Pierre
Pinon’un, Uğur Tanyeli’nin Aralık 2006 sayısında Albert Gabriel kitabı üzerine
yazdığı tanıtım yazısında bahsi geçen ifadelerin düzeltilmesi talebiyle
gönderdiği metin:
Derginizin Aralık 2006 sayısının 128. sayfasında yayın
tanıtımı bölümünde Uğur Tanyeli imzasıyla, “Albert Gabriel (1883-1972) Mimar,
Arkeolog, Ressam, Gezgin” – Pierre Pinon (küratör) YKY, İstanbul, 439 s.
başlığı ile bir tanıtım ve değerlendirme yazısı yayınlanmıştır.
Anılan değerlendirmede serginin küratörü Pierre Pinon’un
Türk Mimarisinden bahsederken Türk kelimesini tırnak içerisinde kullanmış
olduğundan bahisle “işe yarar ve ciddi bir kitabı, saçma bir gündelik politik
tartışma zeminine çekmenin ne anlamı olduğunu sormadan edemiyoruz” demek
suretiyle tarafımca küratörlüğü yapılan sergi ve kataloğu hakkında asılsız ve
hakaret düzeyine varan yorumlarda bulunulmuştur.
Oysa ki adı geçen kataloğun ilerleyen sayfaları okunduğunda
Türk kelimesinin tırnak içerisinde kullanılmasının nedeninin Albert Gabriel’in
Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Mimarisini değerlendirirken ısrarlı bir şekilde bu
kavramlar yerine Türk kelimesini tercih etmiş olmasının ve bunun nedenlerinin
değerlendirildiği açıkça görülebilecekken sayın Uğur Tanyeli’nin çok zorlama
bir yorumla meseleyi politik bir platforma çekerek haksız ve asılsız yorumlarda
bulunması tarafımı ziyadesiyle üzmüştür. Ekte sunulu katalog metinlerinden de
anlaşılacağı üzerine Türk kelimesinin tırnak içerisinde yazılmasının nedeni
Türk kavramını tartışmak değil tam tersine sergiye ve kataloğa adını veren
Albert Gabriel’in bu konuda tartışma götürmeyen Türk ısrarını vurgulama
arzusudur. Ve bu konuda Türk kelimesi adeta Albert Gabriel’den bir alıntı
olarak kullanılmış ve bu amaçla tırnak içine alınmıştır. Ekte sunulan katalog
metinlerinin de incelenmek suretiyle hakkımdaki haksız ithamları ve yarattığı
mağduriyeti gidermek için derginizin gelecek sayısında ve aynı sayfada düzeltme
metnimin yayınlanmasını Türk Basın Yasasının 14. maddesi gereğince talep
ederim. Paris, 12 Şubat 2007/ Pierre Pinon.
Ek: “Albert Gabriel (1883-1972) Mimar, Arkeolog, Ressam,
Gezgin”, s. 45-46. (s.45) Ulusal Türk Mimarisi – “Albert Gabriel’in bunca
ünlenmesine yol açan yapıtının özü, Anadolu Selçuklu mimarisinin ve Yukarı
Mezopotamya Artuklu mimarisinin incelemesidir. Gabriel Türkiye’de Müslüman
mimarisini dört döneme ayırmıştır: Selçuklular dönemi, Bursa ve İznik’te ilk
Osmanlılar, II. Bayezid’in hükümdarlığında İstanbul’da (fetih sonrası) ve
Edirne’de Osmanlılar ve son olarak Sinan döneminde büyük İmparatorluk camileri.
XVIII. ve XIX. yüzyıl eserlerini küçümsemiştir hep, ona göre fazlasıyla Batı
esini vardır bu eserlerde, bunun da nedeni Hıristiyan azınlıkların olumsuz
etkisidir. Bu değişim içinde, mimarileri birbirine bağlayarak, Türklerin
kendilerine bağlı kaldıklarını kanıtlamak bir takıntı durumuna gelir
Gabriel’de. Bir başka takıntısı da söz konusu dönemlerin her birinin yabancı
etkilerinden nispeten bağımsız olduğunu göstermektedir. Gabriel’e göre,
kendinden öncekilerin en büyük hatası, Selçuklu mimarisi üzerindeki Arap ve
Pers etkilerini ve Osmanlı mimarisi üzerindeki Bizans etkilerini abartmış
olmalarıdır. Kuşkusuz haklıdır, hatta Suriye’deki Memlük mimarisinin etkisini
unutmuştur. Ama Türk mimarisinin bağımsızlığını ortaya koymaktaki arzusunda çok
daha ileri gider.” (s. 46) “Öyle sanıyorum ki, Türk okulu desek daha doğru
olacak.”