26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

“Marka her zaman satandır”

 

Sektördeki birikimini mesleki tecrübesiyle buluşturarak Avi Mobilya’yı kuran Avni Selçuk, yurt dışından getirdiği markalara her gün bir yenisini ekliyor. Mimarların uğrak noktası olan Avi, Fulya’daki mağazasında faaliyetini sürdürüyor.

 

 

Avni  Bey, sizi ve Avi’yi kısaca tanıyabilir miyiz? Avi’nin faaliyet alanları hakkında bilgi alabilir miyiz?

Mimar Sinan Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nden mezun oldum. Sektörün dışına pek çıkmadım ve uzun yıllar iç mimarlık yaptım. Sonrasında İtalya’daki ürünler dikkatimi çekmeye başladı. 1984-85 yıllarında çok sevdiğim bir akrabamla bu konu üzerinde çalışmaya başladım. 85’den 95’e kadar ATU Dekorasyon ve Uygulama firmasında bilfiil çalıştım. Bu süre içinde bir çok yeni ürünle tanıştım. Özellikle mimari gruplarla daha çok iş yaptığımız için, yeni yeni ürünler tanıyıp onlara sunmak gibi bir sorumluluğumuz oluştu zamanla. Bu sorumluluk bizi daha modern, daha yeni, daha işlevsel bazı ürünlere, komponentlere itti. 94-95 yıllarında ATU’dan ayrıldım ve ablamla beraber kendi işimizi kurduk. Avi böyle doğdu. Aşağı yukarı 5-6 yıl boyunca sadece ithal ürünlerle, özellikle VIP alanları için tasarlanan ürünler ve tamamlayıcı aksesuar gruplarıyla ilgilendik. Daha sonra projelere girmeye başladık.

 

 

Hedef kitlenizi hangi tüketici grupları oluşturuyor? Ürün gruplarınızı bu hedef kitle mi belirliyor?

Müşteri kitlemizin % 90’ını mimari gruplar ve yine kendi çevremizden olan mimar arkadaşlarımız oluşturuyor. Dolayısıyla mimarların, iç mimarların isteklerinin, beklentilerinin yönünde bir ürün yelpazesi oluşturduk. Tahmin edersiniz ki, kriz dönemleri bir takım bedelleri azaltma zorunluluğu getirdi. Dolayısıyla stok maliyetlerini düşürme yoluna gittik.  Bu da bizim genişleme dağarcığımızı daralttı. 2001-2002’den sonraki dönemlerden bahsediyorum. Daha sonra kriz sonrası yapılanma dönemi geldi. O dönemde bütün o tasarımlarda gördüğünüz eksik olan ve ya kombine edebileceğiniz bazı çizgileri ekleyerek ya da  birleştirerek kendi ürünlerimizi oluşturmaya çalıştık. Yine fazla aşırıya kaçmadan, bir takım detayları değiştirerek 8-10 modelden oluşan koleksiyonlar olarak ürettik. Dolayısıyla alt yapısı sağlam oldu.

 

Avi’nin kurulduğu günden bu yana geçen süre içinde tüketici beklenti ve taleplerinde neler değişti? Temsilciliğini yaptığınız firmaların ürün çeşitliliği değişen çizgiyi yakalıyor mu?

Müşteri beklentileri pek değişmedi. Herkes kendisi için en iyisini, en kalitelisini istiyor. İş satıcıda bitiyor. Satıcı eğer hakimse olaya, sorulan sorulara akıllıca cevaplar veriyorsa, malzemeyi iyi tanıyorsa, zaten müşteri A dediği zaman ne istediğini biliyor. Onu bildiği zaman, bilgi dağarcığı da genişse eğer, çözülemeyecek bir şey yok.

Firmaların ürün çeşitliliği eskiden beklentileri karşılıyordu. Ama benim düşünceme göre şimdi karşılamıyor. Daralma var. “Hi-tec” ürün gruplarını saymazsak, ürünlerin bir alt gruplarındaki tasarımlar artık birbirine çok yakın olmaya başladı. Ve çok ucuz materyaller kullanılır oldu. Bir de tabii Çin faktörü var. Çin faktörüyle savaşabilmek için bu ürünlerin birim maliyetinin çok daha ucuza gelmesi gerekiyor.

 

Neden marka?

Marka ürünleri getirmeyi tercih ediyorum çünkü satan şey dünyada hep aynıdır. Marka satar. Hitap ettiğimiz kesim marka almak zorunda olduğunu hissettiğimiz kesim. Ama en üst markalara giremiyoruz. Çünkü şu andaki alt yapımla onlarla olması gereken servisi verebileceğime inanmıyorum. Şimdilik tek başıma ya da en az sorun teşkil edebilecek kişi sayısıyla çalışmak istiyorum. Tabii bu da benim her şeyi düşünmeme ve çok yorulmama neden oluyor.

 

Avi olarak yakın vadeli hedefleriniz nelerdir?

Tabi ki hedeflerim var. Tek başıma kaldırabileceğim yükün sınırlarına geldiğimi hissettiğim anda, yükün bir kısmını almaları için yakın çevremle konsültasyon yapmayı düşünüyorum. Grup o zaman daha da büyüyebiliyor. Ben A’yı profesyonelce bilip uygularken, onlar B ve C’nin uzmanlığına hakim olarak, ABC’yi bitirmiş olacağız böylece. O zaman sadece 1. ve 2. katta kalmayıp 15. kata kadar çıkabiliriz çünkü. 15. kata çıkmayı istiyorum çünkü 15. katın manzarası güzel! Oraya çıkabilmeyi başardığım zaman sanıyorum, bir iş adamı olarak bu işi, hobilerime devam ederek yapabileceğim bir düzeye getireceğim.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


65066 - unknown - 38.107.179.237