İosa
Ghini imzalı “Aero Caffè”
Mobilitenin iş dünyasında öne çıkan değerlerden biri
olmasıyla havaalanları da giderek önem kazanıyor. Havaalanındaki atıştırma
alanları, modern seyyahlar için uçuş öncesi ve ya uçuş arası zamanların
“vazgeçilmez”lerinden.

“Çoğulluktaki bütünlük, ‘kaos’taki kozmos”, sınırların
ortadan kaldırıldığı toplanma mekanlarını ifade ediyor. Sınırları olmayan bu
mekanların tasarımı, sürekli hareket halinde olan modern seyyahların yeme-içme
ihtiyaçlarını da karşılamak zorunda. Düşüncelerin özgürce aktığı, sıcak ancak
yalın mekanlarla uyarılan, beslenen bu nokta, fikir ve yeniliklerin bir buluşma
noktası...
Sosyalleşmeyi, rastlantısal karşılaşmaları teşvik ederken,
bireyselliği öne çıkaran mekanlar. Havaalanlarındaki kafeler, bunlardan. Bu
sayıda “Aero Caffè” projesiyle Massimo İosa Ghini konuk oluyor sayfalarımıza.
Massimo İosa Ghini, akıcı ve dinamik bir çizgiye sahip
çalışmalarıyla öne çıkıyor. Kariyerine karikatür çizerek başlayan Ghini, bu
ifadesel sanatı 1930’lu yıllarda Afrika’da casusluk yapan “Capitano Eduardo
Alberto Sillavengo’nun Maceraları” gibi karakter ve hikayeler yaratmakta ustaca
kullanmıştı.
Tasarımcı Ghini tarafından tasarlanan ilk objeler, iki
boyutlu kağıt gerçekliğinden fırlayıp dünyamızın üç boyutlu sakinlerine
dönüşmüş görünseler de, İosa Ghini’nin hayal dünyasını çizimler aracılığıyla
gerçeğe dönüştürmesini ifade eden başarılı tasarımlar oldukları yadsınamazdı.
Bir grup genç mimarla birlikte 80’li yılların ortasında
kurmuş olduğu Bolidismo akımı aracılığıyla Raymond Loewy’i hatırlatan, ancak
dönemin tarzına uygun hızlı, mobil ve akışkan bir çizgi yarattı Ghini…
Hız duygusu uyandıran dinamik bir çizgi, Massimo Iosa
Ghini'nin endüstriyel ürün tasarımlarının yanı sıra, sahne dekoru, fuar standı,
mağaza ve galerileri de içine alan tüm projelerine hakim olan ortak bir
özellik. Tüm endüstriyel tasarım ürünlerinin ortak bir dili paylaştığı
tasarımcı-mimarın özellikle iç mekan tasarımlarında fantastik dünyasını ifade
eden belirgin bir yetenek öne çıkar.


Yenilikçi biçim arayışı
Massimo Iosa Ghini Floransa ve Milano Politeknik’te yaptığı
çalışmaların ardından mimarlık eğitimi aldı. 1982 yılında lisans eğitimini
sürdürürken İtalya’da Alter Linus, Frigidaire, ve Vanity; A.B.D.’de Heavy Metal
ve Japonya’da Fashion News dergilerinde yayınlanan karikatürlerini çizmeye
başlamıştı.
1985 yılında tiyatro dekoru, kostüm tasarımının yanı sıra
kültürel programlar için videolar hazırlayan RAI için çalışmaya başlayan
Ghini’nin Memphis Group’la çalışması, Bolidismo akımını kurduğu 1986’ya
tarihlenir.
Tasarımın avangard dünyasına katılışıyla birlikte Iosa
Ghini'nin yenilikçi biçim arayışı belirginleşmeye başladı. Moroso firması için
tasarladığı Dinamic isimli tasarımda bu arayışın izlerini bulmak mümkün.
1980li yıllarda Piaggio, Fiorucci, Renault, Ferrari,
Maserati, Aprilia, Omnitel, Superga and Infostrada için iç mekan tasarım ve
sergileme alanı projeleri gerçekleştirmeye başlayan Ghini’nin yenilikçi,
tutkulu ve yaratıcı çizgisine özellikle Ferrari, Maserati, Superga ve Omnitel’in
tüm ofis ve satış noktalarında yaygın olarak rastlamak mümkün.
Endüstriyel ürün tasarımı alanında ise, Cassina, Fiam, Flou,
Giemmegi Cucine, Mandarina Duck, Moroso, Poltrona Frau, ve Twergy by Alessi
gibi dünyaca ünlü İtalyan markaların yanı sıra, Alfi, Ritzenhoff, WMF,
Yamagiwa, Hasashi Glas, ve Silhouette Modelbrillen gibi yabancı firmalarla da
çalışan Masimo Iosa Ghini, Milan Polytechnic, the Domus Academy, the University
of Rome, La Sapienza’nın da içinde bulunduğu üniversitelerde konferanslar
veriyor.