25 Mayıs 2012 Cuma
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Gen(H)ome Projesi

 

Karl Chu, “ZyZx1 ve ZyZx2”, “Planetary Automata”, “ZyZx” serileri, 2004 (Karl Chu ve MAK Center’ın izniyle).

 

 

Servo, “Spoorg”, 2006 (Servo ve MAK Center’ın izniyle).

 

Doğa bilimleri ve bilgi teknolojilerinde -özellikle genetik alanında- kaydedilen son gelişmeleri mimarlıkla bütünleştiren “Gen(H)ome Projesi”, MAK Center for Art+Architecture, California’da gerçekleşti. 20. yüzyılın en bilinen mimari deneylerinden biri olan Schindler Evi’yle etkileşim kuran sergideki projeler, konut kavramının strüktüründe, iç mekan ve zemininde “genetik modifikasyon” öneriyor. Referans verilen bilimsel disiplin ve teknolojiler arasında, nanoteknoloji, klimatoloji, hücre fizyolojisi, astronomi, robotik ve algoritma yer alıyor. Eran Neuman, Aaron Sprecher, “Open Source Architecture”dan Chandler Ahrens ve MAK Center yönetmeni Kimbirli Meyer’in küratörlüğünde gerçekleşen serginin katılımcıları ise şöyle sıralanıyor: Greg Lynn/FORM, Karl Chu, Servo, Marcos Novak, ocean D, Weathers-Sean Lally, Phillippe Rahm, Christa Sommerer&Laurent Mignonneau ve Open Source Architecture. Sergideki projelerin detaylandırıldığı denemelerden oluşan katalogta ise şu adların denemeleri bulunuyor: Martin Bressani ve Robert Jan Van Pelt, Marie-Ange Brayer, Helen Furjàn ve Peter Lloyd, Christopher Hight, Aaron Sprecher ve Eran Neuman.

 

Sanatın farklı alanlarının doğa bilimlerindeki gelişmelerle ilişkilendirilmesinin uzun bir tarihi olduğundan söz edilebilir. Geçen yüzyıl, Victor Horta mimarlığının doğal simgeciliğini, Buckminster Fuller’in strüktürel iskeletleri gibi Modernist uygulamaları ve yaşamın kendisinden kaynaklanan imgelemin Postmodernist kopyalarını gördü. Bugün, mimari ya da sanatsal objeler doğal strüktür ya da biçimleri canlandırmaz ya da taklit etmez. Özne ve nesne, organik ve inorganik, yapay ve sanal arasındaki ayrım, artarak bulanıklaşmaktadır. Bu gelişim,

R.M. Schindler’in Kings Road Evi’nde de izlenebilir. Yapı, sosyal ve mimari deneysellikle 19. yüzyılın romantik eğilimlerini ve

20. yüzyıla ait bir olgu olan kontrollü ve mühendislik ürünü bir çevreye yönelik talebi birleştirmiştir. İki çift için tasarlanmış ortak kullanımlı bir ev olan yapı, yeni tür bir domestik alanı tanımlar. Açık kat planı ve ona eklenmiş odalar gibi duran bahçeleri ile California evlerine özgü iç-dış mekan bütünlüğü olan yaşam alanlarının habercisi gibidir. Mimarının dediği gibi; “Odalarımız zeminle yakın bir bağ kuracak ve bahçe evin bütünleyici öğelerinden biri olacak. İç ve dış mekan arasındaki ayrılık kaybolacak.”

 

İleri matematik, genetik bilimi ve bilişim teknolojileri, yeni mimari tasarım tekniklerini doğurmuştur. “Streaming (duraksız veri/çoğul ortam iletimi), scripting (senaryo yazımı/komut dizisi oluşturma), otomasyon ve etkileşim”, mimari elemanları sabit elemanlar olmaktan çıkarıp duyarlı birer bileşene çevirir ve mimarları biyolojik süreçlerle benzeşen bir üretim sürecine sokar. Tasarım böylelikle evrimsel tasarımı, mutasyon ve genetik modifikasyonu birlikte içerir hale gelir. Yeni yapılar ve malzemeler üretilir ve keşfedilirken, genetik prosedürler ender olarak mimari bağlamla ilişkilendirilir. “Gen(H)ome Projesi”, yeni mimari paradigmaları domestik olanla dolayımlayarak sorgular. Nanoteknoloji ve biyomühendislik alanlarındaki ilerlemeler yaşam alanları (habitat) ile yaşayan (inhabitant) arasındaki etkileşimselliği mümkün kılmaktadır. Akıllı mekanlar çok yakında ihtiyaç ve tercihlerimize göre tepki vermeye başlayacak. “Gen(H)ome” bu düşünceleri, heyecan verici, oyunumsu ve entelektüel içerikli projelerle gerçekleştiriyor.

 

Greg Lynn/FORM, “Blob Wall”, 2006 (Greg Lynn/FORM ve MAK Center’ın izniyle).

 

Christa Sommerer&Laurent Mignonneau, “Life Writer”, 2006 (Christa Sommerer&Laurent Mignonneau ve MAK Center’ın izniyle).

 

Marcos Novak, “Allo_gen[H]ome”, 2006 (Marcos Novak ve MAK Center’ın izniyle).

 

Projeler

Genetic space (genetik mekan) terimini ilk kez kullanması ve genetik mimarlığın kuramsal temellerini oluşturmasıyla bilinen Karl Chu, “Gen(H)ome Projesi”nde, “Planetary Automata” (gezegensel otomatlar) serisinin bir bölümü olan “ZyZx”i sunuyor. Chu, algoritmalar kullanarak değişken olasılıklar sunan küresel matematiksel kendilikler (entities) -gezegenler- üretiyor. “Her gezegen tek boyutlu hücresel bir automaton’daki bir kural tarafından üretilir. Toplam 256 olası kural ve buna mukabil bir araya gelerek bir monad oluşturan 256 gezegen vardır: Tek boyutlu hücresel “otomatlar” evrenini içeren tüm olası dünyalar toplamının bir özeti.”

 

 

ocean D, “GenLITE”, 2006 (ocean D ve MAK Center’ın izniyle).

 

Philippe Rahm, “Polarized House”, 2006 (Philippe Rahm ve MAK Center’ın izniyle).

 

Genetik araştırma yalnızca fiziksel özellikleri değil, aynı zamanda zihinsel ve psikolojik durumları da değerlendiriyor, insanları bilinçli varlıklar olmanın yanında, dış etkenlerden bilinçdışı etkilenebilen organizmalar olarak görüyor. Spore’dan türetilen “Spoorg” ile Servo, bu kavrama işaret ediyor ve Schindler Evi’nin cam pencere-duvarına sarmaşıkvari spoorg ağı kurarak, organik hücresel uyum sağlayabilme yöntemini uyguluyor. Ağ (network), mekanik ancak “canlı”, ışığa ve harekete duyarlı. Gölgelendirme ve ses sistemi işlevleri bulunan ağ güneş ışığını süzerken, ambient sonic bir çevre oluşturuyor.

 

Greg Lynn/FORM mimarlık ofisi, otomobil, film endüstrisi ve aeronotik’in yöntemlerini kullanarak “egzotik” formlar yaratıyor. Lynn, hem felsefe hem de mimarlık eğitimi almasından dolayı, tasarım ve mimari pratiğin gerçekleri ile spekülatif, teorik ve deneysel olanı bir arada kullanabiliyor. Mimarlıkla doğa arasında continuum bir bölünmezlik ve süreklilik ilişkisi tanımlayarak smoothness kavramını ortaya koyuyor. Lynn’in teorisi, yukarıda-aşağıda (top-down) ya da üstte-altta (bottom-up) yerine, her ölçekte birbiri ardına göz önüne serilen bir iletişimsel sistem olarak karmaşıklığa işaret eden genetik prosedürlerden etkilenmiştir. Bu yaklaşım, değişken ve kendine özgü modüler bir konstrüksiyonu olan “Blob Wall”da görülebilir.

 

Biyoloji, video-art ve performans gibi altyapıları bulunan Christa Sommerer ve Laurent Mignonneau, doğayı bir bilgi arayüzü gibi kullanarak çalışıyorlar. Garip görünümlü “Life Writer”larıyla, insanları kağıt yerine bir projeksiyon ekranı olan eski tip bir daktilo kullanarak bir metin oluşturmaya davet ediyorlar. Metin oluşmaya ve projeksiyon ekranında belirmeye başladığında, yazılı dil bilgisayarlar tarafından genetik kodlara çevriliyor ve bu kodlar da hareket eden, tepki veren ve mutasyona uğrayabilen canlı organizmalara dönüştürülüyor.

 

Weathers-Sean Lally, “Amplification”, 2006 (Sean Lally ve MAK Center’ın izniyle).

 

Open Source Architecture, “Hylomorphic Project”, 2006 (Open Source Architecture ve MAK Center’ın izniyle).

 

Marcos Novak, “Allo” serisinde, nanoteknoloji ve malzeme bilimindeki yeni gelişmeler sayesinde, genom şifrelerinin çözülmesi ve yeniden şifrelenmesi tekniklerini kullanarak hayali kombinasyonlar oluşturuyor. “Allo_gen(H)ome” projesi, mimarlığı inşa etmeyi bırakırsak ve onun yerine mimarlığı geliştirmeye başlarsak ne olacağını araştırıyor. Beynin manyetik rezonans aktivasyonlarının imgelerinden türettiği, hücre benzeri formlardan oluşan hantal yaratıkvari “biçim”ler sunan Novak, çevresel formlar ailesinin en büyük öğesini duvar ve tavanlara iliştiriyor. Bu formlar içindeki tümleşik bilgisayar sistemi ve alıcılar, mekanı canlandıran hoparlör ve projektörleri harekete geçiriyor.

 

Bilişsel tekniklerin yeni materyalizasyon biçimlerine uygulanmasına odaklanan ocean D, Londra, New York ve Boston merkezli bir tasarım grubu işbirliği. 2007’de evsel, ticari ve eğlence ortamlarında kullanılmak üzere piyasaya sürülmesi planlanan etkileşimli aydınlatma elemanı “GenLITE”in prototipinin üretilmesi çalışmaları devam ediyor. “GenLITE”, biçimlenmenin ve büyümenin oldukça özgül örüntülerini oluşturmayı hedefleyen yazılımları gerçekleştiren küçük hacimli bileşenler (hücreler) çokluğunun bir araya gelmesi ve bağlanmasıyla şekilleniyor. Her hücrenin içinde, dinamik renk değişimlerine cevap veren renkli ışıklar konumlandırılmış.

 

“Polarized House”da Philippe Rahm, Schindler Evi’nin bir ucunu pozitif iyonlarla, diğer ucunu da negatif iyonlarla bombalamak için, kiriş üzerine yerleştirilmiş minik iyonlaştırıcılar kullanıyor. Proje, binanın sadece kanatlı ve çarkıfelekvari strüktürünü değil, aynı zamanda iki çift için tasarlanmış bir evin tarihini, onun sonrasında da boşanmış bir çiftin evinin tarihini yansıtarak, sosyal ve psikolojik bağlamı, ortamın fiziksel deneyimiyle bütünleştiriyor.

 

Teksaslı Weathers-Sean Lally ofisi, “Amplifications” adlı, altı adet cam kaplı mikro-klima ortamından oluşan enstalasyonuyla sergiye katıldı. Lally, doğal çevre görüntülerini yeniden düzenleyerek (re-form) ve yeniden temsil ederek (re-present), doğayı genetik modifikasyona uğratıyor. Özerk çalışabilir ve kendi kendini destekleyebilen sistemler oluşturarak bitkilerin evsel alana olan etkilerini araştırırken, bahçe alanının “yükseltilmesi ve manipüle edilmesi” amacına ulaşıyor.

 

Open Source Architecture, Schindler Evi’nin strüktürünü düzenleyen 2 ft uzunluğundaki modüle evrimsel bir olasılıksal (stochastic) algoritma uygulayarak “Hylomorphic Project”ini oluşturuyor. Schindler Evi’nin avlusunu kaplayan üçgensel açık strüktür, “form ve madde, strüktür ve yüzeyin diyaloğu ile olduğu kadar, işlev ve program arasında da etkileşim kurulabilmesi için hazırlanmış” bir yazılımla yaratılmış.

R.M. Schindler’in yaptığı gibi, modüler strüktür, iç ve dış mekan kavramları, mimarlıkla doğa arasında gidip geliyor, birbirine karışıyor.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


65558 - unknown - 38.107.179.240