Türkiye
globalleşmede önemli bir oyuncu
Üretim teknolojisi ve kapasitesi ile yükselişine devam eden ofis mobilya
sektörü özgün tasarımları ile artık uluslararası piyasada da kendine yer
ediniyor. Sektörün yarını için çok daha umutlu olduğunu ifade eden Alparda
Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Alparda, sektöre yönelik sorularımızı yanıtlarken
8–12 Eylül 2007, tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilecek
olan fuardan beklentilerini de bizimle paylaştı.
1
Ofis mobilyası sektörünü
genel olarak değerlendirebilir misiniz? Bugün sektör nasıl bir durumda ve
Türkiye uluslararası platformda nasıl bir konumda?
Türkiye’deki diğer sektörler arasında
üretim teknolojisi ve kapasite açısından yükselişini devam ettiren ofis
mobilyası sektörü, A+ müşteri profiline kadar tüm piyasa gereksinmelerini
eksiksiz bir şekilde, ithalata gereksinim duymadan karşılayacak bir noktaya
geldi. Bu da sektörün övünç duyacağı bir durumdur.
Türkiye’nin AB ile imzaladığı gümrük protokolünden sonra birçok yabancı ofis
mobilyası firması Türkiye’ye gelerek piyasadan pay aldı ve sektörümüzü zorladı.
Bu süreçte tanınmış birçok yerli firma da piyasadan çekilmek zorunda kaldı.
Global rekabete girmekten çekinmeyen firmalar ise teknolojilerini, tasarım çalışmalarını
güçlendirerek ihracatlarını kuvvetlendirdiler ve uluslararası piyasada yer
edindiler.
2
Sektörü tasarım açısından
nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de tasarıma verilen önemi yeterli buluyor
musunuz? Bu konuda neler yapılması gerekiyor?
İhracat çalışması olmayan firmalar,
iç piyasa için maalesef tasarım yatırımı yapmıyorlar. Çünkü iç piyasadaki müşterinin
büyük bir kısmı; en düşük fiyat kriterini ilk sıraya alıyor ve özgün tasarım
ürünlerinin değeri ve firmalarına sağlayacağı katkıları önemsemiyor. Bu nedenle
de bütçe ayırmıyor. Kurum kimliklerine uygun özgün tasarım ürünü arayan müşteriler
için ise kurumlaşmış, uluslararası çalışan, atılım içinde olan firmaların sayısı
oldukça az.
3
Sektörün içinde bulunduğu
çıkmazları var mı? Yaşanan sorunlar ve çözüm önerileriniz nedir?
İş dünyası daima sorunlar içinde yaşamını
devam ettirmek zorundadır. Dünyada her şey çok çabuk değişiyor ve çok çabuk
kendini yeniliyor. İş yaşamına Çin ve Hindistan gibi oyuncular girdi. Bu
ülkelerin devlet ve millet olarak hedefleri üretim ve ihracat olduğu için kur
dahil, tüm ekonomik enstrümanları kendi üreticilerinin lehinde kullanıyorlar.
Türkiye’de ise ithalatı ve yabancı markaların çalışmasını cazip hale getiren
uygulamalar yapılıyor. Türk lirasının değerinin artması, sektörümüzde ihracatı
zorlayan ve karsız çalışmamıza sebep olan bir faktör olarak görülüyor.
Alparda sektörde isim
yapan bir marka. Bugün bulunduğunuz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Alparda 1992 yılından bugüne özgün
tasarım mobilya üretimi ile öncü bir firma olarak ayrıcalık kazandı.
Kuruluşumuzun 40. yılı olan 2007 yılında, ünlü tasarımcı Aziz Sarıyer ile
birlikte bir koleksiyon hazırladık ve bu değerli koleksiyon Avrupa’daki
fuarlarda başarı ile sergilendi. Türkiye’nin Gümrük Birliği ile entegre olduğu
Avrupa pazarında başarılı olması için kendi özgün, çağdaş ve ilerici mobilyalarını
üretmesi zorunludur. Alparda bu konuda üstüne düşen görevi başarı ile yerine
getiriyor. İspanya, İngiltere ve İsviçre ile başarılı ihracat bağlantıları
kurmuş durumdayız.
4
2007 ilk yarısı dikkate alındığında
sektör ve Alparda için nasıl bir yıldı?
2007 yılı Alparda açısından oldukça
iyi geçti. İhracat konusunda planladığı hedeflere ulaşarak iyi bir başarı elde
etti. Türkiye’de iç piyasayı siyasi gündem yönlendirdiği için belirsizlikler
hala yaşanıyor. Senenin başında Cumhurbaşkanlığı seçimi beklentisi, genel
seçimler; bugünlerde ise yeni hükümetin kurulması ve Cumhurbaşkanlığı seçimi
beklentileri 2007 yılı sonuna kadar sanayiciyi olumsuz yönde etkiledi ve
etkilemeye de devam ediyor.
Alparda’nın 2008’e yönelik
hedefleri nelerdir?
Alparda önümüzdeki yılda, Aziz Sarıyer
ile hazırlamakta olduğu 2008 ofis mobilyaları koleksiyonunu Avrupa ve
Türkiye’deki önemli fuarlarda tanıtacak. 2008 yılı hazırlıkları çerçevesinde,
8–12 Eylül 2007 tarihinde gerçekleşecek olan Tüyap Mobilya fuarında yer alarak
çalışmalarını tasarım meraklılarına sunacak.
Uluslararası İstanbul
Mobilya Fuarı’nın sektör açısından önemi konusunda ne söylemek istersiniz?
Yurtdışına açılım noktasında fuar üzerine düşen misyonu yerine getiriyor mu?
Bu fuar Türkiye’de başta gelen ve
ofis mobilya sektörünü temsil eden önemli bir fuar. Böyle bir fuarın gelişmesi
ve gelenekselleşmesi açısından, Alparda her sene bu fuara katılmayı bir görev
biliyor.
Türkiye’nin dünyada, üretim ekonomisinde sesini yükseltmesi ve etkili olması doğal
karşılanıyor artık. Globalleşmede önemli bir oyuncu olmayı hedefleyen
Türkiye’nin, ofis mobilyaları sektöründe de dünya ölçeğinde değerli ve üstün
firmaları ile daha da başarılı olması hakkıdır. Uluslararası fuarcılık açısından
bu fuar giderek Avrupa ve dünyada ilgi görmeli ve bu hedef için programını geliştirmelidir
diye düşünüyorum.
5
Siz bu yıl fuara hangi
yeniliklerle katılıyorsunuz ve fuar sonrası için beklentileriniz nelerdir? 2008
için ne öngörüyorsunuz?
Alparda bu yıl fuarda; Aziz Sarıyer’in
Arc, Bow, Oval, Moon ve One adlı ürünlerini sergileyecek. Aziz Sarıyer tasarımları
yanında, Alparda Design’ın ürettiği Diamond, Osaka ve Defne Koz’un Mile tasarımı
ile sergiye katılacak.
Alparda tasarım ürünlerini, fuarlar aracılığı ile çok değişik özellik ve
görüşteki izleyicilerin eleştirisine sunmak için sergiler. Geniş düşünce ve
görüş yelpazesi oluşturan izleyicilerin değerlendirmeleri Alparda’nın üretim
planlarını gözden geçirmesi için bir fırsattır. Bu nedenle olumlu beklentiler
içindeyiz. Sanayici ümitsiz yaşayamaz, tabii ki 2008 yılının insanlığın gelişmesine
koşul olarak daha iyi olacağına inanıyorum.
Tasarımını Aziz Sarıyer’in
yapmış olduğu 2007 Alparda koleksiyonundan Arc Masa
Tasarımını Aziz Sarıyer’in yapmış olduğu 2007 Alparda koleksiyonundan Oval
Koltuk
Tasarımını Aziz Sarıyer’in yapmış olduğu 2007 Alparda koleksiyonundan Bow
Kanepe
Defne Koz tarafından tasarlanan Mile koleksiyonundan bir çalışma
Tasarımını Aziz Sarıyer’in yapmış olduğu 2007 Alparda koleksiyonundan Moon Masa