Hayal
gücünün aydınlattığı ofisler…
Aydınlatma elemanları,
dekorasyonda iç mekânı oluşturan diğer objeler kadar önem taşıyor. Ortam için
gerekli olan aydınlatma fonksiyonunu yerine getirmenin dışında lambalar,
görüntüleriyle de dekorasyonun tamamlayıcı unsurları artık... Aydınlatmanın
işlevsel yönünün yanı sıra bu tamamlayıcı niteliğinden yola çıkan üreticiler
de, ünlü tasarımcıların hayal gücünü ve geliştirilmiş teknik özellikleri
birleştirip ‘farklılık yaratan’ lamba tasarımlarına imza atıyorlar.

İsveçli bir aydınlatma markası
olan Belux, 1970’te Thomas Egloff tarafından, yenilikçi aydınlatma çözümleri ve
farklı aydınlatma konseptleri geliştirmek arzusuyla hayata geçmiş. İç mekan
tasarımında aydınlatmanın hem işlevsel hem de dekoratif açıdan en iyi kullanımına
ulaşmak amacıyla üretim yapan şirketin, 20. yüzyılın önde gelen mimarlarından
Frank O. Gehry ve dünyanın ünlü mimarlık gruplarından biri olan Herzog & de
Meuron ile bu amaca yönelik geliştirip piyasaya sunduğu lambalar hayal gücü,
yaratıcılık ve işlevselliği bir arada sunuyor.
Gerginliğin, stresin, yoğun
temponun yaşandığı günümüz çalışma alanlarında tekdüzelikten sıkılan, farklı,
yenilikçi mekânlar yaratmak isteyenler için dosya başlığımız altında Belux’ün sıradışı
lamba tasarımlarına yer verdik.
Cloud
özgürlüğe çağırıyor...
Cloud (bulut), Frank O. Gehry
tarafından seri üretim için Belux’e tasarlanan ilk lamba. Bir “lamba heykel”
olarak da tanımlayabileceğimiz Cloud, şiirsel ve zengin çağrışımlı görsel dili,
basit yapısı ve birçok uygulamaya imkân tanımasından dolayı da inandırıcı bir
tasarım.

Tek başına bu kreasyonun şiirsel
içeriğini çağrıştıran Cloud ismi tasarımcısına göre, “özgürlük ve eksantriklik
hissini” ifade ediyor. Sarkıt, lambader ve masa üstü pek çok boyut ve modeliyle
farklı kullanım şekilleri sunan lambalar, çok ince, kağıtsı bir görünümlü ve
hacimli bir abajura sahip. Merkezdeki ışık kaynağını gizleyen ve bir bulut
kümesini ya da yumuşak, kocaman bir kar topunu anımsatan lambanın düzensiz,
heykelimsi biçimi, pek çok kıvrım, dalga ve çıkıntıyla belirginleştirilmiş. Cloud’un
yapımı için kullanılan, inceltilmiş polyester tabaka oldukça sert ve lifli bir
kâğıt görüntüsü veriyor. Bu malzeme esnek, ısıya dayanıklı ve kolay
temizlenebilir olduğundan tasarım için ideal bir seçim olmuş. Her abajur beşli,
yedili, onlu ya da on dörtlü parçalarla ve plastik klipslerle sıkıca birbirine
tutturularak çoğaltılabiliyor. 10 cm’lik yığınlar şeklinde sıkıştırılmış
parçalar birleştirildikten sonra kullanıcıların birkaç basit el hareketiyle şekil
verilebilir bir özelliğe de sahip.
Her lamba, aynı yapıdaki birçok lambayla bir araya gelmesinin dışında, tek başına
bir anlam da taşıyor. Bir kısmı yapım aşamasında kazara şekillenen abajurun kıvrımlı
yapısı oluşturulurken, dışa doğru şişirebilir ve içe doğru basılabilir biçimde
değişik şekiller yaratmak fikrinden yola çıkılmış. Böyle yaparak Gehry, kullanıcıların
da lambanın şeklini istedikleri gibi değiştirerek kendilerini bir tasarımcı
gibi hissetmelerini sağlamak istemiş. Her şekilde kullanılabilen Cloud koleksiyonu
sadece oturma odalarında değil, lobilerde, fuayelerde, konferans odalarında da
etkileyici bir görünüm sunuyor. Ayrıca seri üretilen standart ölçülerinin yanında,
Cloud’un modüler yapısı kişiye özel lambalar yaratmaya da olanak tanıyor.
Organik
çizgiler, çok yönlü kullanım: Jingzi
Jingzi silikon lamba,
Jacques Herzog ve Pierre de Meuron tarafından kurulan mimarlık şirketi Herzog
& de Meuron ile Belux’ün ortaklaşa yaptıkları ilk proje. Tasarımında
hayalperest dizaynları olan yaratıcı bir takım ile teknik kapasitesi yüksek ve
dikkatli olan bir şirketin işbirliğinin meyvesi olan Jingzi, kendine has tarzı
olan objeleri yan yana getiriyor.

Jingzi’nin temel karakteristiği,
organik dizayna sahip olması. Belux ve Herzog & de Meuron, Jingzi’nin seri
üretiminde bazı geliştirme ve özel üretimler gerçekleştirme gereği duymuşlar.
Kendine has silikonuyla seri olarak üretilen bu özel ürünün dışına baktığımızda,
ince gövdeli opak silikon boru ile genişletilmiş kafası göze çarpan özellikleri
olarak öne çıkıyor. Teknik bileşenlerine baktığımızda ise, ışık ve montajın
tamamen gizli olduğunu görebiliyoruz. Silikonun elastik oluşu lambanın kendi
biçimini korumasını sağlarken ayakta duran ve sarkıt versiyonları da olan
Jingzi, çok yönlü kullanımıyla öne çıkıyor.
Ayakta duran Jingzi herhangi bir odada tek başına yeterli olabileceği gibi
tercihe göre tek veya çift lambalı olarak da kullanılabilir. Her iki versiyonda
da silikon boruya sıkıca basıldığında ışığın yanıp sönmesi sağlanabiliyor.
Sarkıt lambanın uzunluğu kişisel olarak ayarlanabiliyor. Silikon boruyu
montajlarken ihtiyaca göre kısaltabileceğiniz ürün ayrıca kaynaksız tavan başlığına
da sahip. İlk lamba örneği küçük çapta el yapımı bir prototip olarak üretilen
Jingzi, ofisler, kafeler gibi günlük yaşamın bir çok alanında farklılık
yaratmak isteyenler için güzel bir alternatif oluşturuyor.