“İhracat
çıtamızı yükseltiyoruz”
Ofisit firmasının İhracat ve Marmara Bölge Sorumlusu
Halil Yaşar’la Ofisit’in sektördeki konumu, misyonu ve hedeflerinin yanı sıra,
sektörün güncel durumu üzerine konuştuk.

Ofisit’i kısaca tanıyabilir miyiz?
1995 yılında Sayın Mustafa Dindarol yönetiminde ticari
hayatına başlayan Ofisit, kısa zamanda pazarda kendisine haklı olarak iyi bir
yer edinmiş olan bir isim. Kısa bir zamanda pazarda en büyük ürün portföyüne
sahip üretici firma olan Ofisit, en büyük yatırımını insandan yana kullanıyor
ve insana verdiği değerle öne çıkıyor. Şirketimizin başarısı günümüzde en temel
rekabet faktörü olan kaliteye dayanıyor. Ofisit için ürün kalitesi, ürünün
tasarımıyla başlar, üretimin tüm aşamalarından müşterinin kullanımı süresince devam
eder.

Ofisit’i sektörde nasıl konumlandırıyorsunuz? Hangi
ülkelere ihracatınız var? 2006 yılı sonu ihracat hedefiniz nedir?
Ofisit geçmişinden aldığı kuvvet ve edindiği tecrübelerle
bugün ofis mobilyası sektöründe üretici olarak yer alan firmalardan biridir.
Ürün gamımız bugün hem Uzakdoğu ürünleri hem de Batı’nın ürünleri ile
kıyaslanabilecek kadar geniş ve farklı fiyat kategorilerindedir. Bu sebeple
Ofisit sektörde aranan bir marka olmayı başarmış durumda. Bunu sadece
sağladığımız teknik servis veya sahip olduğumuz belgelerle ilişkilendirmek
yanlış olur. Bu başarı öncelikle kalite anlayışımız ve müşteri memnuniyetine
verdiğimiz öneme dayanıyor. Şu anda bazı AB ülkeleri ve komşularımıza ihracat
yapmaktayız. Gelecek planlarımızda ise ABD, Rusya ve Çin var. 2006 yılı sonu
hedefimiz ise 1 milyon Euro’yu aşmak.
Yıllık üretim hacminiz nedir? Koleksiyonlarınızı yenileme
kararlarınızı nasıl alıyorsunuz? Yeni koleksiyonunuz ne zaman piyasada olacak?
Yıllık üretim hacmimiz yaklaşık olarak 200.000 adet/yıl ve
bunu her yıl reel olarak % 20 arttırmayı hedeflemekteyiz. Koleksiyonlarımızı
mevcut piyasadan gelen talepler doğrultusunda hazırlıyoruz. Yine de her zaman
için yedekte tuttuğumuz, ses getirecek olan ürünlerimiz mevcut. Bu bizim
pazarlama stratejilerimiz arasında en önde gelen unsurlardan biri. Taklit
ürünlere de değinmek istiyorum. Piyasada taklit ürünler oldukça yaygın. Bizim
de bu konuda bazı firmalarla yasal yollar ile mücadelemiz sürüyor. Bir ürünün
ortaya çıkması bazen bir yıl bazen daha da fazla zaman alabiliyor ve bunun için
taklitçiler şunu hep hatırlamalı: “Taklitler aslını yaşatır.”
Yeni koleksiyonunuz ne zaman piyasada olacak?
Yeni koleksiyonumuzun tanıtımı yaklaşık bir ay içinde
yapılacak. Bu arada koltuk üreticisi yabancı bir firma ile Türkiye’de pazara
çok farklı bir ürün ile daha gireceğiz.
Sektördeki haksız rekabet sorununa da değinir misiniz?
Çok iyi bir noktaya değindiğiniz için teşekkür ederim.
Sektörümüzün kanayan yarası budur. Merdivenaltı olarak tabir ettiğimiz üretim
var piyasada. Tabii ucuz olduğu için alıcısı da var bu ürünlerin. Ancak
bilinmelidir ki, piyasadaki üretim maliyetleri söz konusuyken, kaliteden ödün
vermeksizin herhangi bir ürün ortaya koymak mümkün değildir. Tüketicinin bu
konuda bilinçlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bilinçli bir tüketicinin kendine
yönlendireceği sorular şunlar olmalıdır öncelikle: Aldığım ürünün kalitesinden
emin miyim? Ürünün plastik aksamının geri dönüşüm malzemesi olarak
kullanılmadığını biliyor muyum? Evimde ya da ofisimde kullanacağım bu ürün
kanserojen maddeler taşıyor olabilir mi?
Yeni koleksiyonumuzun yaklaşık bir ay içinde tanıtımı
yapılacak. Bu arada koltuk imal eden yabancı bir firma ile Türkiye’de pazara
çok farklı bir ürün ile daha damga vuracağız. Öyle bir koltuk hayal edin ki, koltuk
tüm gün sizinle birlikte hareket ediyor, sanki vücudunuzun bir parçası ve
dinamik oturmaya teşvik edip, sağlıklı kararlar almanızı sağlıyor.
