Görün,
hissedin ve esinlenin!
Almanya’nın Frankfurt
kentinde 23-27 Ocak 2008 tarihleri arasında düzenlenecek olan Ofis ve Kâğıt
Ürünleri Dünyası Fuarı Paperworld 2007’de ziyaretçiler, ürün grupları içinde
tanıtılan tüm ofis malzemelerini duyularıyla deneyimleyecek.

Yaklaşan "Paperworld
Trend Show" öncelikle duyular için bir şenlik... Paperworld sadece kendi
alanında en önemli kabul edilen bir fuarda tüm ürünlerin boy gösterdiği bir
etkinlik olarak kabul görmüyor; aynı zamanda belirlenecek "moda"
renklerin, biçimlerin ve malzemelerin de kendilerini dikte ettiği açık bir
"bildirge" sayılıyor.
Uluslararası alanda tanınmış tasarımcı ve trend araştırmacısı Gunnar Frank'ın
yarattığı konsept, "trend show"un bu yılki temelini oluşturuyor.
Frank, 2008/2009 için üç temel stildeki "trend"i belirliyor: Erkeksi
(Masculine), Kadınsı (Feminine) ve Çocuksu (Kiddy)...
Gruplar kendi içlerinde de; ilk ikisi için "Klasik-Modern", üçüncüsü
için ise "Oğlan-Kız" olarak tanımlanabilecek kategorilerle ikiye ayrılıyor.
"Erkeksi" koleksiyonun
"modern" yorumu için cilalanmış paslanmaz çelik, alüminyum, kauçuk
ve taklitleri ile işlenmiş derinin bir araya getirilmesinden oluşmuş ofis
araçları öne çıkıyor.

"Erkeksi" Net
tasarım dili ve sıcak renkler
Sıcak, doğal ve toprak renkleri "Erkeksi" olarak adlandırılan
koleksiyonun ayırt edici renkleri... Koleksiyonun "Klasik" olarak
adlandırılan bölümünde başrolü düz zeminler, şeritler ve ekose desenler
birlikte oynuyor. Bu tarz, ustalıkla işlenmiş sunî ya da işlenmiş derinin,
taklit bakalit yüzeylerin, altın ya da pirinç kırpıntıların ve yün tekstil
ürünlerinin el ustalığı ile bir araya getirildikleri bir lüks ürünler
koleksiyonunu kombine ediyor.
"Erkeksi" koleksiyonun "modern" yorumu için ise,
cilalanmış paslanmaz çelik, alüminyum, kauçuk ve taklitleri ile işlenmiş
derinin bir araya getirilmesinden oluşmuş ofis araçları öne itiliyor.
Buralarda yamalı ve puantiyeli desenlerle dönüşümlü olsalar da ağırlıklı
olarak geometrik tasarımlar egemen. Ama onlar da genellikle pürist bir çizgide
tutunuyor ya da bilinçli olarak özel vurgularla süsleniyorlar. Üç-boyutlu
malzemeler ve kadife görünümlü şeritler de ekstra dokusal etkiler
yaratabiliyor.

"Kadınsı" Duyusal
ve detaylarda zengin
"Feminine" serisi yumuşak ve pastel suluboya renkleri kullanıyor."Klasik"i
simgeleyen mazinin figür ve unsurları geçmiş zamanların büyüsünü açığa çıkarırken
bugüne de yeni bir olası yaşam yaratıyorlar. Biraz genç işi fotoğraf albümleri
ve resimlenebilir not defteri türü ürünler genellikle -hala- çiçekli kenar
süsleri ile dekore ediliyor. Genellikle pamuk ya da keten iplikleriyle örülü
olmaları ile kırılgan ve el-işi “Kadınsı” konsepti ile tam olarak örtüşüyor.
Kadife görünümlü deri, taklit yarı-değerli taşlar ya da fildişi ve daha az
parlak yüzeyler bu tarza damgasını vuran diğer ayırıcı özellikler.
Öte yandan tarzın "modern" tarafına damgasını vuran ise göz alıcı,
romantik çekiciliği ile öne çıkan parlak görünümlü, hatta yanar-döner
malzemeler. Sedef uçlu kalemler ve parlak işli çantalar başta gelen örnekler.
Aradığını aradığın yerde anında bulmak üzere tasarlanmış şık iş fihristleri, şeritli
zarflar, aslında mat ve değersiz olsa da parlak inci tasarım kolyeler kadının
çalışma hayatında bir bahar ve coşku havası yaratabiliyor.
Gunnar Frank'ın üçüncü düş
dünyası ise "Kiddy" (Çocuksu) olarak niteleniyor...
"Kiddy"nin ana tarzı doğal olarak; sert, koyu, yoğun renkler...

"Çocuksu" Deneyim
ve hayal
Gunnar Frank'ın üçüncü düş dünyası ise "Kiddy" (Çocuksu) olarak
niteleniyor... "Kiddy"nin ana tarzı doğal olarak; sert, koyu, yoğun
renkler...
Frank burada da daha önceki kategorilerinde olduğu gibi bir ayrıma gidiyor ve
"trend"lerini "Oğlan" ve "Kız" olarak ayırıyor...
Oğlan çocuğu yüz yüze geldiği ürünleri macera ve deneyimler temelinde ayrıştırıyor.
Ürünleri dinozorlara, sihirbazlara, sporculara, mucize adamlara, roketlere,
uçaklara; yani ağırlıklı olarak kendi gerçeğinde olmayan varlıklara bağlıyor;
ödev defterlerini büyüdükçe azaltsa da bunlarla süslüyor. Özetlersek, aslında
1950'lerin "yeni başlamış" öğrenme ve "kahraman olma" büyüsü
belirleyici oluyor. Buna karşın; 60'ların romantizminin etkisi altında kalmış
"Kız Çocuğu" hala kız ve hala "çiçek-böcek" sevimliliğinde...
Gunnar Frank de o nedenle kız çocuğu kreasyonunu yaratırken daha az zorlanmış
gibi...