Teknoloji
ile akıllanan sistemler; Yarının mekanları

Güvenlikten enerjiye, havalandırmadan aydınlatmaya, ses
sisteminden otopark kullanımına… Bugünkü teknoloji, kontrolü artık tek bir tuşla
gerçekleştirebiliyor ve konfor sunuyor. Geleceğin teknolojisinin mekanlara nasıl
bir konfor sunacağını bugünden tahmin etmek ise oldukça zor...
Dördüncü altyapı unsuru; Veri ağları

Su, elektrik ve yakıttan sonra dördüncü bir altyapı
unsuru olarak Veri Ağları karşımıza çıkıyor. Daha fazla tercih edilen görünmez
teknolojileri hayata geçirmenin başında ise yine altyapıların bu teknolojilere
göre yapılması yer alıyor.
İnternet teknolojileri ve çözümleri alanında önde gelen
isimlerden olan Cisco, iş merkezlerini, büyük siteleri ve otelleri yarının
teknolojilerine bugünden hazırlayan Akıllı Bina ve Mekan kavramını geliştiren
firmalardan biri. Bu kavram ile hem binaların teknoloji yatırımları kontrol
altına alınabiliyor hem de işletme maliyetleri çok daha düşük seviyelerde
tutulabiliyor.
Ağ altyapıları; bina sahiplerine ve işletmecilere yeni iş
modelleri ve ek kazanç alanları yaratma konusunda yardımcı olurken, daha
verimli çalışma alanları da yaratıyor. Binalarda yaşayan ve çalışanlar için ise
daha sağlıklı ve güvenli mekanlar sağlıyor. Ayrıca ağ altyapı teknolojilerinin
yapı ve turizm sektörüne sağladığı çözümler, binaların ömrü boyunca ilk yatırım
maliyeti ve işletim masraflarında önemli azalmalar getiriyor.
Cisco akıllı ağ altyapı çözümleriyle yaşam alanındaki
otomasyon sistemleri ağ üzerinde bir araya gelerek yaşayan bir organizmaya
dönüşüyor. Böylelikle binanın içindeki her sistemin birlikte çalışması
sağlanarak akıllı çalışma ortamı oluşturuluyor. Tek bir ağ üzerinde toplanan
otomasyon sistemleri; bilgiye anında erişim imkanı, güvenlik ve enerji
tasarrufu sağlıyor.
Bu sistem; herhangi bir bina veya yerleşkede ses, veri ve
video çözümlerinin standart IP bazlı bir ağ platformu üzerinde entegrasyonunun
yanı sıra bina otomasyon sistemlerinin de böyle bir ortama uçtan uca eklenmesi
olarak özetleniyor.
Akıllı Binalar yaklaşımı, birbiri ardına temeli atılan; iş
merkezleri, kuleler, fabrikalar, otel ve yaşam alanı inşaatlarının olduğu
günümüz Türkiye’sinde kaçınılmaz bir zorunluluk artık.
Bugün inşa edilen oteller, iş merkezleri veya sitelerin
işletilmesi ve yönetilmesi için ihtiyaç duyulan otomasyon sistemleri ve ağ
altyapılarının boyutu, bir fabrikanın ihtiyaç duyacağı sistemlerden farksız ve
hatta çoğu zaman daha da karmaşık ve büyük boyutlarda. Bunun sonucunda
operasyonu karmaşık, yüksek kurulum, entegrasyon ve işletim masrafları ve
sınırlı otomasyon fonksiyonları ile karşı karşıya kalınıyor. Cisco Connected
Real Estate, açık standart IP (Internet Protocol) ile farklı ağları tek bir ağ
üzerine alarak tüm bina ve IT sistemlerini birleştiriyor. İletişim (ses,
görüntü ve data) için tek bir IP ağı ve bina sistemleri (havalandırma,
aydınlatma, enerji, güvenlik, video izleme ve erişim) birleştirildiğinde bina
değer zincirinde göz ardı edilemeyecek bir fırsat ortaya çıkıyor. İnternet
ağının, binanın yaşam döngüsüne olabilecek en erken dönemde eklenmesi, binanın
ömrü boyunca kapital ve işletim masraflarında önemli bir azalma yaratıyor.
IP temelli bilgi ağları ve bina sistemlerinin
birleştirilmesinden ortaya çıkan “akıllı binalar” bina değer zincirinde yeni
fırsatların kapılarını açıyor.
• Gelişen teknoloji için ek yatırım masraflarını minimuma
indirir.
• Yeni teknolojilerin kolayca hayata geçirilmesine olanak
tanır.
• Bina içindeki tüm birimlerin haberleşmesini sağlar.
• Güvenlik kamerası, telefon, veri hatları hep beraber çalışır.
• Camların arkasında bir kafeste değil, tüm dünyaya bağlı
bir mekanda yaşanır.


• Binanın yaşam süresi içerisinde inşa ve işletim
masraflarını düşürüyor.
• Bina sahiplerine ve işletmecilerine yeni gelir kaynakları
ya da iş modelleri geliştirme fırsatı veriyor.
• Sağladığı ölçeklenebilir işbirliği, hareketlilik ve mobil
bağlantı araçları ile daha üretken ve esnek bir çalışma ortamı yaratıyor.
• Binayı kullananlar için daha sağlıklı ve güvenli bir ortam
sağlıyor.
