“Marka
her zaman satandır”
Sektördeki birikimini mesleki tecrübesiyle buluşturarak
Avi Mobilya’yı kuran Avni Selçuk, yurt dışından getirdiği markalara her gün bir
yenisini ekliyor. Mimarların uğrak noktası olan Avi, Fulya’daki mağazasında
faaliyetini sürdürüyor.

Avni Bey, sizi ve Avi’yi kısaca tanıyabilir miyiz?
Avi’nin faaliyet alanları hakkında bilgi alabilir miyiz?
Mimar Sinan Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı
Bölümü’nden mezun oldum. Sektörün dışına pek çıkmadım ve uzun yıllar iç
mimarlık yaptım. Sonrasında İtalya’daki ürünler dikkatimi çekmeye başladı.
1984-85 yıllarında çok sevdiğim bir akrabamla bu konu üzerinde çalışmaya
başladım. 85’den 95’e kadar ATU Dekorasyon ve Uygulama firmasında bilfiil
çalıştım. Bu süre içinde bir çok yeni ürünle tanıştım. Özellikle mimari
gruplarla daha çok iş yaptığımız için, yeni yeni ürünler tanıyıp onlara sunmak
gibi bir sorumluluğumuz oluştu zamanla. Bu sorumluluk bizi daha modern, daha
yeni, daha işlevsel bazı ürünlere, komponentlere itti. 94-95 yıllarında ATU’dan
ayrıldım ve ablamla beraber kendi işimizi kurduk. Avi böyle doğdu. Aşağı yukarı
5-6 yıl boyunca sadece ithal ürünlerle, özellikle VIP alanları için tasarlanan
ürünler ve tamamlayıcı aksesuar gruplarıyla ilgilendik. Daha sonra projelere
girmeye başladık.

Hedef kitlenizi hangi tüketici grupları oluşturuyor? Ürün
gruplarınızı bu hedef kitle mi belirliyor?
Müşteri kitlemizin % 90’ını mimari gruplar ve yine kendi
çevremizden olan mimar arkadaşlarımız oluşturuyor. Dolayısıyla mimarların, iç
mimarların isteklerinin, beklentilerinin yönünde bir ürün yelpazesi oluşturduk.
Tahmin edersiniz ki, kriz dönemleri bir takım bedelleri azaltma zorunluluğu
getirdi. Dolayısıyla stok maliyetlerini düşürme yoluna gittik. Bu da bizim
genişleme dağarcığımızı daralttı. 2001-2002’den sonraki dönemlerden
bahsediyorum. Daha sonra kriz sonrası yapılanma dönemi geldi. O dönemde bütün o
tasarımlarda gördüğünüz eksik olan ve ya kombine edebileceğiniz bazı çizgileri
ekleyerek ya da birleştirerek kendi ürünlerimizi oluşturmaya çalıştık. Yine
fazla aşırıya kaçmadan, bir takım detayları değiştirerek 8-10 modelden oluşan
koleksiyonlar olarak ürettik. Dolayısıyla alt yapısı sağlam oldu.
Avi’nin kurulduğu günden bu yana geçen süre içinde
tüketici beklenti ve taleplerinde neler değişti? Temsilciliğini yaptığınız
firmaların ürün çeşitliliği değişen çizgiyi yakalıyor mu?
Müşteri beklentileri pek değişmedi. Herkes kendisi için en
iyisini, en kalitelisini istiyor. İş satıcıda bitiyor. Satıcı eğer hakimse
olaya, sorulan sorulara akıllıca cevaplar veriyorsa, malzemeyi iyi tanıyorsa,
zaten müşteri A dediği zaman ne istediğini biliyor. Onu bildiği zaman, bilgi
dağarcığı da genişse eğer, çözülemeyecek bir şey yok.
Firmaların ürün çeşitliliği eskiden beklentileri
karşılıyordu. Ama benim düşünceme göre şimdi karşılamıyor. Daralma var.
“Hi-tec” ürün gruplarını saymazsak, ürünlerin bir alt gruplarındaki tasarımlar
artık birbirine çok yakın olmaya başladı. Ve çok ucuz materyaller kullanılır
oldu. Bir de tabii Çin faktörü var. Çin faktörüyle savaşabilmek için bu
ürünlerin birim maliyetinin çok daha ucuza gelmesi gerekiyor.
Neden marka?
Marka ürünleri getirmeyi tercih ediyorum çünkü satan şey
dünyada hep aynıdır. Marka satar. Hitap ettiğimiz kesim marka almak zorunda
olduğunu hissettiğimiz kesim. Ama en üst markalara giremiyoruz. Çünkü şu andaki
alt yapımla onlarla olması gereken servisi verebileceğime inanmıyorum. Şimdilik
tek başıma ya da en az sorun teşkil edebilecek kişi sayısıyla çalışmak
istiyorum. Tabii bu da benim her şeyi düşünmeme ve çok yorulmama neden oluyor.
Avi olarak yakın vadeli hedefleriniz nelerdir?
Tabi ki hedeflerim var. Tek başıma kaldırabileceğim yükün
sınırlarına geldiğimi hissettiğim anda, yükün bir kısmını almaları için yakın
çevremle konsültasyon yapmayı düşünüyorum. Grup o zaman daha da büyüyebiliyor.
Ben A’yı profesyonelce bilip uygularken, onlar B ve C’nin uzmanlığına hakim
olarak, ABC’yi bitirmiş olacağız böylece. O zaman sadece 1. ve 2. katta
kalmayıp 15. kata kadar çıkabiliriz çünkü. 15. kata çıkmayı istiyorum çünkü 15.
katın manzarası güzel! Oraya çıkabilmeyi başardığım zaman sanıyorum, bir iş
adamı olarak bu işi, hobilerime devam ederek yapabileceğim bir düzeye
getireceğim.