı alan ile ilişkilidir. Elemanın ne kadar süre, ne kadar sıklıkla ve hangi nedenle kullanılacağı bu belirlemede sorulması gereken sorulardır. Otobüs duraklarındaki banklar kısa süreli kullanımları düşünülerek sadece oturma alanına sahip basit bir bank olarak tasarlanabilmektedir (Catt, 1996, s. 10-20). Konfor bank tasarımındaki en önemli konudur. Banklar için konfor belirleyicisi, elemanın nasıl kullanıldığıyla ilişkilidir. Örneğin, insanların alışveriş yaptıkları ve paketleriyle dolaştıkları bir yaya sokağında kısa süreli olarak çok sayıda kişi tarafından kullanılan bank için konfor, insanların tüm öğleden sonralarını geçirdikleri bir parktaki gibi önemli değildir (www.pps.org/benches). İnsanların dinlenmesi ve sosyalleşmesi için kullanılacak bir elemanın konforlu olması gerekmektedir.

 

Oturma elemanının rahat kullanılabilmesi için arkası ve oturma alanı arasındaki açı 95-105 derece olmalı ve oturma bölümü yatayda 2-10 derece açıyla bulunmalıdır. Oturma bölümünün derinliği, arkalığı olanlarda 30-45 cm, arkalıksız banklarda ise 75 cm tutulmalıdır. Genel olarak rahat oturma elemanı yüksekliği 45 cm’dir. Arkalık, insanların sırtını dayayabilmesi için 50 cm yüksekliğinde yapılmalıdır ve rahat oturulabilmesi için hafifçe geriye eğimli ve kavisli olmalıdır. Oturma yüzeyinde ahşap lataların kullanıldığı banklarda yaklaşık 5 cm enindeki küçük latalar yakın olarak yerleştirildiğinde, daha büyük latalara göre daha rahat bir oturma alanı oluşturmaktadır. Ancak, vandalizmin oluşabileceği alanlarda

8x20 cm gibi daha büyük boyutların kullanılması tercih edilmelidir. Bankların ayakları insanların takılmaması için oturma elemanın dışına uzamamalıdır. Büyük ya da dolu ayaklı banklarda ayak bölümü oturma alanından en az 8 cm geride başlamalıdır. İnsanların ancak aralarında kolçak varsa birbirlerine daha yakın oturabildiği düşünülerek, bankın uzunluğu oturacak her kullanıcı için

60 cm oturma alanı sağlayabilmelidir. Banklar hava koşullarına, vandalizme ve paslanmaya dayanıklı bir malzemeden yapılmalıdır. Bu açıdan en konforlu ve dayanıklı oturma alanı yüzey malzemesi ise sıcağı ya da soğuğu iletmeyen ahşaptır (www.pps.org/benches).

 

Değerlendirme

Nitelikli kentsel mekan çözümlerine ulaşabilmek için doğru konumlandırılmış, tasarlanmış ve kullanıcıların beklentisini karşılayacak türde seçilmiş oturma elemanlarına gereksinim duyulduğu görülmektedir. Çoğu zaman, sadece çok sayıda oturma elemanı yerleştirilerek kullanıcıların gereksinimlerinin karşılandığı düşünülmektedir. Bu tür bir yaklaşımla yola çıkıldığında, kentsel mekanda çok sayıda kullanılmayan bank yer almaktadır ve görsel açıdan da rahatsız edici bir görünüm oluşmaktadır. Tasarım, konum ve eleman türü seçiminin doğru yapılmasından sonraki aşama, bu elemanların süreç içinde kullanılır kalabilmesini sağlamaktır. Olağan yıpranmalar için belirli periyotlarda bakım yapılmalı ve vandalizmin oluşmasını engelleyecek önlemler alınmalıdır.

 

1975 yılında, sosyolog William H. Whyte’in öncüsü olduğu Sokak Yaşamı Projesi’nin (Street Life Project) gerçekleştirilmesinde kar amaçsız kurulmuş, 24 ülkede meydan, park, sokak, çarşı, kütüphane, istasyon gibi kamusal mekanların tasarımı ve yönetimiyle ilgili çalışmalar yürütmekte olan Projects for Public Spaces’e göre vandalizmin önlenmesi açısından en iyi çözüm, ne zaman, ne tür insanlar tarafından, ne tür bir vandalizmin ortaya çıktığını anlamak ve daha sonra, bunu önlemek için bir program geliştirmeye çalışmaktır. En etkili caydırıcılık, elemanın yoğun olarak herkes tarafından kullanılmasını sağlayabilmektir. Genellikle, izole bölümlerde yer alan oturma elemanları vandalizme maruz kalmakta ya da uyumak için kullanılan elemanlar haline gelmektedir. Çok sayıda ve gerekli olmayan bölümlere oturma elemanı yerleştirilmemesi için, öncelikle elemanların konumlandırılacağı alanda gözlemler yapılması önerilmektedir. Bu öneriye göre, alan görülmeli ve herhangi bir tür oturma elemanının bulunup bulunmadığına bakılmalıdır ve elemanları hangi tür kullanıcıların kullanacağı belirlenmeli, insanların oturabileceği konumlar not edilmelidir. Gözlemler, nereye, kaç adet ve hangi tür oturma elemanının konulacağına karar verebilmek için önemli bir veri oluşturmaktadır (www.pps.org/benches). Yukarıda belirtilen kriterler ve bu tür bir çalışma göz önünde tutulduğu takdirde, kentsel mekanda gereksinim duyulan alanlara, gereksinim duyulduğu sayıda ve nitelikte oturma elemanı yerleştirilerek kullanıcı beklentilerine en üst düzeyde cevap verilebilecektir. n Araş.Gör. Ece Şahin, Uludağ Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü. Prof.Dr. Neslihan Dostoğlu, Uludağ Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü.

 

California Üniversitesi’nde ana aks üzerindeki çok işlevli beton bloklar.

 

Parapetin oturma elemanı olarak kullanımı, Trevi Çeşmesi.

 

İspanyol merdiveni, Roma.

                                  

Sabahın erken saatlerinde San Marco Meydanı’ndan bir görünüm.

 

Kaynaklar:

Alexander, C., A Pattern Language, Oxford University Press, New York, 1977.

Atabay, S.; Pilehvarian, N.K., “Şehirsel Tasarım ve Şehir Mobilyaları İlişkileri”, 1.Uluslararası Kent Mobilyaları Sempozyumu Bildiri Kitabı, İstanbul, 2001.

Bakan, K.; Konuk, G., Türkiye’de Kentsel Dış Mekanların Düzenlenmesi, Tübitak Yapı Araştırma Enstitüsü Yayınları, Ankara, 1987.

Catt, R., “Surveying Small Open Spaces”, Structural Survey, MCB University Press, Londra, 1996, 14(4).

Gehl, J., Life Between Buildings, VNR, New York, 1987.

Hacıhasanoğlu, I., “Mimari Tasarım-Kent Mobilyası Tasarımı”, 3. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi Bildiri Kitabı, Bursa, 1991.

Marcus, C.C.; Francis, C., Design Guidelines for Urban Open Space, Van Nostrand Reinhold, New York, 1990.

Trancik, R., Finding Lost Spaces: Theories of Urban Design, Van Nostrand Reinhold, New York, 1986.

Türel, G., “Kentsel Dış Mekan Değerlendirmesi ve Kentsel Mobilyaların Tasarımında Ölçütlerin Belirlenmesi”,

5. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi Bildiri Kitabı, Bursa, 1993.

Yıldızcı, A.C., “Kent Mobilyaları ve İstanbul’daki Kent Mobilyalarının İncelenmesi”, 1.Uluslararası Kent Mobilyaları Sempozyumu, İstanbul, 2001.

Walker, P., Minimalist Gardens, Washington: Spacemaker Press, Washington, 1997.

www.pps.org/benches(PPS).htm

www.pps.org/imagedb.htm

www.pps.org/moveableseating(PPS).htm

www.pps.org/sitwalls(PPS).htm

www.terragaleria.com

 

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>



YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


66996 - unknown - 38.103.63.57